Birleşik Amerika Devletlerinde mortgage (Tutsat) ile baş gösteren ve kredi derecelendirme kuruluşlarının daha düne kadar (A++) notu verdikleri Lehman Brothers ın iflasını açıklaması ile iyiden iyiye patlak veren ve bir tusunami gibi önüne gelen tüm ülkelerin ekonomisini alt- üst eden global kriz; Türkiye?de de kendisini göstermeye başladı. Bu arada konu açılmışken Türkiye?de kriz ile ilgili bir problem baş göstermemişken kredi notunu düşüren bu kuruluşların yaptığı değerlendirmelerde tartışılır olmakla beraber çok manidardır.

Peki kriz ekonomimizin neresinde? Kimler bu krizden ne kadar etkilendi.

Buna bugün tam manası ile bir teşhis koymak mümkün değil. Ama ekonomimizin antibiyotiklere ihtiyacı olduğu kesin. Peki lokal bir tedavimi olacak yoksa genel bir tedavimi.

Bizce ikisinin de olması lazım. Bazı ekonomik paketlerle bir kısma hitap edilirken, diğer bir ekonomik paketle bir önceki pakette olmayanlara veya geneline hitap edilmesi ve yardımcı olunması lazım.

Ama nasıl? Öncelikle ekonomimizin direksiyonunda olanlar bazı ekonomik paketler açıkladılar. Cansuları, Destekleme Kredileri, kredilerin faizlerinin bir kısmının bir yıl süre ile hazinece karşılanması? Ama bizce bunların taşıdıkları yarardan daha fazlasını sağlayan başka çözüm önerilerimiz mevcut. Bunun bir kısmını SGK yaptı. SGK, primlerini %5 puan indirerek tüm işverenlerin desteklenmesini sağladı. Maliye Bakanlığı, zaten zor durumda olup borcunu hali hazırda ödeyemeyen işverenlere yapacağı haczi durdurarak birikmiş borcunu ödemek isteyenlerin borcunu 18 eşit taksit ile ve yıllık %3 gibi cüzi bir gecikme zammı ile tahsilata yöneldi. Bunlar oldukça olumlu gelişmeler olmakla beraber sadece işverenlerin omzunda ki yükten bir kısmını aldı. Lakin yeterli olmadığı su götürmez bir gerçek.

Maliyenin ekonomiye yapacağı en büyük katkılardan bir tanesi, devletin dolu olan kasasını daha fazla doldurmak değil. Maliye Bakanlığı, 2009 yılına ait tüm Muhtasar, KDV, SGK Primlerini (belirli bir tutar ile sınırlanabilir) faizsiz ve gecikme zamsız olarak 2 yıl öteleyebilir. İki yıl sonra bunları maliyenin belirlediği vadede ödeyenlerden faiz ve gecikme zammı tahsil edilmeyebilir. Zor durumda olanlar müstesna (ki bunu baştan tespit edebilirler) vadesinde bu ötelenen borçları ödemeyenlerden hiç ötelenmemiş gibi faiz veya gecikme zammı tahakkuk ettirilebilir.

Akaryakıt üzerinde bulunan ve toplumun tamamını çok ağır bir yükün altına sokan vergilerde indirime gidilebilir. İster araba sahibi olsun, ister malını nakliyeciye naklettiren işveren olsun, ister toplu taşıma araçları ile işine gidenler olsun ki bu örnekleri çok daha uzatabiliriz, toplumun her kesiminin cebindeki zaten az olan paradan daha az vergi alarak, fakirleşmemiz önlenebilir.

Tasarruf fakiri olan ve hep sıcak paraya ihtiyaç duyan memleketimize daha fazla fayda sağlanması için alınan vergilerin mutlaka azaltılması kesin bir gerçektir. Bu cesareti gösterip ekonominin direksiyonunu iyi tutabilirse, hükümetin yerel seçimler değil bir sonraki genel seçimleri de şimdiden kazanabileceğini söyleyebiliriz.

Ege Haber Gazetesi
Murat KÖSEOĞLU
DÜNDEN BUGÜNE VERGİ
30.11.2008