kamu işçi maaş

Konu: Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    653

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Not: Sayın Forum Üyeleri Lütfen Din, Dil, Irk, Siyaset vb. Konularda Başkalarını Küçük Düşürecek Fıkralar Yazmayınız. Aksi Takdirde Mesajınız Yönetim Tarafından Silinecektir. (ADMIN)
    ------

    merhaba arkadaşlar

    öncelikle sevgili heerdem başlıgına kesinlikle rakip değilim ...
    benim için şiirin yerini hiç bişey tutmaz

    arkadaşlar bu başlıgı meslegin vermiş oldugu stresi biraz olsun bastırmak için yazdım ..bu yogun tempodan biraz olsun uzaklaştıracak kahkahası bol yazılarınızı bekliyorum bekliyorum...

    ]Ve Bill Gates ilginç benzetmesi;


    Bill Gates Microsoftsun bir seminerinde bilgisayar sektöründeki gelişmenin hızını anlatmak için şöyle bir benzetme yapmış. "Eğer Volkswagen firması son 25 yıl içinde bilgisayar sektörü kadar hızlı gelişmiş olsaydı bugün 500 dolara alacağımız arabalara 25 dolarlık benzin koyup dünya turu atmamız mümkün olacaktı"

    Birkaç gün sonra VW firmasının bir basın açıklaması yayınlanmış."Eğer otomotiv sektörü Bill Gates in işletim sistemi gibi gelişmiş olsaydı, her alacağımız arabada tek koltuk olacak, diğer koltuklar için ekstra lisans parası ödemek zorunda kalacaktık; arabamız sadece bizim ürettiğimiz benzinle çalışacak; gösterge tablosundaki tüm ikaz ve uyarı ışıkları yerine üzerinde ARABANIZ GEÇERSİZ BİR İŞLEM YÜRÜTTÜ VE KAPATILACAKTIR yazan tek bir lamba olacaktı. Ayrıca her kazadan sonra arabanın hava yastıkları açılmadan önce bir düğmenin üzerinde HAVA YASTIKLARI AÇILACAK EMİN MİSİNİZ diyen bir ışık yanacaktı"


    [/b]

    İnanıyorsanız Mutlaka Üstünsünüzdür....

  2. #2
    mevlutozarslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mevlutozarslan Guest

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Harika Walla...
    :lol:

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    615

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Sayın Ayaşar


    estafurullah. keşke rakip olunsa da daha güzel daha hoş şeyler ortaya çıksa.

    esasen şiirde tek yarış vardır.

    ben mi sana sevgimi daha iyi

    daha zarif ifade edecem yoksa sen mi-dir

    tabii bence

    bu arada ben şiir konusunda bir hizmet yapabilmişşem ne mutlu bana

    esasen bu hizmeti 40 kusur mesaj yazarak konuyu devam ettiren şiir dostları yapmıştır.

    keşke bir başkası da çıkıp Türk Sanat Müziklerinden dizeler sunsa

    "duydumki unutmuşşsun

    gözlerimin rengini"

    ya da bir başkası çıksa da "ah şu Türkler ve dostluk" konusu gibi hoş hikayeler yazsa... :wink:

    ben kardeşiniz acizane nerde bir güzellik nerde bir yardımlaşma varsa katkı da bulunmak isterim

    o yüzden içerik olarak biraz affımı rica edeceğim bir fıkra sunacağım.

    yok yok nam-ı kemal fıkrası değil


    Bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.

    Öğrenci: Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?

    Profesör: Evet tabi ki.Yoksa nasıl profesör olabilirdim?

    Öğrenci: İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.

    Prof: Anlaşıldı tamam. Sor bakalım.

    Öğrenci:Yasal olupta mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?

    Profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. Ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor.

    Daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor.

    Öğrenci hemen cevap veriyor:

    "Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil.

    Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil.

    Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal."


    değerli arkadaşlar bu fıkrayı özellikle seçtim.

    sebebini nasip olursa sonra belirtecem

    sevgiyle
    Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı ne olabilir...

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    653

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    sayın heerdem

    aman haa !!! n.kemalı bu işe karştırmayalım sakın
    karizmayı cizdirmeyelim sonra ..
    bu arada fıkran güzel teşekkürler ..
    İnanıyorsanız Mutlaka Üstünsünüzdür....

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    133

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    merhaba arkadaşlar,
    bu sabah mailime gelen çok hoş fıkra


    Moşe ile David, alı al moru mor hahamın odasına dalmışlar.

    Daha merhaba bile demeden konuya girmiş Moşe:

    - Haham Efendi, siyah, bir renk midir, değil midir?

    Haham biraz düşünmüş, karar verememiş. "Gelin benimle" demiş, yandaki odaya geçmişler. Haham iki meslektaşını daha çağırmış, oturup uzun uzun Tevrat'ı incelemişler, sonunda kararlarını tebliğ etmişler :

    - Evet, siyaha bir renktir diyebiliriz, çünkü siyah diğer renkleri
    içermeyen bir renktir.

    - Teşekkür ederim Haham Efendi, demiş Moşe, ama bitmedi, peki beyaz bir renk midir?

    Haydiii!

    Bu sefer şehrin ileri gelen hahamlarını da çağırmışlar, bir odaya
    kapanmışlar, saatlerce Tevrat'ı inceleyip tartıştıktan sonra, kararlarını açıklamışlar:

    - Evet, beyaz da bir renktir, ana renklerin birleşmesinden oluşan bir
    renktir!


    David'e dönmüş Moşe heyecanla:

    - Yaaa, gördün müüü! Sana sattığım o televizyon bal gibi de renkli!
    aygılarımla,
    <br />Soner TECİM

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    81

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    CESARET

    Bir gün havacıların karacıların ve
    denizcilerin en yüksek komutanları
    askerlerinin cesaretlerini birbirlerine
    ispatlamak için toplanmışlar.
    Karacıların komutanı bir asker çağırmış.
    Asker "emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
    Komutanı yere yatmasını
    İstemiş. Daha sonra da bir tanka askerin
    üzerinden geçmesi için emir
    vermiş.
    Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde
    beklemiş ve malumunuz
    ezilmiş.
    Komutan diğerlerine dönerek 'işte cesaret'
    demiş.
    Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
    yine 'emret komutanım'
    diyerek komutanının yanına gitmiş. Komutanı
    helikoptere binmesini
    emretmiş.
    Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha
    sonra komutanı askere aşağıya
    paraşütsüz atlamasını emretmiş.
    Asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere
    çakılmış ve can vermiş. Komutan
    da diğeri gibi dönerek 'işte Cesaret' demiş.
    Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan
    askerini çağırmış. Asker 'ne
    var lan' demiş.
    Komutan 'gel buraya' emrini vermiş.
    Asker ona 'hade len' demiş.
    Komutan diğer komutanlara dönerek 'işte
    cesaret' demiş.

    Hep sevgiyle ve gülerek kalın. :lol:

    Saygılar,

    SMMM
    Dilek KARACA
    ıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.
    <br /> Andre GİDE

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    615

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    önce kızdım

    :yumruk :yumruk :yumruk

    sonra okurken gayri ihtiyari güldüm

    :twisted: :twisted: :twisted:

    sonra tekrar

    atlat atlat atlat


    lütfen

    * Sorma digerleri neyse ama bu Turkler herseylerini bana emanet
    etmisler de
    ondan der..
    uanla

    saygıyla....
    Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı ne olabilir...

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    653

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Bob Fenster'in "Salaklığın Tarihi" kitabından örnekler
    *Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini
    kelepçeledi ve
    anahtarı bulamadı... Kendisini kurtarmak için çilingir
    çağırmak yerine
    polisi arayınca başı belaya girdi... Onu kelepçeden
    kurtaran polisler,
    ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince
    onu yeniden
    kelepçelediler...

    *Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya
    başladığında
    yüzlerce erkek satın aldı... Sonra da bu jiletlerin
    sakallarını
    kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar... Gillette
    yetkilileri,
    mutsuz müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin
    sarıldığı kağıdı
    çıkarmadıklarını fark ettiler...

    * Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini
    buldu ama sonra
    arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı...
    Çünkü "Nova",
    İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu...


