kamu işçi maaş

Konu: Son Kullanma Tarihi Geçen Malların Gider Kaydı

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Eylül.2005
    Mesajlar
    27

    Son Kullanma Tarihi Geçen Malların Gider Kaydı

    merhaba,

    bilindiği vuk'ta 278.madde malum. değer düşüklüğü söz konusu olduğunda gerekli şartlar söz konusu ise resmi makamlar tespit edilen değer düşüklüğü ya da zayi takdir komisyonu çağrılarak değeri belirleniyor ve gider yazılabiliyor.

    benim öğrenmek istediğim, son kullanma tarihi geçen mallarda (gıda veya ilaç) takdir komisyonunu devreye sokmadan giderleşme yapmak mümkün müdür?

    şimdiden teşekkürler


  2. #2
    SMMM Kenan GÜMÜŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    SMMM Kenan GÜMÜŞ Guest

    Son Kullanma Tarihi Geçen Malların Gider Kaydı

    Sayın Arbak,

    VUK Açısından:


    VUK’nun “KIYMETİ DÜŞEN MALLAR” başlıklı 278. maddesinde,
    “Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutat olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.” Hükmü yer almaktadır. Belirttiğiniz sebeplerle yani son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle imha edilecek olan malların emsal bedeli ile değerleneceği hüküm altına alınmıştır.

    Yine, VUK’nun “EMSAL BEDELİ VE EMSAL ÜCRETİ” başlıklı 267. maddesindeki,
    “Emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
    Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur.
    Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) Aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan "Ortalama satış fiyatı" ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran % 25'ten az olmaması şarttır.
    İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.
    Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
    Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.
    Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re'sen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.”

    Hükümlere göre, bu ve benzeri malların emsal bedelinin nasıl değerleneceği belirtilmiştir.

    Bu tip malların yukarıdaki 1. sıraya göre tespiti söz konusu değildir. Çünkü, bu vb. malların bir önceki ayda, daha evvelki aylarda satışlarının olmaması nedeniyle, birinci sıraya göre (ortalama fiyat esası) na göre değerlenmesi mümkün değildir.

    Yine bu tip malların 2. sıraya göre değerlemesine baktığımızda ve VUK’nun 267. maddesinin ilk paragrafındaki, “değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.” Hükmüne göre, değer tespiti mümkün değildir.

    Üçüncü sıradaki, “(Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir.” Hükmüne göre, bu tip malların değerinin takdir esasına göre belirlenmesi gerekmektedir. Yani mükellef vergi dairesine başvurarak, son kullanma tarihi geçen malların değerinin takdir komisyonunca belirlenmesini talep etmelidir.

    Ancak, yukarıdaki üçüncü sırada yer alan, “Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.” Hükmüne göre mükellef, takdir komisyonuna yardımcı olmak/yönlendirmek amacıyla, ilgili malların değerini gösterir muhasebe evraklarını da takdir komisyonuna yardımcı olmak/yönlendirmek maksadıyla sunabilir.
    Eğer takdir komisyonu, mükellefin elinde bulunan belgelere göre değer tespiti yapmayıp, mükellef aleyhine bir değerleme yaparsa, eldeki belgeler göre mahkemeye başvurarak durumun düzeltilmesini isteyebilir.


    KDV Açısından:

    KDVK’nun, 30. maddesine göre, “deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı’nın yangın nedeniyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere zayi olan malların alış belgelerinde gösterilen KDV indirim konusu yapılamamaktadır.”

    Zayi olan mallara ait indirilen kdv’nin, hesaplanan kdv’ye ilave edilerek düzeltilmesi ve söz konusu kdv’nin gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

    Ancak akla şu soru gelmekte, son kullanma tarihi geçen mallar, “ZAYİ” midir. Yani zayi tanımı son kullanma tarihi geçen malları kapsamakta mıdır? Bir görüşe göre bu tip malları zayi sayılmazlar, diğer bira görüşe göre ise bu tip malları zayi tanımının kapsamı içindedir.

    Maliye bakanlığı son zamanlardaki görüşüne göre, bu tip malların eğer takdir komisyonunca tespit edilmesi halinde, zayi mallar kapsamında değerlendirilmeyip, alış belgelerindeki KDV’nin indirilebileceği yönünde hareket etmektedir.


    Maliye Bakanlığı’nın

    19.11.2004 tarih ve 54409 sayılı Özelgesi:

    “3065 sayılı KDV Kanunu’nun 30. maddesinin (c) bendinde, “Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı’nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi”nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
    Ancak, takdir komisyonu kararınca fiziken var olduğu saptanan ve değeri (0) sıfır olarak belirlenen malların, çürüme, bozulma veya kullanım süresinin geçmesi gibi sebeplerle takdir komisyonu gözetiminde imha edilmesi durumunda bu mallar, zayi olan mallar kapsamında değerlendirilmemektedir.
    Buna göre, imha edilen söz konusu malların alımı sırasında yüklenilen ve alış faturalarında gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.”,

    Maliye Bakanlığı’nın
    28.01.2001 tarih ve 4013 sayılı Özelgesi


    ““Kullanım süresi geçmesi nedeniyle bir komisyon nezaretinde imha edilen ilaçların, zayi olan mallar kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, imha edilen söz konusu ilaçların alış faturalarında gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği tabiidir.”


