Hakan ÜZELTÜRK huzelturk@superonline.com 14.10.2008 Dünya

Son günlerde adından sıkça bahsedilen ve Meclis gündeminde her an görüşülmeye hazır olarak bulunan kanun tekliflerinden bir tanesi "Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" olup sözkonusu teklif Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç ve Antalya Milletvekili Sadık Badak tarafından 23 Mayıs 2008 tarihinde TBMM'ne 2/266 esas numarasıyla sunulmuştur. Daha sonra bu sefer 30 Mayıs 2008 tarihinde 2/268 esas numarası ile bu sefer Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü ve 39 milletvekili tarafından yeni bir kanun teklifi sunulmuştur.

Her iki teklif incelendiğinde temel noktaların aynı olduğu görülmektedir. Tekliflerle özel teknelerden motorlu taşıtlar vergisi (MTV) kaldırılmakta ve yerine harç uygulaması getirilmektedir. Bu düzenlemelerin amaçları ise denizciliğin geliştirilmesi, vatandaşlar üzerindeki malî yükün hafifletilmesi, kayıtdışılığın önlenmesi, yabancı bayraktan Türk Bayrağı'na gelişin sağlanması, denetim ve belgelendirme yapılması, amatör denizciliğin ve bu kapsamda deniz sevgisinin geliştirilmesi, denizci ülke hedeflerine ulaşılabilmesi olarak belirlenmektedir. Bunlardan amatör denizcilik nirengi noktasıdır. Yapılacak düzenlemeler sonucunda malî yolla oluşturulabilecek yeni bir açılım amatör denizciliğin de önünü açabilecek, denizcilik alanında ülkemize önemli kazanımlar getirebilecektir. Bunun yolu da makul bir malî tablonun ortaya koyulabilmesidir.

Uzun zamandır bu köşeden takip ettiğiniz üzere ülkemizde yıllardır uygulanan motorlu taşıtlar vergisindeki mevcut çok önemli adaletsizlik ve hukuka aykırılıklar yıllar geçmesine rağmen düzeltilmemiş ve halen de bu haliyle uygulanmaya devam edilmektedir. Bu konuda hukuki zemindeki girişimler de sonuç vermemiştir. Özellikle idareden gerekli desteği göremeyen mükelleflerin yargı yoluna başvurmaları da ülkemizde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun
olmaması, itiraz yoluyla mahkemeler tarafından yapılacak başvurularda da Anayasa aykırılık iddialarının herhangi bir sebep gösterilmeden kabul edilmemesi konunun çözümlenmesini durdurmuş mükellefler yönünden hukuken başvuru imkanının kalmamasına sebep olmuştur. Verginin adil olmadığını düşünen büyük bir kesim bu nedenle istemeden yabancı bayrak kullanmayı tercih etmek zorunda bırakılmıştır.

Bunların yanında vergi ödememek için şirket kuranlar ve teknelerini bu şirketlere kaydettirenler ve yabancı bayrak taşımanın diğer ülkelerdeki avantajlarından yararlanmak isteyenler de bulunmaktadır. Bütün bunların ortak sonucu ise adil olmayan ve bünyesinde ciddi Anayasaya aykırılıklar barındıran bir vergi sisteminin varlığını sürdürmesi, bu sistem sebebiyle Türk bayrağından kaçısın başlaması ve idarenin bu politika sebebiyle hem motorlu taşıtlar vergisi tahsil edememesi, hem de katma değer vergisi ve özel tüketim vergilerinde kayıplar yaşamasıdır. Bu kaybın görülememesi ise ülke adına ayrıca bir kayıptır.

Kanun teklifinin MTV yerine harç uygulamasını getirmeyi amaçlaması sebebiyle basında sanki malî yükün tamamen kalkacağı yönünde olumlu bir hava oluştuğu görülmekte ise de konuyla ilgili çeşitli problemler bulunmaktadır. Bu problemlerin Meclis görüşmelerinde dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira konu sadece verginin kalkması değildir. Getirilen yeni düzenlemelerin de adil ve eşit olması, yanında başka problemler getirmemesi ve belirlenen amaçlara hizmet etmesidir. Ayrıca konunun sadece motorlu taşıtlar vergisi yönünden değerlendirilmesi de ciddi bir hatadır.

