kamu işçi maaş

Like Tree24Beğeni

Konu: 10 Kasım

  1. #21
    AYSE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    AYSE isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Mesajlar
    3.920

    Ynt: 10 Kasım

    Bu bambaşka bir duygu. Hiç görmediğin tanışmadığın hatta aynı havayı solumadığın bir insanı sevmek, saygı duymak yıllar sonrasında bile onun başarılarılarının emanetçileri olmak...
    talcid bunu beğendi.

    Ölüm varsa bu dünyada.. zulüm var.

  2. #22
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.814

    Ynt: 10 Kasım

    Sevgi ve rahmetle anıyoruz,ruhuna fatiha...
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

  3. #23
    İrem35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    İrem35 Guest

    Ynt: 10 Kasım

    Ulu Önderimiz
    Mustafa Kemal ATATÜRK
    (19.09.1881 - Forever/Herzaman)

  4. #24
    ZİNDAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ZİNDAN isimli Üye şuanda  online konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Eylül.2006
    Mesajlar
    7.003

    Ynt: 10 Kasım

    Saygı ile anıyoruz...
    talcid bunu beğendi.

  5. #25
    SİBEL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    SİBEL Guest

    Ynt: 10 Kasım Atatürk' ü Anma Günü.!

    Benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


    talcid bunu beğendi.

  6. #26
    Üyelik tarihi
    Ekim.2010
    Mesajlar
    524

    Ynt: 10 Kasım

    ATATÜRK' ÜN TÜRK DİLİ İLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ

    Türk milletinin dili Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır... Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin, kalbidir, zihnidir. 1929

    Türk dili zengin, geniş bir dildir. Her kavramı ifade kabiliyeti vardır. Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde çalışmak lazımdır. 1930

    Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli duygusunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. 1930
    Türk dilinin kendi benliğine, aslında güzellik ve zenginliğe kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın dikkatli, ilgili olmasını isteriz. 1932

    Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi içn her yayın vasıtasından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hale getirmeliyiz. 1938

    Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz. 1931

    Milli bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
    Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında egemen ve esas kalacaktır. 1933
    Tarihçe
    Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.

