GEÇİCİ VERGİDE %10 YANILMA PAYI UYGULAMASI !



Geçici vergi döneminin kapanmasından sonra, geçici vergi beyanlarının incelenmesi sırasında, geçici vergi matrahının eksik beyan olunduğunun vergi idaresi tarafından tespiti halinde, eksik geçici vergi,ikmalen veya re'sen tarh olunur. Bu eksik beyan olgusu, aynı zamanda vergi ziyaı na da yol açtığından cezaya ve ayrıca gecikme faizinin de sebebini teşkil eder. Ancak eksik beyanda bulunulduğunun, yıllık verginin vergilendirme dönemi kapanmasından sonra saptanması halinde, tarh olunacak geçici verginin mahsup olanağı artık kalmamış olacağından, geçici vergi tarhiyatı yapılamaz. Bu durumda mükelleflerden sadece, ceza ve gecikme faizi aranır. Böyle bir durumda aranacak olan gecikme faizinin ise geçici verginin normal beyan ve ödeme tarihi ile mahsup olanağı bulunan yıllık beyan tarihi arasındaki süre ile sınırlı olması gerekir. Nitekim Maliye Bakanlığı da gecikme faizinin hesabı konusunda 16.5.2000 tarih ve 2000/6 sayılı Uygulama iç Genelgesi ile bu yönde görüş açıklamıştır.Geçici vergi matrahının mükelleflerce dönem sonu işlemlerine ilişkin kayıtlar yapılmadan ve dönem sonu işlemlerinden bir kısmı ihmal edilerek belirlenebilmesi dolayısıyla mükelleflerin hata yapma olasılıkları yüksektir. Bu durumu dikkat alan yasa koyucu, geçici vergi matrahlarında ileride bulunacak matrah farklarıyla ilgili olarak yüzde 10 oranında bir yanılma payı öngörmüştür. Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan yasal düzenlemeye göre "yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin yüzde 10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen tarhiyat yapılamaz."Bu maddenin yorumu geçmişte tartışma konusu olmuştur. Maliye Bakanlığı, 217 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde, "geçici verginin yüzde 10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, yüzde 10'u aşan kısım re'sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır" şeklinde görüş açıklamıştır.

Yargı bu sefer görüşünü mükellef aleyhine vermiştir,bu yüzden burada idarenin tersine olan yargı görüşüne değinmek istemiyorum. Aşağıda örnek tablo oluşturalım ve bu uygulamayı hep beraber yaşayalım;

Geçici vergi dönemi Beyan Fark Asıl beyanı Gereken % 10 u

Ocak-Mart dönemi 200.000 ??.. 100.000?. 300.000?????.. 30.000

Ocak-haziran dönemi 300.000 ??. 150.000?. 450.000??????. 45.000

Ocak-Eylül Dönemi 500.000 ??. 200.000?. 700.000?????. 70.000

Ocak-Aralık Dönemi 1.000.000??.. 300.000.. 1.300.000?????? 130.000



A.Beyanı ger. yanılma payı Bey.gereken kazanç Beyan edılen Fark Vergi

300.000 30.000 270.000 200.000 70.000 14.000

450.000 45.000 405.000 300.000 105.000 7.000

700.000 70.000 630.000 500.000 130.000 5.000

1.300.000 130.000 1.170.000 1.000.000 170.000 8.000



(105.000 * 20 %=21.000-14000=7000)

(130.000 * 20%=26.000-14000-7000=5000)

(170.000 * 20%= 34.000- 14000-7000-5000=8000)

GVK? nın mükerrer 120. Maddesi uyarınca, geçici verginin eksik beyan edilmesi durumunda, bu vergi ilave olarak resen veya ikmalen tarh edilecek ve normal şekilde vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi hesaplanacaktır. Ancak aynı maddede, geçici verginin ait olduğu yıla ilişkin gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden sonra ilave tarhiyatlarda vergi aslının mükelleften talep edilmesinin söz konusu olmadığı konusunda düzenleme mevcuttur. Ayrıca tarh edilecek ilave vergilerin mahsup olanağı mevcut değildir. Burada geçici verginin aslı terkin edilecek olup, ceza ve gecikme faizi mahsup dönemine kadar hesaplanacaktır.

VUK? nun 344. Maddesine göre vergi ziyaı cezası, ziya uğratılan verginin bir katı kadardır. Buna karşın vergi ziyaına VUK? nun 359. Maddede sayılan fiillerden biriyle sebebiyet verilmesi durumunda ceza üç kat artırılarak uygulanır.

Gecikme faizi ise VUK? nun 112. Maddesine göre;

· Verginin normal vadesinden, ikmalen veya resen yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar,

· Uzlaşılan vergilerde uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihe kadar,

· Dava konusu yapılan vergilerde yargı organı kararının vergi dairesine tebliğine kadar, uygulanır.

Dönem içerisinde ödenen geçici vergi gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilmekte, mahsup imkanının bulunmadığında mükellefe iade edilmekte veya terkin edilmektedir. Bu açıdan geçici vergi için gecikme faizi hesaplanması ancak verginin normal vadesinden mahsup veya terkin edildiği tarihe kadar söz konusu olabilir.

Tarh edilen geçici verginin mükellefe ihbarnameyle bildirilmesi tarihi itibariyle söz konusu geçici verginin gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu veya terkininden önce ise, bu tarih itibariyle VUK? nun 112 ve 344. Maddeleri uyarınca gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanacaktır. Öte yandan VUK? nun 359. Maddesinde belirtilen fiillerin işlenmesi durumunda ayrıca hürriyeti bağlayıcı cezaların gündeme gelmesi olağandır. Bu durumda mükellef verginin aslı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle karşı karşıya gelecektir.

Geçici vergi tarhiyatının gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden sonra yapılması durumunda, inceleme sonucu tarh edilen geçici verginin mahsup imkanı kalmadığından terkin edilecek olup, terkin tarihine kadar gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası hesaplanacaktır. Dolayısıyla terkin veya mahsup tarihinden sonra gecikme faizi ve buna bağlı olarak vergi ziyaı cezası hesaplanması mümkün değildir. Mükellefin bu durumda karşısına çıkacak olan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizidir. Geçici verginin aslı terkin edilecektir. Ayrıca burada gelir vergisi mükelleflerinde terkin tarihi 1 Mart, kurumlar vergisi mükelleflerinde ise 1 Nisan tarihidir.







KAYNAK R.UFUK ÖDEMİR
SMMM