Yurt dışından gelen fatura, ülkemizde alışık olduğumuz Vergi Usul Kanunu formatı dışında olabiliyor. Fakat, “yurt dışından gelen fatura” deyip geçmemekte fayda var. Öncelikle, yurt dışından gelen fatura mükellefe normal bir faturadan daha fazla sorumluluk yüklüyor... Dar mükellef kurumdan gelen bu faturalarda öncelikle işlemin Türkiye’de gerçekleşip gerçekleşmediğine göre “Sorumlu Sıfatıyla KDV” beyan edilip ödenmesi gerekiyor. Yazımızın konusu stopaj olmadığı için detaya girmemekle birlikte; çifte vergilendirme anlaşmalarına göre bu faturalar üzerinden stopaj hesaplanıp ödenebileceğine dikkat etmek gerektiğini hatırlatmakta yarar görüyorum.
Konumuza dönecek olursak, dar mükellef kurumlar tarafından Katma Değer Vergisi’nin 6’ncı maddesi uyarınca teslim edilen malların Türkiye’de bulunması veya hizmetten Türkiye’de yararlanılması ya da hizmetin Türkiye’de gerçekleştirilmesi KDV’nin konusuna girmektedir.
Ayrıca, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinde yer alan “Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir” hükmü ve aynı Kanun’un 8’inci maddesinde yer alan “mükellef İthalatta mal ve hizmet ithal edenlerdir” açıklaması gereği yurt dışından mal ve hizmet alanlar tarafından hesaplanan Katma Değer Vergisi’nin sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekiyor. Tabi, eğer hizmetin satın alındığı yabancı kişi veya kurumun Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni veya iş merkezini bulunmuyorsa…
Ayrıca yurt dışından bir hizmet ithal edildiğinde, hizmeti ithal eden tarafından hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması ve bu KDV’nin 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Ancak bunun için ithal edilen hizmetin KDV’nin konusuna girmesi ve vergiden istisna edilmemiş olması gerekir.
Sonrasında da Türkiye mukimi mükellef tarafından KDV 2 beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV, Türkiye’de aynı mükellef tarafından KDV 1 Beyannamesi ile indirim konusu yapılabilecektir.
Bu noktaya kadar her şey açık; yurt dışı firmanın Türkiye’de bir şubesi, merkezi vs. yoksa Türkiye’de KDV beyannamesi vermeyeceğinden, KDV Kanunu’nun 6’ıncı maddesine göre KDV’nin malı veya hizmeti alan kişi tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Sonrasında ise kendi vereceği KDV 1 beyannamesi ile indirim konusu yapılamayabilir!
İşte sorun burada ortaya çıkıyor. Eğer fatura geçmiş döneme ait bir fatura ise, dönemsellik kavramı ile KDV matrahı ‘’Kanunen Kabul Edilmeyen Gider’’ olacaktır. Burada sorumlu sıfatıyla indirmiş olduğunuz KDV’nin ise Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/d maddesi kapsamında, kazanç tespit edilirken indirimi kabul edilmeyen gider olduğu ve ödenen Katma Değer Vergisi’nin ise hesaplanan Katma Değer Vergisi’nden indirilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
Buna göre de; gider olarak indirimi kabul edilmeyen matrahın KDV’si de indirim konusu yapılamayacaktır.
Bu konuyla ilgili olarak bir başka önemli nokta da; KDV Kanunu’nun 29/3 maddesinde “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir” hükmü ve KDV Uygulama Genel Tebliğ’ nin “C. Mükellef ve Vergi Sorumlusu” bölümünde “Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır.
Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense bile yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir” denerek, beyanların zamanda yapılmasının gerekliliğine vurgu yapan açıklamadır. Bu açıklamaya göre sorumlu sıfatıyla beyanların ilgili dönem içerisinde yapılması gerekmekte olup indirim hakkından vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak kaydı ile defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde yararlanılabilir.
Konu ile ilgili olarak verilen bir muktezada indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, diğer taraftan, KDV Kanunu’nun 9’uncu maddesi gereğince sorumlu sıfatıyla beyan edilen/ödenen KDV’nin, 2 No.lu katma değer vergisi beyannamelerine dayanılarak indirim konusu yapılmasının mümkün olacağı; fakat 2007 yılına ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla tarh edilen, 2010 yılında da ödenen KDV’nin KDV Kanunu’nun 29/3’üncü maddesi uyarınca, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilmesinin mümkün olmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Sonuç olarak; yurt dışından gelen faturaların ilgili yıl içinde gelmesine dikkat edilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca yine, Uygulama Tebliği’nde yapılan açıklamada da görüleceği üzere; sorumlu sıfatıyla beyan edilecek olan KDV’nin de ilgili dönemde beyan edilmesi vergi cezası ile karşılaşmamak için önemli bir noktadır. Vergi cezaları ile karşılaşmamak için “Nasılsa yurt dışı fatura KDV’sini sorumlu sıfatıyla ödedim, buna göre de KDV 1 beyannamemle indirim konusu yapabilirim” demeden önce mali müşavirlere danışılmasını öneririz.


Kaynak:Berkan Tolun