YARGI KARARLARINDA İHTİYATİ HACİZ



Danıştay 7. Dairesi E.2002/3281 K.2005/2506 T.25.10.2005
Davacının ortağı olduğu limitet şirket hakkında, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle ilgili dönemler için KDV salınarak ceza kesildiği, 6183 sayılı Yasanın 13/1.fıkrasınca Şirket hakkında alınan ihtiyati haciz kararının yanı sıra kamu alacağının güvenceye alınması açısından şirket ortağı olarak davacı hakkında da ihtiyati haciz kararının alındığının anlaşıldığı olayda; 6183 sayılı Yasanın 9, 13/1 ve 17.maddeleri hükümlerine göre, ihtiyati haciz kararı alınabilmesi ve alınan kararın uygulanabilmesi için, Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca ceza kesilmesini gerektiren veya 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir kamu alacağının salınması için gerekli işlemlere başlanılmış olması yeterli olduğundan ve olayda kamu alacağı salınması için gerekli anılan türde işlemlere başlanılmış olduğu anlaşıldığından, kamu alacağının güvenceye alınması amacıyla şirket ortağı olan davacı hakkında alınan ihtiyati haciz kararında hukuka aykırılık yoktur.

Danıştay 7.Dairesi E.2000/8134 K.2003/5143 T.18.12.2003
Davacı Şirket hakkında ihtiyati tahakkuk emri verilmesi ve ihtiyati haciz uygulanması yolunda tesis edilen işlemler, vergi mahkemesince iptal edilmiş ise de; 6183 sayılı Yasanın 9, 13/1. ve 17. maddeleri hükümleriyle Yasa koyucu ihtiyati haczin uygulanabilmesini teminat istenmiş olması koşuluna bağlamamıştır, yani kamu alacağının korunması amacıyla getirilen bir önlem niteliğinde olan ihtiyati haciz müessesinin işletilebilmesi için kamu alacağının tarh ve tahakkukuna ilişkin işlemlerin tamamlanmış olmasına ve öncelikle teminat istenmesine gerek bulunmamaktadır. Davacı şirketin ilgili yıl hesapları üzerinde inceleme yapılabilmesi için (?) tarihli yazı ile defter ve belgelerinin istenildiği, bundan önce de (?) tarihli yazı ile inceleme elemanınca yapılan ilk hesaplamalara göre 6183 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince ihtiyati tahakkuk emri verildiği, aynı yasanın 13. maddesi uyarınca da ihtiyati haciz işlemi tesis edildiğinin anlaşıldığı olayda, 6183 sayılı yasanın 9.maddesine göre teminat istenmesini gerektiren hallerin varlığı ve bunun sonucu olarak da aynı kanunun 13.maddesine göre ihtiyati haciz sebebi bulunduğunun açık olması sebepleriyle, dava konusu işlemleri iptal eden yerel mahkeme kararında isabet yoktur.

Danıştay 4. Dairesi E.2002/4389 K.2003/17 T.13.1.2003
Yönetim kurulu üyesi bulunduğu şirketin vergi ve ceza borçları nedeniyle davacı hakkında ihtiyati haciz işlemi tesis edilmiş ise de; 6183 sayılı Yasa'nın olay tarihinde yürürlükte olan 9, 13/1 ve 16 maddeleri hükümleri uyarınca, olayda uygulanan ve davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin işlemlerinin vergi inceleme elemanı tarafından incelenmesi sonucu ortaya çıkan tarhı gereken vergi ve ceza nedeniyle kamu alacağının güvence altına alınmasına yönelik olan ihtiyati haciz isteminde kanuna aykırılık bulunmasa da; şirketin vergi borcuna karşılık diğer yönetim kurulu üyesi olan A tarafından borcu karşılayacak kadar teminat gösterildiğinin anlaşılmış olması ve dolayısıyla diğer yönetim kurulu üyesi olan davacıdan aynı yönde teminat istenemeyecek olması sebepleriyle, dayanağı kalmayan ihtiyati haciz işleminin kaldırılması gerekmektedir.


