Değerli forum arkadaşlarım bu konu hep mualakta kalmıştır. Bu konu hakkında araştırmalar yaptım bir makalede kur farkı kdv ye tabi tutulamaz der . öte yandanda tutulur der ne yapacağız diye bu konuyu tekrar tartışmaya açmayı düşündüm bu konuda fikirilerimizi paylaşalım isterim.

Birde bir sorum var diyelimki ben 10 ay vadeli bir emtia veya makineyi 50.000 $ anlaşıp aldım o günün kuru 1.500 ytl diyelim ytl bazında benim borcum 75.000 ytl ve her ay 5.000 $ olarak ödedim 10.ay sonunda anlaşmaya vardığımız gibi 50.000 $ olarak borcumu ödedim. hepimizin veya bazılarımızın yaptığı gibi birbirimize kestiğimiz kur farkı faturalarından dolayı 75.000 ytl ye alacağım bir emtiyayı neden 76.000 ytl olarak ödüyoruz ikinci bir şekilde satıcı tekrar neden kazanç sağlıyor ben bunu anlamadım işte. birde aşağıdaki örnek gibi kur farkı kdv ye tabi değildir yazısını okumanızı dilerim.

KUR FARKLARI KDV YE TABİ TUTULMAMALIDIR,


1. KUR FARKLARI KDV’YE TABİ TUTULMAMALIDIR :

Bilindiği üzere, KDV Kanunu’nun uygulandığı ilk yıllarda, kur farklarının KDV ye tabi olmadığı yolunda mukteza veren Maliye Bakanlığı, herhangi bir yasa değişikliği olmadığı halde görüş değiştirerek;

- dövizle yapılması mutad olan işlemlerde yani müşterinin yurt dışında olduğu hallerde veya yurt içindeki uluslararası ihalelerde doğan kur farklarının KDV ye tabi olmadığı,
- bunun dışındaki işlemlerden doğan kur farklarının KDV ye tabi olduğu
yönünde mukteza vermeye başlamıştır.
Kur farklarının KDV ye tabi olduğu şeklinde açık bir yasa hükmü yoktur.
Kur farklarının KDV ye tabi olduğu yönünde tebliğ hükmü de yoktur.
Üstelik kur farkları KDV ye tabi tutulmaya kalkışıldığında, KDV nin ana ilkeleri zedelenmekte ve uygulama güçlükleri ortaya çıkmaktadır.
Kur farklarının KDV ye tabi olup olmadığı öteden beri tartışma konusu edilmiş, yazarların bir kısmı Maliye İdaresi gibi düşündüğünü ifade ederken, bir kısmı da kur farklarının KDV ye tabi olmayacağı görüşünü savunmuştur.
Kimi firmalar dövizli satış bedellerinin daha sonra tahsili nedeniyle lehlerine ortaya çıkan kur farklarını kambiyo gelirleri hesabına yazmakla yetinmekte bir kısım firmalar ise, Maliye İdaresinin görüşüne uyarak bu kur farklarını faturaya bağlayıp KDV hesaplamaktadır.
Kur farkları için KDV hesaplamayan birçok mükellef bulunmakla beraber inceleme elemanları, kur farklarının KDV ye tabi olduğu görüşü ile az sayıda rapor üretmişler, bu nedenle vergi yargısında, konu hakkında yeterli içtihat oluşmamıştır.
Bazı kararlar, kur farklarının KDV ye tabi olmadığı yönündedir. (Danıştay 7. Dairesinin 15.10.2003 tarih ve E:2000/7423 – K: 2003/4293 sayılı kararı örnek gösterilebilir. Mehaz: Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Nisan 2004 sayısı) Buna mukabil Danıştay 11 inci Dairesinin 4.10.2000 tarih ve E:2000/1252 K:2000/3658 sayılı kararında, oy çokluğu ile, kur farklarının KDV ye tabi olduğu görüşü benimsenmiştir. (Bu karar Danıştay Dergisinin 105 sayılı nüshasının 591-594 üncü sayfalarında yer almaktadır.)

Bizim anlayışımıza göre, kur farkları KDV ye tabi tutulamaz.

