taşeron kamu işçi maaş programı

Like Tree267Beğeni

Konu: Niye Şiir Olmasın!!!

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    615

    Niye Şiir Olmasın!!!

    SENSİZLİĞİN BU ÇEŞİDİ

    Bir kırılmış aynaya döndürdün de beni sen
    Artık tanıyamazsın içimdeki seni sen...
    "Deli" deme anla da bu derin densizliği
    Sen de gideremezsin artık bu sensizliği...

    B.Kemal ÇAĞLAR

    sevgiyle....

    Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı ne olabilir...

  2. #2
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    205

    Niye Şiir Olmasın!!!

    Herdeem,seni tebrik ediyorum,kesinlikle olması gerekir.Destekliyorum...

    Bir gün ve şayet
    Çatlarsa sabır taşım
    Lacivert bir gece,Ay sarhoş olup suya düşünce,
    Eşelenmiş bir mangal gibi pırıl pırılken gökyüzü
    Çalarım kapını
    Açmazsan
    Benimle birlikte kaçmazsan
    İşte ozaman boş kalacaktır çekilen hançerimin kını.
    Ama sen
    Arkası al fistanlı,dağıstanlı çerkez kızı gibi
    Atlar da atına gelirsen mesele yok.
    Ozaman açılırız seninle
    Engin denizlerin sonsuz maviliğine
    Orada sen ne istersen bulursun
    Mesela dalında narı,balında arı
    Ve...Ve birde beni...


    Yazarını unuttuğumdan ekleyemedim...Sn Nur Arslan'ın dediği gibi Hayat sadece işten ibaret değildir...
    ketvurdum bunu beğendi.
    İYİ ÇALIŞMALAR..<br />Fatih Başdemir<br />Başarının %5 i yapmayı bilmekten,% 95 i yapabilmekten oluşur.

  3. #3
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    Niye Şiir Olmasın!!!

    Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

    İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

    Ataol Behramoğlu

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    127

    Niye Şiir Olmasın!!!

    OZAN KİMLİĞİMİZ


    Soyumuz sorarsan evveliyattan
    Ulu çınarlardan soy sürmüşüz biz
    Ruhsati, Pir Sultan, Yunus Emre den
    El almış, el vermiş huy görmüşüz biz

    Hisse almış Çırakmanın sözünden
    Çıkmamışız Atamızın izinden
    Mahsuni'nin türküsünden sazından
    Yolları olmadık köy görmüşüz biz

    Pirler ekmiş türkü olmuş dalından
    Doğru bilip çıkmamışız yolundan
    Kamillerinden sohbet ehli dilinden
    Türkülerde bin bir say görmüşüz biz

    Onlarla ağlamış onlarla gülmüş
    Derdi efkarıyla ummana dalmış
    O gündür bu gündür kimliğin bilmiş
    Ekmeksiz ve susuz ay görmüşüz biz

    Acı keder yoklukların ardından
    Hep bilmişiz ezilenin derdinden
    Elin çekmezdik Ata yurdundan
    Mazluma zulmeden bey görmüşüz biz

    Türküyü dokuyan usta cinastan
    Cevheri göz nuru şu kırık tastan
    Bin yıl şahit olan şu gerçek ustan
    İnsanı kirleten pey görmüşüz biz

    İlhamiyim örsten çelik suyumu
    Aldım dövülürken şekil payımı
    Yüz yıllardan beri ozan kıyımı
    Akıla sığmayan zay görmüşüz biz

    İlhami Arslantaş
    Saniye KARAKAŞ

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    54

    ASLA VAZGEÇME

    ASLA VAZGEÇME
    ============

    Kendini Yorgun hissetsen bile,
    Başarı senden kaçsa bile,
    Bir hata sana zarar verse bile,
    Hatta ihanet sana acı verse bile,
    Bir hayat yok olsa bile,
    Gözyaşları gözlerini yaksa bile,
    Kimse gayretini fark etmese bile,
    Nankörlük ödülün olsa bile,
    Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile,
    Ve hatta herşey,
    hiçbir şey olsa bile
    Vazgeçme....................
    YENİDEN BAŞLA..............!!!!!!!!!
    gürşen oktay bunu beğendi.
    ER ZEVKİ SEFA BİR ANLIK,
    <br />KİN VE NEFRETİN SONU PİŞMANLIK.
    <br />HER CANLIYA VAR ELBET BİR GÜN ÖLÜM,
    <br />İNSANLARDA ÖLÜR,ÖLMEYEN İNSANLIK.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Haziran.2005
    Mesajlar
    367

    Niye Şiir Olmasın!!!

    Kelebek

    Son isteğin nedir?
    Sorusu,
    Çok, çok kolaydır,
    İlk isteğin nedir?
    Sorusundan.
    Çünkü,
    O soruyu
    Kimse kimseye soramadı,
    Korkusundan.

    Şair : Özdemir Asaf
    ur Arslan
    <br />SMMM

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    192

    Niye Şiir Olmasın!!!

    bir şiir de necip fazıldan:

    SAKARYA TÜRKÜSÜ

    İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
    Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
    Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
    Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
    Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
    Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
    Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

    Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

    İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
    Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
    Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
    Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
    Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
    Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
    Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
    Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

    (1949)

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    127

    Niye Şiir Olmasın!!!

