07.11.2008 Resul KURT info@resulkurt.com Dünya

Sosyal güvenlik reformu 1 Ekim'de yürürlüğe girdi. Reformla birlikte çoğumuzun hayatında büyük değişiklikler oldu, olmaya devam edecek.

Reformda öyle hükümler var ki, evlere şenlik. Bunlardan birisi de ücret dışı ödemelerin iki ay takibiyle ilgili.

5510 sayılı kanunun 80. maddesine göre; ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulacak. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilecek ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmının, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilecek.

Reformun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayında 784.-YTL ücret, alan bir çalışana, o ayki çok çalışmasının ve üstün performansının karşılığı olarak 6.212.-YTL prim ve 784.-YTL de ikramiye ödeniyor. Ekim ayında SSK tavan tutarı olan 4.151,70.-YTL üzerinden SSK primi kesildikten sonra 5.679.-YTL net tutar kendisine ödeniyor. Ertesi ayın maaşı 1 Kasım'da bankaya yatırıldığında çalışan gözlerine inanamıyor. 784 YTL yerine, sadece 124 YTL yattığını görünce hemen bankanın insan kaynaklarını arıyor. Kendisine, kasım ayında 784 YTL tahakkuk yapıldığı, ancak 3.628,30-YTL devreden matrahının olmasından dolayı ekim ayı SSK matrahının 4.151,70-YTL üzerinden hesaplandığını ve bu yüzden de kendisine 124 YTL maaş yattığını anlatıyor. Bankanın insan kaynakları bölümü, her ne kadar çalışana anlatmaya çalışsa da çalışan ikna olmamış. Şimdi çalışanlar soruyor, "Bizim paralar kimin cebine gidiyor diye?"

Bu iki aylık devir meselesi sadece işçi-işvereni germedi. Yazılımcılara da saç baş yolduruyor. Bordro programı yazılımcıları şimdilerde SSK mevzuatında yeni getirilen devredilen tavanı aşan ücret dışı ödemenin takibinin nasıl yapılacağını hesaplamayla uğraşıyor.

Yazılım sektörünün önde gelen kurumlarından birinin yöneticisi ve ortağı olan bir arkadaşım, reformdaki en zor düzenlemenin bu iki ay devir matrahının takibi olduğunu söyleyince nedense hiç şaşırmadım.

İşçiyi, işvereni geren, yazılımcıya saç baş yolduran bu uygulamadan umarım bir an önce vazgeçilir.

Yıllık izin ücretlerinden iş kazası primi kesilecek mi?

Sigortalıların hak kazanıp da kullanmamış oldukları yıllık izin süresine ait ücretlerin, iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde ödenmesinin zorunlu olması nedeniyle, iş sözleşmesinin feshedildiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle sigorta primlerine tabi tutulması gerekmektedir. Bunda herhangi bir sorun yoktur.

Ancak, çalışırken yıllık izin kullananlar açısından ciddi bir sorun ortaya çıkmıştır. "Aylık Prim Ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine Ve Primlerin Ödenme Sürelerine Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ"de "c- Yıllık ücretli izinli olan sigortalıların, ücretli izin gün sayıları ile izin ücretlerinin girişi

Sigortalıların yıllık ücretli izinli oldukları süreler için, prime esas kazançları üzerinden kısa vadeli sigorta kolları primi kesilmeyeceğinden, aylık prim ve hizmet belgesine kaydedilen sigortalının ay içinde yıllık ücretli izinli olması halinde, yıllık ücretli izinli olduğu gün sayısı ve yıllık ücretli izin süresine ilişkin hak ettiği ücreti "Ücretli İzin" günü bölümüne kaydedilecektir" hükmü getirilmiştir. Bu hükme göre de çalışanların yıllık izinlerinden kısa vadeli sigorta kolu primini kesmedi. Ne olduysa bir-iki gün içinde e-bildirgede bir duyuru yayınlanarak artık yıllık izin kullanılmasında kısa vadeli sigorta kolu primi alınacağı açıklandı. Şimdi yazılımlar yeniden değişecek. Aylık prim ve hizmet belgeleri 23'üne kadar verilmek zorunda. Peki bordro programları revize edilip, yeniden kodlanarak nasıl yetiştirilecek?

Şimdi herkes bu ne tebliğ, bu ne lahana turşusu diye soruyor?