6183 S. K.?da düzenlenmiş olan tasfiye memurlarının sorumluluğu, kuruma ait olan bütün kamu alacaklarına yöneliktir. Kurumlar Vergisi Kanununda düzenlenmiş olan sorumluluk ise kurumun sadece vergi, zam ve vergi cezalarına yöneliktir. Bu nedenle anılan 6183 S. K. ?da düzenlenmiş olan tasfiye memurlarının sorumluluğunun kamu alacakları açısından daha kapsamlı olduğu açıktır.

Tasfiye memurlarının 6183 S. K.?da düzenlenmiş olan sorumluluğu ile Kurumlar Vergisi Kanunundaki sorumluluğu karşılaştırıldığı takdirde; 6183 S. K.?da düzenlenmiş olan sorumlulukta, tahakkuk etmiş ve edecek kamu alacaklarına yönelik düzenleme yapıldığı, Kurumlar Vergisi Kanununda ise tahakkuk etmemiş vergilerden sadece itirazlı olanlara karşılık ayrılmasından bahsedildiği görülmektedir.

Tasfiye memurlarının 6183. S. K.?dan doğan sorumluluklarına yönelik olarak - yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemeyeceği belirtilerek - bir üst sınır getirilmiştir. Oysa Kurumlar Vergisi Kanunundan doğan sorumluluklarında böyle bir sınır belirlenmemiştir. Ancak 6183. S. K. tüm kamu alacakları ile ilgili olduğuna göre, Kurumlar Vergisi Kanunundan doğan sorumluluklarının da sınırlı olduğunu kabul etmek gereklidir.

6183 S. K.?da, tasfiye memurlarının, kamu idarelerinin tüm alacaklarını ödemeden tasfiye sonucu elde edilen tutarı dağıttıkları takdirde şahsen ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtildikten sonra bu şekilde ödedikleri borçları, kendilerine dağıtım yapılmış olanlara rücu edebilecekleri ifade edilmiştir. Oysa Kurumlar Vergisi Kanununda tasfiye memurlarının bu şekilde ödedikleri vergilerin sadece asıllarını rücu edebilecekleri ifade edilmiştir. Bu iki hüküm birlikte gözönünde tutulduğunda, tasfiye memurlarının kurumlar vergisi açısından daha ağır bir sorumluluk altında oldukları görülmektedir. Kanun koyucu, tasfiye memurlarına kurumlar vergisi açısından daha ağır bir sorumluluk yükleyerek, kurumlara ait olan diğer kamu borçlarına oranla kurumlar vergisini daha fazla korumaya gayret ettiği açıktır.

Anılan her iki kanunda da tasfiye memurlarının sorumluluğu kusursuz sorumluluk olarak belirlenmiştir. Ayrıca yine her iki kanunda da tasfiye memurları şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Daha açık ifade ile, tasfiye memurları, alacaklı kamu idaresince tahsil edilmemiş olan kamu alacaklarından kendi mal varlıklarıyla ve müteselsilen sorumlu tutulacaklardır.
Soru: Tasfiyeye giren bir şirketin vergi dairesine 20.000 YTL KDV borcu var. Bu borç vergi incelemesine istinaden uzlaşmayla oluşmuş bir borçtur. bu 20.000 YTL nin içinde KDV+Vergi Ziyaı+Gecikme zammı vardır.

Sizce Bu mükellef yeni çıkan 30 ekim 2008 tarihinde yayımlanan 4 seri nolu Tahsilat Genel Tebliğinden faydalanabilirmi?

Daha da önemlisi diyelimki faydalanıyor. 18 taksit bitmeden tasfiye memuru başka yerlere borç ödemesi yapabilirmi ? Başka yerlerden kasıt şahıs banka vs.
Görüş ve önerilerinizi bekliyorum.

İyi çalışmalar.