cfo-bmi

Konu: Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem- 1

  1. #1
    nane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    nane Guest

    Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem- 1

    Alıntı Sadettin ORHAN Bugün Nickli Üyeden Alıntı
    Son 5 - 6 yıldır, Türkiye gündeminin üst sıralarını sosyal güvenlik reformu işgal ediyor.

    Son yıllarda yapılan yasalar, bugüne kadar emeklilik yaşından maaş düzeyine, tek çatıdan yeni tanımlara kadar bir dizi tartışmaya neden oldu. Anayasa Mahkemesi?nde davalar açıldı, davalar sonrası yaşanan iptaller yasaları yeniden yazdırdı. Bir kısmı geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren ve geneli 1 Ekim?de tümüyle işlemeye başlayacak olan yeni sistemin iki ayağı var. Birinci ayak kurumsal tek çatının oluşturulması, ikinci ayak ise uygulamada birliğin sağlanması.

    SORUN CEVAPLAYALIM

    Çalışmamızda sosyal güvenlik reformunun getirdiği yenilikler ve hayatımızı etkileyecek olan değişiklikler ele alınırken, her bir sosyal tarafı ayrı bir başlık altında inceledik. 70 milyonu ilgilendiren bu konuda teknik ayrıntıya girmeksizin doyurucu bilgi vermeye çalıştık. BUGÜN Gazetesi?ndeki köşemize gönderilen sorular ve bu soruların yoğunlaştığı noktalar da bize ayrıca yol gösterdi. Aklınıza takılan sorular ya da detaylı olarak öğrenmek istediğiniz konular için bize yazın.

    ESKi MEMUR AVANTAJLI

    30 Nisan 2008 öncesi memur olanlar, yeni sistemin olumsuz olarak nitelenen yönlerinden etkilenmeyecek. Ayrıca bu memurlar, yeni yasal sistemin; kolaylaştırılmış eş ve çocuklara aylık bağlama gibi şartlarından da yararlanacak.Reform yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte artık kamuda, sosyal güvenlik açısından eski memur - yeni memur ayrımı doğacak. En geç 30 Eylül?de göreve başlamış olanlar eski memur, bu tarihten sonra göreve başlayacak olanlar ise yeni memur sayılacaklar. Eski memurlar genel olarak 5434 sayılı Emekli sandığı Kanununa tabi olurken, yeni memurlar tamamen yeni mevzuata tabi olacak. Eski memurlar sosyal güvenlik açısından en avantajlı kesimi oluşturuyor.

    HAKLAR GENİŞLEDİ

    Diğer taraftan, eski memurlar için ölümleri halinde eş ve çocuklarına aylık bağlama şartları da kolaylaştırıldı. 10 yıl olan çalışma süresi 5 yıla çekildi. Sadece bu düzenleme ile yaklaşık 17 bin memur dul ve yetiminin 1 Ekim?den sonra aylık almaya hak kazanması bekleniyor. Yine, bu memurlar için görev malullüğü şartları lehlerine olarak genişletildi.

    Devlet memurlarından 30 Nisan ila 30 Eylül arasında göreve başlayanlar için de yine genel olarak 5434 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uygulanacak. Ancak bu memurlar emeklilik yaş şartı açısından yeni yasanın hükmüne tabi olacaklar. Emeklilikte yeni yaş düzenlemesi ise 2036 yılından başlamak üzere kademeli olarak, kadınlarda 58 ve erkeklerde 60?tan 2048?de her ikisi için 65?e çıkarılıyor. Kademelendirme uygulanırken kişinin 9000 gün (25 tam yıl) olan prim şartını hangi yıllarda tamamladığına bakılacak.

    30 NİSAN 2008 ÖNEMLİ

    30 Nisan?dan sonra göreve başlamış olan eski memurlar emeklilik yaşı açısından yeni kademeli sisteme tabi olacak. Ancak pratikte 30 Nisan ve 30 Eylül arasında göreve başlayan memurların hemen hepsi kademeli yaş artışına takılmadan emekli olabilecek. Örneğin 15 Mayıs 2008?de ilk defa memuriyete başlayan, 29 yaşındaki Ahmet Bey, 25 yıllık hizmet süresini 15 Mayıs 2033?te tamamlayacağından, yeni yasanın yaş şartından etkilenmeyecek ve 60 yaşını doldurduğu 2039 yılında emekli olacak.

    MALUL AYLIĞI KOLAYLAŞTI

    1 Ekim?den sonra, harp ve vazife malulleri memur (4/c?li) olurlarsa, aylıkları kesilmeksizin çalışabilecek. 4/a veya 4/b?ye tabi çalışırlarsa öncelikle iş kazaları ve meslek hastalığı primi ödeyecek. Dilerlerse emeklilik primi de ödeyecekler. Ancak GSS primi ödemeyecekler.

    1 Ekim?den sonra başka birinin bakımına muhtaç bir şekilde malul kalanlara aylık bağlamak için 1800 gün (5 yıl) yeterli olacak.

    Yine 1 Ekim?den sonra bakıma muhtaçlık ya da eğitim görme şartı aranmaksızın 1800 gün (5 yıl), dul ve yetim aylığı için yeterli olacak.

    Eski memurlar vefat ettiğinde, aylık almayan dul eşe yüzde 75 maaş bağlanıyordu ve dul eşin çalışıp çalışmadığına bakılmıyordu. 1 Ekim?den sonra yeni memurların vefatı sonucu dul eşine bağlanacak maaş, dul eş çalışıyorsa yüzde 50 olacak.

    MAAŞ TERCİHİ YAPILACAK

    Eski memurlarda, hem yetim aylığı alan kız çocuğuna hem dul eşe verilen 12 aylık tutarındaki çeyiz yardımı, yeni memurlar için sadece yetim kızlarına 24 aylık tutarında verilecek. n Eski memurların dullarına hem eşlerinden dul aylığı hem anababasından yetim aylığı bağlanabiliyor. Yeni memurlarda ise bunlardan biri tercih edilecek. n Anlaşmalı boşanma ile baba veya annesinden yetim aylığı alan kızların aylıkları kesilecek. n Yeni memurlara verilecek cenaze yardımını SGK belirleyecek.

    YARDIM SANDIKLARINA GEÇiŞ ZAMANI VERiLDi

    Yeni sistem sonrası 20?ye yakın banka ve borsanın emekli sandıklarının SGK?ya devri için üç yıllık bir geçiş dönemi öngörüldü. Bu süre Mayıs 2008?de başladı ve Mayıs 2011?de sona erecek. Bakanlar Kurulu isterse bu süreyi iki yıl daha uzatabilecek. Bu sandıkların da SGK?ya devriyle birlikte sosyal güvenlik anlamında tek çatının dışında herhangi bir kurum veya kuruluş kalmamış olacak.