    * 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız
    atlet Jules Noel'in
    disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı...
    Çünkü atisi izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla
    yüksek atlama
    yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...

    * 1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry
    Harrison, çok soğuk
    bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve
    başlama töreninde
    şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma
    sonucu zatürre
    oldu... Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan
    sonra öldü...



    * Meksika'daki bir sağlıklı yasam merkezinin sahibi,
    vasiyetine
    mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek
    istediğini ısrarla
    ekletmeye çalıştı.


    * 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon
    bilim adamları,
    büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir
    tepeyi yangın
    hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin
    çökmesi sonucu
    meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11
    izleyici hayatini
    kaybetti.



    * Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında
    yürüyebilmelerini
    sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat
    botlar o kadar
    ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler
    mayınlarla havaya
    uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından
    vuruluyorlardı.

    * 1985'de New Orleans'li cankurtaranlar o yıl şehrin
    havuzlarında
    kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti
    verdiler.
    Partide konuklardan biri boğuldu.



    * 1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri
    programı
    izlerken erkek yarim saat süren bir gülme krizi sonucu
    kalp krizi
    geçirerek öldü... Eşi, cenazeden sonra programın
    yapımcılarına bir
    mektup yazarak, kocasını hayatinin son dakikalarında
    bu kadar mutlu
    ettikleri için teşekkür etti.



    * 1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San
    Diego'lu bir kadın
    polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar
    nefesini tutacağını
    söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten
    ölünceye kadar
    nefesini tuttu.
    İnanıyorsanız Mutlaka Üstünsünüzdür....

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    81

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Türklere ne öğretilemez

    doğruluğunu bilmem ama hoş.

    "İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul'a Atatük'ü ziyarete geldiği zaman,
    Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce,
    -"Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur,
    onu bilen birisini, yahut bir aşçı bulunuz !...dedi.

    Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o
    şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:

    - "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere'de
    zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk
    garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak,
    elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de
    halılara dağıldı.

    Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a
    :
    - "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!"
    dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün bu sözlerine hayran oldular.
    Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi.

    Saygılar,

    SMMM
    Dilek KARACA
    ıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.
    <br /> Andre GİDE

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    362

    Şiir Olurda Fıkra Olmaz mı?

    Bir fıkra da benden.

    Bir adam misafirliğe gider, akşam da kalması gerekir.
    Ev sahibi misafire;

    - Evimiz dar iki odası var. Biri yatak odamız, eğer istersen diğer odada bebekle beraber yatabilirsin, der.

    Misafir odada beğeğin gece ağlayacağını, rahat uyuyamayacağını düşünür ve;

    - Gerek yok der, koridora bir yatak serin ben burada yatarım, der.

    Ev sahibi olurmu öyle der ama ısrarlar sonucunda yatağı sererler ve misafir koridorda yatar.

    Sabah, misafir üzerinden birinin geçtiğini görür. Kafasını kaldırır bir bakar ki sarışın mı sarışın güzel mi güzel, kısacası ahu gibi bir kız. Ve sorar,

    - Sen kimsin güzelim

    Kız cevap verir,

    - Benim adım Bebek amca, ya siz kimsiniz

    Adam bir ah çektinden sonra cavap verir.

    - Ben de eşeğim yavrum eşek.
    Herşey, birşey olmadan önce hiçbirşeydi.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Niye Şiir Olmasın!!!
    Konu Sahibi heerdeem Forum Mizah - Eğlence
    Cevap: 3928
    Son Mesaj : 27.Şubat.2019, 12:13
  2. Fıkra Köşesi..
    Konu Sahibi Tahsin Kurt Forum Mizah - Eğlence
    Cevap: 127
    Son Mesaj : 21.Ocak.2019, 14:31
  3. Arif Nihat Asya Şiir
    Konu Sahibi tancam Forum Mizah - Eğlence
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19.Aralık.2017, 11:51
  4. Stres İçin Şiir...
    Konu Sahibi HAZAN Forum Konu Dışı
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 23.Ağustos.2010, 15:01

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36