kamu işçi maaş

Konu: Google'a Ödenen Reklam Bedeli Niteliği

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Ocak.2006
    Mesajlar
    1.112

    Google'a Ödenen Reklam Bedeli Niteliği

    Goole'a ödenen reklam bedelinin niteliği nedir. Gelen faturanın menşei irlandadır.

    Ben hem sorumlu sıfatıyla KDV ödemedim hem de stopaj yapmadım doğru mudur?

    Eleştirileriniz için şimdiden teşekkürler.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    179

    Google'a Ödenen Reklam Bedeli Niteliği


  3. #3
    Üyelik tarihi
    Ocak.2006
    Mesajlar
    1.112

    Google'a Ödenen Reklam Bedeli Niteliği

    İlgilerine çok teşekkür ederim.

    FAkat
    Cevap olarak yazılan link internet üzerinden elde edilen gelirlerle ilgilidir.

    Benim sormak istediğim, tam tersi

    İnternet sitelerine verilen reklamlardaki stopaj ve Sorumlu Sıfatıyla KDV mevzuuyla ilgilidir.

    Görüş ve eleştirileriniz için şimdiden teşekkür ederim.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2006
    Mesajlar
    71

    Elektronİk Tİcaretİn Vergİlendİrİlmesİ Ve Türk Vergİ Sİstemİ

    Bunula ilgili bir vergi denetmeninin yazısını aşağıda veriyorum. Gelir idaresinden hızlı bir şekilde olaya netlik kazandırması umuduyla ....

    I- GİRİŞ
    İnternetin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, ticari işlemlerin yürütülmesinde, elektronik ticaret yeni ve çok etkin bir araç haline gelmiştir. Elektronik ticaret, dünyada ticaretin serbestleştirilmesi eğilimi ile birlikte, son on yılda yaşanan ve bilgi iletişimini kolaylaştıran teknolojik gelişmelerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
    Mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin bilgisayar ağları üzerinden yapılmasını içeren elektronik ticaret, ticari işlemlerden biri veya tamamının elektronik ortamda gerçekleştirilmesi yoluyla reklam ve pazar araştırması, sipariş ve ödeme ile teslim olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır. (1)
    Günümüzde, internet aracılığıyla, küreselleşen ağların getireceği avantajlardan yararlanılmakta; bu da özellikle KOBİ.’lerin (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin) dünya ticaretinde daha fazla yer almalarına imkan sağlamaktadır. Yani elektronik ticaret, özellikle KOBİ.’ler için çok uygun bir ticaret şeklidir. Ancak, elektronik ticaret, üretici ve tüketicileri, özellikle KOBİ’leri geleneksel ticaret engelleri olan pazara uzaklık, bilgi eksikliği ve talebe uygun üretim yapılamayışı gibi dezavantajlardan kurtarabildiği ölçüde yararlı olacaktır. (2)
    Elektronik ticaret gerek tüketiciler, gerek üreticiler ve özellikle KOBİ’ler açısından önemli avantajlar sağlamakla birlikte, bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında ise vergilendirme konusu gelmektedir. Çünkü elektronik ortamda yapılan işlemler; alıcı ve satıcıların belirlenmesini engellemekte ve dolayısıyla vergi gelirlerinde azalmaya neden olmaktadır.
    Bu çalışmada elektronik ticaretin vergilendirilmesi konusundaki gelişmelerin Türk vergi sistemine yansımaları; gelir üzerinden alınan vergiler (gelir vergisi ve kurumlar vergisi) ve harcamalar üzerinden alınan vergiler (KDV., gümrük vergisi, damga vergisi) ile belge ve kayıt düzeni açısından incelenecektir.
    II- ELEKTRONİK TİCARET VE GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
    Gelir üzerinden alınan vergiler olan gelir vergisi ve kurumlar vergisi açısından mükellefiyet konusunda sorunlarla karşılaşılmaktadır. Gelir vergisinde tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet düzenlenmiştir.
    Tam mükellefiyete tabi olanlar belirlenirken Türkiye’de yerleşik olmak; ikametgah esası ve oturma süresi esasına bağlanmıştır. Buna göre ikametgahı Türkiye’de olanlar ile bir takvim yılı içinde devamlı olarak 6 aydan fazla Türkiye’de oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılarak tam mükellefiyete tabi tutulmakta ve Türkiye içindeki ve dışındaki kazançlarının toplamı üzerinden vergilendirilmektedir. Ayrıca uyrukluk kriteri de dikkate alınmakta ve bu hüküm kapsamına giren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da tam mükellefiyete tabi tutulmaktadır. Ancak yabancı ülkelerde gelir vergisi ya da benzeri vergiler ödenmişse Türkiye’de vergi alınmamaktadır.
    Teknolojik gelişmeler ve elektronik ticaret gerçek kişilerin başka ülkelerde bulunmadan ve şube açmadan o ülkede ticari faaliyette bulunmasına imkan sağlamaktadır. (3) Bu durum ise mükellefiyetin belirlenmesini ve vergiyi doğuran olayın nerede gerçekleştiğinin belirlenmesini zorlaştırmaktadır.
    GVK.’nda dar mükellefiyette ise mülkilik esası benimsenmiş olup, dar mükellefiyete tabi olanların sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Dar mükellefiyette kazancın Türkiye’de elde edilmiş sayılması için; ticari kazançta kazanç sahibinin işyeri Türkiye’de olmalı veya daimi temsilcisi bulunmalı, zirai kazançta faaliyetin, serbest meslek kazancında serbest mesleğin, ücretlerde ise ücrete tabi faaliyetin Türkiye’de gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Dar mükellefiyette elektronik ticaretten elde edilen gelirin vergilendirilmesi, kazancın işyeri aracılığıyla elde edilmiş olmasından dolayı oldukça zordur. Vergi otoriteleri internet hizmet sağlayıcılarının daimi temsilci olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmektedir. Çünkü servis sağlayıcıların teşebbüs adına sözleşme yapma yetkisi bulunmamakta ve ticari faaliyetin yürütüldüğü web sitesi gerçek kişi olarak değerlendirilememektedir. (4)
    Gelir vergisine benzer şekilde kurumlar vergisinde de tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet olmak üzere iki tür mükellefiyet vardır. Kanuni merkezi veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar tam mükellefiyete tabi olup, hem Türkiye içinde hem de Türkiye dışında sağladıkları kazançlarının toplamı üzerinden vergiye tabi tutulmaktadır. Gerek kanuni gerekse iş merkezinin her ikisi de Türkiye dışında olan kurumlar ise dar mükellefiyete tabi olup, sadece Türkiye’de sağladıkları kazançları üzerinden vergilendirilmektedir.
