kamu işçi maaş

Konu: Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Ocak.2006
    Mesajlar
    1.112

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    Firmanın, birleşme öncesinde pasifinde yeralan vazgeçilen alacak tutarı vardır. Tutar devir tarihinde bir bütün halinde ve aynen devir alan Firmanın bilançosuna geçmiştir.

    devrolan kurum bilançosunun pasifinde yer alan vazgeçilen alacak tutarı için üç yıl içinde zararla itfa edilmemesi halinde kara intikal ettirilme şartında belirtilen üç yıllık sürenin devralan firma bünyesinde de devam edeceğini düşünmüş ve kurumca verilen 2006 dönemi kurum kazancına intikal ettirilmeden bütün halinde devralan firmanın bilançosuna aynen geçirilmiştir.

    Vazgeçilen alacakların devir ve birleşme durumunda devralan firma bünyesinde aynı şartların devam edeceği hususu mevzuatımızda ayrıca düzenlenmemiş.

    yada ben bulamadım

    bu konuyla ilgili görüşlerinizi ve eleştirilerinizi mevzuat desteğiyle bekliyorum. zira beyanname zamanım geldi.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    877

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    Bilançonun pasifinde yer alan "vazgeçilen alacak" hesabının borçlu firmaya mı, yoksa alacaklı firmaya mı ait olduğunu açıklamamışsınız. Eğer borçlu firmaya ait ise bu karşılık hesabı olur. Soruyu buna göre tekrara sorarsanız cevaplarım.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Ocak.2006
    Mesajlar
    1.112

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    Sorudaki firma borçlu firmadır.

    Yani,

    benim açımdan vazgeçilen alacak değil. Alacaklı firmanın benden alacağından vazgeçmesidir. Benim açımdan vazgeçilen borç ya da sildirdiğim borcum (320 hs) dır.

    Diğer bir değişle Sildirdiğim borç vazgeçilen alacak hükümlerine göre birleşme durumunda nasıl işlem görür.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    877

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    O zaman devir, dönüşüm, birleşme gibi hallerde pasifte karşılık ayırarark bekletilen bu borç (Karşı tarafın vazgeçtiği alacak) yeni firma tarafından ilk dönemde defaten kara katılır. Yani yeni firmanın erteleme hakkı yoktur.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Ocak.2006
    Mesajlar
    1.112

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    pasifte karşılık ayırararak bekletilen bu borç (Karşı tarafın vazgeçtiği alacak) 3 yıldır aktifdedir ve eğer firmalar birleşmeseydi bu yıl sonunda gelir yazılacaktı.

    Aynı zamanda, devralan firma ciddi zarardadır ve önemli tutarda geçmiş yıl mali zararı da mevcuttur (yani eski firma için matrah çıkarken yeni firma için matrah çıkmamaktadır).

    Bu durumda muvazaa iddialarının mevcut olmaması ve yorum farklılıklarının doğmaması için kanuni dayanaklar örnek olaylar mevcutsa benimle paylaşabilirseniz çok sevinirim.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Temmuz.2005
    Mesajlar
    647

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    Sayın butterfly effect,

    Devir, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin, devralan kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi gereken bir işlem olareak tanımlanmıştır.

    Vazgeçilen alacakla ilgili olarak devralan kurum, kalan süre ve tutar kadar hesap ve tablolarında gösterecek, bu dönem sonu itibariyle kurum kazancı olarak beyan edilecektir.


    Örnek özelgeler:
    .................

    Tarih 28/05/1998
    Sayı B.07.0.GEL.0.49/4911-94/19994
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 28.05.1998
    SAYI : B.07.0.GEL.0.49/4911-94/19994
    KONU : Devir işlemi sonucunda devrolan şirketten intikal eden
    gayrimenkul ve iştirak hisselerinin bazılarının elden çıkarılmasında
    K.V.K.’nun geçici 23/a maddesinde yer alan istisna ile G.V.K.’nun 38’inci
    maddesindeki maliyet artışı uygulamalarında elden çıkarılan iktisadi
    kıymetlerin “iki tam yıl aktifde yer alma” şartının sağlanmasında devrolunan kurumda geçen sürenin dikkate alınıp alınmayacağı hk.

    İLGİ : 21.05.1998 tarih ve MK/01/326/329 sayılı yazınız.