    ASKERLiK BORÇLANMASINDA ORAN ARTTI

    Reform öncesinde SSK?lılar ve Bağ-Kur?lular yüzde 20 emeklilik primi kadar askerlik borçlanması ödüyorlardı. Memurlar ise göreve başladıkları derece, kademe ve eğitim durumlarına göre değişen tutarlarda askerlik borçlanması ödüyorlardı. 1 Ekim?den sonra borçlanma oranı ve tutarı herkes için artıyor ve en az asgari ücretin yüzde 32?si oluyor. Örneğin 1 Ekim?den sonra ilk defa memur olan Muhsin Bey, 18 ay olarak yapmış olduğu askerliğini 31 Aralık 2008 tarihine kadar borçlanırsa toplamda 3.675 YTL ödeyecek.

    YENİ DÖNEMDE TEK MUHATTAP TEK ÇATI

    Yeni sosyal güvenlik sisteminin ilk ve önemli adımlarından biri bütün kurumları tek çatı altında toplamaktı. Sosyal güvenlikte tek çatı, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve kimi banka ve borsaların emekli sandıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleşmesi ile oldu. 2006 yılı Kasım ayında bu birleşme resmen ve fiilen gerçekleşti. Bundan sonra işçinin, işverenin, esnafın, memurun, kısacası tüm nüfusun sosyal güvenlik anlamında tek bir muhatabı vardır o da SGK?dır. Artık SSK?lılar 4/a?lı, Bağ-Kur?lular 4/b?li, memurlar ise 4/c?li olarak isimlendirilecek. Tek çatının faydalarını şöyle özetlemek mümkün:

    SUİİSTİMALE ENGEL

    Üç ayrı kurum tek bir kurum haline getirildiği için örgütlenmede tasarruf sağlandı.

    Her üç kurumun bilgisayar altyapıları tek bir veri tabanında birleştirildiğinden daha önce karşılaşılan pek çok suiistimalin önüne geçildi.

    Yeni kurum kanununda 1700 civarında sosyal güvenlik merkez müdürlüğü öngörüldüğünden, artık vatandaşımız kendi semtindeki SGK biriminden her türlü iş ve işlemlerini yaptırabilecek.

    İNTERNET KOLAYLIĞI

    Yeni kurum kişilerin dolaşması yerine bilgilerin dolaşması mantığına dayalı olarak işlediğinden, bundan sonra kişiler bilgi ve belgelerin peşinde dolaşmayacak, birçok belgeyi internet ortamından verip alabilecekler.

    YURTDIŞI HiZMETE YENi DÜZEN GELDi

    Yurtdışı hizmet borçlanmasında şartlar değişti. Yeni sistem ile Türkiye?de herhangi bir hizmeti olmayanlar ile en son Bağ-Kur?a tabi çalışmış olanlar yeni yasadaki 4/b (Bağ- Kur) şartlarında borçlanacak. Böylece 7200 günle SSK şartlarında emekli olmak yerine 9000 günle Bağ-Kur şartlarında emekli olabilecekler. Bu durumda olanların Türkiye?ye döndükten sonra öncelikle SSK?ya tabi (yeni yasada 4/a?lı olarak) çalışmaları gerekiyor.

    Bu şekilde 1 gün bile prim ödeseler borçlanma için SSK şartlarına tabi olacaklar. Yine yurtdışı borçlanma tutarı günlük 3,5 dolar iken, yeni yasada asgari ücret ile 6.5 katının yüzde 32?sini ödeyecek. Örneğin yurtdışına çıkmadan önce bir kamu kurumunda memur olarak çalışmış ve istifa etmiş olan Serdar Bey, 7 yıl yurtdışında kaldıktan sonra Türkiye?ye dönmüş ve yurtdışı borçlanma için Emekli Sandığı?na (SGK) 10 Ekim 2008?de müracaat etmiş olsun. Serdar Bey?in yeni şartlarla ödeyeceği toplam tutar, (2.520 gün x 6,81 YTL) 17.149 YTL?dir.

    EN ŞANSSIZ KESiM YENi MEMURLAR

    Yeni yasal düzenleme sonrası, 1 Ekim 2008 itibariyle göreve başlayacakları yeni memur olarak isimlendirdiğimizi söyledik. Yeni memurlar Kanunda 4/c?li olarak tanımlanıyorlar. Bu memurlar her açıdan yeni yasaya tabi olacak. Böylece sosyal güvenlik tarihimizde ilk defa memurlar da işçi ve esnafla aynı şartlara tabi olacak.

    KESİNTİ ARTIYOR

    Diyebiliriz ki sosyal güvenlik açısından en şanssız kesim 1 Ekim sonrası işe başlayan memurlardır. 30 Eylül?de göreve başlayan bir memurla 1 Ekim?de başlayan memur arasında her açıdan büyük farklar var. İşte o farklar:

    Yeni memurların aylıklarından yapılacak kesinti kalemleri, eski memurlara göre artıyor. Emeklilik keseneğinin artmasının iki sonucu var. Birincisi çalışırken kişinin eline geçen net aylığın düşmesi, ikincisi ise emekli olunca eline daha fazla aylık geçmesidir.

    9000 GÜN TEK BAŞINA YETMEZ

    Eski memurların aldıkları görev, makam veya temsil tazminatları prime tabi tutulmazken, yeni memurların tüm ücret unsurları prime tabi tutulacak. n Yeni memurun hangi yaşta emekli olabileceği, 9000 günü hangi yıllarda dolduracağına bağlı olacak. Yeni memur 25 yılı 31 Aralık 2035 ve öncesinde doldurursa kadın ise 58, erkek ise 60 yaşında emekli olacak.

    AYLIK BAĞLAMA ORANI DÜŞTÜ

    Aylık bağlama oranı 25 yıl için eski memurlarda yüzde 75 iken, yeni memurlarda bu yüzde 50 olacak. Bu da emekli aylığında yüzde 30?luk azalma demek.

    Eski memurlar emekli olunca bir işyeri açtıklarında veya SSK?ya tabi işe girdiklerinde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek aylıkları kesilmeden çalışabilirlerken, yeni memurlar emekli olduktan sonra sadece Bağ-Kur kapsamında çalışmak şartıyla aylıklarını alabilecek.

    Eski memurun yeni doğan çocuğu için 2008?de yaklaşık 123 YTL emzirme ödeneği verilmekteyken, yeni memur için bu tutar SGK tarafından belirlenecek.

    TABAN AYLIĞI AZALDI

    Eski memurun Genel Sağlık Sigortası priminin tamamı çalıştığı kurumca karşılanacak. Yeni memur ise yüzde 12,5?lik primin yüzde 5?ini cepten ödeyecek.