ÖZELGELERDE DERNEKLER

1. Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 27.3.2008 Tarih Ve 657 Sayılı Özelgesi;
"Dernek üyelerine İş Kurumu İl Müdürlüğü ile ortaklaşa verilecek olan masaj kursunun, bedelsiz olarak verilmesi ve yapılacak olan masrafların dernek veya ilgili kurum tarafından karşılanması halinde iktisadi işletme oluşmayacağından kurumlar vergisi mükellefiyeti doğmayacaktır. Ancak, yapılacak olan masrafların üyelerden tahsil edilmesi veya bu kişilerden bağış ve benzeri adlar altında bir bedel alınması durumunda, derneğinize bağlı oluşan iktisadi işletmenin kurumlar vergisi mükellefi olması gerekir."

2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 30.7.2008 Tarih Ve 16611 Sayılı Özelgesi;
"Derneğinizin SMS yoluyla bağış toplama kampanyası kapsamında GSM operatörleri üzerinden elde edeceği gelirler, herhangi bir hizmet karşılığı olmadığından ve sadece bağış niteliği taşıdığından iktisadi işletme oluşturmayacaktır. Dolayısıyla, iktisadi işletme oluşturmayan bahse konu bağışların kurumlar vergisine tâbiliği de söz konusu değildir."

3. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı2nın 30.5.2008 Tarih Ve 11894 Sayılı Özelgesi;
"Derneğiniz tüzel kişiliği itibariyle vergi uygulamalarında kurumlar vergisi mükellefi değildir. Ancak derneğe ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan iktisadi işletmenin bulunması veya derneğinizin (tüzüğünde yer alan) amaçları doğrultusunda verilen hizmetlerin yerine getirilmesi için yapılan masrafların karşılanması amacıyla kâr amacı gütmese dahi cüzi bir miktar bedel alınması (bağış dâhil) ve bedelli olarak gerçekleştirilen diğer faaliyetlerinizin bulunması halinde ise, anılan faaliyetlerinizden dolayı derneğinize ait iktisadi işletme oluşacağından, bağış ve yardımların kurum kazancı olarak beyan edilmesi gerekeceği tabiidir."

4. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 14.12.2006 Tarih Ve 10573 Sayılı Özelgesi;
"Derneğinizin yıl içinde birden fazla konser tertip etmesi derneğe bağlı iktisadi işletme oluşturacağından derneğinizin kurumlar vergisine tabi olması gerekmekte olup, mükellefiyet tesisi gerekir."

5. Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 19.6.2008 Tarih Ve 1313 Sayılı Özelgesi;
"Derneğinize ait gayrimenkullerin mesken olarak kiraya verilmesi işleminin, iktisadi işletme oluşturacak ticari bir organizasyonu gerektirecek düzeyde ve kapsamda olması durumunda, oluşacak iktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefi olacağından, elde edilen kira gelirlerinin kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir."

6. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 29.8.2007 Tarih Ve 5129 Sayılı Özelgesi;
"Derneğin kiralamış olduğu gayrimenkul kurumlar vergisi mükelleflerine (kooperatifler hariç) ait ise gelir vergisi kesintisi yapılacak, söz konusu gayrimenkul dernek veya vakfa ait ise gelir vergisi kesintisine tabi olacaktır."

7. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 14.12.2006 Tarih Ve 10572 Sayılı Özelgesi;
"5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununda yer alan muafiyet hükmü sadece meslek odasını kapsamakta olup, odanın düzenlediği mesleki yeterlilik kurslarına katılan üye ve üye harici kişilerden bağış veya diğer adlar altında gelir elde edilmesi ile bu faaliyetlerin devamlılık arz etmesi, odaya ait veya bağlı iktisadi işletme oluşturacağından bu faaliyetlerinden dolayı odanın kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir."


Sözün Özü
Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlıştır.
Goethe


Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz

Referans / 10.09.2008