14.11.2008 Resul KURT info@resulkurt.com Dünya

Geçtiğimiz günler, Anayasa Mahkemesi'nin çok önemli bazı kararları Resmi Gazete'de yayınladı. Bu kararı yorumlamadan önce, konuyu okurlarımızla paylaşmak amacıyla mevzuattın açıklanmasında yarar var.

1479 sayılı kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile adi ortaklık, kollektif şirket, komandit şirket ve donatma iştiraki ortakları, limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ortakları ile anonim şirketlerin kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyesi olan ortaklığı devam edenlerden, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, (aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil) yüzde 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesileceği hükme bağlanmıştı.

Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre (SSK, Emekli Sandığı, banka sandıkları) emekli olup 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile adi ortaklık, kollektif şirket, komandit şirket ve donatma iştiraki ortakları, limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ortakları ile anonim şirketlerin kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyesi olan ortakları Bağ-Kur destek primi kesintisine tabi tutulmaktaydı. Çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, 12. gelir basamağının yüzde 10'u oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyeceklerdi.

Anayasa Mahkemesi'nin 05.11.2008 tarih ve 27045 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 17.4.2008 tarihli, E.2004/34 ve K.2008/94 kararı ile 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun ek 20. maddesinin 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı yasa ile eklenen üçüncü fıkrasının 22.01.2004 günlü, 5073 sayılı yasanın 15. maddesiyle değiştirilen birinci tümcesinin, Anayasa'nın 2., 18., 49., 55., 60., 65. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemini karara bağladı.

Anayasa Mahkemesi'nin kararında; "itiraz konusu yasa kuralında yer alan sosyal güvenlik primine ilişkin düzenleme, Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan "Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar" şeklindeki anayasal düzenleme çerçevesinde değerlendirildiğinde; herkesin sosyal güvenlik hakkından yararlanabilmesi bakımından sosyal güvenlik kurumlarının mali yapılarının güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu yadsınamaz. Bu bağlamda, itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 60. maddesinde sözü edilen tedbirler kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan, sosyal ve ekonomik haklar alanında devlete yüklenen görevlerin, Anayasa'nın 65. maddesinde belirtildiği biçimde mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirilebileceği açıktır.

Sosyal güvenliğin sağlanabilmesi için sigortalıların katkısı zorunludur; fakat bu katkının adil ve ölçülü olması da gerekir. İtiraz konusu yasa kuralında olduğu gibi Bağ-Kur Kanunu'nun 50. maddesine göre belirlenen 12. gelir basamağının yüzde 10'u tutarındaki bir destek priminin adil ve ölçülü olmadığından söz edilemez.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, itiraz konusu yasa kuralı Anayasa'nın 2., 60. ve 65. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir" denilmiştir.

Yüksek Mahkeme kararında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun ek 20. maddesinin 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı yasanın 44. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrasının, 22.1.2004 günlü, 5073 sayılı yasanın 15. maddesiyle değiştirilen birinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın "reddine", 17.4.2008 gününde "oybirliğiyle" karar verdi.

Bu kararla Bağ-Kur sosyal güvenlik destek priminin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve gelir basamağının yüzde 10'u tutarındaki bir destek priminin adil ve ölçülü olduğuna vize vermiştir.

Ancak, reformdan önce yüzde 10 olarak uygulanan oran 2008 yılında yüzde 12 olarak, takip eden her yılın ocak ayında da bir puan artırılarak uygulanacak ve yüzde 15'i geçemeyecek.