kamu işçi maaş

Konu: 30 Ağustos

  1. #1
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos


    [size=9px](83 yıl ile ilgili bir resim bulamadım şu an)[/size]

    GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL HİLMİ ÖZKÖK'ÜN


    30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLAMA MESAJI


    ( 30 Ağustos 2005 )



    Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli mensupları,


    Ebedi Başkomutanımız Yüce Atatürk’ün önderliğinde kazandığımız Büyük Zafer’in 83 ncü yıl dönümünü coşkuyla kutlamanın heyecanı içindeyiz. Bu Büyük Zafer Yüce Türk ulusuna ve onun kahraman ordusuna kutlu olsun.


    Türk tarihinin en görkemli zaferlerinden birisi olarak kabul edilen 30 Ağustos Zaferi; “bağımsızlık” hedefine kilitlenmiş bir ulusun, yokluk içinde olmasına rağmen, azim ve kararlılıkla, karşısındaki büyük gücü eriterek askeri açıdan ulaştığı son noktayı ifade etmektedir. Muharebe meydanında bir destan yaratarak tüm dünyanın gözlerini kamaştıran Türk ordusu, bu zaferle tarihte yeni bir sayfa açarak Türk Kurtuluş Savaşının öyküsünü unutulmayacak eserler arasına sokmuştur. Öyle ki bu zaferin etkileri, bölgesel sınırları aşarak, giderek küresel bir nitelik kazanmış; Türk Kurtuluş Savaşının öyküsü başka ulusların yönetimi altında ezilen diğer ulusların fertleri arasında da elden ele, dilden dile dolaşarak, bağımsızlık mücadeleleri için bir esin kaynağı oluşturmuştur.


    Zedelenen ulusal onur bu zaferle tekrar onarılmış ve Türk ulusunun çağdaşlaşma yolunu aydınlatan ve Ulusu modern çağın gerektirdiği siyasî, hukukî, ekonomik ve sosyal alandaki reformlarla buluşturan Türk Devriminin meşalesi yakılmıştır. Yeniden doğuşla birlikte ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’yle de ülkemizi çağdaş ülkeler arasına sokacak en önemli kritik eşik aşılmıştır.


    Büyük Zaferin kazanılmasından bu yana geçen 83 yıllık süre içerisinde, ulus olarak çok zor ve çalkantılarla dolu bir süreçten geçtiğimizi görüyoruz. Bu süreçte, bizi ilerlemekte olduğumuz yoldan çıkarabilecek çok sayıda engelle karşılaştık. Zaman zaman özgüvenimizi yitirmek üzere olduğumuz noktalara yaklaştık. Ancak her defasında da ulus olarak bu engelleri başarıyla aşarak, Büyük Atatürk’ün gösterdiği istikamette kalmayı başarabildik.


    Bugün de ülkemiz, içinde bulunduğu zor coğrafyada çeşitli iç ve dış problemlerin derinden etkilediği zor bir süreçten geçmektedir. Ancak, bu durum hiçbirimize karmaşık ve çözümsüz görünmemelidir. Karşı karşıya kaldığımız problemleri içinden çıkılmaz ve çözümsüz olarak görenlere 83 yıl öncesini bir kez daha okumalarını, o günkü hal ve şartlarla günümüzdekileri karşılaştırmalarını ve ulaşılan başarının itici gücünü keşfetmelerini öneririm. Bu onlara özgüven ve cesaret verecektir. Bugün bizi bekleyen en büyük tehlikelerden biri de, içeriden ve dışarıdan maksatlı olarak yapılan menfi psikolojik harekat uygulamalarının toplumu yozlaştırıcı, ayrıştırıcı ve ümitsizleştirici sonuçlarıdır. Unutmayalım ki, benzer uygulamalar 83 yıl önce de vardı ve hedef yine ulusa güç veren temel değerlerdi. Ancak, 83 yıl önceki kadro, ülkü birliğini sağlayıp, farklılıkları bir yana koyarak mükemmel bir ekip çalışması sergileyerek ve doğru hedefe kilitlenerek bu psikolojik saldırıları tümüyle etkisiz kılmıştı. O kadro, o günlerde karşılaşılan sorunlar için soğukkanlı, akılcı ve her ihtimali inceden inceye düşünerek çözümler üretmişti ve özellikle halkı o günkü kısıtlı haberleşme ortamına rağmen, sürekli bilgilendirerek, çözümleri halkla birlikte uygulamıştı. Bu bağlamda, Atatürk’ün şu sözlerini çok önemsiyorum ve bu sözlerin gelecek nesillere de ışık tutmasını diliyorum;


