Şirketlerin vergi borçlarının tahsilinde

her şey sil baştan



Bazı vergi kanunlarında değişiklik yapan 5766 Sayılı Kanun ile limited şirketlerin, anonim şirketlerin, vakıf ve dernekler ile iktisadi işletmelerin kamuya olan borçlarının tahsiliyle ilgili de değişiklikler yapıldı. Limited şirketlerde ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları hükme bağlandı. Bu nedenle, ortaklar hakkında yapılacak takip; kamu alacağının tamamından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre yürütülecek.

A) - LİMİTED ŞİRKETLERİN KAMU BORÇLARI:

1 - Yasal Düzenleme: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun?da yapılan düzenlemeyle, limited şirketlerde; ortakların paylarını devretmeleri halinde, devreden ve devir alan ortakların, devir öncesine ilişkin kamu borçlarının ödenmesinden, vergi borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, vergi borcunun ödenmesinden, sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olmaları öngörülüyor.

2 - Sorumluluk Uygulaması: Şirket ortağının payını devretmesi halinde, devreden ve devralan şahıslar, şirketin devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş borçlarından, maddenin birinci fıkrası uyarınca sermaye hisseleri oranında sorumlu tutulacaklar.

Bu sorumluluğa başvurulabilmesi için amme alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekiyor.

Limited şirket ortakları hakkında takip nasıl yapılacak?

Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda şirket ortaklarının kimler olduğu ve bu ortakların sermaye hisseleri; şirket ana sözleşmesi, ana sözleşme değişikliği veya pay defterindeki kayıtlardan tespit edilecek.

Her bir ortağın sermaye hissesine göre takip konusu olan amme alacağından sorumlu olduğu tutar belirlenebilecek.

Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının ödenmesinden sermaye hissesi oranında sorumlu tutulması gereken ortağın, hissesini devredip devretmediği araştırılacak, hisse devrinin söz konusu olduğu hallerde, devralan şahsın devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş şirket borçlarından sorumlu tutulacağı tutar tespit edilecek.

Ortaklar hakkında takip muamelesine düzenlenecek ödeme emrinin tebliği suretiyle başlanılabilecek.

Türk Ticaret Kanunu?nun 540. maddesinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları hükme bağlandı. Bu nedenle, ortaklar hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip; sermaye hisseleri oranında değil, ortakların hepsi kanuni temsilci sıfatına haiz olduklarından, haklarındaki takip, kamu alacağının tamamından ortak (müşterek) ve müteselsil sorumluluk esasına göre yürütülecek.

B) ANONİM ŞİRKETLERİN, DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU BORÇLARI:

1) Yasal Düzenleme: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkındaki Kanun?a göre yapılan düzenlemeyle,

Kamu borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kanuni temsilcilerin veya teşekkülü idare edenlerin olması halinde, vergi borcundan eski ve yeni kanuni temsilcilerin ve idare edenlerin müteselsilen sorumlu olmaları,

Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair Vergi Usul Kanunu?nda yer alan hükümlerin, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, öngörülmektedir.

2) Sorumluluk Uygulaması: Borçlu nezdinde sürdürülen takip işlemleri sonucunda tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, yapılacak işlemlere dayanılarak tespit edilecek ve maddede belirtilen hallerden herhangi birinin varlığı halinde kanuni temsilciler hakkında takip yapılabilmesi için yeterli şartların oluştuğu kabul edilerek, takip işlemlerine kanuni temsilciler adına 6183 sayılı Kanun?a göre düzenlenecek ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacak.

Kamu borçlusunun birden fazla kanuni temsilcisi bulunduğu takdirde, ilgili kanunlara göre kanuni temsilcilerin sorumluluk şekline bakılacak ve müşterek ve müteselsil sorumlu olanlar hakkında tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tamamı için her birine ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmek suretiyle takibe geçilebilecek.

Yahya Arıkan