    Eski memurlar emekli aylığı olarak en az taban aylığı kadar yani 2008 yılı için 741 YTL aylık alıyor. Yeni memurlar için taban aylık asgari ücretin yüzde 35?i olarak belirlendi.

    Yeni memurlar (1 Ekim sonrası işe başlayan) emekli olurken çalışma hayatında en fazla hangi statüde çalıştığına bakılacak.

    Eski memur fiili olarak 10 yıllık hizmetini doldurduktan sonra istifa ederek Emekli Sandığı?na isteğe bağlı kesenek ödeyebiliyor. Yeni memur ise istifa ettiğinde isteğe bağlı prim ödemek isterse, 4/b?ye (Bağ-Kur) tabi olarak prim ödeyecek.

    Örneğin, 11 yıl memur olarak çalıştıktan sonra istifa eden yeni memur Ali Bey, 14 yıl da isteğe bağlı prim ödediğinde, bugünkü Bağ-Kur şartlarında emekli olacak.

    YARIN: Reform SSK?lıları nasıl etkileyecek?


  2. #2
    nane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    nane Guest

    Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem- 6

    Alıntı Sadettin ORHAN 4 Ekim 2008 Bugün Nickli Üyeden Alıntı
    SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yıllık maaş artışında yine TÜFE ve Gelişme Hızı kullanılacak.

    Ancak, Gelişme Hızı katsayısının artık yüzde 100 yerine yüzde 30 kullanılmaya başlanması emekli aylıklarının yıldan yıla daha az artmasına neden olacak.

    Sosyal güvenlik reformu esas itibariyle halihazırda çalışmakta olanları ya da bundan sonra çalışma hayatına girecekleri etkiliyor. Ancak reform, çalışanlar kadar olmasa da, emeklileri de belirli ölçülerde etkileyecek. Bu etkilenme Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde birtakım farklılıklar gösteriyor. Reform kanunundan en az etkilenecek olanlar memur emeklileri. İşte emeklileri bekleyenler:

    Yüzde 30 uygulanacak

    Reform öncesinde sağlık harcamaları Emekli Sandığı tarafından karşılanan memur emeklileri, 1 Ekim sonrasında kurumsal hazırlıklar tamamlandıktan sonra Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmeti alacak.

    Memur emeklilerinin, 1 Ekim'den önce; Tekrar kamuda çalışmaya başlarlarsa aylıkları kesiliyor; SSK'ya tabi bir işte çalışırlarsa en az asgari ücretin yüzde 30'u destek primi ödüyor; Bağ- Kur'a tabi çalışırlarsa 12. basamağın yüzde 10'u destek primi ödüyorlardı.

    1 Ekim'den sonra da aynı uygulama devam edecek. Ancak yeni dönemde hem emekli aylığı alıp hem Bağ-Kur kapsamında çalışırlarsa destek primi asgari ücretin yüzde 12'si olacak. Takip eden her yıl bir puan artırılacak ve nihayet yüzde 15 olarak uygulanmaya devam edilecek.

    Emekli memurlar 1 Ekim sonrası SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bunun yüzde 7,5'i kendisine ödenen ücretten kesilirken, geri kalanı işveren tarafından ödenecek.

    MEMUR DAHA AVANTAJLI

    Reformdan önce SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının artırılmasında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Gelişme Hızı katsayıları kullanılıyordu. Reformla TÜFE yine aynı şekilde kullanılacak.

    Ancak Gelişme Hızının yüzde 100'ü değil yüzde 30'u esas alınacak. Bu da işçi ve esnaf emeklilerinin aylıklarının yıldan yıla daha az artması anlamına geliyor.

    Memur emeklilerinin aylıkları ise eskiden olduğu gibi yine memur maaş katsayısına göre artırılacak. Bu açıdan memur emeklilerinin maaşları diğerlerine nazaran daha hızlı artmış olacak.

    iŞÇi EMEKLiSi ESNAF OLURSA DESTEK PRiMi ARTACAK

    SSK emeklileri yine SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bağ-Kur emeklileri de aynı şekilde SSK'ya tabi çalışmaya başlarlarsa aynı oranda destek primi ödeyecekler.

    SSK veya Bağ-Kur emeklileri Bağ- Kur kapsamında çalışmaya başlarlarsa, yüzde 10 değil, 1 Ekim - 31 Aralık 2008 arasında yüzde 12, takip eden her yıl bir puan artırılarak nihayet yüzde 15 destek primi ödeyecek.

    Örneğin, bir fabrikadan emekli olan Hasan Bey, aynı fabrikada işçi olarak çalışmaya devam ederse, kendisi için Ekim 2008'de 197 YTL (asgari ücret için) destek primi ödenecek. Bu primin 3/4'ü işveren payı, 1/4'ü işçi payı olarak ödenecek.

    Ancak Hasan Bey, bir limited şirkete ortak olursa, bu kez Bağ-Kur statüsünde Ekim 2008'de 77 YTL destek primi ödeyecek.

    Eski emekli etkilenmez

    Kamuoyunda yanlış bilgilendirme sonucu, şu an emekli olarak çalışmakta olanların, 1 Ekim'den sonra aylıkları kesilecekmiş gibi bir yanlış anlama oluştu. Oysa böyle bir durum söz konusu olmayıp, emekli aylığı kesilecek olanlar, 1 Ekim'den sonra ilk defa sigortalı olup da emekli olacaklardır.

    Bunlar da emekli olduktan sonra memur ya da SSK'lı olarak çalışırlarsa aylıkları kesilecek. Bağ-Kur'a tabi olarak çalışırlarsa emekli aylıklarını alarak çalışmaya devam edebilecekler.

    İş kazası primi eklenecek

    Örneğin emekli olduğu basın kuruluşunda halen çalışmaya devam eden Sami Bey için işvereni daha önce her ay yüzde 30 destek primi ödüyordu. Bu oran Sami Bey'in emekli aylığından değil, işveren tarafından ödenen ücret üzerinden hesaplanıyor, 1/4'ü Sami Bey'in ücretinden kesiliyor kalanı da işverence SGK'ya ödeniyordu.

    1 Ekim'den sonra da Sami Bey, emekli aylığından hiçbir kesinti olmaksızın yine aynı şekilde çalışmaya devam edecek. Ancak Sami Bey'in işvereninin ödeyeceği prime bir de iş kazası ve meslek hastalığı primi eklenecek.

    Maluller 1 Ekim?e dikkat!