    “Bir milletin ki siyasi terbiyesinde, sosyal terbiyesinde, vatan sevgisinde noksan vardır, öyle bir millet, egemenliğini lüzumu derecede kuvvetle elinde tutamaz.”


    Bu bağlamda, küreselleşmenin olumsuz etkilerinin, toplumun geleceklerine olan güvenini sarsıcı sonuçlar doğurduğu günümüzde, toplumsal güveni artıracak ve istikrarı kalıcı hale getirecek çözümün, Anayasa’nın “değiştirilemeyecek hükümleri” olarak sayılan maddelerine sıkı sıkıya bağlılıktan geçtiğine inanmaktayız. Biz bu niteliklerde oluşabilecek en küçük bir aşınmayı, dışı sağlam görünen bir meyvenin için için çürümesine benzetiyoruz. Unutmayınız ki, içte çürüme başlayınca durdurmak çok zordur. Bu anlamda, toplumu düşünsel anlamda sürekli diri kılacak, zor anlarımızda kendi gücümüzün farkına varmamızı sağlayacak ve özgüvenimizi yüksek tutacak Atatürkçü Düşünce Sisteminin de önemini vurgulamak isterim. Çünkü bu düşünce sistemi kendi içinde sürekli bir dinamizm içermektedir. Bunun anlamı, kendi içine kapanmadan gelişmeleri sürekli izlemek, değerlendirmek ve bunları akıl süzgecinden geçirmek, gelişime ve değişime ayak uydurmaktır. Bu anlayış, dogmalardan uzak bilimsel bir yaklaşımı ifade etmektedir. Bu özelliğiyle Atatürkçü Düşünce Sistemi, genç nesiller için gelecekte de rehber olmaya devam edecektir.


    Diğer taraftan, içinde bulunduğumuz süreçte, ulus olarak sahip olduğumuz avantajları iyi kullanarak yakaladığımız dinamizmi ve özgüveni devam ettirmek büyük önem taşımaktadır. Artık kendimizi olduğumuzdan aşağıda görme alışkanlığımızı terk etmeliyiz. Bu bağlamda, ulusu sürekli dinamik tutan, geri kalmışlıktan kurtaran ve bölgesinde çok farklı bir konuma taşıyan ana itici güç, Büyük Atatürk tarafından ulusa verilen “Çağdaş Medeniyetler Seviyesine Ulaşma” vizyonudur. Atatürk bu vizyonu, ulusa bilinçli olarak vermiştir. Atatürk, geri kalmışlığın, maddi ve manevi çöküntünün içinden çekip çıkardığı ulus için geriye dönüşü olmayacak yegane istikametin “çağdaş medeniyet” olduğunu düşünmüştür. Bu vizyon sayesindedir ki Türk ulusu, karanlık cereyanların etkisinden sıyrılarak bugünlere ulaşabilmiştir. Bugünkü AB’ne üyelik hedefimiz de esasen bu vizyonun bir aşamasıdır. AB Üyeliğini, Ulu Önder ATATÜRK’ün bizlere vermiş olduğu “Türkiye’yi çağdaş uygarlığın ilerisine taşıma hedefi” için önemli bir araç olarak görmekteyiz.