Verilen kanun teklifleri kapsamında 7 Ekim 2008 itibariyle ülkemizde "özel tekne belgesi" kayıtlarına girmiş bulunan 20.543 adet tekne olduğu görülmektedir. Denizcilik Müsteşarlığı kayıtları ve kanun teklifinde yer alan harç kademeleri esas alınarak hazırlanan aşağıdaki tabloda teknelerin sayısı, harç ve tahsilat durumu şu şekildedir:

Boy Grubu Alt sınır Üst sınır Tekne sayısı Harç (YTL) Tahsilât (YTL)

1 0 5.99 12.197 Muaf 0

2 6.00 9.99 7.007 200 1.401.400

3 10.00 12.99 969 400 387.600

4 13.00 20.99 361 800 288.800

5 20.00 30.99 9 1.600 14.400

6 30.00 Yok 0 3.200 0

Toplam 20.543 2.092.200

Bu konunun gerçek anlamda tarafı olan ve ülkemizde amatör denizciliğin ilerlemesi için kamuoyunda çok ön plana çıkmasalar da çok önemli ve hayati faaliyetlerde bulunan Amatör Denizcilik Federasyonu'nun (ADF) bazı tespitlerinin teklifle birlikte değerlendirdiğimizde şu problemlerin oluştuğunu görülmektedir.

1. Kanun teklifine göre tekne boylarının ölçülmesinde bir metrenin altındaki değerler dikkate alınmayacağından harçtan muaf teknelerin boyu da otomatik olarak 5.99 olacaktır. Bu durumda toplam 12.197 tekne harç ödemeyecektir. Bu rakam toplam tekne sayısı olan 20.543 sayısının yüzde 59'udur. Ayrıca buradaki önemli hususlardan bir tanesi de doğru harç alabilmek amacıyla bütün tekne boylarının doğru olarak ölçülmesi meselesidir. Bunun bütün tekneler dikkate alındığında kim tarafından ve ne şekilde yapılacağı bir vergi toplama maliyeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirlenen toplam gelir rakamları dikkate alındığında bazı düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği aşikardır.

2. Getirilmesi düşünülen sistem yerine bütün özel teknelerden sadece bir defaya mahsus olmak üzere ve tercihen ilk kayıtta düzenlenecek bir belge bedeli belirlenebilirdi. Bu bedeli ADF 30 YTL olarak önermektedir. Oysa mevcut düzenlemede belirlenen bedellerin vize adıyla her yıl alınması öngörülmektedir.

3. Kanun teklifinin mevcut haliyle kabul edilmesi durumunda küçük boyda-büyük motorlu-yeni tekneler için ödenecek harç motorlu taşıtlar vergisine göre daha az, küçük motorlu ve eski tekneler için ödenecek harç miktarı motorlu taşıtlar vergisine göre daha fazla olacaktır. Bu durum yine anayasal vergi ilkeleri bakımından problem yaratacak, eşitlik ve adalet yine sağlanamamış olacaktır. Bu durumda değişen sadece ödemenin türü olacaktır.

4. Kanun teklifinin bu şekilde geçmesi durumunda harçtan muafiyet hususu CE standardına uygun küçük tekne üretiminin standart dışı üretim sebebiyle zarar görmesine yol açacaktır. Zira tekne boylarının belirlenmesi uluslararası kurallara tabi olan bir durumdur. Bu standartlara uygun kategoriler olmadıkça ileride problemler de artacaktır.

5. Kanun tekliflerindeki tarifenin doğal sonucu olarak 5.99'dan daha küçük teknelerin muafiyet kapsamında olması sebebiyle malî külfet altına girecek olan büyük tekne alanlar ya da 5.99'dan daha büyük boyutta tekne alanlar yine yabancı bayrağı tercih edeceklerdir.

6. Ayrıca devlet getirmeyi düşündüğü yeni bir bağlama kütüğü ve ruhsatname düzeni ile çok yüksek maliyetli bir kayıt sistemine de geçmiş olacaktır.

7. Kanun teklifinde yer alan ve hatalı bir terim olan ve farklı amaçlar için kullanılan ruhsatname uygulaması ile vatandaşlar kendilerine ait özel tekneleriyle denize izinle çıkar hale getirilmektedir. Amatör denizciliğin gelişmesi amaçlandığına göre başta deniz sevgisi noktasında konuya bakış açısı yanlıştır.