    Türk Dil Kurumu başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür:
    1. Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak;
    2. Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.
    Atatürk'ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk (Runik) yazılı metinlerin ilk iki cildi onun sağlığında yayımlanmış; 1940'larda yayın hayatına çıkabilen Divanü Lügati't-Türk, Kutadgu Bilig gibi eserler üzerinde de yine onun sağlığında çalışılmaya başlanmıştır. Daha sonra birçok cilt hâlinde ortaya çıkacak olan Tarama ve Derleme Sözlüğü'yle ilgili çalışmalar da Atatürk'ün sağlığında başlamıştır. Tarama Sözlüğü, 13. yüzyılda başlayan Batı Türkçesinin eski eserlerinin taranmasıyla; Derleme Sözlüğü, Anadolu ağızlarında kullanılan kelimelerin derlenmesiyle oluşturulmuş büyük sözlüklerdir. Çağdaş Türkçenin grameri, sözlüğü, imlâsı ve terimleriyle ilgili çalışmalar da Atatürk tarafından ilgiyle izlenmiştir.
    Türk Dil Kurumunun kuruluşuyla birlikte çağdaş Türkçede çok hızlı bir arılaştırma akımı da başlamıştır. Bizzat Atatürk'ün öncülük ettiği, Türk dilinin yabancı kökenli sözlerden temizlenmesi akımı 1935 güzüne kadar sürmüş; halkın diline girip yerleşmiş kelimelerin dilden atılması işleminden bu tarihte vazgeçilmiştir. Atatürk'ün ölümünden sonra öz Türkçe akımı Türk aydınları arasında sürekli tartışılan bir konu olmuş ve özellikle 1960'tan sonra Türk Dil Kurumu bu akımın öncülüğünü yapmaya devam etmiştir. 1980'den sonra tartışmalar durulmuş, bilimsel çalışmalar hız kazanmıştır.
    Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığını Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakmıştır. Bu iki kurumun bütçesi bugün de Atatürk'ün mirasından karşılanmaktadır. Bu miras bugün Türkiye'nin en büyük bankalarından biri olan Türkiye İş Bankası sermayesinin %28,9'unu oluşturmaktadır.
    Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk'ün sağlığında Millî Eğitim Bakanının Kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951'de değiştirilmiş; böylece Kurumun devletle bağlantısı koparılmıştır. İkinci önemli yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1982'de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kuruluşu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış; böylece devletle olan bağlar yeniden ve daha güçlü olarak kurulmuştur.
    Atatürk, 1 Kasım 1936'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin V. dönem 2. yasama yılını açış konuşmasında Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun geleceği ile ilgili dileklerini şu sözlerle dile getirmişti:
    Başlarında değerli Eğitim Bakanımız bulunan, Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumunun her gün yeni gerçek ufuklar açan, ciddî ve aralıksız çalışmalarını övgü ile anmak isterim. Bu iki ulusal kurumun, tarihimizin ve dilimizin, karanlıklar içinde unutulmuş derinliklerini, dünya kültüründe başlangıcı temsil ettiklerini, kabul edilebilir bilimsel belgelerle ortaya koydukça, yalnız Türk ulusunun değil, bütün bilim dünyasının ilgisini ve uyanmasını sağlayan, kutsal bir görev yapmakta olduklarını güvenle söyleyebilirim. (Alkışlar)Tarih Kurumunun Alacahöyük'te yaptığı kazılar sonucunda, ortaya çıkardığı beş bin beş yüz yıllık maddî Türk tarih belgeleri, dünya kültür tarihinin yeni baştan incelenmesini ve derinleştirilmesini gerektirecektir. Birçok Avrupalı bilim adamının katılması ile toplanan son Dil Kurultayının aydınlık sonuçlarını görmekle çok mutluyum. Bu ulusal kurumların az zaman içinde ulusal akademilere dönüşmesini dilerim. Bunun için, çalışkan tarih, dil ve bilim adamlarımızın, bilim dünyasınca tanınacak orijinal eserlerini görmekle mutlu olmanızı dilerim.
    (Bu konuşmanın tam metnini http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/5d2yy.htm adresinde bulabilirsiniz.)
    Atatürk'ün bu dileği dikkate alınarak her iki kurum da böylece akademik bir yapıya kavuşturulmuştur.
    Bugün Türk Dil Kurumu, 20'si Yüksek Öğretim Kurumu; 20'si Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Kurulu tarafından seçilen 40 asıl üyeye sahiptir. Üyelerin büyük çoğunluğu Türk üniversitelerinde çalışan Türkologlardır. Başbakanın önerisiyle Cumhurbaşkanınca tayin edilen Kurum Başkanı ve 40 asıl üye Bilim Kurulunu oluşturur. Kurumun bilimsel çalışmaları bu kurul tarafından plânlandığı gibi yönetim işlerini üstlenen Yürütme Kurulu ile bilimsel çalışmaları yürüten Kol ve Komisyonların üyeleri de bu kurul tarafından seçilir.
    Bilimsel çalışmaları yürüten kollar şunlardır:

    1. Sözlük Bilim ve Uygulama Kolu,
    2. Gramer Bilim ve Uygulama Kolu,
    3. Dil Bilimi Bilim ve Uygulama Kolu,
    4. Terim Bilim ve Uygulama Kolu,
    5. Ağız Araştırmaları Bilim ve Uygulama Kolu,
    6. Kaynak Eserler Bilim ve Uygulama Kolu.
    Türkiye Türkçesinin çağdaş sözlüğünü sürekli geliştirerek yayımlayan ve Genel Ağ ortamında sürekli güncelleyen Türk Dil Kurumu, İmlâ Kılavuzu'nu 2000 yılında yayımlamış olup, 2004 yılında İlköğretim Okulları için İmlâ Kılavuzu' nu yayımlamıştır. 1998 yılı içinde 9. baskısı çıkmış olan Türkçe Sözlük'te 75.000 civarında kelime yer almıştır.
    Son dönemde, yılda 30-40 bilimsel eseri yayın dünyasına kazandıran Türk Dil Kurumunun üç süreli yayını da bulunmaktadır. Güncel dil konularını ve geniş kitlenin anlayacağı dilde yazılmış araştırmaları içine alan Türk Dili dergisi ayda bir yayımlanmaktadır. Altı ayda bir yayımlanan Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi; Kazak, Kırgız, Tatar vb. Türk topluluklarının dil ve edebiyatlarıyla ilgili araştırmalara yer verir. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten ise tamamen bilimsel araştırmaları içine alır ve yılda bir sayı yayımlanır.
    Türk Dil Kurumunda şu anda, üç proje yürütülmektedir:

    1. Türklük Bilimi (Türkoloji) Alanında Yabancıların Eserlerinin Türkçeye Çevrilmesi Projesi,
    2. Türk Dünyası Destanlarının Tespiti, Türkiye Türkçesine Aktarılması ve Yayımlanması Projesi,
    3. Mühendislik Terimleri Sözlüğü Projesi.
    Kurumumuzun biten projeleri ise şunlardır:

    1. Türkiye Türkçesi Sözlükleri Projesi,
    2. Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri ve Şiveleri Sözlüğü ve Grameri Saha Araştırması Projesi,
    3. Türkiye Türkçesi ve Tarihî Devirler Yazı Dilleri Grameri Projesi,
    4. Göktürk (Runik) Yazılı Belge, Yazıt ve Anıtların Albümü Projesi.
    Türk Dil Kurumu 800'e ulaşan yayını, 40 Bilim Kurulu üyesi, 17 uzmanı, 56 çalışanı ve zengin bir araştırma kütüphanesiyle Türkiye'nin saygın bilim kuruluşlarından biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
    Ronin sözcüğü efendisiz savaşçı (samuray) anlamına gelmekteyse de aylak, boşta gezer şeklinde de kullanılmaktadır. Kelime anlamına bakıldığında ronin "dalga adam" demektir ve denizdeki dalgalar gibi oradan oraya savrulan kişi anlamına gelmektedir.

  7. #27
    Üyelik tarihi
    Haziran.2009
    Mesajlar
    236

    Ynt: 10 Kasım

    Saygı ile anıyoruz ...
    talcid bunu beğendi.
    Bir Haziran ayı ile başlar ...<br />Bir Ekim ayı ile sona erer ...<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ERROR .

  8. #28
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Mesajlar
    234

    Ynt: 10 Kasım

    Ruhun Şad Olsun Yüce Önder
    talcid bunu beğendi.

  9. #29
    Üyelik tarihi
    Eylül.2005
    Mesajlar
    1.802

    Ynt: 10 Kasım


  10. #30
    Tahsin Kurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tahsin Kurt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Müdavimi
    Üyelik tarihi
    Nisan.2007
    Mesajlar
    7.814

    Ynt: 10 Kasım


    Saygı ile anıyoruz.Ruhu şad olsun.


    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla,ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlâna Celâlediin-i Rûmî)

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Kasım Ba Bs Formu Hk.
    Konu Sahibi kdryksk83 Forum KDV
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 04.Ocak.2017, 14:55
  2. 2015 Kasım Agi
    Konu Sahibi mes_ar Forum Vergi Usul Kanunu
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 27.Kasım.2015, 13:15
  3. Kasım Ayı SSK Bildirimi
    Konu Sahibi Stajyer001 Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 21.Aralık.2011, 22:48
  4. 1 Kasım?da Hastalanmayın!
    Konu Sahibi nane Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 31.Ekim.2008, 13:29
  5. Kasım 2006 Kdv
    Konu Sahibi beyza Forum KDV
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 21.Haziran.2007, 10:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36