Çünkü KDV nin konusu mal veya hizmet sirkülasyonudur. Malın tesliminde veya hizmetin ifasında, dövizli bedelin TL karşılığı üzerinden KDV hesaplanmışsa mesele yoktur.
Bedelin geç tahsilinden kaynaklanan kur farkı, bir mal tesliminin veya bir hizmet ifasının bedeli değildir. Bu nedenle KDV nin konusuna girmez.
Söz konusu kur farkını, müşteriye tanınan vadenin bedeli olarak tanımlamak mümkün değildir. Çünkü malın veya hizmetin faturası başlangıçta, bu vade dikkate alınarak yani döviz bazındaki vade farkını da içerecek şekilde düzenlenmiştir. Kaldı ki kur farkı satıcı lehine olabileceği gibi, kur düştüğünde satıcı aleyhine de olabilir.
Sonradan ortaya çıkan kur farkı, mükellefin iradesi dışında oluşan, reel olmayan ve bedel niteliği taşımayan bir fark olup, satılan mal veya yapılan hizmet bedelinin eklentisi değildir. Zaten kanun koyucu KDV Kanunu’nun 24 üncü maddesinde, kur farklarını KDV matrahına giren unsurlar arasında saymamıştır.
Kur farkını vade farkına, fiyat farkına yahut başka bir şeye “benzetmek” de mümkün değildir.
Nitekim, örtülü sermaye uygulamasında kur farklarının faiz sayılamayacağı yolunda bir çok Danıştay kararı vardır :
Daire
No Karar Tarihi Esas No Karar No Karar Metninden Alıntı ve Mehaz
3 04.05.1999 1998/3380 1999/1651 “…madde hükmünde kur farkından söz edilmediğinden …………. kur farkının kurum kazancından indirilmesi mümkündür…”
(Mehaz : Şükrü KIZILOT, Örtülü Sermaye, Sayfa 862)
4 26.01.1999 1998/2250 1999/50 “…kanunda sadece örtülü sermaye üzerinden ödenen faizlerin indiriminin kabul edilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen, Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybetmesinden kaynaklanan ve matrah farkının büyük bölümünü oluşturan, kur farklarının da dikkate alınmadan karar verilmesi de yerinde değildir…”
(Mehaz: Lebib Yalkın , Danıştay Kararları , Sayfa 671)
4 16.06.1995 1994/3894 1995/2937 “…yabancı kurumun parayı kullandırma hizmeti karşılığında alacağı yalnız faizdir. Faiz dışında bir gelir elde etmesi söz konusu olamayacağından ana paranın kur farkına ilişkin matrah farkında isabet görülmemiştir…”
(Mehaz: Yaklaşım Dergisi, Nisan 1999 Sayısı, Sayfa 151)
3 04.05.1999 1998/3380 1999/1651 “…örtülü sermaye olarak nitelendirilen borçlanmalarda, ……. madde hükmünde kur farkında söz edilmediğinden ……. kur farkının kurum kazancından indirilmesi mümkündür…”
(Mehaz: Yaklaşım Dergisi – Temmuz 1999 sayısı, Sayfa 177)
4 23.12.1998 1998/3295 1998/5516 “…kur farkı giderinin örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır………. davacı kurumun kredi kullanması halinde daha fazla finansman gideri yükleneceği de açıktır. Ayrıca örtülü sermaye nedeniyle faiz ödendiğinin kabulü için, örtülü sermaye koyduğu ileri sürülen tarafın mamelekinde alınan faizden kaynaklanan bir artışın olması gerekir…”
(Mehaz: Yaklaşım Dergisi – Nisan 1999 sayısı, Sayfa 150)