    Yazınızda, ..... Denizcilik ve Ticaret A.Ş. , ..... Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. , ..... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. ve ..... Yapı Endüstri ve Ticaret A.Ş.’lerinin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 37-39 ve Türk Ticaret Kanunu’nun 451’inci maddeleri çerçevesinde ..... Endüstri Holding A.Ş.’ne devredilmek suretiyle birleştikleri belirtilmektedir. Devir işlemi sonucunda devrolan şirketlerden ..... Endüstri Holding A.Ş.’ne intikal eden gayrimenkul ve iştirak hisselerinin bazılarının elden çıkarılmasına karar verildiği, bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 23/a maddesinde yer alan istisna ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 38’inci maddesindeki maliyet artışı uygulamalarında elden çıkarılan iktisadi kıymetlerin “iki tam yıl aktifde yer alma” şartının sağlanmasında devrolunan kurumda geçen sürenin dikkate alınıp alınmayacağı sorulmaktadır.

    Kurumlar Vergisi Kanunu’na 4108 sayılı Kanun’la eklenen geçici 23 üncü maddede, 01.01.1994-31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmının kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı belirlenmiştir.

    Söz konusu hükmün uygulama şekli de 06.07.1995 tarih ve 22335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 51 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “III-İştirak Hissesi veya Gayrimenkullerin Satışı ile Üretim Tesislerinin Ayni Sermaye Olarak Konulmasından Doğan Kazançlara İlişkin İstisna” başlıklı bölümünde etraflıca açıklanmıştır.

    Buna göre, kurumların gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın kurumlar vergisinden müstesna tutulabilmesi için, gayrimenkulün kurumun bilançosunun aktifinde en az iki yıl süreyle kayıtlı bulunuyor olması ve gayrimenkul satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenerek sermaye artırımının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

    Diğer taraftan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 36’ncı maddesinde, bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesinin, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmünde olduğu, 37’nci maddesinde de birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya işmerkezlerinin Türkiye’de bulunması, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin birleşilen (devralan) kurum tarafından kül halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi suretiyle gerçekleşen birleşmelerin devir sayılacağı hükme bağlanmıştır.

    Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmünde olurken devirde aynı durum söz konusu değildir.

    Bu durumda, ..... Denizcilik ve Ticaret A.Ş. , ..... Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. , ..... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. ile .... Yapı Endüstri ve Ticaret A.Ş.’lerinin ..... Endüstri Holding A.Ş. ile birleşmesinin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 37’inci maddesinde yazılı şartlar dahilinde gerçekleşmesi halinde, yazıda sözü edilen gayrimenkul ve iştirak hisselerinin devralınan Şirketlerin bilançosunun aktifine kaydedildiği tarih ile .... Endüstri Holding A.Ş. tarafından satışının yapıldığı tarih arasında en az iki tam yıllık bir süre geçmesi ve bu gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından sağlanan kazancın aynı yıl sermayeye eklenmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesna tutulması mümkündür. Vergiden müstesna tutulan bu kazançlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Birleşmenin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun devir hükümlerine göre yapılmaması halinde, gayrimenkul ve iştirak hisselerinin devrolunan (münfesih kurum) kurumda kayıtlı olduğu süre dikkate alınmayacaktır. Öte yandan Gelir Vergisi Kanunu’nun 38’inci maddesinin son fıkrasına göre, “maliyet artışı” uygulamasında da yukarıdaki açıklamalar geçerlidir.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

    Bakan a.
    Daire Başkanı

    ....................

    Tarih 09/05/1997
    Sayı B.07.0.GEL.0.51/5111-44/19341
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 09.05.1997
    SAYI : B.07.0.GEL.0.51/5111-44/19341
    KONU : Limited şirketin aktif ve pasifiyle kül halinde başka bir limited şirkete devredilmesi halinde ve devralan şirketin, devrden şirkete ait
    gayrimenkulü satarak satıştan doğan kazancı sermayeye eklemesi halinde, satıştan doğan kazancın kurumlar vergisine tabi olup olmayacağı hk.

    SAMSUN VALİLİĞİNE
    (Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

    İLGİ: 02/04/1997 tarih ve B.07.4.DEF.0.55.10/1997-KVK-17/3181 sayılı yazınız.

