ANTALYA (AA) - Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, 2012 yılında Reklam Kurulu'na yapılan başvurular arasında gıda sektörünün ilk sırada yer aldığını söyledi.
Metin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Hacettepe Üniversitesi Tüketici Pazar Araştırma Danışma Test ve Eğitim Merkezi (TÜPADEM) tarafından Antalya'daki bir otelde düzenlenen, ''Uluslararası Aile ve Tüketici Bilimleri Kongresi''nin açılışında, ailenin tüketime ilişkin bakış açısı ve davranışlarının, toplumun bu konudaki tutumunu belirlediğini ifade etti.
Reklamların pazarlama yöntemleriyle sürekli tüketmeye yönlendirdiğini vurgulayan Metin, ''Başta aileler olmak üzere tüketiciler, bilinçli şekilde kendisine en uygun mal ve hizmet seçimini yaparak ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır. Bilinçsizce yapılan tüketim sonucunda sosyal, ekonomik ve ekolojik denge zarar görmekte ve kaynaklar israf edilmektedir'' dedi.
Tüketici haklarına ilişkin uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi amacıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Taslağı hazırlandığını belirten Metin, şöyle konuştu:
''Taslakla ilgili görüşlerin değerlendirilmesi, taslağa nihai şeklinin verilmesi ve ikincil mevzuatın hazırlanması amacıyla bakanlığımız bünyesinde Özel İhtisas Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun çalışmalarını tamamlamasının ardından tasarı, TBMM'ye sevk edilmek üzere Başbakanlığa gönderilecektir. Yasa tasarısı taslağında bankacılık sözleşmelerinden alınamayacak ücretler başta olmak üzere tüketici kredileri, konut finansmanı sözleşmeleri ve finansal hizmetlerin mesafeli satışları gibi bankacılıkla ilgili doğrudan hükümler de yer almaktadır. Taslakta ön plana çıkan bir diğer konu 'maketten satış' olarak adlandırılan ön ödemeli konut satışlarına ilişkin düzenlemelerdir. Tasarıdaki bir başka yenilik, garanti belgesi uygulamasının kaldırılması, bunun yerine tüketicilerin kanundan kaynaklanan haklarının yazıldığı 'Tüketici Hakları Belgesi'nin verilmesinin mecburi olmasıdır.''

-Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular-

Metin, tüketicilerin karşılaştığı sorunların yasal çözüm mercilerinin tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğunu dile getirdi. Türkiye'de 975 tüketici sorunları hakem heyetinin faaliyet gösterdiğine değinen Metin, ''Bu yıl ekim ayına kadar hakem heyetlerine yapılan başvuru sayısı yaklaşık 120 bin oldu'' dedi.
Etkin denetim mekanizması sayesinde, tüketici mağduriyetlerinin doğmadan önlenmeye çalışıldığına dikkati çeken Metin, şunları söyledi:
''Kısa bir süre önce özellikle okul çağındaki çocuklarımızın sağlığını yakından ilgilendiren ve yoğun olarak kullanılan kırtasiye ürünlerine yönelik denetim yapmış ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmıştık. 50'ye yakın ithalatçı, satıcı nezdinde 25 binin üzerinde ürün denetlendi. 46 marka ve model kırtasiye ürününden numuneler alındı. Alınan numunelerden 11'i, yani yüzde 24'ü güvensiz bulundu. Güvensiz bulunan ürünlerin piyasadan toplanması ve gerekli önlemlerin alınması için harekete geçilmiştir. Geçen yıl aynı dönemde kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerde yüzde 53 oranında aykırılık tespit edilirken, bu yıl bu oran yüzde 24'e gerilemiştir. Ancak bizim için tek bir güvensiz ürünün dahi piyasada bulunması kabul edilemez bir durumdur.''
Metin, okul kıyafeti ve ayakkabılar konusunda da 80 marka ve modelden numune alındığını, yapılan testlerin ardından bu ürünlerin güvenli bulunduğunu açıkladı.

-Reklam Kurulu'na şikayette gıda sektörü ilk sırada-

Metin, tüketicilerin, eksik bilgi içeren ve yanıltıcı unsurlar barındıran reklamlarla yanıltılmasının önlenmesi için ticari reklam ve ilanların denetiminin zorunlu hale geldiğini vurguladı.
''Televizyon, gazete, dergi, internet sitesi, afiş, açık hava gibi tüm yazılı ve görsel mecralarda yayımlanan reklamlar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulan Reklam Kurulu tarafından denetlenmekte'' diyen Metin, şunları kaydetti:
''Mevzuata aykırı bulunan reklamlara yaptırım uygulanmak suretiyle tüketicilerin aldatılmasının önüne geçilmektedir. Reklam Kurulu Başkanlığı'na bu yılın 9 ayında bin 532 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların yüzde 38'i tüketiciler, yüzde 49'u kurum ve kuruluşlar, yüzde 10'u rakip firmalar tarafından yapılmış, yüzde 3'ü için de resen inceleme başlatılmıştır. Bu rakamlar tüketicilerin reklamlarla alakalı önemli bir hassasiyete sahip olduğunu göstermektedir. Buradan herkese aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar konusunda mutlaka Reklam Kurulu'na şikayette bulunmalarını hatırlatmak istiyorum. 2012 yılında Reklam Kurulu'na yapılan başvuruların sektörel dağılımına bakıldığında, gıda sektörünün 477 başvuruyla ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Bunu sağlık sektörüne ilişkin 222, kozmetik ve temizlik ürünleri sektörüne ilişkin 189 başvuru izlemektedir.''
Fatih Metin, Türkiye'nin, sınır ötesi uyuşmazlıkların çözümü ve uluslararası bilgi paylaşımının sağlanması amacıyla kurulan Uluslararası Tüketici Koruma ve Uygulama Ağı'na üye 38 ülkeden biri olduğunu da belirtti.
Kongre, 10 Kasım'da sona erecek.