Eş, dost vergisi


BÖYLE bir verginin adını, belki de ilk kez duyuyorsunuz. Gerçi, tam adı "Eş-dost vergisi" değil ama pratikte eş ve dostu olan avukatların ve doktorların cebinden ödeyecekleri bir vergi...

"Ne zaman çıktı?" diye merak edenlere açıklayalım, yıllardır uygulanıyor.

Avukatlara ve doktorlara; arkadaşları, komşuları, eşi, çocuğu, amcası, dayısı, kardeşi kısaca bütün sülalesi nedeniyle vergi var. İşin ilginç yanı doktor ve avukatların bir kısmı, böyle bir vergiyi bilmiyor da olabilirler.

Şimdi, bu yazıyı okuyunca öğrenecekler ama öderler mi ödemezler mi onu bilemem.

İLGİNÇ BİR VERGİ

Avukatlık yapan biri, çok yakın bir arkadaşı ya da bitişik komşusunun hukuki bir sorunu olsa, ondan para alır mı? Peki amcası, dayısının oğlu, kayınbiraderi, kendi karısı ve çocuğu, annesi ve babası ya da kardeşinin hukuki bir sorunu olduğunda, dilekçe yazsa ve davasına girse, onlardan para alır mı? "Ne parasıymış, hiç öyle şey olur mu?" demeyin, yasalara göre alması ya da almış gibi cebinden KDV ödemesi gerekiyor!.. Benzer durum doktorlar için de geçerli.

Bir doktor, annesi, babası, kardeşi, çocuğu, diğer akrabaları ya da yakın arkadaşlarının sağlık sorunlarıyla ilgilenip, muayene ya da ameliyat ederse, para almasa bile, almış gibi cebinden KDV ödemesi gerekiyor.

Belli ki kafanız karıştı. Özellikle anne olayı çok hassas. Ancak siz yine de, "Olur mu böyle şey. İnsan hiç kendisini doğurup büyüten annesinden doktorluk ya da avukatlık ücreti alır mı?" diye sormayın.

Bunu biz demiyoruz, KDV Kanunu diyor. Beşinci maddesinde, bu yönde bir hüküm var.

KANUN NE DİYOR?

KDV Kanunu?nun "Hizmet Sayılan Haller" başlıklı beşinci maddesine göre;

"Vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır." Aynı kanunun, "Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi" başlıklı 10. maddesine göre de "Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması" anında, KDV yönünden "vergiyi doğuran olay" meydana gelmektedir.

İşte bu maddelere göre, avukat ve doktorlar eşe, dosta para almadan yaptıkları hizmetler için, sanki para almış gibi, asgari tarife üzerinden KDV hesaplayıp, serbest meslek makbuzu düzenleyecekler.

Hemen belirtelim, bu uygulama avukat ve doktorlar dışında, bedava hizmet yapan, diğer meslek grupları ya da işkolları için de geçerli.

Yasa maddesi, para almadan verilen malları da kapsıyor. Örneğin bir konfeksiyoncu; karısı, çocuğu, annesi, babası ya da yakın arkadaşına, para almadan elbise, ayakkabı vs. verirse, almış gibi fatura ya da fiş kesecek. Hem KDV?sini hem de gelir ya da kurumlar vergisini ödeyecek.

BİR ÇELİŞKİ

Bir avukatın ya da doktorun bir evi olsa ve bu evi anne ve babasına, oğluna, kızına ya da kardeşine bedelsiz olarak kiralarsa, bundan dolayı kira geliri beyan etmesi gerekmiyor. Çünkü, Gelir Vergisi Kanunu?nun 73. maddesinde, kira gelirinin beyan edilmeyeceği açıkça yazılı.

Peki... Avukat, annesinin davasına para almadan girdiğinde, doktor tedavi ettiğinde, bundan dolayı vergi öderken, evini annesine bedelsiz kiraladığında, neden vergi ödemiyor?

Nedeni belli, kanun böyle de onun için...

Anladık da bu nasıl bir kanun?