17.12.2008 Taylan ERTEN taylane@dunya.com

Yürürlük süresi biten bir kanun, ancak yeni bir kanunla uzatılabilir. 6 Kasım 2004 yılında uygulamaya konulan 5084 sayılı Yatırımların ve İstidamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun da bu kurala tâbi.

Hükümet, 5084'ün 31 Aralık 2008'de bitecek yürürlük süresini yeni bir kanunla uzatmazsa kapsadığı 49 ilde yatırımlara ve istihdama sağlanan vergi, sigorta primi ve enerji desteğiyle bedelsiz arsa ve arazi tahsisi teşviklerine son verilecek.

Her kanunun eğriliği doğruluğu tartışılabilir. 5084 gerek hazırlık gerekse yasama aşamalarında tartışma dozu en yüksek kanunlardan biri oldu. Çünkü, temel amacı doğru "teşvik mantığı" eğriydi, tutarsızdı.

Önce 36, ardından 13 ilâveyle 49'a yükseltilen hedef illerin sadece "kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hâsıla tutarı 1.500 dolar veya altında" ölçütüyle belirlenmesi "yatırım kavramının" gerektirdiği ekonomik ve sosyal "olabilirlik" hesaplarından tümüyle yoksundu.

Kapsadığı iller arasındaki nispî ekonomik farklılıkları, gerçek yatırım kapasitelerini; mevcut işletmelerin "mikro" niteliklerini hiç dikkate almayan kaba ve sıradan bir "teşvik zihniyetiyle"; üstelik yoğun eleştiri ve uyarılara rağmen yazılıp uygulamaya konulmuştu.

Eldeki kuş?

Uygulama sürecinde onca eleştirilen 5084 yürürlük süresinin bitimine 15 gün kala "yeniden değerlenmiş" görünüyor. Kapsama alanındaki illerin iş dünyası önderleri kanun yürürlüğünün uzatılması isteminde birleşiyorlar. Haklılar!

Özellikle ekonomide "lay lay lom" gürültüsü bastırdığı için 2004-2008 yılları arasında pek algılanmayan ancak derinden oluşan "iç kriz" potansiyeli 2008'in "küresel finans yağmasıyla" hareketlenip üretim ekonomisinde "ölümcül" tehlikeler arz etmeye başlayınca eksiği gediğiyle 5084, çoğunluğunu KOBİ'lerin oluşturduğu bu iller için "can simiti" haline geldi.

Evet, sadece "can simiti"? Çünkü, aylardır sadece konuşulan "yeni teşvik sistemi" henüz ortalıkta görünmüyor. "Küresel finans yağması" krizinin Türkiye'de tetiklediği tehdit ve tehlikeleri önleyecek netlikte, güven yaratıcı acil tedbirler dizisi de ortalıkta görünmüyor. Bu durumda 5084 "eldeki kuş" değerine yükseliyor ve sıkı tutmaktan başka çare kalmıyor.

Uzatmanın mantığı

5084 teşviklerinin uzatılması istemi bu şartlar altında mantıklı ve gerekli. Kaldı ki bu istemde birleşen Anadolu iş dünyası önderleri hadiseye "taktik" açıdan da bakıyorlar.

Onların asıl talebi, dört yıldır dört ayrı kamu otoritesi tarafından uygulanan bu "yanlış" kanunlu "sistemsizlik" yerine Türkiye ekonomisinin bölgesel, sektörel gerçek şartlarıyla uyumlu; kof büyümeyi değil "kalkınma" hedeflerini gözeten; siyasi amaçlara değil ekonomik amaçlara hizmet edecek yeni bir teşvik sisteminin kurulması.

Bazı çalışmalar olsa da böyle bir sistem ne zaman kurulur, belli değil. Buna rağmen, Anadolu iş dünyasında ciddi bir endişe var: Yeni teşvik sisteminin iktidarca "aceleye getirilip" Mart 2009'daki yerel seçimlerde "oy avcılığı" için kullanılabileceği endişesi? 5084'ün siyasi müdahalelerle deyim yerindeyse "çığrından çıkarılması" bu endişeyi kuvvetlendiriyor. Onun için, yeni sistem geciksin, zararı yok! Yeter ki, oy avcılarının tüfek namlularına sürülecek mermi olmasın. Uzatmaya bir de bu nedenle razılar.