    Yazınızda, İliniz ..... Vergi Dairesi mükelleflerinden ..... Tic.Ltd.Şti.'nin ..... Sanayi Tic..Ltd.Şti.'ne Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 37, 38 ve 39 uncu maddeleri gereğince bilanço değerleri ile kül halinde devredildiği belirtilerek, 1988 yılında devredilen ..... Tic. Ltd.Şti. 'nin aktifine girmiş olan gayrimenkulun devralan Şirketçe satılması ve bu satıştan doğan kazancın tamamının aynı yıl içinde sermayeye eklenmesi halinde, söz konusu kazancın anılan Kanuna 4108 sayılı Kanun'la eklenen geçici 23 üncü madde hükmüne göre vergiden müstesna tutulup tutulamayacağı konusundaki Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

    Kurumlar Vergisi Kanunu'na 4108 sayılı Kanun'la eklenen geçici 23 üncü maddede, 01/01/1994-31/12/1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmının kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı belirlenmiştir.

    Söz konusu hükmün uygulama şekli de 06/07/1995 tarih ve 22335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 51 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "III-İştirak Hissesi veya Gayrimenkullerin Satışı ile Üretim Tesislerinin Ayni Sermaye Olarak Konulmasından Doğan Kazançlara İlişkin İstisna" başlıklı bölümünde etraflıca açıklanmıştır.

    Buna göre, kurumların gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın kurumlar vergisinden müstesna tutulabilmesi için, gayrimenkulün kurumun bilançosunun aktifinde en az iki yıl süreyle kayıtlı bulunuyor olması ve gayrimenkul satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda sermayeye
    eklenerek sermaye artırımının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

    Diğer taraftan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 36 ncı maddesinde, bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesinin, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmünde olduğu, 37 nci maddesinde de birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya işmerkezlerinin Türkiye’de bulunması, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin birleşilen (devralan) kurum tarafından kül halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi suretiyle gerçekleşen birleşmelerin devir sayılacağı hükme bağlanmıştır.

    Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, birleşmelerde birleşme, münfesih kurumlar için tasfiye hükmünde olurken, devirde aynı durum söz konusu değildir.

    Bu durumda, ..... Tic. Ltd.Şti.'nin ..... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. ile birleşmesi yukarıda sözü edilen şartlar dahilinde gerçekleşen bir devir işlemi ise ve sözü edilen gayrimenkulün ..... Tic.Ltd.Şti.’nin bilançosunun aktifinde kayıtlı bulunduğu tarih ile ..... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. tarafından satışın yapıldığı tarih arasında en az iki tam yıllık bir sûre geçmişse bu gayrimenkulün satışından sağlanan kazancın, aynı yıl sermayeye eklenmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesna tutulması mümkündür. Ayrıca, vergiden müstesna tutulan bu kazançlar üzerinden, % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Ancak, birleşme işlemi 5422 sayılı Kanun'un 36’ncı maddesi çerçevesinde gerçekleşmiş ise o takdirde söz konusu istisnanın uygulanamayacağı tabiidir.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

    Bakan a.
    Daire Başkanı


    ...................

    Tarih 16/05/2002
    Sayı B.07.0.GEL.0.45/4500-32151/22289
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 16.05.2002
    SAYI : B.07.0.GEL.0.45/4500-32151/22289
    KONU : Devralınan kurumun mahsup edilememiş geçmiş
    yılzararlarının devralan kurumca indirim konusu yapılıp
    yapılamayacağı hk.


    İLGİ : a) 13.12.2001 tarih ve 876 sayılı yazınız.
    b) 06.02.2002 tarih ve 621 sayılı yazınız.
    İlgi “a” da kayıtlı yazınızda; 02.03.2001 tarih ve 24334 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05.02.2001 tarih ve 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş.’nin; Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Türkiye Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. ünvanlı üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde yeniden teşkilatlandırıldığı ve üst yönetim kadrolarına Bakanlar Kurulu Kararıyla atamalar yapılarak 01.10.2001 tarihinde faaliyete başladıkları belirtilmektedir. Ancak, Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş.’nin kapanış bilançosunda yer alan 504 Trilyon TL geçmiş yıl zararı ile 1.854 Trilyon TL dönem zararı olmak üzere toplam 2.358 Trilyon TL zararın, kurulmuş olan üç şirketin sermaye oranına göre açılış bilançolarında gösterileceğinden, bu zararların anılan şirketlerce geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, ilgi “b” de kayıtlı yazınızda ise; Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş.nin indirim konusu yapamadığı devreden yatırım indirimi tutarının yeni kurulan şirketlerde konularıyla ilgili ayrımının yapılarak, bu şirketlerce kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmaktadır.

