İnternette rastladığım bir karar.

Daktilolar işçidir, şubeler merkeze bağlı değildir. —

Türk Basın Birliği ve Ortakladı Resmî İlânlar Kollektif Ortaklığı merkezinde 3 daktilo, 3 tahsildar ve 2 hademe çalıştırıyormuş. Ankara ve İzmir şubelerinde; de üçerden 6 kişi daha çalıştırmakta imiş.
Çalışma Bakanlığı bunların hepsini işçi saymış ve şubelerde çalışanlar da hesaba katarak 14 sayısını bulmuş; İş Kanunu en az 10 işçi çalıştıran yerlerde uygulandığına göre bu ortaklığa da İş Kanununu uygulamağa karar vermiş.
Davacı ortaklık: “daktilo ların işçi sayılamıyacağını, bunların tek uzuvla ve makine ile çalıştıklarını, kanundaki bedenen tabirine mekanik bir vasıta refakatinin eklenmemiş olduğunu, aksi kabul edilirse bütün kalem kullananlan da işçi addetmek lâzım geleceğini” ileri sürdükten sonra “Ortaklığın şubelerinde çalışanları da hesaba katmak doğru olmadığını” bildirerek Çahşma Bakanlığı kararının iptalini istemiştir.
Başkamın Sözcüsü Büyük Millet Meclisinde ve Komisyonunda Iş Ka- üunu tasarısı görüşülürken söylenen sözlere dayanarak iş Kanununun “iktisadî ve sınaî gayelerle ¡küîlulmuş müesseselerdeki amele sınıfını teşkil eden işçiler ile bunların iş i verenleri hakkında tatbik edilmek -üzere tedvin edildiğini” anlatmış ve: “Bu esasa göre daktilo, tahsildar, odacı, kaloriferci ve kapıcı gibi hizmetliler âmeje olarak kabul edilemiyeceklerine ¿göre bunları işçi sayarak haklarında îş Kanunu hükümlerinin tatbikina cevaz vermemek lâzım gelir.” neticesine varmıştır.
Başkanun sözcüsü, böylece, davacının birinci iddiasını genişleterek benimsemiş ise de Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu bu birinci iddia¬yı1 reddetmiş ve davacının ikinci iddiasını kabul ederek Çalışma Bakanlığı¬nın kararını bozmuştur. 1. 12. 1949 tarihli Danıştay karan şudur :
“İş Kanununun sanayiden sayılan işlere münhasır olmayıp sanayi dı¬şında kalan çeşitli işlerin görüldüğü iş yerlerine de şümulü olduğu 1. 12. 1949 tarih (3) ve 49/273 sayılı içtihadı birleştirme karariyle tekarrür etmiş bulunmaktadır. Keza daktiloların fâaliyeti bedeni ve fikri mahiyette olduğundan İş Kanunuma tabi iş yerlerinde çatışan daktildlârm meüfefır kanunun tatbikatında işçi Sayılmaları tabiidir. Bu itibarla davacının yukanki cihetlere müteallik iddiaları varit değildir.
Davacıya ait ortaklık merkezi ile Ankara ve İzmir’deki şubelerinde çalışan işçi sayısının bir arada mütalâa edilmiş olmasına gelince: Şubeler İş - Kanununun birinci maddesinin son-fıkrasında yazılı müştemilâttan madut olamayacağı gibi aynı fıkradaki bağh olmak kaydının yekdiğerini tamam¬layıcı mahiyette iş görülen yerler arasında bu suretle mevcut olan İktisadî bağlılığı ifade ettiğini kabul etmek kanunun ruh ve maksadına uygun düşer. Davacmm merkez ve şubelerinde aynı işin görülmekte olması bunlar arasında bu nitelikte İktisadî bir bağlılığın mevcudiyetini tazammün ede-miyeceği cihetle bu yerlerde çalışan işçilerin birlikte nazara alinmasında isabet görülememiştir.
Bu sebeplere ve ortaklık merkezi ile şubelerinde çalışan işçi sayısının ondan az olduğu ihtilaflı bulunmamasına binaen davacıya ait ortaklık mer¬kezi ile şubelerinin İş Kanununa tabi tutulması yolunda Çalışma Bakanlı¬ğınca müttehaz kararın bozulmasına .... 1. 12. 1949 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.” (4)