YARGI KARARLARINDA LİMİTED ŞİRKETLERİN AMME BORÇLARI



Danıştay 9. Dairesi E.2004/1954 K.2006/325 T.15.2.2006

Davacı adına, ihalenin feshi istemiyle açılan davada haksız çıkılması nedeniyle İcra İflas Kanunu'nun 134/2 md. gereğince kesilen para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmişse de; İcra Tetkik Merciinin para cezası verilmesine ilişkin karar tarihi olan 24.7.1998 tarihinde 6183 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan 35.maddesi uyarınca davacının dava konusu ödeme emri içeriği para cezasından şirkete ödemeyi vaat ettiği sermaye miktarı tutarında sorumlu tutulması gerektiğinin açık olması, zira ortakların şirket borçlarından hisseleri oranında sorumlu tutulmasına yol açan değişikliğin 29.7.1998 tarihi itibariyle, yani para cezasına hükmolunan tarihten sonra yürürlüğe girmiş olması sebebiyle, davacının bahsi geçen para cezasından şirkete ödemeyi vaat ettiği sermaye miktarı tutarında sorumlu olması nedeniyle bu miktar esas alınmak suretiyle davacı adına takibata geçilmesi gerekmekte olup, ödeme emri içeriği para cezasından davacının şirketteki hissesi oranında sorumlu tutulması sonucu hesaplanan tutarın davacıdan tahsilini temin maksadıyla düzenlenen ödeme emrinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay 9.Dairesi E.2001/5516 K.2003/613 T.20.2.2003

Davacı adına, ortağı olduğu limited şirketin 1997/1-12 dönemlerine ait vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için ödeme emirleri düzenlenmişse de; ödeme emirlerinin davacının ortağı olduğu X Ltd. Şti.'nin 1997/ocak-aralık dönemlerine ilişkin cezalı vergi borçları ile buna bağlı gecikme faizine ilişkin olması, davacının ise 4.3.1997 tarihinde borçlu şirketteki hisselerini devrederek, buna ilişkin aynı tarihli noterde devir sözleşmesi düzenlenmiş olması ve bunun şirket karar defterinde de kayıt altına alınmış olması sebepleriyle, davacının borçlu şirketteki hissesini devrettiği tarihe kadar olan vergi borçlarından sorumlu olması gerekmekte olup, hisse devir tarihinden sonraki dönemlere ilişkin ödeme emirlerinde yasaya uyarlık yoktur.

Danıştay 7.Dairesi E.2000/1248 K.2000/2493 T.27.9.2000

X Ltd. Şti.'nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının şirketten tahsil imkanının kalmadığından bahisle, davacı ortak adına ödeme emri düzenlenmişse de; 6183 sayılı Kanunun 35, 74/1,2, 81 ve 84 ve devamı maddelerine göre; limited şirketlerin, vergi ve vergiye bağlı borçlarının bunların mal varlıklarından alınamaması sebebiyle ortakların mal varlıklarına müracaat edilebilmesi için, öncelikle asıl borçlu olan şirketin takip edilmesi; varsa menkul ve gayrimenkul mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi ve buna rağmen kamu alacağının kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya asıl borçlunun haczedilen menkul ve gayrimenkullerinin değerlemeleri sonucu kamu alacağının tamamını karşılayamayacaklarının anlaşılması halinde, alacağın toplam miktarı ile şirketin mal varlığından karşılanan ya da karşılanabileceği hesaplanan miktar arasındaki fark için ortakların mal varlıklarına müracaat edilmesi olanağı bulunduğundan; mahkeme kararında yer alan, asıl borçlu hakkında aciz vesikası düzenlenmeden şirket ortağının takip edilemeyeceğine dair gerekçede isabet görülmese de, dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin demirbaşı olarak 2 adet otomobil ile 1 adet panelvanın tespit edilmesine karşın, bunların değerlemesi yapılıp, kamu alacağının karşılanamayacak olan kısmı ortaya konulmaksızın, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmemiştir.

ÖZELGELERDE VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ

1. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 15.11.2007 tarih ve 2732 sayılı özelgesi;

"Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun (VİVK) 3. maddesinin a ve b bentlerinde, amme idareleri, emekli sandıkları, sosyal sigorta kurumları, kamu yararına çalışan cemiyetlerin, siyasi partilerin ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden kurumlar vergisine tabi olmayanların ve ayrıca tüzel kişilere ait olup kamu yararı için ilim, araştırma, kültür, sanat, eğitim, din, hayır, imar ve spor maksatlara ile kurulmuş olan teşekküllerin vergiden muaf olduğu düzenlenmiştir. Bu hükümler gereğince, kamu yararı gayesi ile eğitim, sağlık ve kültür faaliyetlerinde bulunmak gayesi ile kurulmuş olan vakıf bu nitelikleri devam ettiği sürece, vakıflarına yapılan bağış ve yardımlardan dolayı veraset ve intikal vergisinden muaftır."

2. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 26.3.2007 tarih ve 715 sayılı özelgsi;

"VİVK'nun 12. maddesinde beyannamede gösterilmek şartıyla, iktisap edilen malların değerinden veya değerleri toplamından indirilebilecek borçlar ve masraflara sayılmış olup, maddenin (a) bendinde, veraset yoluyla gerçekleşen intikallerde miras bırakanın hukuken itibar edilebilir delillere dayanan borçları ile vergi borçlarının indirilebileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince, ölüm tarihine kadarki sürede elde edilen kira gelirleri üzerinden hesaplanan ve murisin vefatından sonra mirasçıları tarafından süresi içinde ödenen gelir vergilerinin VİVK'nun 12/a maddesi uyarınca indirilmesi gereken borç olarak kabul edilmesi gerekir."

3. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 29.9.2006 tarih ve 2686 sayılı özelgesi;

"VİVK'nun istisnalar başlıklı 4. maddesinin g bendinde; amme idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve amme menfaatlerine hadim cemiyetlerden veya emekli sandıklarından (veya bu mahiyetteki kurumlardan) dul ve yetimlere bağlanan aylıklarla bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri ve yetim evlenme ikramiyeleri ve hizmet müddetlerini doldurmamış bulunanların dul ve yetimlerine aylık yerine toptan yapılan ödemeler ve harp malulleriyle şehit yetimlerine tekel beyiyelerinden ödenen paraların vergiden istisna olduğu düzenlenmiştir. Bu hükme göre, belirli bir hizmet süresini doldurmadan ölen bir kişinin dul ve yetimlerine sadece aylık yerine toptan yapılan ödemlerin vergi dışı bırakılması, bunun dışında kalan ödemelerden ise veraset ve intikal vergisinin aranması gerekir. Bu sebeple, murisin sağlığında hak ettiği ancak almadığı emekli maaşı VİVK'nun 4/g maddesi ile vergi dışı bırakılan ödemelerden olmadığı için, Sosyal Sigortalara Kurumu tarafından varislere yapılacak emekli maaşı ödemeleri dolayısıyla yine VİVK'nun 17. maddesi düzenlemesi uyarınca yüzde 5 oranında veraset ve intikal vergisi tevkifatı yapılması gerekir."

4. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 23.9.2004 tarih ve B.07-4.DEF.0.16.12 sayılı özelgesi;

"İvazsız intikal, VİVK'nun 2/d maddesinde, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisaplar olarak tanımlanmış olup, maddenin parantez içi hükmü ile, maddi veya manevi bir zarar karşılığı verilen tazminatların ivazsız sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu arada, tazminat gerek Borçlar Kanunu gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse Türk Ceza Kanunu hükümlerince kısaca ifade edecek olursak; neden olunan maddi veya manevi zarara karşılık, hükmen veya rızaen verilen meblağ, mal ve diğer şekillerde sağlanan menfaatler olarak tanımlanmıştır. Bu hükümler gereğince, ferdi kaza sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan kişinin vefatı sonrasında, mirasçılarına ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan vefat tazminatı ödemeleri ivazlı bir iktisap olması sebebiyle veraset ve intikal vergisine tabi değildir."

5. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 22.9.2004 tarih ve GEL.VRS.310.04.7 sayılı özelgesi;

"Veraset yoluyla intikal eden menkul-gayrimenkul mal, hak ve alacaklar ile borçların senetli-senetsiz, tapulu-tapusuz olup olmamasına bakılmaksızın varisler tarafından beyan edilmesi zorunlu olduğundan, tapusuz arazilerin veraset yoluyla intikallerinde veraset ve intikal vergisi beyannamelerinin beyan edilmesi ve tahakkuk eden verginin ödenmesi gerekir."

SÖZÜN ÖZÜ

Sınırsız vergilendirme gücü, neticede, tahrip etme gücünü de içerir.

JOHN MARSHALL



Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz