Merhaba Arkadaşlar
2010 yaklaştıkça şuanda sermaye piyasası mevzuatında 7 yıl olan rotasyon süresi hakkında çeşitli tartışma ve görüşler ortaya atılıyor. Sartre arkadaşımız aşağıda bulunan Referans Gazetesindeki haberi bana iletti. Bende kendisine bu paylaşımından dolayı teşekkür ediyor ve haberi sizinle paylaşmak istiyorum. Bu konudaki kısa yorumuma gelince bence şuanki mevcut tebliğde bulunan şirket rotasyonudur. Bu değil de denetçi rotasyonu olursa uzun yıllar zarfında bağımsız denetim kuruluşu denetlenen kuruluşunun bazı hatalarını olağan karşılayabilir Bu da denetim kalitesini düşürebilir Bence rotasyon şirket bazında yapılmalıdır İkincisi de eğer şirket rotasyonu olmazsa bu süreç tekelleşmeyi getirecektir diye düşünüyorum. Tabi şuanda bağımsız denetim şirketleri ellerinde bulunan firmaları kaybetmek istemeyeceklerdir. Fakat bence krizin riskler getirdiği bir ortamda kendi kuruluşumuzu değil denetim kalitesini düşünmeliyiz fikirdeyim Yinde Sayın Nelson'un fikirlerine saygı duyduğumuzu belirterek aşağıdaki yazıyı beraber değerlendirelim Görüşlerimin hata ve eksikleri varsa düzeltme hakkımı saklı tutarak konuyu birlikte tartışalım istiyorum Paylaşım her zaman gereklidir Saygılarımla


Denetim şirketlerinin değişimi kaliteyi düşürür
29.06.2009 | Ayten Güvenkaya | Haber (Referans Gazetesi)
KPMG'nin Finansal Hizmetler Faaliyetleri Küresel Başkanı Brendan Nelson, belirli aralıklarla bağımsız denetim kuruluşu değişiminin zorunlu hale gelmesinin denetimin kalitesini düşüreceğini ifade etti.

Dünyanın en büyük denetim şirketlerinden KPMG'nin Finansal Hizmetler Faaliyetleri Küresel Başkanı Brendan Nelson, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) halka açık şirketler ve bankalar için aldığı, "belli yıllarda bağımsız denetim kuruluşu değişimini zorunlu hale getiren karar"ı yanlış bulduğunu söyledi. Türkiye'de 1 Ocak 2010 yılından itibaren uygulanacak karara göre, değişim süresi SPK tarafından 7 yıl, BDDK tarafından 8 yıl olarak belirlendi. KPMG'nin aynı zamanda İngiltere Başkan Yardımcısı olan Nelson, değişimin, denetimin kalitesini düşüreceğini savundu.

Gelişmiş ülkelerde uygulanmıyor
Nelson, "Bir firmayı denetim amacıyla tanımak için en az 2 yıl gerekiyor. Sonrasında iyi bir performansla şirketi denetlemeye başlıyorsun. Ama denetçi değişince, bu kez herşey sıfırlanıyor ve yeniden başlangıç noktasına dönülüyor. Bu durum piyasada denetim riskini de beraberinde getirir. Çünkü denetimciler, yeterince tanıyamadığı şirketleri denetlemek zorunda kalırlar. Sonuçta denetimin kalitesi düşer" dedi. Firmaların denetim şirketini değiştirmelerine değil, düzenleyici bir otoritenin bunu yaptırım olarak uygulatmasına karşı olduklarını anlatan Nelson, denetimde bağımsızlığı sağlamak için baş denetçilerin değiştirilmesinin daha doğru olduğunu savundu. Nelson, "Değişim sistemi Brezilya ve İtalya dışında dünyanın gelişmiş ülkelerinde uygulanmıyor. Gelişmiş ekonomilerde denetim firmasını değiştirmek yerine, denetim ekibinin başındaki sorumlu ortak baş denetçi değişiyor. Şirketi bilen ekip ise yerinde duruyor" diye konuştu.

Krizde denetim şirketlerinin payı yok
Nelson, yaşanan global mali krizde denetim şirketlerinin rolü olduğu kanısına katılmadığını da söyledi. Denetimi pekçok kişinin yanlış değerlendirdiğini vurgulayan Nelson, "Denetim işi, tıpkı derecelendirme gibi yanlış anlaşılıyor. Rating rakamları asla garanti değildir. Standard & Poors ve Moody's'in yaptığı görüşten daha fazla bir anlam ifade etmez. Denetim şirketleri de mevcut tarih itibariyle şirketin fotoğrafını çeker, bunu da geçmişe bakarak yapar. Gelecek için tahminde bulunmaz. Bizler, belirlenen spesifik kurallara göre işimizi yaptık. Başarılı da yaptık. Ama denetim sisteminin kuralları değişirse, onu bilemem" diye konuştu.
Global mali krizin henüz bitmediğini, izlerinin gelecek yıl da süreceğini belirten Nelson, 2010'da ABD başta olmak üzere tüm gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyonun süreceğini, şirket iflasları ve ödeme zorlukları yaşanacağını öngördü. Krizin "U" şeklinde bir seyir izleyeceğini dile getiren Nelson, resesyon sonrası ekonomilerin çıkışa geçeceğini, ancak ne zaman olacağını kestiremediğini de vurguladı. Nelson, "Bununla birlikte krizden en erken bankalar çıkacak. Bankaların entellektüel kapasitelerinin yüksek olması nedeniyle daha hızlı toparlanacağını düşünüyorum. Çıkış için yeni yöntemler bulacaklar" dedi.