    Büyük Zaferin 83 ncü yıldönümünü kutladığımız bu mutlu günde tekrar vurgulamak isterim ki, Türk Silahlı Kuvvetleri gelecekte de; çağın şartlarından ve yaşamakta olduğumuz değişimden kaynaklanacak reformları zamanında yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine yürekten bağlılığı, özgün disiplini, köklü gelenekleri, pragmatik, itidalli, kararlı yaklaşımı, güçlü temsili ve modern yapısı ile bir taraftan ülkemizdeki huzur ve istikrarın sürdürülmesine; diğer taraftan da bölgesel üstünlüğümüzün idamesine ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ulusal menfaatlerimizin korunmasına katkılarda bulunmaya devam edecektir.


    Bu duygu ve düşüncelerle; bütün bu başarının mimarı, ulusumuzun ebedi önderi, Büyük Komutan Atatürk başta olmak üzere, bu eşsiz zaferin elde edilmesinde emeği geçen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarını, yüce milletimizin isimsiz kahramanlarını, vatanı ve ulusu uğruna seve seve canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anarken, kahraman gazilerimize ve emekli personelimize saygılarımı sunar, komuta etmekten gurur duyduğum Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli mensuplarının Zafer Bayramını yürekten kutlarım.


  2. #2
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos

    (...)

    Solda, ilerdeydi Ali Onbaşı.

    Kan içindeydi yüzü gözü.

    Bir süvari takımı geçti yanından dörtnala.

    (...)

    Ali Onbaşı bir şimşek hızıyla düşündü

    ve şu türküyü duydu :

    Dört nala gelip Uzak Asya?dan

    Akdeniz?e bir kısrak başı gibi uzanan

    bu memleket bizim.

    Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

    ve ipek bir halıya benziyen toprak,

    bu cehennem, bu cennet bizim.

    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

    yok edin insanın insana kulluğunu,

    bu dávet bizim...

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

    ve bir orman gibi kardeşçesine,

    bu hasret bizim...

    Nazım Hikmet

    (Kuvayı Milliye Destanı?ndan)

  3. #3
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos


  4. #4
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos



    Kod:
    Yönetmen
    Ziya Öztan 
    Senaryo
    Turgut Özakman 
    Görüntü Yönetmeni
    Colin Mounier 
    Müzik
    Muammer Sun 
    Yapım
    1998, Türkiye , 120 dk. 
    Oyuncular
    Rutkay Aziz , Savaş Dinçel , Hülya Aksular , Yeşim Alıç 
    
     
    Savaş sonrasında Türkiye Cumhuriyeti`ni kurmaya çalışan Kuvva-i Milliye`cilerin mücadeleleri anlatılıyor.
    eğer bu akşam trt gösterirse muhakkak izleyin

  5. #5
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos


    Kurtuluş (6 Bölüm)

    Yapımcısından yönetmenine, oyuncusundan figürasyonuna titizlikle hazırlanmış muhteşem ve dev bir yapım...

    Ulusal Kurtuluş Savaşımızın destanı...
    Kahramanlıkları, sevgileri ve acılarıyla bir ulusun, haklı ve onurlu direnişi.

    1. CD "Şu Çılgın Türkler"
    2. CD "İki Ateş Arasında"
    3. CD "Diriliş"
    4. CD "Kan Seli"
    5. CD "Sonun Başlangıcı"
    6. CD "Kurtuluş"

    Cumhuriyet (Hediyedir)

    Cumhuriyet filmi yakın tarihimizin en önemli yıllarını anlatır: 1922-1933.

    Lozan Konferansı, Vahdettin'in kaçışı, işgalcilerin İstanbul'u boşaltmaları, Cumhuriyet'in ilanı, halifeliğin kaldırılması, Terakkiperver Parti'nin kapatılması, şapka devrimi, tekkelerin kapatılması, Şeyh Sait isyanı, İzmir suikasti, Menemen olayı, yazı devrimi, millet mekteplerinin açılması, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, Atatürk'ün çok partili hayata geçişi bir daha denemesi, Serbest Fırka'nın kurulması.

