5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVESİNDE HİZMET TESPİTİ



İnsanlar hayatlarını idame ettirebilmek için çalışıp para kazanmak zorundadırlar. İnsanlar çalışırken, hukukun insanlara tanıdığı sosyal güvenlik hakkından da yararlanmak istemektedirler. Anayasal olarak tanınmış bu hakkın koruyuculuğu da devlet tarafından yapılmaktadır.
Sosyal güvenlik hakkı ülkemizde; işveren ve işçi ilişkisine dayalı olmak üzere kendi nam ve hesabına serbest çalışanlar için Bağ-kur, işveren emrinde çalışan işçiler için Sosyal Sigortalar Kurumu ve kamu kuruluşlarında çalışan memurlar için de Emekli Sandığı?dır.
Yoksulluğun halk üzerinde yarattığı sosyo ekonomik tahribatı ortadan kaldırmak için devlet 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile bu üç kuruluşu tek şemsiye altında toplamıştır.
İnsan çalışır hem para kazanır hem de yaşlılıkları için prim ödeyerek geleceğini güvence altına almaya çalışır.Bunu yaparken devlet ile işçi arasında köprü vazifesi gören işveren işçinin bu hakkını ; ekonomik yönden daha fazla kazanmak için hakkını işçiden habersizce gasp etmektedir.Yani;işçinin çalışmasını kuruma bildirmemektedir. Mağdur duruma düşenler haklarını ?Hizmet Tespit Davası? açarak alabilmektedir.

-Nedir Bu Hizmet Tespit Davası ?
Sigortasız çalışan işçilerin , geçmiş sürelerini sigortalı hale getirebilmek için İş mahkemesine açmış oldukları davalara ?Hizmet Tespit Davası? denir.Bu davayı açabilmek için şu üç koşulun oluşması gerekir;
a)- Sigortasız çalışma,
b)- Çalışmanın kuruma bildirilmemiş veya kurumca saptanmamış olması,
c)- 5 yıl içerisinde davanın açılması,
cc)-Hizmetlerin geçtiği yıl sonundan başlayarak 5 yıl içerisin de dava açılmalıdır.Açılmazsa dava hakkı kaybedilir.
Hizmet tespit davası hizmeti istenen dönemdeki işverene açılacaktır.Yine işveren nam ve hesabına iş yürüten vekillere de dava açılabilir.Eğer işveren devredilmiş veya intikal etmişse eski işverenin kuruma olan prim borcu,gecikme zammı ve faiz borçlarında yeni işveren de müteselsilen sorumludur.Şirket kapanmış ortada böyle bir şirket yoksa; işverenin Ticaret Sicilinde kayıtlı şirket müdürü,ortaklar kurulu veya Yönetim kurulu üyeleri de bu davada kuruma karşı müteselsilen sorumludur.Bu davada önemli olan prim borçlarına halef olma halidir.
Dava mağdur tarafından açılmalı ve yüce mahkemeye gerekli varakaları sunmalıdır.
Çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmalıdır.Dava kazanılırsa;Sosyal Güvenlik Kurumu alacağı primleri,gecikme cezalarını ve idari para cezalarını hesaplayarak alacağını tahsil cihetine gider.Mağdur ise, çalışarak kazanamadığı hizmetini bu sayede kazanarak işletir.
Peki işçi mağdur duruma düşmemek için ne yapsın ?
5510 Sayılı kanun uyarınca işveren çalıştırdığı her işçiyi kuruma bildirmek zorundadır.
(işe giriş bildirgesi-aylık hizmet bildirimi)İşveren art niyetli olup bildirmeye bilir.
Her şeyde önce işçi çalışmaya başladığı yeri,başlama tarihini belirtir bir dilekçe yazarak 1 ay içerisinde Sosyal Güvenlik Kuruma bildirmelidir.Yapılan bu iş sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu işçinin çalıştığını resen tescil eder.
Yine işçi her ay sonunda önceki çalıştığı günlerin kuruma bildirilip bildirilmediğini alacağı Prim Hizmet Döküm Çizelgesiyle takip etmelidir.(Kurumdan veya Internet ortamından da bu belge alınabilir)
İşverenin her ay sonunda maaş öderken verdiği imzalı Ücret Bordrosu da işçi tarafında saklanmalıdır.
Bugünden itibaren mağdur duruma düşmemek için yukarıda kısaca bahsedilenler yapılmalıdır.Önceki dönemlere ait bir mağduriyet varsa işçi mağduriyete konu alınan yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde İş mahkemesine ?Hizmet Tespit Davası? açmalıdır.İş Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır.

Kaynakça: 5510 Sayılı Kanunun 81-82-86 ıncı maddeleri. 506 Sayılı Kanunun 79.Maddesi


Fatih Ruhi KARAKUŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir