22.11.2008 Faruk ERDEM

Biliyorsunuz yazdığı çekleri ekonomik kriz yüzünden ödeyemediği için hapishanelerde yatan esnaf ve işadamlarının durumunu sık sık gündeme getiriyorum. İyi niyetli esnafın çektiği bu çilenin bitmesi hepimizin dileği.
Ama şimdi kötü niyetliler de ortaya çıktı. Borcunu ödemek istemeyen bazı kötü niyetliler, hem alacaklılarını hem de bankaları zor durumda bırakıyor. Çek kullanıcısı borcuna karşılık çek düzenleyerek veriyor. Bu çekin vadesi geldiğinde alacaklı bankaya gidiyor ve tahsil etmek istiyor. Fakat bankada bu çekin karşılığı çıkmıyor. Haliyle alacaklı çekin arkasını yazdırmak istiyor. İşte burada kötü niyetli borçlunun uyanıklığı (!) devreye giriyor. Borcunu ödememek için 'çekim çalındı' ya da 'çek benim rızam dışında düzenlenmiştir' diyerek ödemekten sıyrılıyor.
Böyle bir iddiayla ortaya çıkınca tabiki çek ödenmiyor ve savcılık aşaması başlıyor. Bu da nereden baksanız bir yıl sürüyor. Bu süre içinde uyanık tüccar borçtan kurtuluyor. Ama burada bir şeyi unutuyorlar ki, yaptıkları bu hareket karşısında 'dolandırıcılık' suçuyla karşı karşıya kalabilirler.
Dediğimiz gibi alacaklı insan mağdur oluyor. Banka zor durumda kalıyor. Burada bankalara büyük görev düşüyor. Çek kullanıcısına, çok dikkat etmeleri ve takibini yapmaları gerekiyor. Bu tür talepleri de iyi incelemeleri şart diye düşünüyorum.

GERÇEKTEN ÇALINIRSA?
Bu tür kötü niyetliler yüzünden gerçekten çeki çalınan ya da tahrif edilen esnafta zor durumda kalıyor. Bu kez onların ihbarlarına da şüpheyle yaklaşılıyor ve beklide gerçek suçlular yakalanamıyor
Konuyu yanlış yere açmışım. :-[