    Film siyasi olayların yanında Mustafa Kemal Paşa'nın bu güne kadar hiç görüntülenmemiş olan özel yaşamını anlatır. Annesinin ölümü, Latife Hanım ile evlenmesi, kavgaları, ayrılması, Fikriye Hanım'ın intiharı, manevi çocukları ile ilişkileri ilk kez bu filmde ekranınıza yansıyacaktır. (kapak yazısı)

    'Cumhuriyet', bu dönemi tabu olmaktan çıkarıyor ve insani boyutlarıyla ele alıyor. -Radikal-

    "Cumhuriyet Filmi türlü oyunlara, dayatmalara, karanlık faaliyetlere, isyanlara, cinayetlere, suikastlara rağmen gerçek kurtuluşun, çağdaşlaşmanın ve ulusallaşmanın savaş kadar heyecan verici hikayesidir. -Turgut Özakman- (Senarist)


    Açıklama:
    Yönetmen: Ziya Öztan
    Senaryo: Turgut Özakman
    Oyuncular: Taner Barlas, Kutay Köktürk, Müşfik Kenter, Yaman Tarcan, Uğur Polat, Alev Sezer, Mehmet Aslantuğ, Nurettin Şen, Hikmet Karagöz, Altan Erkekli, Mehtap Anıl, Yaşar Cemil Akın, Levent Ülgen, Koray Ergun, Münir Akça, Aslı Seçkin, Kenan Bal, Yüksel Arıcı
    Müzik: Muammer Sun
    Görüntü Yönetmeni: Colin Mounier
    Yapımcı: Ümit Elverici
    Orijinal Dili: Türkçe


    destek olalım ki devamları gelsin, yaşam salt mevzuat değil

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Ağustos.2005
    Mesajlar
    3

    Hepinizin Zafer Bayramı Kutlu Olsun!

    Hint Müslümanlarının Bengal Kemsinden(bugünkü BANGLADEŞ) ünlü şairi NAZRUL İSLAM ın MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ‘ün hürriyet simgesi oluşunu anlatan şiiri:

    (1921)





    KEMAL PAŞA





    Hamiyetli annenin cesur evladı.

    Kemal’in erkek sesi kükremektedir.

    Kan içen ifritlerin korkak feryadı.

    Karanlık denizlerde titremektedir.



    Harikalar yarattın sen Kemal kardeş,

    Harikalar yarattın mucizeye eş.



    Kılıncınla mübarek ol Kemal paşa

    Cehenneme gönderin düşmanı, yaşa!

    Kükre! kuvvet ve bize kutsal hıncından

    Söyle! Korkmayan var mı Türk kılıncından.



    Kudretli Kemal’lere muhtacız biz de,

    Şahlanan bayrak oldun sen içimizde.

    Zayıfların sesine kim önem verir,

    Kana susayan düşman güçle devrilir.



    Bu mavi uçlu süngü deşmeye hazır,

    Düşmandan hıncımızı Kemal almıştır.



    Çok yaşa sen Bozkurdum! Yaşa kahraman!

    Ayağının altında zalime aman

    Verme! Ez! Acıma, ez! ah, hain düşman!

    Bak! güneş bile kızıl doğar ufuktan.



    Mehmetçiğe leke ha! Haris köpekler!

    Kalleşçe saldırdınız hür bir vatana

    Ama bu toprakları Bozkurtlar bekler

    Cehennemlerin dibi az bile sana.



    Hür ruhlu insanlara,hür bir ülkeye,

    Zehirli yılan gibi sokuldun.



    Baş verir; hürriyeti vermez Türkiye,

    İşte kardeş Kemal’den belanı buldun



    Felek bile çevirdi yüzünü sizden,

    Tuzağına düştünüz kahramanların.

    Ne ahmakça saldırış! gücünüz yokken,

    Dizginini tutmağa Türk atların.



    Gökyüzünü kaplayan iki bulut var,

    Biri karanlık mavi, Biri kırmızı.



    Kanınızdan bulaşmış göğe karalar,

    Kin ve nefret bürümüş damarlarınızı.