    Her Şey Sende Gizli



    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun.
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,
    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    ..........
    ..........



    Can Yücel
    Saniye KARAKAŞ

  9. #9
    konsilyer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    konsilyer Guest

    Niye Şiir Olmasın!!!


    Tahir olmak da ayıp değil
    Zühre olmak da..
    Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
    Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
    Yani yürekte.

    Mesela bir barikatta dövüşerek
    mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
    mesela denerken damarlarmda bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanm da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Nazım Hikmet - 1947
    vatan80 bunu beğendi.

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2005
    Mesajlar
    192

    Niye Şiir Olmasın!!!

    bir şiir de erdem beyazıt'tan
    SANA, BANA, VATANIMA, MEMLEKETİMİN İNSANLARINA DAİR

    "Telgrafın tellerini kurşunlamalı..."
    Böyle değildi bu türkü bilirim
    Bir de içime
    -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen-
    Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
    Bazen gelmesi beklenen bazen ansızın çıkagelen
    Haberler bilirim, mektuplar bilirim

    Gamdan dağlar kurmalıyım
    Kayaları kelimeler olan
    Kırk ikindi saymalıyım
    Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma, saçlarıma
    Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından
    Bastan ayağa ıslanmalıyım
    Gam dağlarına çıkıp, naralar atmalıyım

    İçimde kaynayan bir mahşer var
    Bu mahşer bir de annelerin kalbinde kaynar
    Çünkü onlar, yün örerken pencere önlerinde
    Ya da çamaşır sererken bahçelerde
    Birden alıverirler kara haberini
    Okul dönüşü bir trafik kazasında
    Can veren oğullarının

    Bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim
    Bir dolmuşta; yorgun şoförler için bestelenmiş
    Bir şarkıdan bir kelime duruverince içlerine
    Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
    Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
    Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde
    Örneğin hint okyanusu gibi derin
    İsyanın kapkara sularına dalan

    Nice akşamlar bilirim ki
    Karanlığını
    Bir millet hastanesinde
    Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda
    Başını kalorifer borularına gömmüş
    Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden
    Haber sormaya korkan genç kızların yüreğinden almıştır

    Bir de baharlar bilirim
    Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği
    Bilemeyeceği
    Anadolu bozkırlarında
    İstanbuldan çıkıp, Diyarbekire doğru
    Tekerleri
    Yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğuyla içen
    Cesur otobüs pencerelerinden
    Bilinçsiz baş kaymasıyla görülen
    Evrensen kadınların iki büklüm çapa yaptıkları
    tarla kenarlarında
    Çıplak ayakları yumuşsak topraklara batmış
    ırgat çocuklarının
    Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken
    Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen

    Yazlar bilirim, memleketime özgü
    Yiğit koy delikanlılarının
    İncir çekirdeği meselelerle birbirlerini kurşunladıkları
    Birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan
    Üstüne cehennem güneşlerde mor sinekler
    konup kalkan
    Diğeri kan-ter içinde yayla yollarında
    Mavzerinin demirini alnına dayamış
    Yüreği susuzluktan bunalan
    İçinden makûshane çeşmeleri akan
    Ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp
    Apansız silahına davranan
    Nice delikanlıların figuranlık yaptığı
    Yazlar bilirim memleketime özgü

    Güzler bilirim, ülkeme dair
    Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
    Kalakalmış bir kıyıda melûl ve tenha
    Kalbim gibi
    Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri
    Titreyen kenar mahalle çocukları
    Bir sıcak somun için
    Yalın kat bir don için
    Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi

    kadınlar bilirim ülkeme ait
    Yürekleri Akdeniz gibi geniş
    Soluğu Afrika gibi sıcak
    Göğüsleri çukurova gibi mümbit
    Dağ gibi otururlar evlerinde
    Limanlar gemileri nasıl beklerse
    Öyle beklerler erkeklerini
    Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardınmı umut gibi

    İsyan şiirleri bilirim sonra
    Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
    Harfler harp düzeni almıştır mısralarda
    Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
    Kimi bir soygun sofrasında ışıklı salonlarda
    Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır

    Müslüman yürekler bilirim daha
    Kızdımı cehennem kesilir sevdimi cennet
    Eller bilirim haşin, hoyrat, mert
    Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
    Her kırışığı, sorulacak bir hesabı
    Her çizgisi, tarihten bir yaprağı anlatır

    Bütün bunların üstüne
    Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
    Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim

    Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
    Adın kurtuluştur ama söylememeliyim
    Cankuşum umudum canım sevgilim.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Stres İçin Şiir...
    Konu Sahibi HAZAN Forum Konu Dışı
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 23.Ağustos.2010, 15:01
  2. Niye 3 Yıla Çıktık
    Konu Sahibi ilyaskurt Forum Stajyer Sorunları
    Cevap: 54
    Son Mesaj : 19.Haziran.2009, 01:22
  3. SMS'ler Niye 160 Karakterle Sınırlı?
    Konu Sahibi T U R K O Forum Konu Dışı
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 08.Mayıs.2009, 16:38
  4. Bağkur Primi ve Gecikme Zammı Niye Ayrı Değil
    Konu Sahibi sultan Forum Bağ-Kur Mevzuatı (Arşiv)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Eylül.2008, 13:00

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36