NİSPİ TEMSİL SİSTEMİ GELDİ AMA, TEMSİLDE ORANSIZLIK DEVAM EDECEK!

SMMM Gökhan DEDE ?12 Şubat 2010

2007 yılında ?Seçimler Demokrasisi, Temsilde Oransızlık ve 3568? başlıklı bir yazı yazmıştım. O günden bu yana ne değişti, diye şöyle bir bakıverdim: 3568 sayılı Meslek Yasamız değişikliğe uğradı. Bu düzenlemeyle gelen en önemli değişikliklerden birisi, seçimlerin ?nispi temsil sistemine? göre yapılması oldu. He ne kadar Yasa değişikliği Anayasa Mahkemesi?ne götürüldüyse de, değişen bir şey olmayacağını düşünüyorum.
?Sosyal hayatın birçok alanında olduğu gibi bizim mesleki sorunlarımızın da bir kısmı hâlâ çeşitli soru işaretlerinin çengeline takılı duruyor. 3568 sayılı Yasa değişmediği sürece mevcut olumsuzluklar kat be kat artarak devam edecektir. O nedenle bu yasa acilen değişmelidir,? diyorduk ki, Yasa?mız değişti.
3568 sayılı Yasa?da 5786 sayılı Yasa?yla birçok değişiklikler yapılarak, 26.07 2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu değişikliklerden en çok tartışılanı seçim sistemine ilişkin olanıdır. (Yasa?nın bu yönü ayrı ve önemli bir tartışma konusudur.)
Seçimlerin yaklaşması nedeniyle sıkça tartışılan ve eleştirilen mevcut seçim sistemi nedeniyle oluşacak sonuçlar; temsilde oransızlık ve bunun doğuracağı adaletsiz sonuçlar olacaktır.
Gelinen noktada, temsil konusunda milletvekili seçim sistemi ile 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu?nun seçme ve seçilme sistematiği birbirine benzerlikler göstermektedir. Siyasi partiler (milletvekili) seçim sistemindeki temsilde adaletsizlik, bizim 3568 sayılı Meslek Yasamızda da mevcuttur. Muhasebeci ve mali müşavir seçmen kitlesinin TÜRMOB?da temsili, orantılı ve adaletli değildir. Yasa?nın önemli boyutta değiştirilmesine karşın, bu adaletsizlik giderilmemiştir. İşte bütün bu örnekler, demokratik Türkiye?nin ve demokratik TÜRMOB?un açmazlarındandır. (!)
Hep düşünürüz; acaba bazı çözümsüzlüklerin çözümünü yasal demokratik kurallar içinde aramak girişiminde bulunulsa, çözüm fırsatı yaratıla bilinir mi? Ülkemizde, siyasi parti temsilcilerimize veya diğer kurum ve kuruluşlarımıza yönetici olacaklara oy verecek kitlenin, kendilerini temsil edecek olanlara oy vermelerini ve tercih haklarını kullanma özgürlüğünü yasayla engellemek gibi yasal düzenlemelerimiz vardır. Ve bunun anlamı; kitleyi, temsil edilmesi gereken yerde temsilcisiz bırakmaktır. Bazı durumlarda ise insanlar seçileceklere kerhen (istemeye istemeye) oy vermek durumunda bırakılmaktadırlar. Örneğin; değişmeden önceki 3568 sayılı Yasa?ya göre kullanacağınız oyunuzun geçerli olabilmesi için TÜRMOB Yönetim Kurulu için asıl üye sayısının üçte ikisi oranında (beş YMM 2 SMMM ve 2 SM ?den 6 isim), odalara yönetici seçmek durumunda kaldığınızda ise 5 kişilik yönetim kurulundan 3 SMMM, ve 2 SM adaydan en az yarıdan bir fazlasına yani dördüne oy vermek zorundaydınız. Oysa, önümüzdeki 2010 seçimlerinde bu durum bir başka yönüyle daha da vahimleşmiştir. Siyasi partileşmiştir. Bu defa ?gruplara oy vermek? durumunda kalacağınızdan, işaretleyeceğiniz ?kutucuğun (grubun)? içinde olan, ama, onaylamadığınız, beğenmediğiniz kişileri de seçmek, ya da diğer kutucuktakileri seçememek gibi bir handikapla karşı karşıya kalacaksınız. Olay yalnızca kutucukların (grupların) adaletsizliği olsa ne ala? Diğer yandan 3568 sayılı Yasa?ya aykırı olan Odalar ve Odalar Birliği yönetmelikleri hâlâ yürürlüktedir! Dolayısıyla ?temsilde oransızlık? devam edecektir.
