Yeni ekonominin değiştirdiği kurallardan birisi de 'dokuzdan beşe, Pazartesi'den Cuma'ya' klasik çalışma takvimi. Bilgi yönetimi önem kazandıkça, altın yakalı çalışanların güçleri ve seçenekleri de arttı. Artık, firmalar entelektüel sermayelerini ellerinde tutmak için daha esnek olmak zorundalar. Türkiye'de de şirketlerin 'esneklik katsayıları'nın arttığını gösteren sevimli uygulamalara tanık olmaya başladık: Serbest kıyafet uygulamaları, şirkette film gösterimleri, çalışanlardan oluşan koro veya tiyatro grupları, toplu Boğaz gezileri, piknikler, kokteyller, ve daha neler neler… Neredeyse kendinizi sanki şirkette değil de üniversite kampüsünde hissedeceksiniz. Hedef aynı: Daha az stres yaşayan, devamsızlığı azalan, daha mutlu, daha sadık, daha verimli çalışanlar.

Özgürlüğümü istiyorum!

Çalışanların iş ve yaşam dengesini kurmalarında da önemli rol oynayan bu uygulamalardan bir gruba 'alternatif çalışma programları' adı veriliyor.

Esnek Çalışma Saatleri (flextime): Bu yöntem kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle firmalar tarafından tercih ediliyor. Çalışanlar eşit sayıda saatte çalışmak koşuluyla gün içinde istedikleri saatleri tercih edebiliyorlar. Çok sayıda firma 10'dan 15'e gibi ana saatlerde çalışanın firmada olmasını zorunlu kılıyor ancak geliş ve gidiş saatlerini esnek bırakıyor. Bazı firmalar da gün ortasında esnek bir bant uygulaması ile çift vardiya oluşturuyorlar. Andersen'da da yaz saatleri uygulaması ile çalışanlar yaz aylarında saat 16'da işten çıkabiliyorlar.

Evden Çalışma (Telecommuting): İletişim için teknolojik imkanları kullanarak düzenli bir şekilde evden çalışma yöntemi giderek artıyor. Özellikle kendi kendine motive olmuş ve işleri sık yüz yüze etkileşim gerektirmeyen profesyonellerin çok sayıda olduğu genç bilişim şirketlerinde daha çok kullanılıyor. Ulaşıma giden masraf ve zamanın tasarruf edilmesinin yanısıra, evden çalışma ile bölünmeler yaşanmadığı için verimlilik artışı da sağlanıyor.

Sıkıştırılmış İş Günleri: Daha az sayıda işe gelip daha uzun saatler boyunca çalışma yöntemi. Örneğin, günde 12'şer saatten haftada 3 ya da 4 gün işe gelme gibi.. Özellikle talebin ve iş yoğunluğunun fazla olduğu günlerde kişinin uzun süre çalışması firma için daha iyi olabiliyor.

Yarı Zamanlı İş (Part-time work): Tam zamanlı iş takviminin yarısı kadar işe gelmesi sonucu çalışana daha az ücret ödenmesini kapsar. Özellikle bebeği olan kadınlar için bu seçenek çok çekici. Yarı zamanlı çalışanlar zaman yönetiminde daha etkili davrandıklarından daha verimli olabiliyorlar. Ancak bu çalışanların profesyonel yaşamlarında yükselme olanakları da büyük ölçüde sınırlanabiliyor.

İş Paylaşımı (Job Sharing): Bu uygulamada iki çalışan, tam zamanlı çalışan bir kişinin sorumluluklarını beraber yerine getirir, eşit yarı maaşla yetinirler. Özellikle aynı çalışma stillerini ve benzer kişilik özelliklerini paylaşan çalışanlar tarafından bu yöntem daha elverişli olarak kullanılabilir. Uygulama sırasında iki çalışanın birbiriyle sıkı bir iletişim içinde olmaları şarttır. Bunun için de iki çalışanın e-posta kullanmaları, aynı masa ve telefonu kullanmaları, birbirlerinin dokümanlarına erişebilmeleri, ve en az haftada bir ikisinin de işyerine gelmesi gerekmektedir.

Dünyadan 'En İyi Uygulamalar'

Wall Street devi Merril Lynch evden çalışıyor: Çalışanların pijamalarıyla evlerinde istedikleri rahatlıkta çalıştıklarını hayal ediyorsanız yanılıyorsunuz. Aksine, evden çalışacak kişi önce sıkı bir evden çalışma eğitiminden geçiyor. Ardından bu kişi evde hangi saatler arasında çalışacağını, nasıl organize olacağını, çalışacağı ofisin dizaynını, kullanacağı araçları, ve nihayet dakikasıyla vaktini nasıl geçirdiğini rapor edip onaylatıyor.
Boeing ilk kez 'işveren sponsorluğunda değer planı' adı verilen uygulamayı başlattı. Bu uygulama ile çalışanlarına sürpriz olarak her marka yiyecek, spor eşyası, elektronik araçlar, hatta otomobil armağan etti. Bu ürünlerin renk, yazı, ve logoları şirketin markasını taşıyordu. Böylece çalışanlar bu ürünlerin kendilerine Boeing tarafından verildiğini anlıyorlardı.
Tokyo'da Toppan Basım Şirketi Japonlarda fazla çalışma, aşırı iş stresi, tükenmişlik (burnout) sendromu yüzünden artan intiharlarını (hatta bunun özel sözcüğü de var: karoshi) farkederek şirket içinde çalışacak bir psikolojik danışman işe aldı ve çalışanların onunla randevularını ücretsiz yaptı.
Yazılım sektörünün önde gelenlerinden SAS çalışanlarının sağlık hizmetlerini almak için yılda toplam 1.5 milyon dolar harcadıklarını hesap ederek çalışanlara özel bir klinik açtı. Yeni uygulamayla şirketin çalışanların sağlık sigortası için ödediği bu miktardan 500 bin dolar tasarruf edildi.