    Kurumlar Vergisi Kanununa 4684 sayılı Kanunla eklenen ve 03.07.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 38 inci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde, tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığı, alacak ve borçlarını mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellefiyete tabi iki veya daha fazla sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi (devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10’ una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin bölünme sayılmasına engel değildir.) bölünme veya hisse değişimi hükmünde olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 14 üncü maddesinin 7 numaralı bendinde de; 38 inci maddede belirtilen bölünme işlemi sonucu münfesih olan kurumun zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararlarının gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır.

    Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş.’nin üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde yeniden teşkilatlandırılmasına ilişkin 05.02.2001 gün ve 2001/2026 sayılı Kararnamenin Eki Kararın 2 nci maddesinde, anılan Şirketin varlıklarının üç ayrı şirkete devredilmesine ilişkin işlemlerin bu Kararın yayımlandığı ay sonu itibariyle çıkarılacak devir (kapanış) bilançosu üzerinden yapılacağı, geçici 1 inci maddesinde ise Kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 60 gün içinde devir ve kuruluş işlemlerinin tamamlanacağı belirtilmiştir. Bu hükümler anılan Kararın yayım tarihi olan 02.03.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, 03.07.2001 tarihinden önce gerçekleşen bölünme işlemi, Kurumlar Vergisi Kanununa 4684 sayılı Kanunla eklenen 38 inci maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş.’nin kapanış bilançosunda yer alan söz konusu zarar tutarının, bölünme sonucu oluşan anonim şirketlerce geçici vergi ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün değildir.

    Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 4684 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde, devir halinde, devralınan kurumun mahsup edilememiş geçmiş yıl zararlarının devralan kurumca indirim konusu yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.


    Öte yandan; Gelir Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesinde yatırım indiriminden yararlanma şartları, Ek 5 inci maddesinde ise, yatırım mallarının satış ve devri durumunda devralan hakkında yapılması gereken işlemler düzenlenmektedir. Ayrıca, 187 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde bu konulara ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Yatırım indiriminden kısmen faydalanmış veya hiç faydalanmamış aktif değerleri kısmen veya tamamen devralan şirketinizin durumunun bu düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

    .................

    Tarih 09/06/1997
    Sayı B.07.0.GEL.0.49/4924-25/23829
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 09.06.97
    SAYI : B.07.0.GEL.0.49/4924-25/23829
    KONU :
    PROCTER-GAMBLE

    İLGİ: a) 10.4.1997 tarihli dilekçeniz.
    b) 2.5.1997 tarihli dilekçeniz.

    Dilekçelerinizde, anonim şirket olan şirket statünüzün limited şirkete dönüştürülmesi için ortaklarınız tarafından karar alındığı belirtilerek;

    1- Kurumlar Vergisi Kanununun 39'uncu maddesi uyarınca devir beyannamesinin ne zaman verileceği,

    2- Limited şirketin hesap dönemi sonunda geçici vergisinin kıst dönem kurumlar vergisi tutarı üzerinden mi, yoksa kıst dönemden sonraki ayların kurumlar vergisi tutarı üzerinden mi hesaplanacağı,

    3- Kıst dönem kazancı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 75/2-4 ve 94/6-b maddeleri uyarınca tahakkuk ettirilecek gelir vergisi tevkifatının hangi tarihlerde ödenmesi gerektiği,

    4- 1 Temmuz-30 Haziran özel hesap dönemine tabi şirketinizin kıst dönem kazancının tespitinde finansman giderleri indirimi kısıtlaması ile ilgili hangi oranın dikkate alınacağı,

    5- Kurumlar Vergisi Beyannamesinin Vergi Dairesine ibrazı için Vergi Usul Kanununun 17 inci maddesine göre 15 günlük ek süre verilip verilemiyeceği,

    hususlarında Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

    1- 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 36 ncı maddesinde bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesinin, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmünde olduğu ancak, birleşmede tasfiye karı yerine birleşme karının vergiye matrah olacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 37 nci maddesinde ise aşağıdaki hüküm yer almıştır.

    " Aşağıda yazılı şartlar dahilinde vaki olan birleşmeler devir hükmündedir.”

    1. Birleşme neticesinde infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunacaktır,

    2. Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini birleşilen (Devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir,

    Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde şekil değiştirmeleri de devir hükmündedir."