    SSK'dan malullük aylığı alanlar destek primi ödeyerek Bağ-Kur'a tabi çalışabiliyorlardı. 1 Ekim'den sonra ilk defa malullük aylığı bağlananların aylıkları, bu tür çalışma durumunda kesilecek. Ancak önceden beri aynı şekilde çalışmaya devam edenler, 1 Ekim'den sonra da aylıkları kesilmeksizin çalışmaya devam edebilecekler.

    Gazilere yeni avantaj

    Harp ve vazife malulleri daha önce SSK'ya tabi bir işte çalışırlarsa yüzde 30 SGDP ödüyorlardı. İsterlerse buna ilaveten yüzde 20 de emeklilik primi ödeyerek ileride ikinci bir emeklilik elde edebiliyorlardı.

    Bağ-Kur'a tabi çalıştıklarında da 12. basamağın yüzde 10'u prim ödüyorlardı. Memur olarak çalışırlarsa aylıkları kesiliyordu.

    1 Ekim'den sonra bu kişiler memur (4/c'li) olurlarsa aylıkları kesilmeksizin emeklilik primi ödeyecek. 4/a veya 4/b'ye tabi çalışırlarsa öncelikle iş kazaları ve meslek hastalığı primi ödeyecek. Dilerlerse emeklilik primi de ödeyecekler. Ancak GSS primi ödemeyecekler.

    Reform öncesi, bir Bağ-Kur emeklisi, emekli aylığını kestirerek SSK'ya tabi çalışmaya başlar ve en az 3,5 yıldan (1260 gün) fazla prim öderse, yeniden emekli olmak için başvurduğunda SSK şartlarında emekli olabiliyor ve daha yüksek emekli aylığı alabiliyordu.

    1 Ekim sonrası ilk defa sigortalı olanların böyle bir imkanı olmayacak.

    BAĞKUR'LU İÇİN 3 YIL ŞARTI KALKTI

    Emekli aylığı alırken kestirip yeniden prim ödemeye başlayan Bağ-Kur emeklileri, 3 yıl geçmeden yeniden aylığa müracaat edemiyorlardı. Yeni yasada böyle bir şart yok. Dolayısıyla emekli aylığını kestirip çalışmaya başladıktan sonra, 3 yılı beklemeksizin tekrar aylık talebinde bulunabilecek.

    Emekli aylıklarını banka hesaplarından 6 ay süreyle almayanların aylıkları, ihtiyati olarak durdurulacak. Bunların yeniden müracaat etmeleriyle birlikte aylıkların ödenmesine devam edilecek.

    Belirli yaşın üstündeki emekliler ile özürlülerin aylıkları dilerlerse evlerinde ödenebilecek.

    Yukarıdaki tüm yeni düzenlemeler, banka ve borsaların emekli sandıklarından emekli olanlar için de geçerli.

    ÇİFTE AYLIKLARA YENİ DÜZENLEME

    Hem kendi emekli aylığı hem eşinden dul aylığı alanlar buna devam edecek. Diğer taraftan hem ölen eşinden ya da ana-babasından ölüm geliri hem dul aylığı birleşirse yüksek olanın tamamı, düşük olanın yarısı verilecek.

    Örneğin Fadime Hanım'ın SSK'lı eşi bir iş kazası sonucu ölmüş ve Fadime Hanım'a ölen eşinden ölüm geliri bağlanmıştır. Aynı zamanda Fadime Hanım'ın eşinin 1800 gün sigorta primi olduğu için kendisine dul aylığı da bağlanmıştır. Bu durumda Fadime Hanım ölüm geliri ile dul aylığının ikisini de tam olarak alamayacaktır. Bunlardan yüksek olanın tamamını, düşük olanın ise yarısını alabilecek.

    YEŞİL KARTLAR İKİ YILDA KALKACAK

    Yeşil kartlılar olarak bilinen ve fakirlik sınırının altında olduğu için sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlananlar, 1 Ekim'den sonra iki yıllık bir geçiş dönemine tabiler. Bu kişiler 2 yıl süreyle yine tüm sağlık yardımlarını ücretsiz alacaklar.

    İki yılın sonunda ise bunların durumu SGK tarafından incelenecek. İnceleme sonucu aylık net gelirleri asgari ücretin üçte birinden az ise yine ücretsiz olarak hizmet almaya devam edecekler.

    SAĞLIKTA TEK ŞEMSİYE

    Sosyal güvenlik reformu öncesinde, çalışan memurların sağlık giderleri kendi kurumlarınca, emekli memurlarınki ise Emekli Sandığı'nca karşılanıyordu. SSK ve Bağ-Kur mensupları ise ödenen sağlık primlerinin karşılığı olarak kurumlarınca anlaşmalı sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti alıyorlardı. Diğer taraftan, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrine kadar, SSK'lılar öncelikle kendi hastanelerine başvuruyorlardı. Reform öncesinde pek çok konuda olduğu gibi sağlık hizmetleri konusunda da, sosyal kesimler arasında önemli farklılıklar bulunuyordu. Bu, vatandaşların hem sosyal güvenlik hem sağlık sistemine olan güvenini zedeliyordu.

    İŞÇİ, MEMUR, ESNAF AYRIMI KALKTI

    Yıllardan beri tartışılan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi, hem sağlık sorunlarının genelini, hem nüfusun genelini sağlık şemsiyesi altına alıyor. GSS sisteminin tamamen hayata geçmesiyle birlikte hizmet sunumunda tek bir ölçüt olacak; gelen hasta GSS kapsamında mı değil mi? Dolayısıyla memur musun, işçi misin ya da esnaf mısın sorularını hastanelerde artık duymayacağız.

    DEVLET DESTEĞİ

    GSS sistemiyle, çalışanlar ve prim ödeme gücü olanların prim ödeyerek, bu gücü olmayanların ise sistemden ücretsiz yararlanmaları amaçlanıyor. Prim ödeme gücü olmayanların primi devlet tarafından karşılanacak. GSS ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tüm ülkenin sağlık harcamalarını finanse eden bir konumda olacak.

    SİSTEM ZAMANLA DEVREYE GİRECEK

    Sosyal güvenlik reform kanununda, GSS hükümlerinin farklı maddeleri için farklı yürürlük tarihi öngörüldü. Buna göre;

    GSS'nin önemli bir kısmı 1 Temmuz 2008'den itibaren uygulanmaya başlandı. Özellikle SGK'dan gazilik maaşı, şeref aylığı, 65 yaş/özürlü aylığı gibi normal emeklilik dışında maaş alanlar, GSS sisteminin her türlü imkanından bu tarih itibariyle yararlanmaya başladılar.

    GSS kapsamında ödenecek olan sağlık hizmetleri, yurtdışına tedavi için gönderilme uygulaması ve hastaların tedavi giderlerine katılım payı ile ilgili düzenlemeler de 1 Temmuz'da uygulanmaya başlandı.