    Mükellefiyet türünün belirlenmesinde kullanılan kanuni merkez ve iş merkezi elektronik ticarette önemini kaybetmektedir. Çünkü elektronik ticaret, dünyanın her yerinde şubesi olan ve kesintisiz hizmet veren bir işletme türünü ortaya çıkarmıştır. (5) Dolayısıyla elektronik ticaret açısından bakıldığında işyeri sorunu gündeme gelmektedir. İşyeri VUK.’nda (md. 156) sabitlik esası üzerinde tanımlanmış; ancak anlaşma hukukunda VUK.’ndan farklı olarak, daimi temsilciliği de kapsayacak biçimde tanımlanmaktadır. Ancak tanımların ortak noktası; “coğrafi olarak sabit bir yer” kavramıdır. (6)
    OECD.’nin yaklaşımında, internet siteleri ve bu sitelerin tutulduğu serverların işyeri tanımı kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmekte; sunucunun ise belirli hallerde işyeri olarak nitelendirilebileceği bazı ülke ve iş çevrelerinin itirazlarına rağmen kabul edilmektedir. (7)
    Mevcut tanım ve OECD. taslağı çerçevesinde sunucunun işyeri olarak kabul edilmesi, elektronik ticaretten kaynaklanan geliri vergileme hakkının belirsiz ve keyfi bir ölçüte bağlanması ile eşanlamlıdır. Çünkü böyle bir düzenleme hem gerçekçi ve anlamlı olmamakta, hem de vergi mükelleflerine vergi verip vermeme veya hangi devlete vergi verecekleri konusunda inisiyatif vermekte, vergi idaresini pasif bir konuma düşürmektedir. (8)
    Sonuç olarak “sanal ortam” ve “işyeri” kavramlarının nasıl bağdaştırılacağı sorunu doğmaktadır. (9) Buradan hareketle elektronik ticaretin vergilendirilmesinde sabit işyeri kavramının bir ölçüt olarak dikkate alınıp alınmaması gerektiği ve alternatifler olup olmadığı sorulabilir. (10)
    Sorunun çözümü için; mevcut işyeri tanımının, bu ölçütün seçilmesinin arkasındaki temel saikler dikkate alınarak yorumlanması; elektronik ticareti vergilendirmek için işyeri konsepti yerine yeni bir ölçütün araştırılması veya elektronik ticarete özgü bir vergilendirme rejiminin geliştirilmesi olmak üzere üç alternatif üzerinde durulabilir. (11)
    Kazancın niteliği açısından bakıldığında ticari kazanç ya da gayrimaddi hak bedellerinden söz edilebilmektedir. Fiziki varlığı olan mallar elektronik ticarete konu edildiğinde mevcut sistemlerle vergilendirilebilmekle birlikte, fiziki varlığı olmayan ürünlerin vergilendirilmesinde sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu durumda Türkiye’de yerleşik gerçek kişi veya kurum, yurt dışı satıcıya ödeyeceği bedel üzerinden KVK.’nun 24’üncü maddesine göre sorumlu sıfatıyla tevkifat yapılabilecektir. Ancak özellikle nihai tüketicilere yapılan satışlarda bu yöntem çok pratik değildir. Uluslararası işlemlerde bankaların da sorumlu olarak kabul edilmesi yoluna gidilebilecektir.
    III- ELEKTRONİK TİCARET VE HARCAMALAR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
    KDV. alanında Avrupa Birliği bünyesinde önemli uyumlaştırma çalışmaları yapılmıştır. Ülkemizde KDV. varış ülkesi prensibine göre uygulanmakta, mal ve hizmetler tüketildiği yerde vergilendirilmektedir. Bu açıdan elektronik ticaret yoluyla da olsa, Türkiye içinde gerçekleşen mal ve hizmet teslimlerinde, fiziki bir teslim olması durumunda sorunla karşılaşılmamaktadır.
    Ancak gayrimaddi malların teslimi durumunda vergiyi doğuran olayın saptanması ve vergilendirilmesi güçlük taşımaktadır. Bu açıdan Avrupa Birliği’ndeki gelişmelerin izlenmesi, KDV. mevzuatında digital ürün ve hizmetlerin açık biçimde tanımlanması ve güncellenmesi gerekmektedir. (12)
    Elektronik ticaret alanındaki gelişme; sözleşmeler, noterlik işlemleri gibi damga vergisi konusuna giren işlemlerin elektronik ortama kaymasına neden olmaktadır. Dolayısıyla damga vergisinin bu gelişmelere paralel olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede elektronik noterlik kurumu geliştirilerek, damga vergisi bu kurumun elektronik ortamda sakladığı verilere uygulanabilecektir. Bu açıdan, vergilemede ekonomik yaklaşımdan hareketle, elektronik ortamda yapılan işlemlerde vergiyi doğuran olayın kavranması yoluna gidilebilir.
    Elektronik ortamda gerçekleştirilen bireysel bankacılık hizmetleri, sanal bankalar ve bankacılık hizmetleri ve off-shore bankacılıkta elektronik işlemlerin yoğunlaşması; vergi kayıplarına neden olduğundan, BSMV.’deki kavramların söz konusu işlemleri kavrayacak biçimde tanımlanması gerekmektedir.
    KDV.’nde olduğu gibi, fiziksel varlığı olan mal ve hizmetler açısından gümrük vergisinde de sorun bulunmamaktadır. Çünkü bu tür mal ve hizmetler gümrükten geçerken vergi uygulanmaktadır. Ancak, hizmetler Gümrük Vergisi Kanununa göre “eşya” sayılmadığından hizmet ticareti gümrük vergisi dışında kalmaktadır. (13)