    Kurumlar Vergisi Kanununun 38 ve 39 uncu maddelerinde, devir halinde birleşen kurum ile birleşilen kurumun bir devir beyannamesi hazırlayarak imzalayacakları ve devir bilançosu ile birlikte devir tarihinden itibaren 15 gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verecekleri hükme bağlanmıştır.

    Bu hükme göre devir tarihinin kati olarak tesbiti gerekmektedir.

    Devir; Kurumlar Vergisi Kanununun yukarıda açıklanan 37 nci maddesindeki unsurların tamamının yerine getirilmesiyle mevcut olacaktır.

    Ancak, Kurumlar Vergisi Kanununun devir işlemini düzenleyen 37 nci maddesinde devrin gerçekleşme tarihi ile ilgili açık bir hüküm yer almamıştır.

    Bu nedenle benzer hükümlerı düzenleyen Türk Ticaret Kanununun ilgıli hükümlerine başvurulması gerekmektedir.

    Türk Ticaret Kanununun 148 inci maddesinde " Birleşme için ilgili şirketlerin, mukavelelerinin değişmesi hakkındaki usul ve şartlar dairesinde, ayrı ayrı karar vermeleri ve bu kararın tescil ve ilan olunması gerekir." hükmü yer almaktadır.

    Görüleceği üzere, devir işleminin hüküm ifade edebilmesi için, Türk Ticaret Kanununun 148 inci maddesine göre, devri sağlayan mukavele değişikliğinin tescil ve ilan olunması zorunludur.

    Bu durumda, Kurumlar Vergisi Kanununun 39 ve Türk Ticaret Kanununun 148 inci maddeleri uyarınca nevi değişikliği tarihine kadar olan kazancın, nevi değişikliğinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tüzel kişiliği sona eren kurumun vergi dairesine beyan edilmesi gerekmektedir. İlgi (c) de kayıtlı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre şirketinizin nevi değişikliği 5 Mayıs 1997 tarihinde ilan olunmuştur. Buna göre bu tarihten itibaren 15 gün içinde beyannamenin verilmesi gerekmektedir.

    2- Kurumlar Vergisi Kanununun 39 uncu maddesi hükmüne göre 15 gün içerisinde verilecek kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan kurumlar vergisi, aynı Kanunun 40 ve 42 nci maddeleri hükümleri uyarınca normal ödeme süreleri içerisinde yani biri beyannamenin verildiği ayda (Ekim 1997), diğerleri ise bu ayı takip eden üçüncü ve altıncı ayda (Ocak 1998 ve Nisan 1998) olmak üzere üç eşit taksitte ödenecektir.

    Kıst döneme (1Temmuz 1996-5 Mayıs 1997) ilişkin beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi üzerinden ayrıca Kurumlar Vergisi Kanununun mükerrer 40 ıncı maddesi hükmü uyarınca geçici vergi hesaplanacak, devir alan kurumun normal hesap dönemine ilişkin geçici vergi taksitleri ile birlikte bu verginin ilk taksidi kurumlar vergisinin ilk taksidi ile (Ekim-1997) olmak üzere 12 eşit taksitte ödenecektir.

    Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin son fıkrasında kurumların bu maddede yer alan şartlar dahilinde şekil değişmeleri de devir hükmünde sayılmıştır. Ancak şekil değiştiren kurum, eski şirketin devamı addolunacağından yeni işe başlama sayılmayacak ve bu kurumlar genel esaslar çerçevesinde münfesih kurum adına tahakkuk eden geçici verginin devir tarihinden sonraki taksitlerini ödeyeceklerdir. Dolayısıyla bu tarihten sonra ödenen geçici vergi tutarı, hesap dönemi sonunda verilen kurumlar vergisi beyannamesınde mahsup edilebilecektir.

    3- Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesinde, 94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.

    Beyan edilen bu vergilerin ödeme zamanı ile ilgili Gelir Vergisi Kanununun 119 uncu maddesinde "94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkifatı, vergi kesenler tarafından beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Ancak 94 üncü maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendinde yazılı menkul sermaye iratlarının dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkifatı; biri beyanname verme süresinde, diğerleri kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenir." denilmektedir.

