Emekli çalışanlar için milat 1 Ekim


Geçen hafta yayınlanan bir yazımızda, 1 Ekim?den sonra ilk defa sigortalı olanların bazı sosyal güvenlik haklarından mahrum olacağını belirttik.
Bu haklardan birisinin de emekli olduktan sonra emekli aylığını alarak çalışma imkanı olduğunu ifade ettik. Ancak bir okurumuz, bu konudaki düzenlemenin 1 Ekim değil 30 Nisan?da yapıldığı, dolayısıyla 30 Nisan?dan sonra sigortalı olanların yeni kanuna tabi olacağı yönünde itirazda bulunmuş.

Reform kanunu olarak ifade ettiğimiz 5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi emekli olduktan sonra çalışanların durumlarını düzenliyor. Bu maddenin üçüncü fıkrası ise ?Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişiler?? ifadesini kullanıyor. Peki kanunun bu maddesi ne zaman yürürlüğe giriyor? 1 Ekim 2008?de. Öyleyse;

En geç 30 Eylül?de sosyal güvenlik sistemine giriş yapan birisi (SSK, Bağ-Kur, memur farketmez), emekli olduktan sonra SSK?ya tabi çalışırsa aynı zamanda emekli aylığını da alabilecek. 1 Ekim ve sonrasında ilk defa sigortalı olanlar ise emeklilikte SSK?ya tabi çalışırlarsa emekli aylıkları kesilecek.
1 Ekim?den önce veya sonra sigortalı olanlar emeklilikte Bağ-Kur kapsamında çalışabilecekler. Bunların emekli aylıkları da kesilmeyecek. Sadece destek primi ödeyecekler.
1 Ekim?den önce veya sonra sigortalı olanların tamamı, emeklilikte çiftçilik yaparlarsa ne emekli aylıkları kesilecek ne de destek primi ödeyecekler.
1 Ekim?den önce sigortalı olmanın avantajı emeklilikte hem SSK?ya tabi çalışıp hem de emekli aylığını almaktır.
Örnek: 25 Eylül 2008 tarihinde bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başlayan Sedat Bey, emekli olduktan sonra aynı fabrikada çalışmaya devam ederse emekli aylığını da alabilecek. Aynı Sedat Bey 25 Eylül?de değil de 10 Ekim?de ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlasın. Bu durumda Sedat Bey, emekli olduktan sonra çalışmaya devam ederse emekli aylığı kesilecek.

Öğretmen atamalarının mağdurları!

Geçtiğimiz günlerde 18 bin öğretmenin ataması yapıldı. Ataması yapılmayanlar ise sırasını bekliyor. Ancak öğretmen adayı olup da sırasını bekleyen bir grup var ki, onların hali tam bir trajikomik. Binlerce kişiden oluşan bu grup, eğitim fakültesinde öğrenciyken ailelerine yük olmamak için sınavla memur olan öğrenciler. Okurken aynı zamanda devlet dairesinde çalışarak okul masraflarını karşılayan bu öğrencileri mezuniyetten sonra bir sürpriz bekliyor: MEVZUAT! Evet, yürürlükteki mevzuata göre bu öğrenciler, mezun olduktan sonra en büyük hayalleri olan öğretmenliğe başlayamıyorlar. Mevzuat bunlara, ?siz herkesin girdiği KPSS?ye girerek öğretmen olamazsınız, çünkü siz memursunuz? diyor. Bunlar, ?peki o zaman biz nasıl öğretmen olacağız?? diye soruyorlar. Mevzuat, ?siz ancak kurumlar arası nakille öğretmenliğe başvurabilirsiniz? diyor. Bunlar, ?peki o zaman biz de böyle öğretmen olalım? diyorlar. Bu kez de Milli Eğitim Bakanlığı çıkıyor karşılarına ve ?kurumlar arası geçişle en fazla 100 kişi alırım? diyor. Yani toplam 18 bin kişiden, kurumlar arası nakil kontenjanı tüm branşlarda sadece 100 kişi. Bu durumda, şuan 25 yaşında olan bir eğitim fakültesi mezunu memurun öğretmen olabilmesi için 18 yıl beklemesi gerekiyor. Zira nakille öğretmen alımında kıdem esası uygulanıyor. Peki 18 yıl sonra bu kişi öğretmen olabiliyor mu? Hayır! Zira öğretmenlik için 40 yaş sınırı olduğundan bu kişi yaş sınırını çoktan geçmiş oluyor.

Umarım Sayın Milli Eğitim Bakanımız yazımızdan sonra bu soruna eğilir ve önemli bir insan kaynağı milli eğitim camiamıza kazandırılmış olur.


FERHAT

KAYNAK:Sadettin ORHAN