    IV- ELEKTRONİK TİCARET VE BELGE VE KAYIT DÜZENİ
    VUK.’nun mükerrer 257/1-3’üncü maddesine göre; Maliye Bakanlığı, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikrofilm, mikrofiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması konusunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığı’nda veya korumakla görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkilidir.
    Ayrıca VUK.’nun mükerrer 242/2’nci maddesinde elektronik defter, belge ve kayıt konusunda hükümlere yer verilmiştir. Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak, VUK.’na göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtların bütünüdür.
    Elektronik belge, şekil hükümlerinden bağımsız olarak VUK.’na göre düzenlenmesi zorunlu belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütünüdür.
    Elektronik kayıt, elektronik ortamda tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi ögesini ifade etmektedir.
    VUK. ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümler elektronik defter, kayıt ve belgeler açısından da geçerlilik taşımaktadır. Ayrıca Maliye Bakanlığı, elektronik belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili kılınmıştır.
    Ayrıca Maliye Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, koruma ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye; elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığı’na veya belirleyeceği gerçek veya tüzel kişilere aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulması gereken format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, VUK. kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkili kılınmıştır.
    V- SONUÇ
    Elektronik ticaretin gelişmesi, bir çok alanda olduğu gibi, özellikle vergilendirme konusunda da çeşitli sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
    Belge ve kayıt düzeni açısından VUK.’nun mükerrer 257/1-3’üncü maddesi ve mükerrer 242/2’nci maddesinde düzenlemelere yer verilmiştir. Bu çerçevede elektronik defter, belge ve kayıt tanımlanmıştır.
    Gelir üzerinden alınan vergiler açısından; kazancın niteliği ve mükellefiyet konusunda sorunlarla karşılaşılmaktadır. Sorunun çözümü için; mevcut işyeri tanımının, bu ölçütün seçilmesinin arkasındaki temel saikler dikkate alınarak yorumlanması; elektronik ticareti vergilendirmek için işyeri konsepti yerine yeni bir ölçütün araştırılması veya elektronik ticarete özgü bir vergilendirme rejiminin geliştirilmesi olmak üzere üç alternatif üzerinde durulabilir.
    Harcamalar üzerinden alınan vergiler açısından; Türkiye içinde gerçekleşen mal ve hizmet teslimlerinde, fiziki bir teslim olması durumunda sorunla karşılaşılmamakta, ancak gayrimaddi malların teslimi durumunda vergiyi doğuran olayın saptanması ve vergilendirilmesi güçlük taşımaktadır. Sorunun çözümü, digital ürün ve hizmetlerin açık biçimde tanımlanmasını ve güncellenmesini gerektirmektedir.
    Damga vergisi açısından da vergi konusuna giren işlemlerin elektronik alana kaymasına bağlı olarak verginin düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece elektronik ortamda yapılan işlemlerde vergiyi doğuran olayın kavranması yoluna gidilebilir.
    BSMV. açısından da vergi kayıp ve kaçaklarının önlenmesi için; elektronik ortamda gerçekleştirilen bireysel bankacılık hizmetleri, sanal bankalar ve bankacılık hizmetleri ve off-shore bankacılık ile ilgili kavramların açık biçimde tanımlanması gerekmektedir.
    Gümrük vergisi açısından da hizmet ticaretini kapsayacak düzenlemelerin yapılması yoluna gidilmesi gerekmektedir. Çünkü Gümrük Vergisi Kanununa göre hizmetler “eşya” sayılmadığından hizmet ticareti gümrük vergisi dışında kalmaktadır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Google (Youtube) Reklam Gelirleri
    Konu Sahibi anakin Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 07.Aralık.2016, 10:09
  2. Google Adwords Reklam Alımı Ve Reklam Geliri Hk.
    Konu Sahibi Mustafaozderi Forum Forum Hakkında
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 27.Ocak.2016, 10:46
  3. Google Adsense Reklam Gelirleri
    Konu Sahibi adsens Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 17.Temmuz.2013, 17:43
  4. Aylık google dan reklam faturası
    Konu Sahibi Emine Kubra Forum KDV
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 24.Nisan.2012, 14:09
  5. Google' a Reklam verme
    Konu Sahibi NECATİ AVCI Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 06.Mart.2008, 17:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36