    Yukarıda yer alan Gelir Vergisi Kanununun 119 uncu maddesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 40 ve 42 inci maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, devir halinde kurumlar vergisi beyannamesi ve muhtasar beyanname belirlenen zamanda verilmesine rağmen, bu beyannamelere göre yapılan tarhiyatlar sonucu doğan vergilerin normal ödeme süreleri içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Buna göre münfesih kurum ..... A.Ş.'nin 1.6.1996-5.5.1997 dönemi kurum kazancı üzerinden hesaplanan menkul sermaye iradından Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması ve yapılan gelir vergisi tevkifatının 1-20/ Haziran /1997 tarihleri arasında muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 119 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 40 ve 42 nci maddeleri hükümlerine göre söz konusu menkul sermaye iratlarının ortaklara dağıtılmış olması durumunda tevkif edilen vergiler muhtasar beyannamenin verilme süresi içerisinde, dağıtılmamış olması durumunda biri 1997 yılı 1-20/ Ekim tarihleri arasında, diğerleri ise 1998 yılı Ocak ve Nisan ayları içerisinde üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

    4-Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1996 yılı kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı; Bakanlığımızca 1996 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranının (%72,8), T.C. Merkez Bankası'ndan alınan yıllık ortalama ticari kredi faiz oranına (%109) bölünmesi suretiyle (% 72,8/ %109=) %66,7 olarak tespit edilmiştir. Özel hesap dönemi 1997 takvim yılında sona eren mükellefler de bu oranı esas almak sureti ile yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin kazancın tespitinde indirilmeyecek kısmını hesaplayacaklardır.

    Buna göre, 5 Mayıs 1997 tarihinde sona eren hesap dönemine ilişkin kazancın belirlenmesinde gider kısıtlaması uygulanmasına esas olacak oran %66,7 olup, bu dönemde yapmış olduğunuz yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 66,7 x %25) % 16,6’ sını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate almanız gerekmektedir.

    5- Dilekçenizde yer alan gerekçe ve Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesi hükmü çerçevesinde, kıst döneme ilişkin beyanname verme süresinin uzatılması mümkün bulunmamaktadır.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

    Bakan a.
    Genel Müdür Yardımcısı

    ..........

    Tarih 25/05/1999
    Sayı B.07.0.GEL.0.52/5217-27/20666
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 25.05.1999
    SAYI : B.07.0.GEL.0.52/5217-27/20666
    KONU : Şirketin devir bilançosunda yer alan ve sonraki döneme devreden KDV’nin, devreden şirket tarafından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.

    İLGİ : 03.05.1999 tarihli dilekçeniz.

    İlgide kayıtlı dilekçeniz incelendi.

    Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-c maddesinde, Kurumlar Vergisi Kanununun 37 ve 39’uncu maddelerinde belirtilen şartlar çerçevesinde gerçekleştirilen devir işleminin katma değer vergisinden istisna olacağı hükme bağlanmıştır.

    Buna göre, ..... A.Ş.’nin Kurumlar Vergisi Kanununun 37. ve 39. maddeleriyle belirlenen şartlara uygun olarak Şirketinizce devralınması işlemlerinde katma değer vergisi uygulanmayacaktır.

    Öte yandan, bu suretle devralınacak şirketin devir bilançosunda yer alan ve sonraki döneme devreden katma değer vergisinin, devralan Şirketiniz tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.

    Bakan a.
    Daire Başkanı

    ...........

    Tarih 22/03/2002
    Sayı B.07.0.GEL.0.45/4500-28604/12676
    T.C.
    MALİYE BAKANLIĞI
    Gelirler Genel Müdürlüğü

    TARİH : 22.03.2002
    SAYI : B.07.0.GEL.0.45/4500-28604/12676
    KONU : Devir eden kurumdan yatırım indirimi nedeniyle alınamayan vergilerin tahsil edilip edilemeyeceği hk.

    DENİZLİ VALİLİĞİ
    (Defterdarlık : Vasıtasız Ver. Gel. Müdürlüğüne)

    İLGİ : a) 25.1.2002 gün ve B.07.0.GEL.0.45/4500-28604/3861 sayılı yazımız.
    b) 13.3.2002 gün ve B.07.4.DEF.0.20.10/30-1594 sayılı yazınız.
    İliniz ..... Vergi Dairesi mükelleflerinden ..... hesap numarasında kayıtlı ..... Tic. A.Ş. nin 1.7.1996 gün ve 46481 sayılı Yatırım Teşvik Belgesi’ne göre yatırım indirimi uygulayıp uygulamadığı ile ..... Tic. Ltd. Şti.’ne Kurumlar Vergisi Kanununun 36, 37 ve 38 inci maddelerine uygun devir yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiği ilgi (a) da kayıtlı yazımızla istenilmiştir.