    18 YAŞ ALTI ÜCRETSİZ

    Çalışma hayatında olanlar (memur, işçi, bağımsız çalışan) ile emekli aylığı alanlar için GSS'nin uygulanması 1 Ekim 2008'de başladı. 18 yaşın altındaki nüfusun ücretsiz GSS kapsamına alınması da yine 1 Ekim'de başladı.

    Fiilen çalışmaya devam eden memurların sağlık harcamaları kendi kurumlarınca karşılanmaktadır. Ancak 1 Ekim'den sonra SGK tarafından belirlenen süre içinde bu kurumlar, sağlıkla ilgili işlemlerini SGK'ya devredecekler.

  3. #3
    nane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    nane Guest

    Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem- 7

    Alıntı Sadettin Orhan 5 Ekim 2008 Bugün Nickli Üyeden Alıntı
    İşçi, memur, kendi hesabına çalışanların yanı sıra, SGK tarafından belirlenecek kriterlere göre aile içerisinde kişi başı net geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar da GSS primi ödeyecek. Bu rakam bugün için en az 25.5 YTL.

    Genel Sağlık Sigortası (GSS), sisteminden ya prim ödeyerek ya da prim ödemeksizin ücretsiz yararlanılacak. Bu kapsamda, sistemden prim ödeyerek yararlanacak olanlar şöyle; l Eski SSK, yeni 4/a kapsamında çalışanlar yüzde 12,5 olan GSS priminin yüzde 5'ini kendileri, yüzde 7,5'ini ise işverenleri ödeyecek.

    Eski memurların (1 Ekim 2008 öncesi memuriyete başlayanlar) GSS primleri bunları çalıştıran kurumlarınca ödenecek. Ancak yeni memurlar, (4/c) yüzde 12,5 olan GSS priminin yüzde 5'ini kendileri, yüzde 7,5'ini ise bunları çalıştıran kurumları ödeyecek.

    Bağ-Kur?lu avantajlı

    Eski Bağ-Kur, yeni 4/b kapsamında çalışanlar yüzde 12,5 olan GSS priminin tamamını kendileri ödeyecek. Bunlar daha önce sağlık primini yüzde 20 olarak ödüyorlardı. Dolayısıyla GSS ile birlikte Bağ-Kur'luların sağlık primi azaltıldı.

    İsteğe bağlı sigortalılar da GSS primlerini kendileri ödeyecek. Ancak bunlar GSS primini yüzde 12,5 olarak değil, yüzde 12 olarak ödeyecek.

    Sınır asgari ücretin 1/3?ü

    Fakirlik sınırının üzerinde olanlar prim ödeyecek. SGK tarafından belirlenecek kriterlere göre aile içerisinde kişi başı net geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar da GSS primi ödeyecek.

    Ancak bunlardan alınacak GSS primi kademeli olarak düzenlendi. Buna göre aylık net gelir asgari ücretin 1/3'ü ile asgari ücret arasında ise 25,5 YTL; asgari ücret ila asgari ücretin iki katı arasında ise 76,6 YTL; asgari ücretin iki katından fazla ise 153 YTL GSS primi ödeyecekler.

    5 kişilik aile

    Örneğin, üç çocuk ve ana-babadan oluşan 5 kişilik bir aile düşünelim. Bu ailenin aylık toplam net geliri 1000 YTL olsun. Bu ailedeki kişi başı net gelir 200 YTL. Bu tutar şuan geçerli olan asgari ücretin 1/3'ünden (212,6 YTL) az olduğu için, bu ailede hiç kimse GSS primi ödemeyecek ve tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak. Aynı ailenin aylık kişi başı gelirinin 230 YTL olduğunu varsayarsak bu kez ailede 18 yaşından büyük fert başına her ay 25,5 YTL GSS primi ödenecek.

    YEŞİL KART İNCELENECEK

    GSS sistemi öncesinde fakirlik sınırı altında olanlar yeşil kartlı olarak nitelendiriliyor ve tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyorlardı.

    2008 yılı için yeşil karta sahip olabilmede fakirlik sınırı 145 YTL'dir.

    1 Ekim'den sonra iki yıl süreyle bunlar yeşil kartlarını kullanmaya devam edecekler. İki yılın sonunda ise bunların fakirlik sınırı yeni sisteme göre kontrol edilecek ve aile içi net gelirleri asgari ücretin üçte birinden az ise yine ücretsiz sağlık sigortası kapsamında olacaklar.

    MİLLETVEKİLLERİ KAPSAM DIŞINDA

    Sağlık sigortasında yeni bir döneme işaret eden Genel Sağlık Sigortası'nı (GSS) bugün de anlatmaya devam ediyoruz. Bu noktada, öncelikle kimlerin GSS kapsamı dışında kalacağına bakmakta yarar var. Zira 1 Ekim'le birlikte ülke nüfusumuzun tamamına yakını GSS kapsamına giriyor. Kapsam dışında kalacak olanlar;

    Askerlik hizmetini yapmakta olanlar (er veya yedek subay olarak),

    1 YILDAN AZ İKAMET EDEN

    Yurtdışından ülkemize gelen yabancılardan, kendi ülkelerinde sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyenler,

    Devletin yabancı ülkelerdeki birimlerinde sözleşmeli olarak çalışıp da bulunduğu ülkenin vatandaşı olarak oranın sigortasına tabi olanlar,

    Hükümlüler ve tutuklular,

    Türkiye'de 1 yıldan kısa bir süre için ikamet etmekte olanlar,

    Yurtdışı borçlanması ile emekli olup da Türkiye'de ikamet etmeyenler,

    TBMM DESTEKLEYECEK

    Milletvekilleri ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleridir. Ancak bunlardan askerlik görevini yapanlar ile hükümlü ve tutukluların sağlık yardımları devlet tarafından ayrıca karşılanacak. Milletvekilleri ile bunların aile fertleri ise TBMM bütçesinden sağlık yardımlarını alacak.

    OLiMPiYAT SAMPiYONLARI ÜCRETSiZ YARARLANACAK

    GSS sistemi ile sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak vatandaşların kapsamı genişledi. Hiçbir prim veya ücret ödemeksizin GSS sisteminden faydalanacak olanlar şunlar:

    Sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık alanların tamamı (Emekli Sandığı, SSK veya Bağ-Kur fark etmez), l Ülkemizde ikamet eden vatansızlar ve sığınmacılar,

    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu hizmetlerinden ücretsiz yararlananlar,

    Köy korucuları

    Köy korucuları ile koruculuktan emekli olanlar,

    Dünya, Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu nedeniyle aylık alan sporcular,

    Ülkemizde oturma izni almış ve başka bir ülkede sigortalı olmayan yabancılar,

    İŞKUR'dan işsizlik veya kısa çalışma ödeneği alanlar, Bu kişiler sevk zincirine riayet etmek kaydıyla sadece kimliklerini göstererek sağlık kurumlarından hizmet alabilecekler.