Nasıl mı?
Yasa?nın 21. maddesine göre Oda Yönetim Kurulu, Genel Kurulca kendi üyeleri arasından üç yıl için seçilen, üye sayısı binin altında olan odalarda beş asıl ve beş yedek, üye sayısı bin ilâ beşbin arasında olan odalarda yedi asıl ve yedi yedek, üye sayısı beşbini aşan odalarda ise dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur.
Oysa, Yasa?da böyle bir zorunluluk olmamasına karşın, Yönetmelikte SM ve SMMM sayısal ayırımı yapılmıştır ve yıllardır böyle uygulanmaktadır.
Yasa?nın 35. maddesine göre Birlik Yönetim Kurulu ise, kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerine bağlı olarak bu Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan, bir genel sekreter ile bir muhasip seçer. Yönetim Kurulu Başkanı en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.
Görüldüğü üzere hem 5/9 oranı hem de genel başkanın YMM olması biçimindeki adaletsizlik/oransızlık yeni Yasa ile de devam ettirilmiştir.
Seçme ve seçilme konusunda 3568 sayılı Yasa ve yönetmelik maddelerinin ne kadar antidemokratik olduğunu aşağıdaki istatistikî verilerle ve çarpıcı örneklerle açıklayalım ve kararı okuyucular versin.
TÜRMOB İnternet sayfası verilerine göre 10.02.2010 tarihi itibariyle Türkiye genelinde toplam 80.349 meslek mensubu bulunmakta olup, bunun 3.863 YMM, 47.896 SMMM ve 28.590 SM (SM+SMMM=76.486)?den oluşmaktadır.
Bilindiği üzere Meslek Yasamızın 32. Maddesi gereği her oda, üye sayısına bağlı olmaksızın seçeceği üç temsilciye ilave olarak, üyelerinin yetmiş beşte biri (2010 altmışta biri) oranında Birlik temsilcilerini seçerler. Dolayısıyla TÜRMOB organlarına seçilecekleri, odalar temsilcileri (delegasyonu) belirlemektedir. Birlik delegasyonu ise bu hesaplamaya göre 2010 için toplam 1.579 kişiden oluşmaktadır.
Yukarıdaki verilere göre unvanlarına göre Birlik delegasyonunun dağılımı, YMM 88, SMMM ve SM 1.491 delege biçiminde olmaktadır.
Görüleceği üzere yaklaşık 17 kat fazla bir çoğunluğa sahip meslek grubuna, 9 kişilik yönetim kurulu üye sayısının yarısı kadar bile temsil hakkı verilmemektedir!
Bunların dışında, birlik disiplin kurulunun oluşumunu düzenleyen 38. maddeye göre, beş üyeden oluşan Disiplin Kurulunun üçünün YMM, Birlik Denetleme Kurulu?nu düzenleyen 39. maddeye göre ise, bir YMM ve iki SMMM?den oluşması zorunludur.
Özetle; demokrasinin o çok bilinen kuralını TÜRMOB?da işletmenin olanağı, 3568 sayılı Yasa ile engellenmiştir. Bu durumda SM ve SMMM meslek mensuplarının ?genel başkan, ya da kurul başkanı? olabilmeleri veya ilk beşe girebilmeleri için unvan farklılaştırmaları gerekmektedir. Bu haklar(!) bazılarına demokratik kurallara aykırı biçimde 3568 sayılı Yasa ile verilmiştir. Bu da, yasalar demokrasisinin kurallarından olmuştur! Ama gelinen noktada artık meslek kitlemizin edindiği birikim ve olgunlaşma düzeyinin ?genel başkan? olmak için illa YMM olmak durumunda kalmamaları gerekmektedir, diye düşünüyorum.
Saygılarımla?

SMMM Gökhan DEDE ?12 Şubat 2010




Konu başlığı ve içeriğinde Büyük Harf kullanmak yasaktır.!
Lütfen Forum Kuralları' na uyunuz.!