    Bu defa Defterdarlığınızdan alınan ilgi (b) de kayıtlı yazınızda, söz konusu şirketin ..... Tic.Ltd.Şti.’ne Kurumlar Vergisi Kanununun 36, 37 ve 38 inci maddelerine göre uygun devir yapmadığı ile 1.7.1996 gün ve 46481 sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında 1996 yılında yatırım indirimi uyguladığı, 1997 yılında ise yatırım indiriminden yararlanmadığı belirtilmiştir.

    03.08.1995 gün ve 22363 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 187 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “VI- Yatırım İndirimine Konu Aktif Değerlerin Satışı veya Devri Halinde Yapılacak İşlemler” Başlıklı bölümün “B- Satan veya Devir Alan Yönünden Yapılacak İşlemler” başlıklı alt bölümünde Kurumlar Vergisi Kanununun 36, 37 ve 38 inci maddelerinde belirtilen birleşme, devir veya nev’i değişikliklerinde, münfesih kurumun vergilendirme ile ilgili bütün yükümlülükleri hukuken yeni şirkete geçmektedir. Bu nedenle, münfesih kurumdan, diğer bir ifade ile yatırım indirimine konu aktif değerleri devir eden konumundaki kurumdan, evvelce uygulanan yatırım indirimi dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler geri alınmayacaktır. Yeni şirket ise yatırım indiriminden yararlanma şartlarını taşıması kaydıyla kalan yatırım indiriminden yararlanmaya devam edecektir.

    Ancak, devir, birleşme veya nev’i değişikliği işlemlerinin Kurumlar Vergisi Kanununun 36, 37 ve 38 inci maddelerine uygun olarak gerçekleşmemesi halinde, devir eden kurumdan yatırım indirimi dolayısıyla alınmayan vergiler tahsil edilecektir.

    Bilgi edinilmesini ve ..... Tic.A.Ş. hakkında yukarıda belirtilen Tebliğ doğrultusunda gereğinin yapılarak sonucundan bilgi verilmesini rica ederim.

    ................


    Selamlar...
    Ahmet Akca<br />SMMM

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    877

    Vazgeçilen Alacakların Devir ve Birleşme Durumunda ......

    Sayın butterfly effect

    Konkordato ile vazgeçilen alacaklar firmanın özsermaye sini artırıcı mahiyette bir gelir unsurudur. Vergi açısından gelir sayılan bu alacaklar her ne kadar içinde bulunulan dönemin geliri sayılarak vergilendirilmesi gerekmekte is de, kanun koyucu esasen zor durumda olan mükellefi yormamak için bu ödemeyi ertelemiştir. Ancak, devir ve birleşme gibi hallerde yeni bir mükellefiyet ortaya çıktığından, eski mükellefin özel durumu ile ilgili olan bu atıfet devam etmemekte, devralan mükellefin ilk vergi döneminde bu borcu ödemesi istenmektedir.

    Sorunuzda devralan mükellefin de zararda olduğunu, bu durumda vergi ödeyip ödemeyeceğini sormuşsunuz. Vergi matrahının çıkması için beyannamede birleştirilen gelirlerin artı değer vermesi gerekir. Devralınan firmadan intikal eden gelir de devralan firma giderlerine mahsup edileceğinden, sonuçta ortaya bir vergi matrahı çıkmayabilir. Konuyu bu yönüyle değerlendirmek gerekir.
    ------------------------------------------------

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Vazgeçilen Alacak
    Konu Sahibi Day-Dream Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 16.Aralık.2013, 16:17
  2. Sermaye Şirketlerinde Birleşme Nevi Değ.Devir Esasları
    Konu Sahibi ferhat Forum Vergi Mevzuatı Makaleleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 14:39
  3. Personel devir sözleşmesi ile devir alınan personelin kümülatif gelir vergisi
    Konu Sahibi ozkankuru Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07.Aralık.2011, 11:58
  4. Vazgeçilen Alacaklar
    Konu Sahibi fugenc Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 04.Mart.2008, 16:20
  5. Birleşme mi Devir mi?
    Konu Sahibi asiye Forum Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Temmuz.2007, 14:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36