kamu işçi maaş

Konu: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

  1. #1
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Selam arkadaşlar.
    Sayın site yetkilileri izin verdiği ölçüde bu konu başlığı aldında ilginç veya komik bulduğum bazı bilgi veya olayları paylaşmak istiyorum.Eğer yetkililer izin verir ve diğer forumdaşlarda katılırlarsa memnun olurum.Burası da stres ve kafa dağıtacağımız bir alan olsun isterim.Ne dersiniz arkadaşlar?

    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  2. #2
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Bunları biliyor muydunuz?
    * Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır.
    * Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.
    * Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor.
    * Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor.
    * Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli.
    * Eğer barbie gerçekten yasasaydı vücut ölçüleri 97-72 82 cm olacaktı.
    * İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor.
    * Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor.
    * Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla
    kalori harcıyoruz.
    * Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
    * Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.
    * Yıllara göre ortalama alındığında , her sene eşekler tarafından
    öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla.
    * Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar.
    * İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.
    * Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır.
    * İnsanlar beyinlerinin sadece %10'unu kullanırlar.
    * Filler zıplayamayan tek memelidir.
    * Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
    * Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
    * Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her
    tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.
    * Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
    * Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
    * Fareler kusamaz.
    * Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere bütün vücut
    fonksiyonlarınız bir an için durur.
    * Tom Sawyer daktiloda yazılan ilk romandır.
    * Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde
    hiçbir değişime uğramamışlardır.
    * Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi
    asla sona ermez.
    * Kediler ültrason seslerini duyarlar.
    * Zürafaların ses telleri yoktur.
    * Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar.
    * Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün
    yaşayabiliyor.
    * İngiltere'deki bütün kuğular kraliçenin malıdır.
    * Kutup ayıları solaktır.
    * Amerika'da satışa sunulan ilk cd, bruce springsteen'in "born in the usa"
    albümüdür.
    * Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir.
    * Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
    * Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.
    * Zürafa 35 cm uzunlukta siyah bir dile sahiptir.
    * Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  3. #3
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    * Kangurular geri geri yürüyemezler.
    * Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
    * Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinliler.
    * Sineklerin beş gözü vardır.
    * Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur
    * Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor.
    * Buckingham sarayı'nda 602 oda bulunuyor.
    * Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülke.
    * Külot giymediği için Donald Duck'in çizgi filmlerinin Finlandiya'da
    oynatılması yasaktır.
    * Peru 'da hiç umumi tuvalet yoktur.
    * Hitler ve Napolyon'un tek testisleri vardı.
    * Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı.
    * Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyon.
    * Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama
    dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar.
    * Bir big mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.
    * Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük
    salgılar.
    * Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg.
    * Ortalama bir insan hayatı boyunca iki yılını telefonda konuşarak
    harcıyor.
    * Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor.
    * Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton.
    * 18 şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
    * İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek
    tüketiyorlar.
    * Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba'dır.
    * Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan
    yirmiden fazla sözcük vardır.
    * En yakın oldukları noktada, Rusya ve Amerika'nın birbirlerine
    uzaklıkları dört km 'den daha azdır.
    * Central park'ta yüzmek yasalara aykırıdır.
    * Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.
    * New York bir zamanlar Amsterdam'dı.
    * Virginia Woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır.
    * Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri
    yakarak ısınırdı.
    * Suudi Arabistan'da hiç ırmak yoktur.
    * Monako'nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir.
    * Sığırların dört tane midesi vardır.
    * Zürafalar yüzemez.
    * Sperm insan vücudundaki en küçük hücredir.
    * Ortalama olarak, Amerika'da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir.
    * İnsan beyninin % 80'i sudur.
    * Victoria zamanında, kadınlar göğüslerini büyütmek için çilek banyosu yaparlardı
    * Amerika'da her saat 40 kişi kanserden hayatını kaybediyor.
    * Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
    * İleri doğru bir adım atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır.
    * İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg.
    * Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
    * Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.
    * Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kası harekete geçirmek gerekiyor.
    * Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk körü oluyorlar.
    * Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağırlığı beş milyon kat artıyor.
    * Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  4. #4
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    ASK ARITMETIGI
    akilli erkek + akilli kadin = ask
    akilli erkek + aptal kadin = iliski
    aptal erkek + akilli kadin = evlilik
    aptal erkek + aptal kadin = hamilelik

    OFIS ARITMETIGI
    akilli patron + akilli eleman = kar
    akilli patron + aptal eleman = uretim
    aptal patron + akilli eleman = terfi
    aptal patron + aptal eleman = fazla mesai

    ALISVERIS ARITMETIGI
    Bir erkek kendisine gerekli olan urunu almak icin 1 liralik urune 2 lira oder.
    Bir kadin kendisine gerekmeyen urunu almak icin 2 liralik urune 1 lira oder.

    GENEL GEÇER FORMULLER VE ISTATISTIKI VERILER
    Bir kadinin gelecek endisesi evlenene kadar surer.
    Bir erkegin gelecek endisesi evlenince baslar.
    Basarili bir erkek esinin harcayabileceginden daha fazla geliri olandir.
    Basarili bir kadin boyle bir erkegi evlilige ikna edebilendir.

    MUTLULUK
    Bir erkekle mutlu olabilmek icin onu cok iyi anlamak ve az sevmek gerekir.
    Bir kadinla mutlu olabilmek icin onu cok sevmek ve anlamaya calismamak gerekir.

    UZUN YASAM
    Evli erkekler bekar erkeklerden daha uzun yasar ama daha erken olmek isterler.

    DEGISIM ORANI
    Bir kadin kocasinin degisecegi inanciyla evlenir ama erkek degismez.
    Bir erkek karisinin degismeyecegi inanciyla evlenir ama kadin degisir.

    TARTISMA TEKNIKLERI
    Kadin bir tartismada her zaman son sozu soyler. Bu sozden sonra erkegin soyleyecegi hersey yeni bir tartisma konusudur.

    "EVLEN ARTIK" VIDIVIDISI NASIL KESILIR
    Her dugunde yaniniza gelip sizi minciklayarak "Artik sira sende" diyen yasli akrabalara, cenazelerde aynisini yaparsiniz bir daha evlilik lafini agizlarina almazlar.
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  5. #5
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Neden Kaçmış?



    Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza.
    Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.

    Polis arabasından inmiş. Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle:

    - "Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!"

    Kısa bir ara ve Sürücü:

    - "Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım?"




    Otoyoldaki teyze


    ABD'de 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu izlerken bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve en az 50 km hızla gidilmesi gereken bu yolda aracın tam 22 km hızla gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Aracın peşinden gidip aracı durdurmuş. Bir de ne görsün? Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü endişeyle:
    -Polis bey,çok mu hızlı gidiyordum?
    Polis:
    -Hanımefendi, hızlı değil, tersine çok yavaş gidiyorsunuz ve bu tüm otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarı ile 22 km hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze:
    -Ama otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve ben de bu kurala uymak istedim!
    Polis:
    -Teyzeciğim; o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km hızla gitmelisiniz.
    Yaşlı teyze:
    -Tamam,bundan sonra hızlanacağım.
    Polis tam kendi arabasına giderken,gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış ve sürücüye sormaya karar vermiş:
    -Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturanların nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!
    Yaşlı teyze:
    -Valla ben de anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler...




    Boşanma


    Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış.

    Hakim üzülmüş, "Yapmayın ya" demiş "yetmiş yıllık evlisiniz
    niye boşanacaksınız? "...

    "Yok" demiş "adam biz çoktan boşanmaya karar verdikte çocuklar etkilenmesin diye, Ölmelerini bekledik.
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  6. #6
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Ahmet Bey, sabah saat 7.00'de

    *Casio**masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı.

    *Puffy** yorganını kaldırdı.

    *Hugo Boss** pijamalarını çıkarıp

    *Adidas** terliklerini giydi.

    *WC** 'ye uğradıktan sonra banyoya geçti.

    *Clear** şampuan ve

    *Protex** sabunuyla duşunu aldı.

    *Colgate** ile dişlerini fırçaladı.

    *BRAUN** ile saçlarını kuruttu.

    *Bill's** gömleğini ve

    *Pierre Cardin** takımını giydi.

    *Lipton** çayını içti.

    *Sony** televizyonda medya özetlerini ve

    *flash** haberleri izledi. *

    *Citizen** kol saatine b aktı. Aile fertlerine

    *'BYE'** deyip

    *Hyundai** otomobiline bindi.

    *Blaupunkt** radyosunu açarak,

    *rock** müziği buldu. Ağzına bir

    *Polo** şeker attı. Şehrin göbeğindeki

    *Mega Center** 'daki ofisine varınca,

    *Toshiba** bilgisayarını çalıştırdı.

    *Microsoft Excel'e** girdi.

    *Ofisboy** 'dan

    *Nescafe** 'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını

    yatıştırmak için

    *Grissini **yedi. Öglen

    *Wimpy's Fast Food** kafeteryaya gitti. Ayaküstü,

    *Coca Cola** ve **hamburgeri **mideye indirdi.

    *Camel** sigarasını yakıp

    *Star** gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı

    *Image Bar'** a uğrayıp

    *JB'** sini yudumladı, sonra köşedeki

    *Shopping Center** 'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği

    *Ariel** deterjan,

    *Ace** çamaşır suyu,

    *Palmolive** şampuan,

    *Gala** tuvalet kağıdı,

    *Sprite **gazoz ve

    *Johnson** kolonyayı alarak kasaya yanaştı.

    *Bonus** kartıyla ödemeyi yaptı.
    Hafta sonu eşi Münevver'le

    *Galleria** 'ya giden Ahmet Bey,

    *Showroom** 'ları dolaşıp

    *Kinetix** ayakkabı, *

    *Lee Cooper blue jean** satın aldı.

    Akşam evde bir gazetenin verdiği

    *TV Guide** 'a göz atan Ahmet Bey, kanallar arasında

    *zapping** yaparak,

    *First Class** ,

    *Top Secret** ,

    *Paparazzi** gibi programlar izledi. Aynı anda

    *Outdoor** dergisini karıştırdı.

    Uykusu gelen Ahmet Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.
    ** 'Ne mutlu Türk'üm diyene!'** diye gerindi ve uyudu.

    *Hâlâ da uyuyor. Ne zaman uyanacağı da belli değil.
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  7. #7
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Söz Söyleme Sanatı

    Düşünmek ile konuşmak arasında çok fark vardır. Hatta yazmak arasında daha da çok fark vardır. Birçok insan bunlardan sadece birinde çok başarılıdır. Ama diğerine gelince biraz çekimser kalır bir türlü derdini anlatamaz. Bazı insanların analitik düşünce yapıları vardır. Anında olayı çözer. Bazı insanlar bu düşündüklerini kaleme almada inanılmaz beceri sahibidirler. Ama gel gör ki bir türlü derdini anlatamaz. Hepsini aynı beceri ile kullanan insanlar hayatta da çok başarılı olurlar. Düşünün ki olayı anında çözüyor ve bunu çok güzel ifade ediyor. Bir de çok güzel yazıya döküyorsa bence muhteşem olur.

    Hepimizin başına zaman zaman gelmiştir. Aşırı sevgimizden kaynaklanan bir hırçınlık yaşarız. Karşımızdakine sevgimizi anlatmak yerine onu hırpalarız. Onu iteriz. Çünkü düşündüklerimizi bir türlü ifade edemeyiz. Ama ona mektup yazarsak harika derdimizi anlatabiliriz. Bazen eleştiri yapmak isteriz. Amacımız karşımızdakini çok sevdiğimiz için onun zarar görmesini istememizden kaynaklanır.

    Ama öylesine bir eleştiri yaparız ki karşımızdakini ne kadar üzdüğümüzü farkına bile varmayız. Türkçe öylesine güzel bir dil ki gerçekten kullanmasını bilsek hiç kırmadan her şeyi söyleyebiliriz. Hatta bazen güzel bir şey söylediğimizi sanır karşımızdaki ama aslında ona hakaret etmişizdir. Aynı kapıya çıkan bir konuyu 2 yoldan da ifade edebiliriz. Biri çok kırıcı biri de sevecen olabilir. Kralın rüyasında olduğu gibi:

    ?Kral bir sabah uykudan uyandığında bir rüya gördüğünü hatırlamış. Hemen emir vermiş. Ülkenin en iyi rüya yorumcusunu bulun getirin demiş. Rüya yorumcusunu getirmişler. Kral rüyasını anlatmış. Yorumcu şöyle bir yorum yapmış;
    - Kralım sizin bütün sevdikleriniz en yakın zamanda ölecekler.
    Kral inanılmaz sinirlenmiş ve bağırmaya başlamış:
    - Atın bu adamı dışarı. Bana başka bir rüya yorumcusu bulun.

    Ülkeyi aramışlar taramışlar başka bir rüya yorumcusunu bulmuşlar. Yorumcuyu kralın huzuruna çıkartmışlar. Kral rüyasını anlatmış. Rüya yorumcusu kralın rüyasını şöyle yorumlamış;
    -Kralım, sizin rüyanızın yorumu şöyledir. Siz çevrenizdeki bütün insanlardan daha uzun ömürlü olacaksınız.
    Kral buna çok sevinmiş. Ona bir kese altın vermiş ve uğurlamış.?

    Bakın aynı şeyi değişik şekillerde ifade ediş biçimi. Günlük hayatın içinde bazen hepimiz çok kırıcı olabiliyoruz. Çünkü söylemek istediğimizi zamanında ve iyi şekilde ifade edemediğimiz için. Bazen de zamanında cevap veremediğimiz için de üzülürüz. Keşke şöyle deseydim diye üzülürüz. Hazır cevaplık da farklı bir yetenektir. Buna örnek olarak da size komik bir hikaye anlatmak istiyorum:

    ?Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. Profesör kaşlarını çatarak;
    - Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamazlar!
    Öğrenci:
    - O zaman uçuyorum.
    Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavının başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekelde cevaplamış. Profesör öğrenciye sana son bir soru soracağım demiş:
    - Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın?
    Öğrenci:
    - Para olan çuvalı seçerdim.
    Profesör:
    - Ben akıl olan çuvalı seçerdim.
    Öğrenci:
    - Normal! Kimde ne eksikse onu seçer.
    Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine ?Öküz? yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış. Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış;
    - Sayın profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz.

    İyi konuşmak ayrıca konuştuğunuzu yerinde ve zamanında ifade etmek muhteşem bir beceridir. Bu konuda kitapçılarda kitaplar var. Söz söyleme sanatı başlığı altında bir çok bilgi bulabilirsiniz. Başarılar diliyorum.
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  8. #8
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    Wi-Fi veya Kablosuz Yerel Alan Ağı (WLAN), kablo yerine 802.11a, 802.11b veya 802.11g radyo frekansı kullanan ve çeşitli kablosuz İnternet bağlantıları sağlayan orta boyutta bir BT ağıdır. Wi-Fi veya Yerel Ağ?ın olduğu yeri biliyorsanız, web içinde gezebilir, e-posta gönderip alabilir ve özel şirket ağınıza erişebilirsiniz. Bu ağ sürekli olarak hareket halinde olan durumundaki çalışanlar için idealdir. Son zamanlarda ev ve küçük ofislerde de, taşınabilir bilgisayar kullanımının artması sebebiyle kullanımı popülerleşmiştir.