    DEĞERLENDİRME:

    KDV’ndeki hükümleri de göz önüne aldığımızda, son kullanma tarihi geçen malların takdir komisyonu nezdinde imha edilmesinin daha da avantajlı/uygun olduğu gözükmektedir. Takdir komisyonu nezdinde bu işlemleri yapmanızı önererek; konu ile ilgili çok eski bir yargı kararını da değerlendirmelerinize sunup, gerekirse konu ile ilgili MAliye Bakanlığı'ndan da bir özelge talep ederek, hangi usul aklınıza yatıyorsa, o duruma göre hareket etmenizi öneriyorum.


    Tarih : 23.10.1989
    Esas No. : 1989/2898
    Karar No. : 1989/2290


    Bozulması sebebiyle noter huzurunda imha edilen ve bu nedenle ekonomik değerini tümüyle yitiren peynirin Takdir Komisyonu'nca takdiri gereken emsal bedeli bulunmamaktadır.

    Olayda, davaya konu tarh ve ceza kesme işlemleri, satılıp da bozulması sebebiyle imha edilen Avrupa tipi peynir bedelinin gider yazılması ile imal edilip de satılamayıp stokta kalan peynirlere masraftan pay verilmesi gerekirken verilmediği nedeniyle belirlenen matrahtan, mükellef şirket lehine yine inceleme elemanınca belirlenen 4.515.242 liranın tenziliyle kalan 10.772.048 lira matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın sadece bozulması nedeniyle iade edilen peynir bedelinin yerinde olduğu, olaya kaçakçılık cezası kesilemiyeceği ve usulsüzlük cezasının terkini gerektiği dava konusu edilmesine karşın yalnızca ilk matrah farkı ile ilgili iddiada bulunulduğu, Vergi Mahkemesince de, davanın usulsüzlük cezasına değinilmeden sonuçlandırıldığı, temyiz dilekçesinde ise mahkemece karara bağlanmayan usulsüzlük cezası ile diğer matrah kalemine yönelik herhangi bir iddiada bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
    Bu sebeple temyiz başvurusunun, bozulması nedeniyle iade edilen Avrupa tipi peynir bedelinin gider yazılmasından kaynaklanan matraha ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
    Alıcıları tarafından bozuk çıkmaları nedeniyle iade faturalarıyle iade edilen peynirlerin bozuk oldukları ve imha edildikleri, yeminli bilirkişi beyanım da içeren noter önünde düzenlenen tutanakla saptanmış olup, bu hususun doğruluğu çekişmesizdir. Uyuşmazlık, gider yazılacak meblağın Takdir Komisyonu'nca belirlenmemiş olmasından kaynaklanmıştır.
    VUK'nun 278. maddesi "kıymeti düşen mallar" başlığım taşıdığı gibi iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtianın emsal bedelle değerleneceğini hükme bağlamakta, 267. maddede emsal bedelin ortalama fiyat veya maliyet bedeli esası ile saptanamayan, hallerde Takdir Komisyonları'nca belirleneceğini açıklamaktadır. Oysa, olayımızda ekonomik değer azalması değil, bozulmaları nedeniyle ekonomik değerini tamamıyle kaybetmiş emtia söz konusudur ve esasen bu emtianın maliyet bedeli işletme kayıtlarında bellidir. Bu durumda da bozulmamış emtianın değerini ne ölçüde azalttığım saptama açısından Takdir Komisyonu'nca yapılacak bir hesaplama söz konusu değildir; esasen Vergi Dairesinin bu hususa yönelik bir iddiası da söz konusu değildir. ,
    Bu durumda, iktisadi kıymetini tümüyle yitiren emtianın Takdir Komisyonu'nca takdir olunacak emsal bedelle değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle sadece bu kalemden bulunan matrah farkında ve bu matrah farkına dayalı olarak salınan kurumlar vergisi ile kesilen kaçakçılık ceza-sının kusur cezasına çevrilmesi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle, mükellef temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının 6.991.959 liralık matraha ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu matraha isabet eden tarh ve ceza kesme işleminin iptaline, Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz isteminin ise reddine oybirliğiyle karar verildi.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Yapı Kullanma İzin Harcı Gider Durumu
    Konu Sahibi stajer611 Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 06.Eylül.2016, 12:14
  2. Son Kullanma Tarihi Geçmiş İlaçlar
    Konu Sahibi BALLIOĞLU Forum TDHP-Muhasebe Uygulamaları ve Finansal Raporlama
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 02.Nisan.2010, 18:11
  3. Son Kullanma Tarihi Geçen İlaç. Dur.
    Konu Sahibi pavri_53 Forum KDV
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 08.Haziran.2007, 17:59
  4. Zayi Olan Malların Gider Kaydı Hangi Yıla Ait?
    Konu Sahibi aodabası Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 17.Mart.2007, 00:45
  5. Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün
    Konu Sahibi zarha Forum Konu Dışı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 22.Ağustos.2005, 20:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36