    18 yaş altı çocuklar

    GSS sisteminden ücretsiz olarak yararlanacak bir grup daha var. Bu grup genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kimselerden oluşuyor:

    İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,

    18 yaşın altındaki çocuklar (ana-babasının prim ödeyip ödemediğine bakılmaksızın),

    Aynı konutta birlikte yaşayıp da üçüncü dereceye kadar akraba-hısımlar arasında yapılıp, dışardan yabancıların girmediği işlerde çalışanlar,

    Aralıklı olarak ev hizmetlerinde çalışanlar,

    Meslek ve sanat okullarında iş öğrenmek amacıyla uygulamalı olarak eğitim amacıyla çalışan öğrenciler,

    Hastane veya rehabilitasyon merkezlerinde işe alıştırılmaya çalışılan hastalar,

    18 yaşın altındaki memur ve esnaf. Bu kişiler, eşlerinin ya da ana-babalarının üzerinden sağlık yardımlarını alabilecek.

    YURTDIŞINA GİDİŞ KOLAYLAŞTI

    Mevcut uygulamaya göre devlet memurlarının ve hak sahiplerinin yurtdışına tedavi amacıyla gönderilebilmeleri için sağlık kurul raporu dışında herhangi bir şart bulunmuyor. Diğer taraftan SSK'lı ve Bağ-Kur'luların yurtdışı tedavi imkanından yararlanabilmeleri için sağlık kurul raporuna ilaveten geçmiş bir yılda en az 300 gün prim ödemiş olmaları gerekiyor. Yeni dönemde GSS ile birlikte yurtdışında tedavi uygulamasında da önemli değişiklikler olacak:

    Daha önce olduğu gibi yurtdışına geçici görevle giden memurlar ve SSK'lılara acil haller için yaptıkları tedavi giderleri ödenmeye devam edecek.

    Yine memur ve SSK'lıların yurtdışına sürekli görevle gönderilmeleri durumunda kendileri ile birlikte hak sahiplerinin de tedavi giderleri SGK tarafından karşılanacak.

    PRİM ÖDEME DÜŞTÜ

    GSS öncesi uygulamada sürekli görevle yurtdışına giden memurun sağlık harcamaları zaten karşılanıyordu. Ancak bu, SSK'lılar açısından yeni bir uygulama.

    Yurt içinde tedavisi mümkün olmayanların yurtdışına gönderilebilmeleri için Sağlık Bakanlığı'nın uygun görüşü gerekecek.

    Yurtdışı tedavi uygulamasında en büyük yenilik, SSK'lı ve Bağ- Kur'lular için gerekli olan geçmiş bir yılda 300 gün prim ödeme şartının kaldırılması.

    Bundan böyle yurtdışına tedaviye gönderilmek için memur, SSK'lı ve Bağ-Kur'luların geçmiş bir yılda 30 gün prim ödemiş olmaları yeterli olacak.

    Ayrıca Bağ-Kur'luların 60 günden fazla prim borcunun bulunmaması gerekiyor.

    ESTETiK AMAÇLI DiŞ KARŞILANMAYACAK

    Kişinin sağlığının zorunlu kıldığı durumlar veya iş kazası ve meslek hastalığı gibi zorunlu haller haricinde tamamen estetik amaçlı sağlık hizmetleri ile yine estetik amaçlı diş tedavileri,

    Sağlık Bakanlığı tarafından izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile bakanlıkça tıbben sağlık hizmeti olarak kabul edilmeyen hizmetler,

    Yabancı ülke vatandaşlarının GSS kapsamına girmeden başlamış olan kronik hastalıklarına ait tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmayacak.

    AMAÇ ÖNLEYiCi SAĞLIK SiSTEMi

    GSS aslında, ülkemizde son yıllarda uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin bir ayağını oluşturuyor. Bu projenin en önemli hedeflerinden birisi, sağlık sorunlarını ortaya çıkmadan bertaraf etmek. Bu anlamda GSS sisteminin de en başta finanse ettiği sağlık harcamaları önleyici sağlık yardımlarıdır. Bu anlamda GSS kapsamında finanse edilen sağlık hizmetleri;

    Sigortalıların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlığını koruyucu hizmetler,

    İnsan sağlığına zararlı madde bağımlığını önleyici sağlık hizmetleri,

    ORGAN NAKLİ KAPSAMDA

    Kişilerin hastalanması durumunda ayakta veya yatarak yapılacak hekim muayenesi, laboratuvar tetkik ve tahlilleri, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri,

    Organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine ilişkin sağlık hizmetleri,

    Acil sağlık hizmetleri,

    Gebelik ve doğumla ilgili tüm muayene, tetkik ve müdahaleler,

    Ayaktan veya yatarak ağız ve diş muayenesi, gerekli tetkik ve tahliller, diş çekimi, koruyucu diş tedavisi, kanal tedavisi, diş protez uygulaması, ağız ve diş sağlığı ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavileri.

    TÜP BEBEK ÖDENECEK

    Tüp bebek için iki deneme SGK tarafından ödenecek. Ancak bunun şartları var:

    Yapılan tedavi sonucu evli kadının, normal tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olamayacağı ve yardımcı üreme yöntemleri ile çocuk sahibi olabileceği, sağlık kurul raporu ile belgelenmiş olacak,

    Kadın, 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olacak,

    Son üç yıl içerisinde denenen normal tıbbi yöntemlerle sonuç alınamamış olduğu kurul raporuyla belgelenmiş olacak,

    Tüp bebek merkezi SGK ile anlaşmalı olacak,

    Kadının kendisi ya da eşi 5 yıldan beri sigortalı olup, toplam en az 900 gün prim ödemiş olacak.

    FARK ÖDEMESİ VAR

    Bu kapsamda örneğin, 33 yaşındaki Aylin Hanım, 3 yıldır denenen normal tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olamamıştır. Aylin Hanım'ın SSK'lı olan eşi 12 yıldır sigortalı olup toplam 4320 gün prim ödemesi bulunmaktadır. Aylin Hanım ve eşi SGK ile anlaşmalı bir sağlık kuruluşuna başvurursa, iki denemeye kadar yapılan tüp bebek masrafları SGK tarafından karşılanacaktır. Ancak aile, birinci denemede yüzde 30, ikinci denemede yüzde 25'lik farkı ödeyecektir.

    Yukarıda yer alan sağlık hizmetleri ile ilgili olarak gerekebilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbi araç gerek, tıbbi cihaz gibi malzemelerin takılması, onarılması, garanti süresi sonrası bakımı ve yenilenmesi hizmetleri de, SGK tarafından ödenecek.

  4. #4
    nane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    nane Guest

    Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem- 8

    Alıntı Sadettin Orhan 6 Ekim 2008 Bugün Nickli Üyeden Alıntı
    Genel Sağlık Sigortası sistemiyle sağlık hizmeti almak kolaylaştırıldı.

    Artık, memur, işçi ve esnaf (isteğe bağlı sigortalılar da dahil), son bir yıl içinde 30 gün prim ödemesi varsa her türlü sağlık yardımından yararlanabilecek.

    Genel Sağlık Sigortası (GSS) öncesi uygulamada, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için memur, SSK'lı ve Bağ-Kur'lu ayrı ayrı şartlara tabiydiler. GSS ile birlikte bu şartlar önemli oranda yumuşatılmış ve sağlık hizmeti almak kolaylaşmış olacak. İşte yeni şartlar:

    Herkes için eşit

    Reform öncesi uygulamaya göre memurlar göreve başladıkları gün itibariyle hemen sağlık sigortası kapsamına giriyorlardı. SSK'lıların ise son bir yılda kendileri adına 90 gün, hak sahipleri için 120 gün prim ödemesi gerekiyordu.

    Bağ-Kur'lularda bu süreler daha da uzun. Bir Bağ-Kur sigortalısı ilk defa tescil edildiyse 8 ay, ikinci tescilde ise 4 ay bekledikten sonra sağlık sigortasından faydalanabiliyor.

    GSS ile birlikte bu bekleme süreleri herkes için eşitlendi. GSS yürürlüğe girdikten sonra memur, işçi ve esnaf (isteğe bağlı sigortalılar da dahil) son bir yıl içinde 30 gün prim ödemesi varsa her türlü sağlık yardımından yararlanabilecek.

    Ancak, eski adıyla Bağ-Kur, yeni adıyla 4/b'li olan sigortalıların GSS hizmetlerinden yararlanabilmeleri için bir şart daha var. Bunların SGK'ya 60 günden fazla prim ve prime dair borçlarının olmaması gerekiyor.

    Örneğin 2008 yılı ekim ve kasım aylarının prim borcunu ödemeyen 4/b'li Recep Bey,Ocak 2009 sonuna kadar hiçbir ödeme yapmasa da hem kendisi hem aile bireyleri sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Ancak Ocak 2009'un bitimiyle Aralık 2008 de borç hanesine yazılacağından, bu tarihten sonra aktivasyonu durdurulacak.

    İsteğe bağlı sigortalıların da son bir yılda 30 gün prim ödeme şartının yanında, sağlık kuruluşuna başvurdukları tarihte SGK'ya (son ay hariç) borçlarının bulunmaması gerekiyor.

    90 gün ücretsiz

    SSK'lı, Bağ-Kur'lu ve memurlar zorunlu sigorta kapsamından çıkarlarsa, çıkış tarihlerinden sonra 10 gün daha GSS kapsamında sağlık hizmetleri alabilecekler. Eğer son bir yılda 90 gün prim ödemesi varsa bu kez 10 gün değil 90 gün daha ücretsiz olarak sağlık hizmetlerinden faydalanabilecekler.

    ACiL VAKALARDA SORGULAMA YOK

    GSS ile birlikte sorgusuz sualsiz, prim ödemeye bakılmaksızın, sadece kimlikle sağlık hizmeti alacak olanlar da var: l Kendilerinin ya da ana-babalarının sosyal güvencesine bakılmaksızın 18 yaşın altındaki çocuklar,

    Tıbben bakıma muhtaç olanlar,

    Acil vaka olarak sağlık kuruluşlarına giriş yapanlar,

    İş kazası ya da meslek hastalığına uğramış olanlar,

    Bulaşıcı hastalığa yakalanmış olanlar,

    Koruyucu sağlık hizmeti almak için ya da zararlı bağımlılıktan kurtulmak için sağlık kuruluşuna müracaat edenler,

    Gebelik ve doğumla ilgili tüm işlemler (muayene, tetkik, tahlil, doğum, ameliyat) için başvuran kadınlar.

    PROTEZDE KATILIM PAYI EN COK ASGARi UCRETiN YUZDE 75?i KADAR

    Hastalardan alınacak katılım payı, sağlık hizmetinin türüne göre değişecek. Örneğin ayakta tedavilerle diş hekimi muayenelerinde 2 YTL katılım payı alınacak. Burada katılım payı ile hazineye gelir sağlamaktan ziyade, ihtiyaç olmadığı halde muayene talebinde bulunanları azaltmak amacı güdülüyor.

    Farklı oranlar var

    Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için farklı bir katılım payı uygulanacak.

    Bu malzemeler için SGK tarafından uygulanacak katılım payı, ürünün fiyatının yüzde 10'u ila yüzde 20'si arasında değişecek. Ancak ortez, protez ve iyileştirme araçları için hastadan alınacak katılım payı asgari ücretin yüzde 75'ini geçemeyecek.

    Örneğin 20 Ekim 2008'de protez bacak takılan Seyit Bey'e, hastane toplam olarak 12.000 YTL fatura çıkardı. SGK tarafından bu ürün için katılım payının yüzde 10 olarak belirlendiğini varsayarsak, Seyit Bey'in ödemesi gereken katılım payı 1.200 YTL olacak. Ancak her halükarda hastanenin Seyit Bey'den isteyebileceği katılım payı (638 x 0,75) 478,5 YTL olacak.

    Tüp bebekte üst limiti yok

    Tüp bebek denemelerinde birinci denemede yüzde 30, ikinci denemede ise yüzde 25'i hasta tarafından karşılanacak. Ancak burada protez ve diğer iyileştirme araçlarından farklı olarak hastanın ödeyeceği parada üst limit belirlenmedi.

    Yeşil kart sahipleri, vatansızlar ile sığınmacılar ve 65 yaş/ özürlü aylığı alanlar, katılım payı ödemiş olsalar da bunlara, yaptıkları ödemeler SGK tarafından geri verilecek.

    KRONİK HASTALIKTA KATILIM PAYI YOK

    GSS kapsamında kimlerin, hangi hallerde katılım payı ödemeyeceği belirlendi:

    İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askeri tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri,

    Doğal afet ve savaş halinde sağlanan sağlık hizmetleri,

    Aile hekimliği muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri,

    Kronik hastalıklar ile doku, organ ve kök hücre nakilleri,

    SGK tarafından talep edilen kontrol muayeneleri için,

    İstiklal Madalyası verilmiş olanlar, şeref aylığı alanlar, vatani hizmet tertibi aylığı alanlardan,

    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan korunma ve rehabilitasyon hizmeti alanlardan,

    Harp malullüğü aylığı ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlardan,

    Vazife malullerinden,

    Askeri okullar ile polis okullarında okuyanlardan, herhangi bir katılım payı alınmayacak.

