Bankaya yatmayan kira, ev sahibine

pahalıya mal olacak




Maliye son dönemlerde kira gelirlerini sıkı şekilde takip altına aldı. Geçtiğimiz yıllara kadar ücretlilerin vergi iadelerinde kullandıkları kira kontratlarından kira gelirleri tespit ediliyordu.
Vergi iadeleri kaldırılıp yerine asgari geçim indirimi getirilince, daha önce kira geliri beyan edenlerin tekrar beyan verip vermediği kontrol edilmeye başlandı. Ancak bütün bunlar kira gelirlerinin takip edilmesini ve beyan edilmesini sağlamaya yetmiyordu. Bakanlık geçtiğimiz günlerde çıkardığı tebliğ ile kira gelirlerinin takibini daha etkili bir şekilde yapmanın yolunu açtı. Buna göre kasım ayından itibaren aylık 500 YTL ve üzeri olan her bir mesken kirası ile tüm işyeri kiraları; bankalar, finans kurumları veya PTT şubeleri vasıtasıyla ödenmek zorunda. Bu tür ödeme ve tahsilâtlar, söz konusu kurumlar tarafından düzenlenen hesap belgesi veya hesap bildirim cetvelleri ile belgelenecek. Ödeme ve tahsilâtın bankaların internet şubeleri üzerinden yapılması da aynı kapsamda değerlendirilecek. Özellikle mesken kiraları için getirilen 500 YTL'lik limit her bir mesken için ayrı ayrı aranacak. Örneğin 3 dairesini aylık 400'er YTL'den kiraya veren kişiler kira tahsilâtlarını banka veya finans kurumları aracılığıyla yapmak zorunda değiller. Bu kira gelirlerini elden almaya devam edebilecekler.

Getirilen bu mecburiyetlere uymayanlar özel usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalacak. Buna göre meskenlerde, her bir mesken için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenler, işyerlerinde ise herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın işyerini kiraya verenler ile kiracılar kiraya ilişkin tahsilât ve ödemelerini, banka veya PTT Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle yapmazlarsa farklı miktarlarda cezalarla karşılaşabilirler. Tebliğe göre getirilen mecburiyete riayet etmeyen birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabına 1.490 YTL'den, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenlere 680 YTL'den, bunlar dışında kalanlara 320 YTL'den az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın yüzde 5'i tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecek. Yani ödenen kira tutarının yüzde 5'i ile yukarıdaki tutarlar kıyaslanacak, fazla olan tutar ceza olarak uygulanacak. Örneğin, emekli Zeki Bey'in Kasım 2008'e ilişkin 450 YTL'lik işyeri kira gelirinin 200 YTL'sini banka aracılığıyla, kalan 250 YTL'yi de elden aldığını ve kiracısının da hekim olduğunu kabul edelim. Ayrıca Zeki Bey'in 650 YTL ev kira gelirini de elden tahsil ettiğini farz edelim. Zeki Bey hem işyerinden hem de ev kira gelirlerinden ayrı ayrı 320 YTL ceza ödeyecek. Çünkü bankalar aracılığıyla yapılmayan ödemelerin her ikisinin de yüzde 5'i 320 YTL'nin altında. Doktor ise 1.490 YTL ceza ödeyecek.

Gayrimenkul sermaye gelirlerinin toplam bütçe gelirleri içerisindeki payı dikkate alındığında oldukça düşük yer tutan kira gelirleri için bu tür mecburiyetler getirilmesi ilk bakışta garipsenebilir. Hâlbuki bu uygulamanın yerleştirilmesi ve zamanla geliştirilmesi ülke yararına. Çünkü ülke sathında elde edilen tüm gelirlerin kavranması ve buna göre vergilendirme politikalarına yön verilmesi gerekiyor. Vergi adaleti açısından da bu böyledir. Adil bir vergilendirme için tüm vatandaşların gelirleri eşit şekilde vergilendirilmelidir. Bazı gelirlerin sırf tespit edilememe yüzünden vergi dışı bırakılması kabul edilemez. Öte yandan çalışanların ücret ödemeleri banka ve finans kuruluşlardan yapılıyor. Doktor ve dişçilere özel POS makinesi kullanma zorunluluğu getiriliyor. 8 bin YTL'yi aşan fatura ödemelerinin bankalardan yapılması yasal zorunluluk. Bunlarla beraber son düzenleme ele alındığında piyasada dolaşan paraların ve elde edilen gelirlerin banka ve finans kuruluşları vasıtasıyla kayıt altına alınmak istendiği ve bunun bir nebze de olsa sağlandığı görülüyor.

Ahmet Yavuz