8. Uygulamanın ticari tekneleri de içine alması bir başka hatadır. Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş gemi sicilinin varlığı karşısında, bu kanunla özel teknelerin ve 18 gros tonilatodan küçük ticaret gemilerinin ruhsata bağlanmasını ve bağlama kütüğüne kaydını zorunlu hale getirmek imkansızdır. Bu durumda isteyen teknesini bir kez ödeyeceği harç karşılığında gemi tasdiknamesi alarak, gemi siciline kaydedebilecek ve kanun teklifindeki harcı ödemeyecektir.

Bütün bu hususlar dikkate alındığında mevcut kanun tekliflerinde bazı değişiklikler yapılması zaruridir. Bu değişiklikler Amatör Denizcilik Federasyonu'nun çalışmalar doğrultusunda şu şekilde belirlenebilir.

1. Türk gemi sicillerinden herhangi birisine tescili zorunlu olmayan, başka bir yabancı sicilde kaydı bulunmayan gemiler Denizcilik Müsteşarlığı'nın uygun göreceği yerlerde oluşturulan bağlama kütüklerine kaydedilir. İç sularda bağlama kütükleri Denizcilik Müsteşarlığı'nın talebiyle belediyeler tarafından da tutulabilir. Denizcilik Müsteşarlığı, bağlama kütüğünün özel teknelere ait bölümünün kamu kuruluşları veya özel kuruluşlar tarafından tutulması için yetki verebilir.

2. Bağlama kütüğüne aşağıda sayılan gemiler kaydedilirler:

· Gerçek veya tüzel kişi tacirlere ait, tekne boyu 24 metreden kısa küçük ticaret gemileri. Bu gemiler Ticaret Gemilerinin Tonilatolarını Ölçme Yönetmeliği'ne göre ölçülür ve adlarına tonilato belgesi ile Küçük Ticaret Gemisi Belgesi düzenlenir.

· Gerçek kişilere, su sporlarında faaliyet gösteren dernekler ve bunların üst kuruluşları ve vakıflara ait, sadece gezinti ve spor amaçlarına tahsis edilmiş, tekne boyu 24 metreden kısa özel kullanım amaçlı gemiler. Bu gemiler ISO EN 8066 ulusal standarda göre ölçülür ve adlarına Özel Tekne Belgesi düzenlenir.

· Gerçek kişilere, su sporlarında faaliyet gösteren dernekler ve bunların üst kuruluşları ve vakıflara ait, sadece gezinti ve spor amaçlarına tahsis edilmiş, tekne boyu 24 metreden uzun özel kullanım amaçlı gemiler. Bu gemiler Ticaret Gemilerinin Tonilatolarını Ölçme Yönetmeliği'ne göre ölçülür, adlarına tonilato belgesi ile Özel Yat Belgesi düzenlenir, ticari yatlar gibi donatılırlar.

· Boyuna bakılmaksızın sadece eğitim, öğretim ve bilim amaçlarına tahsis edilmiş gemiler. Bu gemiler okullara, bilimsel araştırma için kurulmuş vakıflara ait olabilirler. Ölçülmesi sahiplerinin isteğine bağlıdır ve Ticaret Gemilerinin Tonilatolarını Ölçme Yönetmeliği'ne göre ölçülürler. Bu gemiler için Okul veya Araştırma Gemisi Belgesi düzenlenir.

· Gemi tanımına uygun olduğuna bakılmaksızın, su üstünde ve altında hareket kabiliyetine sahip ulusal veya uluslararası yarışlarda veya rekor denemelerinde kullanılacak veya 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu'nun 2. maddesi (a) bendi tanımına giren her türlü deniz aracı, malikinin isteği ve Denizcilik Müsteşarlığı'nın uygun bulmasıyla bağlama kütüğüne AR-GE Gemisi olarak kaydedilebilir.

Bağlama kütüğüne kaydedilen, okul gemisi, araştırma gemisi ve AR-GE Gemisi haricinde kalanlar için düzenlenen belgelerden harçlar kanununa göre harç alınır. Belgeyi düzenleyen kamu görevlileri, harcın ödenmesinden mükellefle birlikte müteselsil sorumludur.