    Ayrıca terörle mücadele ederken yaralanmış er veya erbaşlar için gerekli olacak protez ve iyileştirme araç gereci için herhangi bir ücret ya da katılım payı talep edilmeyecek.

    SEVK ZİNCİRİ İÇİN ÖNCE AİLE HEKİMLİĞİ YAYGINLAŞACAK

    Sağlıkta dönüşüm projesi kapsamında, sağlık sektöründe hizmet veren tüm kuruluşlar 1., 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşu olarak sınıflandırıldı. GSS uygulamasında da bu sınıflandırma esas alınacak ve kişilerin 1. basamaktan başlamak üzere gerekli sağlık kurumlarına gitmeleri gerekecek. Ancak bu sevk zincirinin tam olarak hayata geçebilmesi için şuan 22 ilde uygulanmakta olan aile hekimliği uygulamasının tüm ülkeye yaygınlaştırılması gerekiyor. Bunun için de iki yıllık bir geçiş süreci öngörüldü.

    SAĞLIK KARNESİ YERİNE ÇİPLİ KART

    GSS'nin uygulamaya konulmasıyla birlikte şu an pilot bölgelerde uygulaması devam eden ve sağlık karnesinin yerine kart kullanımını öngören sistem hayata geçecek. Böylece kişilere sağlık karnesi verilmeyecek, sadece sosyal güvenlik ve kimlik bilgilerinin yer aldığı çipli kartlar verilecek. Yeni sistemde tipik bir tedavi süreci şöyle işleyecek;

    Hastalar kendilerine verilen kartlarla sağlık kuruluşlarına başvuracak,

    Sağlık kuruluşu bu kartı kendi bilgisayarına okutacak ve SGK'dan otomatik olarak hastanın bilgileri doğrulanacak,

    Hasta için sağlık kuruluşunda yapılan tüm işlemler ve yazılan ilaçlar bu karta yazılacak,
    Hasta muayene sonrasında, sahip olduğu kartla eczaneye gidecek ve kartı kendi bilgisayarına okutan eczane hastaya ilaçlarını verecek. Yeni sistem sayesinde kişilerin bütün hastalıkları ve kullandıkları ilaçlara dair bilgiler dijital ortamda saklanmış olacak. Böylece hem genel olarak sistemin kontrolü kolaylaşacak hem de kişilerin sağlık bilgileri kayıt altına alınmış olacak.

    FİYAT FARKI YÜZDE 30'LA SINIRLI

    GSS'de, katılım payından başka bir de fiyat farkı uygulaması var. GSS ile birlikte SGK tüm sağlık sisteminin yegane finansörü durumuna geldi. SGK sağlık hizmetleriyle ilgili olarak kamu hastanelerine ilave olarak özel sağlık kuruluşları (tıp merkezleri, dal merkezleri, poliklinikler, özel hastaneler, vakıf üniversitesi hastaneleri) ile de anlaşma yapabilecek. Tüm sigortalılar da SGK'nın anlaşma yaptığı bu kuruluşlara başvurabilecek. Ancak bu özel kuruluşlar kamu hastanelerinden farklı olarak hastalardan fark ücret (muayene farkı) talep edebilecek.

    SGK'DAN İSTENİYOR

    1 Temmuz 2008'den önce özel sağlık kuruluşları hastalardan, verdikleri hizmetin SGK tarafından belirlenen ücreti kadar fark isteyebiliyorlardı. Ancak Bakanlar Kurulu özel hastanelerin isteyebilecekleri bu farkı yüzde 30 olarak sınırlandırdı.

    Örneğin sağlık kuruluşlarınca hastalara yapılacak göz muayenesinin SGK tarafından 150 YTL olarak belirlendiğini varsayalım. Bu muayene ücretinin 30 YTL'sini SGK karşılıyor olsun. 15 Haziran'da özel hastaneye göz muayenesi için başvuran Selim Bey'den hastane, muayene ücretinin SGK tarafından karşılanmayan 120 YTL'sinin tamamını isteyebiliyordu. 1 Temmuz'da hastane tarafından istenebilecek fark ücret yüzde 30'la sınırlandırıldığından Selim Bey'in ödeyeceği maksimum tutar (150 x 0,30) 45 YTL olacaktır.

    HALK UYANIK OLMALI

    Fiyat farkı uygulamasında vatandaşlarımızın da dikkatli ve uyanık olmaları gerekiyor. Zira SGK ile anlaşmalı sağlık kuruluşlarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen yüzde 30 fiyat farkından daha fazla ücret talep etmeleri mümkün değildir. Diğer taraftan gazi aylığı ve şeref aylığı, nakdi tazminat ve aylık, harp malulü aylığı ile terörle mücadele kapsamında aylık alanlardan kamu hastanelerince özel veya vakıf hastanelerine sevk edilenlerden hiçbir surette fiyat farkı alınmayacaktır.

    ACİL HALLERDE TÜM HASTANELER AÇIK

    G Sağlık karnesi yerine çipli kart SS sistemi kapsamında sigortalılar kamu hastanelerine ilave olarak (üniversite hastaneleri dahil) SGK ile anlaşması olan tüm özel sağlık kuruluşlarına başvurabilecek. Acil hallerde ise SGK ile anlaşması olmayan özel kuruluşlara da başvurabilecek.

    Örneğin, Özel "XXX Hastanesi"nin SGK ile sözleşmesi yok. 12 Haziran 200X tarihinde gece yarısı hastanenin aciline başvuran memur Cemil Bey'e hastanece gerekli müdahale ve yardımlar yapılacaktır. Cemil Bey için yapılan acil müdahale ve yardımların tamamı SGK'ya fatura edilecek ve SGK tarafından ödenecektir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem (1-5)
    Konu Sahibi ferhat Forum İş Kanunu Mevzuatı
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 13.Ocak.2009, 15:23
  2. Sosyal Güvenlikte Avukatlara Yeni Yükümlülükler
    Konu Sahibi nane Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ekim.2008, 15:16
  3. Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem
    Konu Sahibi ferhat Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 02.Ekim.2008, 12:09
  4. Sosyal Güvenlikte 4 Şey İçin Son 20 Gün!
    Konu Sahibi nane Forum SGK Mevzuatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Eylül.2008, 12:01
  5. Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem
    Konu Sahibi ferhat Forum İş Kanunu Mevzuatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Haziran.2008, 18:03

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36