Maliye'den çifte kavrulmuş vergi



Sigortacılar son yıllarda karlılıkta yüzde 1'lerin hesabını yapıyor. Sektör yıllardır teknik karlılıklarını artırabilmek için gider kalemlerinde tüm tasarruf yöntemlerini deniyor. Geçtiğimiz yıl sektörün teknik karı yaklaşık 237 milyon YTL'ydi. Bunun karşılığında sektörün sadece oto sigortalarındaki teknik zararı ise 250 milyon YTL. Yani sektör oto sigortalarından zarar etmese sağladığı kar da 487 milyon YTL'ye ulaşacaktı. Sigorta sektörünün bana göre en büyük şansızlığı finans sektörü içinde adının geçmesi nedeniyle bankalar gibi 'para basıyor' şeklindeki yanlış algı.

Uygulama başarılı

1 Nisan'dan itibaren maddi hasarlı kazalarda kolluk kuvvetlerinin çağırılması uygulaması ortadan kalkmış oldu. Kaza Tespit Tutanağı ile sürücüler kendi aralarında anlaştıkları takdirde polis çağırmaya da son verilmiş oldu. Uygulama gayet başarılı oldu denebilir. Bir iki münferit olaylar dışında vatandaşın uygulamaya alıştığını söyleyebilirim. İlk 15-20 gün içerisinde yüzde 50'lik bir karşılıklı anlaşma oranı bence mükemmel bir sonuç. Burada kolluk kuvvetlerinin esnek ve iyi niyetli yaklaşımlarını da takdir etmemek mümkün değil. Zamanla uygulamanın daha da başarılı olacağı kesin. Bu arada toplumumuzun her olaydan çıkardığı zeka örneklerine bu uygulama ile yenisi eklendi. Yani, Kaza Tespit Tutanağı yeni iş alanları yarattı da diyebiliriz. Çünkü otoyol kenarlarında bu tutanakları satan kişiler ve arzuhalciler ortaya çıkmaya başladı. Diğer taraftan sigorta şirketlerinin motorlu elemanları olay yerine ulaşıp sigortalısına yardım etmesi de iyi düşünülmüş süper bir uygulama.

Uygulamada buraya kadar bir sorun yok. Sigortacılar şimdi şunu tartışmaya başladı; "Kolluk kuvvetleri eğer trafik kazalarına müdahale etmeyecekse o zaman sigortalıdan kesilen yüzde 5'lik bir parayı niçin Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu'na aktarıyoruz?"

17.10.1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91'inci maddesine üçüncü fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenerek sigorta prim tutarları üzerinden yüzde 5'lik bir miktarın Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu'na aktarılması hüküm altına alınmıştı.

Ancak, 2918 sayılı kanunun 129 maddesi ile ihdas edilen Trafik Hizmetlerine Geliştirme Fonu 4629 sayılı "Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun" ile kaldırılmıştır. 4629 sayılı kanunla 2918 sayılı kanunun 91'inci maddesinin üçüncü fıkrası ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Sigortacılar 76 milyon YTL'yi geri istiyor

14/7/2004-5217/12 md.) Sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta priminin yüzde 5'i oranındaki tutar, sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ayı takip eden ayın en geç 20'sine kadar İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir" deniyor. Yani bir süre önce Trafik Hizmetlerine Geliştirme Fonu'na yatırılan para şimdi bütçe açıklarında kullanılmak üzere Hazine'ye aktarılıyor. Bu rakam 76 milyon YTL civarında. Sigortacıların tümünün yıllık teknik karının üçte biri neredeyse. Para, büyük para. Hazır Kaza Tespit Tutanağı ile sigorta sektörünün polislerle göbek bağı kesilmişken bu kesintinin de kaldırılması gerekmez mi ?

Bu arada poliçelerden ayrıca yüzde 5 oranında da BSMV kesintisi yapıldığını hatırlatmam gerekir. Trafik poliçelerinden ayrıca, güvence hesabına katkı payı olarak sigortalıya yüzde 2 yansıtılıyor. Şirketlerin payı ise yüzde 1. Kısacası devlet sigortacılardan yüzde 5'lik BSMV ile toplam yüzde 10'luk bir oranı vergi olarak kesiyor. Trafik polislerine sigortacıların yüklediği yük de azalmışken neden bu kesinti kaldırılmıyor. Hem tüketici, hem de sigorta şirketleri rahatlar. Bunun bileşik rasyolara etkisi mükemmel olur. Ya da bunun küçük bir kısmı alınmaya devam eder ve o da sektör tanıtımı için kampanyalarda kullanılır.

Can KANTAR / SEKTÖRÜN İÇİNDEN
Dünya / 23.04.2008


;D