Sadettin ORHAN sorhan@bugun.com.tr 20 Ekim 2008 Bugün

Cinayete zam olur mu demeyin.

1 Ekim'le birlikte hayatımıza sessiz sedasız giren yeni bir uygulama var. Sosyal güvenlik reformu sonrasında cinayet işlemek ya da bir kimseyi sakat bırakmak da pahalanmış oldu. Sosyal güvenlik sistemimizde rücu adı verilen bir uygulama bulunmakta. Nedir bu rücu?

Örneğin bir işçi iş kazasına uğrar ya da meslek hastalığına tutulursa SGK işçiye veya işçi ölmüşse geride kalanlarına gerekli yardımı yapıyordu. Maaş bağlayacaksa bağlıyor, toplu ödeme yapacaksa yapıyordu. Yaptığı bu parasal yardımı daha sonra olayda kusuru bulunan işverenden ya da üçüncü şahıstan tahsil ediyordu.

Sakatlığa ya da ölüme sebebiyet vermeyin!

1 Ekim'den sonra işte bu rücu uygulamasının kapsamı genişlemiş oldu. Daha önce sadece SSK'lı işçiler için ve iş kazası-meslek hastalığı vakaları ile sınırlı uygulanan rücu, 1 Ekim sonrası memur, işçi, esnaf ve diğer çalışanlar için de uygulanacak. Yine 1 Ekim'den sonra sadece iş kazası-meslek hastalığı ile sınırlı değil, malullük ve ölüm aylıkları için de rücu söz konusu olacak. Yeni uygulamanın anlamı şu; diyelim ki siz 1 Ekim'den sonra bir memuru, işçiyi, esnafı, çiftçiyi ya da isteğe bağlı sigortalıyı öldürdünüz ya da %60 oranında sakatladınız.

Bu durumda SGK, şahsa ya da ölümü halinde hak sahiplerine (hak etmişlerse) aylık bağlayacak ve bağladığı bu aylıkların peşin tutarının yarısını sizden tahsil edecek. Böylece siz bir yandan ceza davasıyla, bir yandan da SGK'nın tazminat davası ile uğraşacaksınız. Sakat kalan veya ölen şahsın yaşına, eş ve çocuğu bulunup bulunmaması gibi durumlara bağlı olarak SGK'nın talep edeceği tazminat 150-200 bin YTL'ye ulaşabilecektir.

Örnek: Bir kahvehanede çıkan kavgada Mehmet, kavgaya karışan Niyazi isimli şahsı öldürmüştür. SGK, bir kamu kurumunda memur olan Niyazi'nin eşine ve iki çocuğuna aylık bağlamıştır. Bu durumda SGK, yeni yasanın hükmü gereği, bağlamış olduğu aylıkların peşin değerinin yarısını Mehmet'ten alacaktır.

Okur sorularına cevaplar...

İki aylığı birden alabilir miyim?

Soru: Ben hem babamdan yetim aylığı hem eşimden dul aylığı alıyorum. 1 Ekim'den sonra bunlardan birinin kesileceği söyleniyor. Doğru mudur? N. Karaman

Cevap: Değerli okurum 1 Ekim'den önce sizin durumunuzda olup da hem yetim hem dul aylığı almakta olanlar, bundan sonra da almaya devam edecekler. Ancak 1 Ekim'den sonra ilk defa bağlanacak aylıklarda, bu iki aylıktan birisinin tercih edilmesi gerekecek. Örneğin dul aylığı almakta olan bir kadın, 1 Ekim'den sonra babasından da yetim aylığına hak kazanırsa, bunlardan birisini tercih edecek.

Ne zaman emekli olabilirim?

Soru: Sadettin Bey, ben ilk defa 1.1.1982'de SSK'ya tabi çalışmaya başladım. Daha sonra 4 yıl 2 ay Bağ-Kur'a prim ödedim. Şu an SSK'ya isteğe bağlı prim ödüyorum. Askerliğimi de borçlandım ve toplam 4.700 gün primim var. 1.6.1965 doğumluyum. Tam emeklilik tarihim nedir? M. Kartal

Cevap: Değerli okurum, 5.075 prim gününü doldurduktan sonra 46 yaşınızı tamamladığınız 1.6.2011 tarihinde emeklilik dilekçesi verebilirsiniz.

Hastane acilinde bizden para istenebilir mi?

Soru: Sadettin Bey, bundan sonra acil hastalar istedikleri hastaneye gidebilecek ve sosyal güvencesi sorgulanmaksızın tedavi görebilecek demiştiniz. Ancak ben önceki gece bir özel hastanenin aciline gittim ve tedavi sonrası benden para istendi. Konuyu ben mi yanlış anladım yoksa hastane mi yanlış biliyor? U. Öztürk

Cevap: Değerli okurum, siz doğru ancak eksik biliyorsunuz. Evet, 1 Ekim sonrası yeni sosyal güvenlik yasası gereği acil hastalara her hastane bakacak ve sosyal güvencesini sorgulamayacak. Ancak hasta acilde çıkartılan faturayı ödeyecek ve ödediği bedeli SGK'dan tahsil edecek.