Ufuk GERGERLİOĞLU ufukyunus@gmail.com

Son iki haftadır, piyasadaki belirsizlikle ve durgunluk süreci ile bağlantılı olarak insanların sıkça yönelmeye başladığı nakit odaklı sektörlerdeki (Büfecilik, internet kafe) gelişmeleri sizlerle paylaşıyorum. Bu sektörlerle ilgili yazılarımı, kendi görüşlerimden ziyade farklı bölgelerdeki sektör temsilcileriyle görüşerek analiz etmeye çalışıyorum .

Bu hafta da sizlere Rent a Car sektöründe yaşanan son gelişmeleri aktaracağım. Ülkemizde 90'lı yılların ortalarında talep görmeye başlayan Rent a Car, 2000'li yıllardan sonra büyük bir sektör haline gelmeye başladı. Günümüzde ise Türkiye genelinde 100'lerce Rent a Car'da binlerce kişi, geçimini bu sektörden sağlıyor. Hal böyle olunca da insanların ilgi ve alakası o yönde oluyor.

Rent a car, bugünlerde özellikle işi bozulan veya arayış içinde olan insanların yöneldiği sektörlerden biri. Bu sektöre yönelme yönünde, kişilerin önündeki en büyük engel ise sermaye yetersizliği. Başlangıç semayesi güçlü olan veya piyasadaki itibarını kullanarak piyasadan çeşitli vesilelerle borç alabilen bir kişi, yeni bir iş yapmak istediğinde yurtdışı kökenli veya yurt içinde belli bir isim yapmış Rent a Car işletmelerinin kapısını çalıyor. Bu kişi, eğer bayilik veren işletmeyle anlaşırsa arabalarını alıp ofisinin önüne koyuyor.

İnsanımız, iş yapma uğruna her şeyi göze alıyor ama yapacağı işle ilgili küçük bir araştırma yapmak istemiyor. O zaman da kötü netice kaçınılmaz oluyor. Şimdi de sözü, Rent a Car sektöründe faaliyet gösteren işletme yetkililerine verelim ve onların konuya bakış açılarına birlikte göz atalım.

Ayaklı ofisler türedi, 2-3 arabası olan da bu işi yapıyor

Kadıköy'de faaliyet gösteren Aktif Rent a Car işletmesinin firma yetkilisi Can Fanoğlu, sektörde üç farklı işleyiş mantığının öne çıktığını ileri sürerek şunları ifade etti: "Dükkan veya ofis sistemi ile 20-70 arası arabayla çalışan işletme sayısı bir hayli fazla olmakla birlikte bünyesinde çok yüksek volümde araba bulundurup geniş kitleye hizmet sunan işletmeler de var. Bunun yanında bu işte ekmek var deyip elinde cep telefonu, 2-3 arabası ile bir yer açmadan bu işi yapanlar da var. Bu son sözünü ettiğim grup, özellikle durgunluk sürecinin artmasıyla beraber bir hayli fazlalaştı. Eğer bir Rent a Car işletmesinin 100'den fazla arabası varsa bu şirket en üst sınıf kategorisine girer. Bu tip büyük Rent a Car firmaları, kapı müşterisinden ziyade kurumsal işletmelere uygun fiyata 6 aylık veya bir senelik filo hizmeti sunarlar. Bizim 1.000 TL'ye sunduğumuz araç hizmet bedelini onlar 600 TL'ye kadar indirebiliyorlar. Yani kısacası bu tip işletmeler, sürümden kazanıyorlar. 100 araç ve üzerinde hizmet veren işletmeler, hata yapmazlarsa bir sene sonra kazandıkları parayla araç sayılarını yüzde 10'luk bir artışla 110'a çıkartabilirler. Küçük ve orta tarzdaki Rent a Car işletmeleri ise bir sene zarfında ellerinde mevcut olan araç sayısına pek fazla bir şey katamazlar. Bu işe girebilmeniz ve piyasada varlık gösterebilmeniz için cebinizde iyi bir sermaye birikiminizin olması şart. Fakat başarı ve istikrar için sermaye tek başına asla yeterli değildir. Araba, çok teferruatlı bir araçtır. Sigortasından lastiğine kadar her işin tüm ayrıntılarına hakim olmanız gerekir. Genelde bu işte başarılı olanlar, geçmişlerinde mutlaka araba ile ilgili uzun süreli bir iş tecrübesi yaşamışlardır. Çünkü Rent a Car işletmeciliğinde kazançlar, detaylarda gizlidir. Bu sektörde müşterilerde öncelikli olarak fiyat tercihi ağır bastığından marka olmak veya bir marka üzerinden bayilik yaparak para kazanmak oldukça zordur."

İç piyasada yüzde 20 daralma oldu

Taksim'de faaliyet gösteren ve yurtdışındaki bir Rent a Car işletmesinin bayiliğini yapan Yes Rent a Car işletmesinin firma yetkilisi Sinan Uruz, son bir sene içersinde iç piyasada yüzde 20 civarında bir daralmanın olduğunun altını çizdi ve ekledi: "İç piyasadaki daralmayı dışarıdan gelen taleplerle gidermeye çalışıyoruz. Bunun yanında müşterilerimize en iyi hizmeti verme çabası içersindeyiz. Bizim ayarımızdaki işletmelerde fiyat farkı, 5-10 TL ile sınırlı olduğu için bu rekabet ortamında artı hizmet sağlayan her zaman bir adım önde oluyor. Müşteriyi istifade edilebilir sermaye olarak değil, uzun dönemli elde tutmamız gereken bir varlık olarak görmeliyiz. Örneğin; bizim sektörde müşteriye bir depo benzinle aracı teslim edersiniz. Aracı geri aldığınızda da benzin deposunu tam dolu olmasını beklersiniz. Ama bazen müşteriler birtakım sebeplerden dolayı depoyu dolduramıyor ve bu durumu da işletme yetkilisine izah ediyor. Birçok işletme ise müşteri yarım depo eksik olarak aracı getirdiyse diğer yarım depo için piyasa rayicinden daha yüksek bir bedel alarak müşteriyi cezalandırmaya çalışıyor. Çok büyük filolarla çalışan Rent a Car'larda bu tip sorunlar asla yaşanmıyor. Bu tip büyük firmalar, kendi müşterileri aracı bir saat geç teslim ettiğinde bile ılımlı davranabiliyor. Cebinde sermayesi olup bu işe yönelmek isteyenlere iki tavsiyem olacak. Birincisi, araç kalitelerinden ödün vermesinler. İkincisi ise portföylerini veya çevrelerini mümkün olduğunca genişletsinler ve ne olursa olsun kapı müşterilerini asla küçümsemesinler."

Beykoz'da faaliyet gösteren ve yurtdışındaki iki Rent a Car firmasının Türkiye bayiliğini yapan National Oto Kiralama işletmesinin yetkilisi Gökay Bulut, müşteri tercih ve taleplerinin daralması ve değişmesiyle beraber müşteri segmentlerini yeniden tanımladıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Çok üst kesim hariç, tüm müşteri grupları bütçelerini kısarak alışmış olduğu düzeni terk edip yeni bir harcama eğilimi içerisine girdiler. Böyle olunca da belirlediğimiz hedef kitlelerde büyük kaymalar yaşandı ve müşterilerimizi yeniden analiz etme gereği duyduk. Bir sene öncesine kadar 4 hafta tatil yapan biri, şimdi senede iki hafta tatil yapıyor veya bir süre öncesine kadar beş yıldızlı bir otelde kalan biri şimdi apart kullanıyor. Bu gelişmeler de bizi birinci dereceden etkiliyor. Geçen sene İstanbul'dan araç kiralayarak bütün Ege ve Akdeniz'i dolaşan birisi, şimdi otobüse biniyor ve bir otele gelerek 15 gün kapanıyor. Dolayısıyla geçen sene şartları daha iyi olan müşteriler, bağlantıda oldukları işletmelerini terk ederek daha uygun seçenekler ve imkanlar sunan firmaları tercih etmeye başladılar."
www.dunyagazetesi.com.tr/yazar.asp?authId=120