Şu an kamuya iş yapan taşeron bir firmada çalışıyorum, emekliliğim doldu. Emeklilik dilekçemi verip aynı işyerinde çalışmaya devam edeceğim, kıdem tazminatımı ve izin haklarımı şu an talep etmesem ileride bu haklarımı kaybedebilir miyim?

Bu haklarımın kaybolmaması için ne yapmam gerekiyor? İşyeri sorumlusu kıdem tazminatını erteleme yönünde istemde bulunuyor.

Mustafa Yılmaz-Salihli

Eski 506 veya yeni 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunları gereğince, emekli olabilmek için işten ayrılmak ve SGK'ya emeklilik dilekçesi vermek gerekir. Buna paralel olarak 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükteki tek geçerli maddesi olan 14'üncü maddesine göre, emekli olmak için işlerinden ayrılanlara kıdem tazminatı ödenmek zorundadır.

Öte yandan emeklilik sıfatını emeklilik için SGK'ya dilekçe verdiğiniz ayı takip eden ay başından itibaren kazanırsınız, mesela ağustos ayının kaçında işten ayrılıp emeklilik dilekçesi verirseniz verin 1 Eylül gününden itibaren emekli sayılırsınız.

Emekli sıfatı kazandıktan sonra da aynı veya farklı işyerlerinde SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) ödeyerek çalışma hakkınız var ama her ikisi farklı çalışma dönemleridir.

Buna göre, emekli olmak amacıyla işyerinden ayrıldığınız anda kıdem tazminatı alma hakkınız var ve işveren de tazminat rakamını size nakden ve defa'ten ödemek zorundadır. Yani para olarak bir defada ödemelidir.

Fakat işveren hem sizi yeniden SGDP ile işe almak istiyor ve kıdeminizi de şimdi ödemeyeyim sonra ödeyeyim diyorsa buna uyup uymamak size kalmış bir durumdur ve siz ister kabul edersiniz isterseniz de etmezsiniz ama şunu bilin, emeklilik dilekçesi verdiğiniz gün hak ettiğiniz kıdem tazminatı sonuna kadar sizin hakkınızdır ve 10 yıl içinde dava edilebilir bir durumdur. Velhasıl emekli oluncaya kadar geçen çalışma ayrı, sonrasında SGDP ile işe gireceğiniz dönem ayrı değerlendirilir.

Mesela konuyla ilgili olarak benzer bir konuda işçi emekli olduktan sonra da çalışmaya devam etmiş ama sonrasında ne tür bir hata ettiyse işçinin işine işveren haklı sebeple feshetmiştir. Konu mahkemeye intikal etmiştir. Yargıtay 9'uncu Hukuk Dairesi'nin E: 2003/6133, K: 2003/18807, T: 6.11.2003 tarihli kararına göre de;

YARGITAY KARARI

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçinin 16.11.2000 tarihinde emekli olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumu'na başvurduğu yaşlılık aylığı bağlandığı ve 14.2.2001 tarihinde hizmet akdinin işverence haklı sebeple feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda emeklilik öncesi ile emekli olduktan sonraki çalışması ayrı bir hizmet akdi kabul edilmelidir. Emekli olmak için başvurduğu süreye kadar olan kıdem tazminatı isteğinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken bu isteğin de reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eğer emekli olduktan sonra aynı işyerinde SGDP ödeyerek çalışırken kıdem alamayacak şekilde istifa ederseniz bilin ki emekli olmadan önceki sürenin kıdemi sizindir. Tersini düşünürsek sizi işveren kıdemi ödemek şartıyla çıkarırsa hizmetler birleştirilebilir. Buna benzer bir olayda da, yine aynı 9'uncu Daire'nin, E: 1997/17232, K: 1997/21719 ve 17.12.1997 tarihli kararına göre de;

"İşyerinde çalışırken yaşlılık aylığı almak amacıyla işten ayrılan ve yeni bir hizmet akdi ile bir süre daha çalıştıktan sonra istifa ederek hizmet akdini kendisi fesheden işçinin, istifa ile sona eren hizmet akdine göre geçirdiği hizmet süresi kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Kıdem tazminatı yaşlılık aylığı dolayısıyla feshettiği hizmet akdini geçirdiği süre için ve o tarihteki ücreti üzerinden ödenir.(1475 s. İş K. m. 13, 14)

YARGITAY KARARI

...Davacı, davalının Libya işyerinde çalışırken 25/7/1994 tarihinde emekli olmak suretiyle işyerinden ayrıldığı, emekli olduktan sonra yeni bir hizmet akdi ile bir süre daha çalıştıktan sonra 5/10/1994 tarihinde istifa ederek hizmet akdini feshettiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre davacının hizmet akdinin emeklilik nedeniyle sona erdiği 25/7/1994 tarihinden önceki çalışma süresi ve bu tarihte aldığı ücret ve sosyal haklar nazara alınarak kıdem tazminatı alacağı belirlenmeli ve buna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yanlış değerlendirme ile emeklilik tarihinden sonraki süresinde kıdem tazminatı hesabında nazara alınması hatalı olup karar bu nedenle bozulmalıdır..."

Örnek başka bir Yargıtay kararına konu olayda ise işveren kıdemi ödemiş ve işçi aynı işyerinde SGDP ödeyerek çalışmaya devam etmiş ve işveren işçiyi kıdem ödemek suretiyle işten çıkarmıştır. İşçi tüm çalışma süresine göre son ücretine göre kıdem tazminatı hesaplanıp daha önce ödenen tutarın bundan düşülmesini talep etmiştir. Konu Yargıtay'a intikal ettiğinde de, 9'uncu Hukuk Dairesi'nin, E: 1990/11218, K: 1991/2414, 18.2.1991 tarihli kararına göre;

ÖZET: İkinci kez alınacak kıdem tazminatının hesabında, ancak emekli olduktan sonraki çalışma süresi için kıdem tazminatı istenebilir. Kıdem tazminatı ödenen emeklilikten önceki çalışma süresi, kıdem tazminatı hesabına katılarak yeniden hesap yapılamaz.

"... Davacı, bağlı bulunduğu SSK'dan yaşlılık aylığı almak amacı ile hizmet akdini feshetmiş ve SSK'ca yaşlılık aylığı bağlanmış, işveren tarafından da emekliliğe kadarki kıdem tazminatı ödenmiştir. Emekli olduktan sonra aynı işyerinde, işçi olarak çalışmasını sürdürmüş ve 1988 yılına kadar çalıştıktan sonra akdi feshedilmiştir. Bu durumda davacı, ancak emekli olduktan sonraki çalışma süresi için kıdem tazminatı isteyebilir. Kıdem tazminatı ödenen emeklilikten önceki çalışma süresi kıdem tazminatı hesabına dahil edilerek yeniden hesap yapılamaz. Davacının sadece emekli olduktan sonraki çalışma süresi için kıdem tazminatı hesap edilerek bu süre için bulunan miktara karar vermek gerekir."

KAYNAK : ZAMAN / ZİYA PERVER