Ekseri yazarların görüşü de, örtülü sermayeye ilişkin kur farklarının faiz sayılamayacağı yönünde olup, bu konudaki birkaç yazı örneği aşağıda zikredilmiştir :
Mehmet SEKDUR – Danıştay Tetkik Hakimi – Yaklaşım Dergisi Kasım 2001 Sayısı
Şevki BORAN – YMM – Yaklaşım Dergisi Nisan 1999 Sayısı
F. Rıfat ORTAÇ – Doç.Dr. Gazi Üniversitesi – Yaklaşım Dergisi Mart 2002 Sayısı
Mehmet MAÇ – YMM – Kurumlar Vergisi – 3. Baskı – Sayfa :682
Şükrü KIZILOT – Prof.Dr. – Yaklaşım Dergisi Şubat 1996 Sayısı
Öte yandan 57 no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğindeki “… döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerin faizlerinin ………….. tevkifata tabi olacağı, ayrıca kur farkı üzerinden tevkifat yapılmayacağı…” şeklinde ifade edilen hüküm, faiz ile kur farkının farklı şeyler olduğunu, kur farkının reel bir kazanım sayılamayacağını açıkça göstermektedir. Bu husus Danıştay Tetkik Hakimi Sn. Mehmet SEKDUR tarafından yukarıda belirtilen yazıda çarpıcı şekilde ortaya konmuştur.
Kaldı ki kur farkı Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybından yani esas itibariyle enflasyondan kaynaklanan bir unsur olup, kur farkında KDV aramak, enflasyon üzerinden KDV istemek anlamına gelmektedir. Enflasyon muhasebesinin nihayet (enflasyon düştükten sonra) kabul edilmesi karşısında, kur farklarında KDV aramaya devam etmek açık bir çelişki oluşturmaktadır.
İşlemin, fatura kesim tarihindeki TL karşılığı ile tahsil olunan TL karşılığı farklı olmakla beraber, bu iki TL tutar, reel anlamda aynıdır. Dolayısıyla kur farkında KDV aramak vergi mükerrerliği demektir.
Zaten taraflar arasındaki ilişki dövizi baz aldığına ve KDV’si ödenmiş olan döviz tutarı ile tahsil olunan döviz arasında fark bulunmadığına, işlemin TL ile ilgisi de olmadığına göre, TL boyutundaki fark, yeni bir KDV yaratamaz.
Bütün bunlara rağmen kur farklarında KDV aranmasının gerekçesi olarak ileri sürülen hususlar, vade farklarının KDV ye tabi olduğu, kur farklarında KDV aranmaması halinde, benzer işlevli bu iki unsur arasında fark yaratılacağı ve dövizli işlemlere doğru kayma olacağı şeklinde özetlenebilir.
Bu gerekçelerin yasal dayanaktan mahrum olduğu açıktır. Yapılması gereken, kur farkları yani bir anlamda enflasyon üzerinden KDV istemek yerine, vade farklarının enflasyondan kaynaklanan (reel olmayan) kısmını ayıklayıp, enflasyon üzerinden KDV alınmasına son verilmesidir.
Kur farklarında KDV aranmamasına ilişkin detaylı dayanaklar ve karşı görüşün irdelenmesini içeren yazımız Mükellefin Dergisi’nde (Şubat 2002 sayısında) yayımlanmıştır. Daha önce Yaklaşım Dergisinin Nisan 2001 sayısında yayımlanmış olan yazımızda da kur farklarının KDV karşısındaki durumu hakkında geniş izahat vardır.
Bizim görüşlerimizin böyle olmasına, bu görüşlerimizi paylaşan pek çok meslektaşımız bulunmasına ve hatta bizim görüşümüz paralelinde Danıştay Kararları görülmesine rağmen, Maliye İdaresinin aksi yöndeki ısrarlı görüşü, bir kısım mükellefleri kur farklarında KDV hesaplamaya zorlamaktadır.
Kur farklarının KDV ye tabi olduğu görüşünün geçerliliği bir an için kabul edilse bile, her türlü kur farkının KDV ye tabi olmadığı kuşkusuzdur. Örneklemek gerekirse, bankada yatan veya kasada duran yabancı para nedeniyle oluşan kur farkları, KDV kapsamı dışında olan yahut KDV den istisna edilmiş işlemlerle ilgili bulunan kur farkları KDV ye tabi değildir veya KDV den istisnadır.
ÖRNEK :

Bir mükellef ithal ettiği malları satmakta ve satış bedellerini Dolar üzerinden belirlemektedir.

Bu mükellef 06.01.2004 tarihinde, KDV dahil tutarı 16.06.2004 de tahsil edilmek üzere 1.000 $ + 180 $ KDV şeklinde bir fatura kesmiştir. (Taraflarca satış tarihi için kabul edilen $ kuru 1.370.000 TL dir.)


Satıcı, bedelin karşılığı olan 1.370.000.000 TL yı hasılat kaydetmiş,

180 $ ın TL karşılığı olan 246.600.000 TL yi teslim KDV si olarak KDV beyannamesinde gösterip Şubat ayında ödemiştir.

Bizim anlayışımıza göre bu olayda alıcının borcu 1.180 $ dan ibarettir. Bu parayı 16.06.2004 günü satıcıya öderse borcu sona ermelidir. [size=18px]06.01.2004 ile 16.06.2004 tarihleri arasında meydana gelen kur farkı gelir veya gider yazılmalı ve faturaya bağlanmamalıdır. Çünkü ortada ikinci bir satış veya hizmet yoktur. (Vade tanıma şeklindeki hizmetin bedeli 1.000 $ ın içinde olup peşinen faturalanmış ve KDV si hesaplanmıştır.) [/size]

Not: Konu başlığında ve mesaj içeriğinde büyük harf kullanmak yasaktır. Lütfen mesaj yazmadan önce Forum Kuralları'nı okuyunuz.