    Leş akbabalarının kanı mavi su

    Vahşi hayvan sürüsü,vahşet ordusu:



    Ölümü kucaklayan,toprağı öpen,

    Genç kahraman askerler şehit olurken

    Arkadan vurularak kalleşcesine

    Gökler kapandı Allah! Allah! Sesine



    Onlar şehit oldular …ya siz korkaklar!!

    Sırtınızda Tanrının kılıcı şaklar.

    Şahlanmış süngüsü Türk Mehmetçiğin

    Savaş meydanlarından tez kaçın gidin..



    Cesur insan kanını bilirmisiniz?

    Bakın nekadar sıcak ,kırmızı ,taze..

    Bu cesur topraklarda neydi işiniz?

    Bu dağların tek taşı çok gelir size..



    Cezanızı verdiye , kardeş Kemal

    Burada hürriyet vardı ,burada istiklal

    Bizde haykırıyoruz hürriyet diye,

    Ya herkese hürriyet,yada hiç kimseye..



    Bak kızlar sesleniyor pencerelerden

    -“sen kimsin ey kahraman ,hangi zaferden?”

    bu kadar gösterişli kim olabilir?

    Bu heybetli kahraman KEMAL’imizdir..



    Bizlere bayram bugün ,evler süslensin

    Evin en güzel süsü KEMAL’İM SENSİN..

    Harikalar yarattın mucizene eş,

    Mucizeler yarattın sen KEMAL KARDEŞ….

    Sömürge olmayacağımızı, köleleştirilemeyeceğimizi kanıtladığımız Kurtuluş Savaşımızın tüm mazlum (ezilen,sömürülen) ülkelere ve halklara örnek olmasını istemişti Atatürk. O yüzden Bagladeşli Nazrul İslam'ın şiirini göndermek istedim.

    Şiirin aslı ve giriş kısmındaki not, Yahoo Mailing Groups'tan Milliyetçiinsiyatif grubunun Muhammet Ali adlı üyesi tarafından adı geçen gruba postalanmıştır.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    470

    30 Ağustos

    30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.
    Keser döner sap döner, gün olur hesap döner. Bir gün hesabın döneceğini unutmayalım.

  8. #8
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    30 Ağustos


    Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

    Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.


    Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.


    Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.


    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.


    Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.


    Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.


    Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.


    Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.


    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.


    Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

    Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

    Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

    Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

    Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

    Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

    Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

    İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

    Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

    Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

    Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.

    Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.

    Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

    Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

    Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.

    Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.

    Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    788

    30 Ağustos

    GENÇLİĞE HİTABE

    Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
    20 Ekim 1927
    Dinçer KUM<br />Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    288

    30 Ağustos

    sayın forumdaşlarım yapmış olduğunuz bu çalışmalar için çok teşekkür ederim. kurtuluş şavaşımızı gençlere ve çocuklara geniş olarak anlatmalıyız ki bu günlerde yabancı hayranlığı ve yabancı marka bağlılığı fazlasıyla olduğu zamanda lozan görüşmelerinde ismet İNÖNÜ' ye bir başbakanın dediği acaba oluyormu diye düşünüyorum.ki demiş olduğu söz ileride vermiş olduğumuz kazanımları daha sonra sizden fazlasıyla alacağız demişti.30 ağustos zafer bayramı herkese kutlu olsun.ne mutlu türküm diyene
    İYİ ÇALIŞMALAR KOLAY GELSİN SAYGILARIMLA

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. 30 Ağustos Çalışması
    Konu Sahibi Day-Dream Forum İş Kanunu Mevzuatı
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 01.Eylül.2015, 14:13
  2. Ağustos Ayı Puantajı Hk.
    Konu Sahibi denizs Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 04.Eylül.2012, 09:18
  3. Bugün 17 Ağustos
    Konu Sahibi NUR ARSLAN Forum Konu Dışı
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 17.Ağustos.2010, 15:05
  4. 30 ağustos
    Konu Sahibi kavazlı Forum İş Kanunu Mevzuatı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 08.Eylül.2008, 11:59
  5. 30 ağustos
    Konu Sahibi özge Forum İş Kanunu Mevzuatı
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 29.Ağustos.2005, 15:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36