Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz 15.10.2008 Referans

1. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 23.1.2008 tarih ve 658 sayılı özelgesi;
"VUK'un 161. maddesinde, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesinin işi bırakmayı ifade ettiği, işlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulmasının işi bırakma sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu sebeple, meslekten men edilmiş olmasına rağmen faaliyetine devam eden serbest meslek erbabı mükellefin, söz konusu faaliyetinden dolayı vergilendirilmesine ve vergi mevzuatından doğan sorumluluklarını yerine getirmesine engel bir durumun bulunmaması hususu da göz önünde bulundurularak mükellefiyet kaydının serbest meslek kazancı olarak tesisi gerekir."
2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 3.3.2008 tarih ve 3872 sayılı özelgesi;
"Mmesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde VUK'un 328. maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil) serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilir. Bu nevi giderlerin hasılattan indirilebilmesi için, mesleki faaliyette kullanılan taşıtların envantere dahil edilmesi şarttır. Diğer taraftan, serbest meslek kazançlarına ilişkin olarak, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde, VUK'un 328. maddesine göre hesaplanacak kâr veya zararın, matrahın tespitinde dikkate alınması gerekir. Bu hüküm ve açıklamalar ve amortisman uygulamasının mükelleflerin kullanabileceği bir hak olduğu ve bu hakkın kullanılmamış olmasının, amortismana tâbi olan iktisadi kıymetin satışından elde edilen kârın kazanca ilave edilmesine engel teşkil etmeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, envantere kayıtlı olan ve serbest meslek faaliyetinizde kullanılan, amortisman uygulamasına konu edilmediği ifade olunan aracın satışında, VUK'un 328. maddesine göre hesaplanacak kâr veya zararın, serbest meslek kazancınızın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir."
3. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 23.7.2008 tarih ve 16138 sayılı özelgesi;
"Ücret kısaca çalışana ayın veya para ile sağlanan menfaat olup, bunun tazminat, avans, prim, gider karşılığı ve benzeri şekillerde tayin edilmiş olması ücretin hukuki niteliğini değiştirmez. İşletmede çalışan personelin özel poliklinikte tedavi ettirmesi nedeniyle işletme tarafından karşılanan sağlık harcamalarının (muayene ve ilaç masrafları) ücret olarak değerlendirilmesi ve GVK'nın 94. maddesi uyarınca tevkifat yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan, sağlık giderlerinin hizmet erbabına sağlanan bir menfaat olarak kabul edilmesi nedeniyle ücret olarak ücret bordrosu üzerinden gider olarak kabul edilmesi mümkündür."
4. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 8.5.2008 tarih ve 4047 sayılı özelgesi;
"Vergi mükellefi olmayan ve şirkete risk analizi ve güvenlik planlarının hazırlanması hizmeti veren emekli polis veya asker gibi fiilen güvenlik hizmetinde bulunmuş kişilerin, söz konusu hizmeti mesleki bilgilerine dayanarak şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesaplarına devamlı olarak yapmaları halinde ,GVK'nın serbest meslek kazançlarında istinaya ilişkin 18. maddesi ile ilişkilendirilmeksizin 65. maddesine göre serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi ve bu kişilere yapılan ödemelerin yine GVK'nın 94/2-b maddesi uyarınca % 20 oranında tevkifata tabi tutulması gerekir. Bu hizmetin devamlılık arz etmeyecek şekilde yapılması ve mutat meslek haline getirilmemesi, başka bir ifade ile aynı yılda veya birbirini izleyen yıllarda birden fazla yapılmaması şartıyla, bu faaliyetin arızi serbest meslek faaliyeti, bu faaliyet sonucunda elde edilen kazancın da arızi kazanç olarak değerlendirilmesi ve kazanç sahiplerinin arızi kazanç hükümleri uyarınca vergilendirilmesi gerekir."
5. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın GVK-61-28 sayı ve Mayıs 2008 tarihli özelgesi;
"Dava sonunda mahkeme ilamına göre veya icra takibi sonucu verilen kararla avukatlık tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenilecek vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, GVK'nın 94. maddesi uyarınca sorumlularca % 20 nispetinde gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir. Diğer taraftan, karşı taraf aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ödemelerinin avukatlara değil de doğrudan icra müdürlüklerine yapıldığı durumda, icra müdürlüklerine ödeme yapıldığı sırada ödemeyi yapan borçlu tarafından vekalet ücreti ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Söz konusu vekalet ücreti ödemesi yapan borçlunun GVK'nın 94. maddesinde sayılan tevkifat yapmakla sorumlu kişilerden olmaması veya herhangi bir sebeple tevkifat yapılmadan icra dairesine ödemede bulunulması halinde, elde edilen serbest meslek kazancı avukat tarafından verilen yıllık beyannamede vergilendirilecektir. Davayı kaybeden tarafından, mahkeme ilamına göre veya icra takibi sonucu karşı taraf avukatına ödenmesine karar verilen vekalet ücretinin, avukat dışında alacaklı tarafa vekalet eden üçüncü bir kişiye nakden ödenmesi durumunda; bu vekalet, alacağın tahsiline yönelik olduğundan, ödeme yapan tarafın tevkifat yapmakla yükümlü kişilerden olması halinde, yapılan vekalet ücreti ödemesi üzerinden gelir vergisi tevkifatının yine yapılması gerekir. Ancak, vekalet ücretini ödeyen karşı tarafın ödeme esnasında stopaj yapmaması durumunda elde edilen hasılatın avukat tarafından yıllık beyannameye dahil edileceği tabiidir."