İSMMMO: Türkiye'nin yüzde 107'lik kayıtdışılıkla AB'ye girmesi hayal

İSTANBUL (A.A)

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'deki kayıtdışılık oranının yüksekliğine dikkat çekilerek, Türkiye'nin yüzde 107'lik kayıtdışılık oranıyla Avrupa Birliği'ne (AB) girmesinin hayal olduğu bildirildi.


İSMMMO tarafından hazırlanan “Kayıt Dışı Ekonomi ve Çözüm Yolları” başlıklı rapor, İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan tarafından kamuoyuna açıklandı. Raporda, kayıtdışı ekonominin dünyada 1950'lerde, Türkiye'de ise 1970'lerin sonundan itibaren kendini gösteren bir hastalık olduğu belirtilerek, kayıtdışı ekonominin devletin bilgisi dışında gerçekleşen ekonomik bir faaliyet olduğu kaydedildi.

Türkiye'deki kayıtdışı ekonominin artmasının temel sebeplerinin küreselleşme, vergi ve maliyet yüksekliği ile hükümetlerin uyguladığı yanlış politikalar olduğu ifade edilen raporda, kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranının Afrika ülkelerinde ortalama yüzde 41,1, Orta ve Güney Amerika ülkelerinde yüzde 42,2, Asya ülkelerinde yüzde 29,3, OECD ülkelerinde ise yüzde 16,7 olduğu aktarıldı. Raporda, şu görüşlere yer verildi:

“2004 yılı rakamlarına göre, Türkiye'de kayıtdışı ekonominin hacmi (yüzde 107) kayıtlı ekonomiden daha büyüktür. Bu oranla Afrika ülkelerini bile sollayan Türkiye, kayıtdışında dünya şampiyonudur. Türkiye'nin yüzde 107'lik kayıtdışı oranıyla AB'ye girmesi hayaldir. Üstelik geleceği bile tehdit altındadır. Kayıtdışılık, kayıtlı faaliyette bulunanlar aleyhine haksız rekabet yaratır. Bu durumun engellenmemesi devlete güveni sarsar. İktidarların kayıtdışına göz yumması Türkiye'nin kendi ayağına kurşun sıkması demektir.”

51 KATRİLYON LİRALIK KAYIT DIŞILIK

Raporda, kayıtdışı ekonominin en önemli faktörlerinden birinin yolsuzluk olduğu vurgulanarak, “Türkiye'nin kirlilik sıralamasının başında vergi daireleri, gümrükler ve sağlık hizmetleri gelmektedir. Kamu görevlileri rüşvetsiz iş yapamaz hale gelmiştir. Bizzat makam sahipleri, arazi yağmacılığı, kayırmacılık ve iş takipçiliği yapmakta, toplum suça teşvik edilmektedir” görüşü aktarıldı. Raporda, şunlar kaydedildi:

“Kayıtdışı ekonominin gelir vergileri ile KDV bakımından doğurduğu toplam vergi kaybı, 1985 yılında 1 trilyon 453 milyar TL iken kayıtdışı ekonominin hacminde görülen artışa bağlı olarak sürekli artış göstermiş ve 2004 yılında 51 katrilyon 111 trilyon 615 milyar TL'ye ulaşmıştır. Bu, 2004 yılı konsolide bütçe vergi gelirleri hasılatının yüzde 56,7'sidir. Zira, 2004 yılı konsolide bütçe vergi gelirleri hasılatı 90 katrilyon 92 trilyon 896 milyar TL'dir.”

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Kayıtdışı ekonomiyle mücadele için çözüm önerilerine de yer verilen raporda, vergi oranlarının düşürülmesi, mükelleflerin vergiye uyumunun artırılması, sosyal güvenlik yükümlülüklerinin yükünün azaltılması, vergi kaçırma imkanlarının azaltılması, vergi mevzuatının sık değiştirilmemesi, TC kimlik numarasının tüm işlemlerde kullanılması, nakit para kullanımının azaltılması, KOBİ'lerin kayıt altına alınması tavsiye edildi.

Raporda, “Bu önerilerimiz yarın hayata geçse bile kayıtdışı ekonominin sıfırlanmasını beklemek hayaldir. Tercih ettiğimiz ekonomik politikalar buna izin vermez çünkü. Ancak kayıtdışı oranının hiç olmazsa gelişmiş ülkeler seviyesine inmesi gerçek bir beklentidir. Ülke olarak bu da hakkımızdır” denildi.

Rapor sunumunun ardından soruları da yanıtlayan İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, “Siyasetin kayıtdışı ekonomiyle beslendiği ve bu yüzden kayıtdışılığı önlemek istemediği” yönündeki görüşlerin anımsatılması üzerine, böyle bir şeyi söylemek için hükümetin görev süresini tamamlaması gerektiğini söyledi.

Önümüzdeki günlerde 30-40 kişiden oluşturdukları bir proje ekibiyle kayıtdışılığın önlenmesi için çalışma yapmaya başlayacaklarını bildiren Arıkan, “İSMMO olarak bu sorunun peşinde olacağız” dedi.