    *****

    Doğa Derneği, Dünya Su Forumu öncesinde suyla ilgili doğru sandığımız 7 temel yanlışa dikkat çeken bir rapor yayınladı.

    Türkiye?de ve dünyada su kaynaklarının yönetimi yedi büyük yanılgı üzerine inşa edilmiş ve bu yanılgılar kodlanmış mesajlar halinde pek çoğumuzun zihnine kazınmıştır. 5. Dünya Su Forumu sırasında da bu yanılgıların sıkça tekrar etmesi beklenmektedir. Dünya Su Forumu?nu sağlıklı bir şekilde izlenebilmesi için bu doğruların bilinmesi büyük önem taşımaktadır.Doğa Derneği, bu nedenle suyla ilgili doğru bildiğimiz yanlışları içeren bir rapor hazırlamıştır.

    Suyla ilgili doğru bildiğimiz 7 yanlış:
    1. Su boşa akmaz.
    2. Çok baraj, çok kalkınma değildir.
    3. Günümüzde göllerin kuruyor olmasının en temel nedeni küresel ısınma değil, yanlış tarımsal sulama projeleridir.
    4. En çok su tasarrufu evde değil, tarlada yapılır.
    5. Sulu tarım her zaman daha karlı değildir.
    6. Nehirleri taşıyarak her zaman su sorunu çözülmez.
    7. Türkiye?de doğayı yok eden en büyük etken orman yangınları veya çölleşme değil, yanlış su politikalarıdır.

    Devlet Su İşleri (DSİ), bugüne kadar Türkiye?deki su kaynaklarının yönetimini büyük ölçüde bu 7 yanlış üzerine inşa etmiştir ve bu nedenle su kaynaklarımız hızla yok olmaktadır. Doğa Derneği, bu durumun değişebilmesi için su kaynaklarının yönetiminin havza ölçeğinde yapılmasını talep etmektedir. Türkiye göllerinin yarıya yakınının kurumasına neden olan, Türkiye?nin önemli doğa alanlarını tehdit eden yanlış su politikaları Türkiye?nin geleceğini tehlikeye sokacak kadar ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır.

    Sulama ve baraj projelerinin gerek planlama gerekse uygulama aşamasında tarımsal, çevresel ve orta vadeli ekonomik etkileri göz ardı ettiğini belirten Doğa Derneği Başkanı Güven Eken, bunun sonucunda, yer altı ve yer üstü sularının kalite ve miktarında son 20 yıl içerisinde ciddi azalmalar ortaya çıktığını söyledi.
    Su konusunda Türkiye?de kamuoyunun bilimsel temeli olmayan ?suyumuz boşa akıyor? cümlesiyle yanıltıldığını bildiren Eken, bilinenin aksine doğada tek bir damla suyun boşa akmadığını kaydetti ve raporda belirtilen diğer yanlışlara dikkat çekti.

    DSİ?nin yanlış su politikaları nedeniyle 20 yıl içinde Marmara Denizi büyüklüğünde (1,5 milyon hektar) sulakalanının kuruduğuna dikkat çeken Güven Eken ?Türkiye?nin su kaynaklarının her şeyden önce entegre havza yönetimi ilkesi doğrultusunda yönetilmesi gerekirken bunun yerine sularımız DSİ tarafından ihale ölçeğinde yönetilmektedir. Zaman kaybetmeden bu anlayış terk edilmelidir. Su kaynaklarına yönelik her türlü müdahalede gelecek kuşakların yaşam hakkını da dikkate alan üstün kamu yararı gözetilmelidir. Su yatırımlarında şirketlerin elde edeceği kazançlar yerine suyun doğal döngüsü ve akışından elde edilen ekolojik ve ekonomik kazanç dikkate alınmalıdır. Suyun kullanımında arzın yönetimi yerine talebin yönetilmesi benimsenmelidir. Aksi takdirde su bitecek, Türk bakacak? dedi.

    ****
    KİMLER NE İCAT ETTİ

    Akü ..Plante

    Vinç..Romalı Vitruvius

    Matkap..G. Sommeiller

    Arşimed Burgusu..Arşimed

    Robot..E. Sperry

    Radyoaktivite..A. Becquerel

    Radyum..Curie?ler

    Ampul..Edison

    Asansör..E. Otis

    Balon..Montgolfier Kardeşler

    Barometre..Toriçelli

    Barut(Dumansız)..Schultre

    Benzin Motoru..N. Otto

    Bisiklet..K. Macmillan- J.K.Starley

    Buhar Tribünü..Parsons

    Buharlı Gemi(Gelişmiş)..Fulton

    Buz Makinesi..Gorrie

    Çelik(Paslanmaz)..Brearley

    Çimento..Aspdin

    Daktilo..C. Latham..

    Denizaltı..John Holland

    Dinamit..Nobel

    Dinamo..Picinotti

    Dizel Motoru..Diezel

    Dokuma Makinesi..Hargreaves

    Dürbün..Lippershey

    Fotoğraf(İlk Şekli)..Niepce

    Gramofon..Berliner

    Hava Pompası..Guricke

    Helikopter..Sikorski

    Hesap Makinesi..Pascal

    Hoparlör..Rice/Kellogg

    Jet Uçağı..Ohain

    Kağıt İmali(Selülozdan)..Dahl

    Karbüratör..Daimler

    Kauçuk..Goodyear

    Kronometre..Harrison

    Lokomatif..Stephenson

    Matbaa..Gutenberg

    Mikrofon..Berliner

    Mikroskop..Janssen

    Mors Alfabesi..Samuel Mors

    Motosiklet..Daimler

    Naylon..Du Pont Laboratuvarı

    Neon Lambası..Claude

    Otomobil(4 Tekerli)..Benz- Daimler

    Paraşüt..Veranzio

    Paratoner..Benjamin Franlin

    Pikap..Edison

    Pil..Volta

    Planör..Otto Lilientahi

    Projektör..Sperry

    Radar..Taylor Ve Young

    Radyo..Marconi

    Renkli Film..Westcott

    Roket..Goddard

    Röntgen Tüpü..Coolidge

    Sesli Film..Ernst Ruhmer

    Sinema Makinesi..Lumiere Kardeşler

    Telefon..Graham Bell

    Teleskop..Kepler-Galileo-

    Televizyon..Baird

    Telgraf..Morse

    Telsiz Telgraf..Marconi

    Termometre..Fahrenheit-Galileo-Celsius-Reaumur

    Teyp..Poulsen

    Transformatör..Stanley

    Uçak..Wright Kardeşler

    Zeplin..Kont Von Zeppelin

    Dpt..P. Muller

    Elektron Mikroskobu..Knoll Ve Ruhka

    Geiger Sayacı..J. H. W. Geiger

    Hoverkraft..C. Cockerell

    İnsülin..Banting Ve Best

    Karbon 14 Tarihlemesi..W. F. Willard

    Lazer..C.H. Townes

    Tükenmez Kalem..L. Biro

    Aerosol..Goodhue- Sillivon

    Çamaşır Makinesi..Hurley Machine Co.

    Elektrik Süpürgesi..Cecil Booth

    Uzunçalar..Peter Goldmark

    Video..A. Poniatoff

    Yalan Makinesi..John Larson

    Yol İşaretleri..Perey Shaw
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  9. #9
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    BBC Focus dergisi tüm zamanların en iyi sorularını derledi ve yanıtladı. İşte ilk 10 soru.

    -Soğan neden ağlatır?
    Kesilen soğanın dokusu alinaz enzimi salgılar. Bu enzim sülfoksitleri sülfenik aside çevirir. Bu asitler kendiliğinden yeniden şekillenir ve gözyaşlarının oluşmasını sağlayan sin-propanetiyal-S-oksit meydana gelir. Bu, yaklaşık otuz saniye sürer ve kimyasal etkisini beş dakika içinde kaybeder. Gözün ön tabakasında yer alan kornea, dışarıdan gelecek fiziksel ve kimyasal etkilere karşı gözü korur. Bu amaçla kornea üzerinde yüksek duyarlılıkta sinirler bulunur. Korneada ayrıca, gözyaşı bezlerini harekete geçirecek algılayıcılar da vardır. Serbest sinir uçları sin-propanetiyal-S-oksiti algıladıklarında, sinir sistemi harekete geçer ve gözyaşı bezinden salgılanan sıvı ile zararlı madde korneadan temizlenir. Soğanın bu etkisini ortadan kaldırmak için, soymadan önce soğanı ısıtabilir ve enzim aktivitesini bozarak gözlerimizin yaşarmasını engelleyebiliriz.

    -Sabunun dış kısmı daima temiz midir?
    Kesinlikle hayır. Kullanıldıktan sonra sabunun dış yüzeyinde su,köpük ve kir kalır.Su ve köpük kurur ama kir ordadır.

    -Vücudumuzdaki hücrelere öldüğünde ne olur?
    Vücudumuzun yüzeyindeki ya da organlarımızın dışındaki hücreler deri yoluyla ve boşaltımla vücuttan atılır.
    Vücudun içinde kalan ölü hücrelerin bazıları fagositler tarafından temizlenir.Ölü hücrelerden edinilen enerji diğer beyaz hücrelerin üretiminde kullanılır.Bazı ölü hücreler özellikle bırakılır, çünkü bunların vücuttaki görevleri hala bitmemiştir. Örneğin, gözün lensi, deri, tırnak gibi dokular da ölü hücrelerden oluşur ama bunlar beden için gerekli olduğu için yok edilmezler.

    -Solak insanlar daha detaylı mı düşünür?
    Hayır, sağ el ya da sol elini kullananlar arasında böyle bir yetenek farklılığı olduğunu öne süren bir çalışma yoktur.

    -Renk körlüğü tedavi edilebilir mi?
    Hayır.Renk körlüğünün nedeni, kalıtım yoluyla aktarılan, gözdeki renk duyarlı protein kodunu sağlayan gendeki kusurdur.

    -Kafanızın büyüklüğü IQ?nuzu etkiler mi?
    Hayır. 1998?de yapılan bir çalışma kafanın büyüklüğüyle beynin büyüklüğü arasından bir bağlantı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır fakat, IQ?nun boyutla bir ilgisi yoktur en azından genç ve sağlıklı yetişkinlerde.

    -GPS sağlayıcılı bir cep telefonunuz varsa hükümet sizi takip edebilir mi?
    Evet, eger cep telefonunuzun GPS?i varsa bulunduğunuz yer operatöre bildirilir fakat telefonunuzun açık olması koşulu ile.

    -Kuşların kanatları nasıl su geçirmez olabilir?
    Kuşun karnındaki tüylerle, kanat ve kuyruk tüyleri birbirinin aynı değildir.Kuyruk tüylerinin altında salgı bezleri bulunur. Çoğunun salgı bezleri yağ içerir. Kuyruk tüylerinin altında gizli olan yağ sıradan bir madde değildir. Aksine bu salgı son derece gelişmiş bir dezenfektandır. Bu dezenfektan kuşun tüylerinde bakteri ve mantar üremesini engeller. Ancak etkili olabilmesi için bu yağın tüm tüylere yayılması gerekir. İşte kuşlar da her fırsatta titiz bir çalışmayla tüm tüylerini yağlar. Yalnızca yağlamakla kalmazlar, tüylerinin bakımı için dikkatli bir temizlik ve düzenleme de yaparlar. Yaşamaları için gerekli olan bu çalışmayı gagalarıyla yaparlar. Gagaları ile aldıkları yağı, tüylerinin temizliğinde kullanan kuşlar, bu sayede tüylerinin esnekliğini de korur ve su geçirmesini engeller.

    -Örümcekler kendi ağlarına neden yakalanmaz?
    Örümcekler, kendi ağlarına kolay kolay yakalanmaz, bunu iki şekilde başarır. Birincisi, avı için ördüğü ağda ayrıca sadece kendisinin üzerinde hareket edebileceği yapışkan olmayan özel ulaşım iplikleri vardır, örümcek bunları tanır. İkincisi, ağız kısmındaki bir salgı bezinde ürettiği salgı ile sürekli ayaklarını yağlı tutar ve böylece yanlışlıkla tuzak ağına düştüğünde kendisini kurtarabilir. Fakat ürkütüldüğünde nadiren kendi ağına takılıp diğer örümceklere de yem olabilir

    -Burnunuzu çarptığınızda neden gözleriniz yaşarır?
    Burun yumuşak ve hassastır ve geniz yolu gözlere gözyaşı kanalı ile bağlıdır.Normalde bu lakrimal sıvı(gözyaşı) burun yoluyla drenaj sağlar. Ama burunda toplanan bu sıvı yeterli olduğunda burunun akışı normal boşaltma yolunu engelleyebilir gidecek hiçbir yeri olmadağı için gözyaşları akar.

    DENİZ NEDEN MAVİDİR

    Su renksiz ve saydam ve bir sıvıdır. Ancak beyaz renkteki bir küvete veya havuza doldurulan suyun aldığı renkten de görüldüğü gibi, kalın tabakalar halinde yeşil-mavi bir renk alır.

    Denizin mavi renginin sebebi, gökyüzünün renginin mavi olmasıyla aynıdır ama sanıldığı gibi gökyüzünün maviliğini yansıttığı için deniz mavi renkte görülmez. Aslında atmosferde mevcut, azot, oksijen, karbondioksit gibi bütün gazlar deniz suyunda da bol miktarda bulunurlar.

    Deniz suyunun rengi su moleküllerinin ışığı emiş ve yansıtış özelliklerine bağlıdır. Beyaz ışık dediğimiz güneş ışığında bütün renkler vardır. Deniz suyu molekülleri aynen atmosferde olduğu gibi, bu ışığın dağılımındaki kırmızı tarafındakileri emerler, mor tarafındakileri yansıtırlar. Deniz de bu nedenle mavi renkte görünür.

    Ne var ki denizin rengi her yerde aynı değildir. Çeşitli yerlerde parlak mavi, koyu mavi, yeşil, turkuvaz hatta kırmızımsı renkler alır. Bu farklılıkları suyun sıcaklığı, derinliği, içinde yaşayan canlılar, dip tabiatı, tuz oranı gibi etkenler yaratırlar. Burada güneş ışığının atmosferde, bulutlarda tutulan miktarı da önemlidir.

    Güneş ışığının neredeyse yarısı suyun bir metre derinliğinde soğurulmuş olur. On bir metreye varıldığında ise sadece onda birinin bu derinliğe ulaşabildiği görülür. 500 metreden sonra sadece fosforlu organizmaların biraz aydınlattıkları, mutlak karanlık hüküm sürer. Bu nedenle denizin renginde derinlik de önemli bir faktördür.

    Karadaki yaşam gibi denizdeki yaşam da yeşil bitkilerin fotosentez yapabilmelerine bağlıdır. Bu enerjiyi güneş ışığı sağlar, dolayısıyla güneş ışığı denizdeki bitkilerin dağılımında belirleyici rol oynar.

    Karaların kenarlarında yer alan az eğilimli kıta.sahanlığı bir bakıma karaların uzantısıdır. Bu bölge kara kökenli bitkilerin yığılma alanıdır. Bu bitkiler su içinde bile olsalar klorofil üretirler. Klorofil de en çok kırmızı ve maviyi emerken yeşil rengi yansıtır. Bu nedenle denizde derin yerler daha koyu mavi iken kıyıya yaklaştıkça renk biraz yeşile dönüşür.

    Deniz suyunun rengi ve berraklığı ısıdan da etkilenir. Genel kanının aksine sıcak sularda hayat daha azdır. Soğuk sularda yaşam için önemli olan oksijen ve karbondioksit gazları daha fazladır. Su molekülleri de soğuk suda daha yavaş hareket ettiklerinden bu gazların suyun içinde çözülmüş olarak daha rahat kalmalarını sağlarlar.

    Çürüyen bitkilerle birlikte deniz altındaki gıda zincirini oluşturan fotoplankton denilen su altı bitkileri ve zooplankton denilen küçük canlıların bol miktarda bulunması sonucu soğuk suların daha karanlık ve kasvetli görünümü oluşur.

    Sıcak tropik sularda ise mercan kayalıkları sayılmazsa mikroskobik canlılar hemen hiç yoktur. Su daha saf ve temizdir. Bunun için de daha berrak ve mavi görünür. Tropik suların kıyılarının cam göbeği rengi ise dipteki kum tabakasının sarı renginin, sıcak suların berrak mavi rengiyle karışması sonucu oluşur.

    Deniz suyu ortalama olarak bir litresinde 35 gram tuz içerir. Kutup bölgeleri ve kapalı denizlerdeki ırmak ağızlarının yakınları bir yana bırakılırsa bu oran dünya genelinde büyük bir farklılık göstermez. Buna rağmen güneş ışığına bağlı olarak buharlaşma nedeniyle sıcak denizler biraz daha tuzludurlar. Ancak bu denizlerin daha mavi görünmelerinin ana sebebi tuz oranı değil sıcak olmalarıdır.

    Kızıl rengi, Kızıl denizde kırmızı renkli yosunlar, Amerika?nın batı kıyılarında ise tek hücreli organizmalar yaratırlar. Denizlerin renklerinde deniz kirliliği de önemli bir etkendir.

    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  10. #10
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.907

    Ynt: Biraz Meslekten Uzaklaşalım, Kafa Dağıtalım.

    GÖKKUŞAĞI NEDEN YUVARLAKTIR

    Su damlası ve yakıcı güneş. İşte gökkuşağı bunlardan oluşur. Atalarımız gökkuşağından çok korkarlardı. Onu Tanrıların elçilerinin geçmesi için yapılmış bir köprü olarak görüyorlardı. Yağmur ve güneş ile ilişkisi ilk olarak milattan önce 310 yıllarında AristOteles tarafından ileri sürüldü. Günümüzde ise bir sır olmaktan çıktı.

    Altından geçenin cinsiyetinin değişeceği veya yere değdiği noktada bir küp altın gömülü olduğu lafları sadece şakalarda kullanılıyor. Zaten gökyüzünde sabit bir gökkuşağı oluşmuyor. Herkesin bakış yönüne göre gördüğü gökkuşağı farklı yerde oluyor. Gökkuşağının görüldüğü yere doğru gidilince görülebildiği sürece kişiye hep aynı mesafede kalıyor.

    Gökyüzünde gökkuşağı gördüğünüz vakit biliniz ki o yağmur damlalarından oluşmaktadır ama güneş kesinlikle arkanızdadır. Güneşin paralel ışınları başınızın üstünden geçerek yağmur damlalarına çarparlar. Yağmur damlaları burada ışığı renklerine ayıracak bir prizma görevi görürler.

    Sarı gibi görünmesine rağmen güneş ışığı aslında beyazdır ve bütün renkler onun içindedir. Yağmur damlasının içine girince kırmızı turuncu sarı yeşil mavi lacivert ve mor renklere ayrışır. Mor renk çemberin içinde kırmızı ise en dışındadır.

    Yağmur damlası çocukken oynadığımız misket veya bilye gibi küresel saydam bir şekildedir. Güneş ışığı bu kendi tarafındaki yüzeyinden doğrudan içine girer. İçinde renklere ayrışır ve kürenin arka duvarına vurarak gerisin geriye yansır. Işığın damlanın ön yüzünden değil de arka yüzünden yansımasının nedeni içbükey dışbükey mercek özelliklerindendir.

    Ayrışmış renkler içbükey arka yüzden çeşitli açılarda yansımaları sonucu gözümüze sırayla dizili renklerden oluşmuş bir bant şeklinde görünüyorlar. Gökkuşağını görebilmek için Güneş biz ve yağmur damlaları muhakkak belirli bir açıda dizilmek zorundayız. Ama daha önemlisi milyonlarca yağmur damlasından yansıyan ışınların gözümüze geliş açıları mutlaka aynı olmalıdır ki biz gökkuşağını görebilelim.

    Yağmur damlalarından yansıyan ışınların gözümüzde odaklaşabilmeleri için bir daire şeklinde dizilmiş olmaları gerekir. Aslında o bölgedeki bütün yağmur damlaları gelen ışığı renklere ayrıştırarak yansıtırlar ama sadece bir yarım daire içinde olan yağmur damlalarından yansıyanlar gözümüze odaklaşırlar.

    Biz de sadece o yağmur damlalarından gözümüze gelen renklerine ayrılmış ışınları görebildiğimizden gökkuşağını da yarım daire şeklinde görürüz. Bazen bir uçaktan veya yüksek bir dağdan baktığımızda gökkuşağını tam daire şeklinde görmemiz de mümkün olabilmektedir.

    Güneş ne kadar yüksekse gökkuşağı dairesi de o kadar aşağı iner. Bunun içindir ki yedi renkli gökkuşağını sabah ve akşam yağışlarından sonra daha çok görürüz.

    Genellikle fark edilmez ama gökkuşağı daima içice iki halkadan oluşur. İkinci kuşak pek dikkat çekmez. Bir ikinci zayıf kuşağın daha bulunmasının nedeni bazı güneş ışıklarının su damlasının iç yüzeyine bir kez değil iki kez çarpmalarıdır. Böylece parlaklıklarını yitiren ışıklardan oluşan ikinci gökkuşağı zar zor görülür. Birinci kuşakta kırmızı renk şeridin en dışında iken ikinci kuşakta en içtedir. Diğer renklerin sıralamaları da terstir.

    DAMARLARIMIZ NEDEN MAVİDİR

    Yaşamımızın sürebilmesi için vücudumuzdaki her bir hücrenin oksijene ihtiyacı vardır. Hücrelerimize oksijeni kanımız taşır. Kanımız oksijeni havadan aldığımız nefesin sonucunda akciğerlerimizden alır ve vücudumuzun her bir noktasına ulaştırır. Bu noktalarda oksijeni hücrelere devreden kanımız, kalp tarafından emilerek tekrar oksijen depolayabilmesi için akciğerlerimize pompalanır ve çevrim böyle devam eder.

    Kanımızın içinde oksijen moleküllerini tutup, damarlarda taşıyarak, hedefe ulaşıldığında bırakan özel bir molekül vardır. Kırmızı kan hücrelerini, yani alyuvarları çevreleyen ve aslında demir içeren bir protein olan hemoglobin, oksijenle birleşerek bilinen parlak kan rengini oluşturur.

    Kanımız hücrelerde oksijeni terk edip, karbondioksiti alıp geri dönerken yani toplardamarlarımızda iken rengi koyu kırmızı hatta biraz mora yakındır. Damarlarımızın çeperleri ve kan hücreleri renksiz olduklarından, kanın rengini veya renginin tonunu içinde oksijen olup olmaması tayin eder.

    Damarlarımızın mavi renkte görünmesi, vücudumuza gelen ışığın bir kısmının derimizde emilmesi, bir kısmının da yansıtılması ile ilgilidir. Derimizde mavi renk gibi yüksek enerjiye sahip dalga boyundaki ışıklar daha çok yansıtılıp gözümüze geldiği için damarlarımız mavi renkte görülür.

    Vücudumuzda gördüğümüz damarların hemen hemen tümüne yakını daha koyu renkli kanı taşıyan toplardamarlardır. Atardamarlarda kalp tarafından pompalanan kanın vücudun her yerine süratle ulaşabilmesi için basınç yüksektir. Toplardamarlarda ise kanın basıncı düşük, hızı da daha yavaştır.

    Herhangi bir atardamar kesildiğinde kan daha hızlı dışarı çıkar, kan kaybı süratli ve çok olur. Hayati tehlike yaratır. Bu tehlikeye karşı atardamarlarımız daha kalın çeperli yapılmış ve derimizin altında daha derinlere yerleştirilmişlerdir. Bir kaza veya ameliyat olmadıkça atardamarlarımızı pek göremezsiniz.

    Bu nedenle derimizde gördüğümüz damarların çoğu, et kalınlığı az olduğu için içindeki kanın rengini daha çok yansıtan ve deriye daha yakın olan toplardamarlardır. Tabii ki bu durum toplardamarlar kesildiğinde kanın koyu kırmızı veya mor renkte akacağı anlamına gelmez. Kesilme yerinden akan kan derhal hava ile temas edip, ondaki zengin oksijeni alır ve rengi yine bilinen kan rengine dönüşür.

    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Gülelim,Eğlenelim,Kafa Dağıtalım....
    Konu Sahibi Tahsin Kurt Forum Mizah - Eğlence
    Cevap: 495
    Son Mesaj : 15.Aralık.2018, 12:41
  2. Meslekten Atılma Ve Geçici Faaliyettten Alı Koyma
    Konu Sahibi AKDENİZ36 Forum SMMM Mevzuatı ve Sorunları
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 05.Haziran.2017, 17:03
  3. VUK Tebliği Taslağından haberiniz varmı! Meslekten Men cezası geliyor.
    Konu Sahibi mohicans Forum SMMM Mevzuatı ve Sorunları
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 03.Ocak.2011, 09:22
  4. Konutta KDV Bilmecesi Kafa Karıştırıyor
    Konu Sahibi ferhat Forum Diğer Vergi Kanunları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Mart.2009, 14:16
  5. K Yetki Belgeleri Epey Kafa Karıştırdı...
    Konu Sahibi Ali Erkan Forum Konu Dışı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 24.Şubat.2006, 08:51

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36