3. Kanolar, kayaklar, boyu 5 metreden kısa, yumuşak tabanlı ve tamamı söndürülüp katlanabilir şişme lastik botlar ile boyu 2,5 metreden kısa motorsuz kürekli sandallar/kayıklar, ulusal veya uluslararası kürek ve yelken yarış tekneleri ile münhasıran bu teknelerle yapılan yarışlarda ve eğitimde görevlilerin kullandığı, su üstü sporlarında faaliyeti olan derneklere ait veya tahsis edilmiş yardımcı tekneler/botların bağlama kütüğüne kaydı isteğe bağlıdır.

4. Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait, sadece gezinti, spor amaçlarına tahsis edilmiş, tekne boyu 24 metreden kısa gemiler, malikinin kayıt isteğinin Denizcilik Müsteşarlığı'nca uygun bulunması halinde bağlama kütüğüne kaydedilebilirler. Bu şekilde kayıtlı gemiler, Türk Ticaret Kanunu'nun hükümlerine bağlı olmaksızın, maliklerinin oturma izni süresiyle sınırlı olmak üzere Türk Bayrağı çekerler. Ancak, 19/4/1926 tarihli 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümleri saklıdır.

5. Mevcut gemiler bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl, yeni kayıt altına alınacak veya kayıt değişikliği yapılacak gemiler ise iktisap tarihinden itibaren üç ay içinde bağlama kütüğüne kaydedilirler. Bağlama kütüğüne kayıtlı gemilerin mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler ilgili liman başkanı huzurunda yapılmadıkça geçersizdir. Bağlama kütüğünün oluşturulmasına, tutulmasına, gemilerin sahipliğini kanıtlanma usulüne, mülkiyetin devrine, kayıt belgesine, yetkilendirilecek özel kuruluşta aranacak koşullara ilişkin usul ve esaslar Denizcilik Müsteşarlığı tarafından 3 ay içinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."

6. Bağlama kütüğü kayıt işlemleri

1. Küçük Ticaret Gemisi Belgesi 30,00 YTL

2. Özel Tekne Belgesi

Tekne boyu 2,5 metreden 24 metreye kadar olanlar için 30,00 YTL

3. Özel Yat Belgesi 60,00 YTL

Münhasıran şehir içi deniz taşımacılığı ve avlanma ruhsatlı balıkçılık faaliyetinde kullanılan küçük ticaret gemileri için bu tarifede yazılı harçların yarısı alınır. Ek madde 14'ün, birinci bendinde sözü geçen gemiler bu bölümdeki harçlardan müstesnadır.

Ayrıca katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi yönünden de bazı değişiklikler gerekecektir. Bunlar:

1. Denizcilik Müsteşarlığı'nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 13'üncü maddesi 2'nci ve 3'üncü bentlerinde
belirtilen gemiler katma değer vergisinden müstesnadır.

2. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (II) sayılı listesinin 89.03 GTİP numaralı ürünlerin vergi oranını belirten "8" sayısı "6" olarak değiştirilmiştir.

Ayrıca diğer vergiler yönünden de değişiklik yapılmalı, kanun tekliflerinin amaçlarına uygun olarak Türk vatandaşlarının yurtdışından alacakları (kullanılmış) özel tekne tanımına giren tekneler, okul veya araştırma gemisi tanımına giren gemiler, AR-GE tanımına giren gemiler, spor tekneleri ile bağlama kütüğüne kaydedilmek isteyen yabancı uyruklulara ait yabancı bayraklı gemi ve teknelerin ithal işlemlerinde alınan vergi, resim ve harçlardan muaf tutulmak suretiyle Türk Bayrağı'na geçişleri kolaylaştırılmalıdır.

Görüldüğü üzere konu, düşünülen ve çalışılandan daha kapsamlı ve önemli olup mevcut tekliflerin geliştirilmesi gerekmektedir. Getirilmesi gereken malî hükümlerin sonuçlarının çok iyi analiz edilmesi gerekir. Alınması hedeflenen gelir toplamının bu konudaki amaçlar yanında maliyetlere etkisinin de dikkate alınmalıdır. Bütün bunlar yapılırken diğer ülkelerdeki mevzuatın da bilinmesi gerekmektedir. Aksi halde diğer ülke düzenlemelerinde sembolik nitelikte olan malî yükümlülükler kendi ülkemizde bir gelir kaynağı olarak düşünülürse Türk Bayrağı'ndan kaçış sürecektir.