06.12.2008 ZİYA PERVER z.perver@zaman.com.tr

Sosyal güvenlik anlaşması olmayan Özbekistan'da bir Türk firmasında çalışıyoruz. Şirket yetkilileri, GSS ve kısa vadeli sigortalarımızın, 30 Kasım itibarıyla yatırıldığını söylüyor.
Ama internetten baktığımızda bir işlem gözükmüyor. Sağlık hizmetleri konusunda müstehaklık sorgulaması yaptırdığımda da müstehak görünmüyorum. Sisteme kendimi ve bakmakla yükümlü olduğum kişileri nasıl tanıtabilirim? Bunu şirket benim adıma yapabilir mi? GSS primlerimiz Türkiye'de yatırıldı ise bizler Özbekistan'da sağlık yardımı alabilir miyiz?

A.K Taşkent-Özbekistan

Türk vatandaşlarının yurtdışında çalışmaları konusunda birden çok uygulama var. Bunların her birinin sosyal güvenlik kanunları karşısındaki durumu farklı. Mesela sizin için eski adı 'Topluluk Sigortası' olan ve uygulama söz konusu. Eski 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 86. maddesi gereğince, ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde Türk işverenler tarafından istihdam edilen Türk işçilerinin sosyal güvenlikleri, işverenler ile SSK arasında yapılan 'Topluluk Sigortası Tip Sözleşmesi' ile sağlanmaktaydı.

30.09.2008 gününe kadar geçerli olan Topluluk Sigortası uygulamasına göre aslında SSK, hem uzun vadeli (yaşlılık-malullük-ölüm) hem de kısa vadeli (işkazası-meslek hastalığı ve hastalık ile analık) sigorta kolları için Topluluk Tip Sözleşmesi hazırlaması gerektiği halde, tarihi boyunca sadece uzun vadeliler için sözleşme hazırlamış, kısa vadelileri görmezden gelmiştir. İşte bu sebeple işverenler istese dahi işçileri için kısa vadeli sigorta primi ödeyemiyordu. SSK, sadece uzun vadeli sigorta kolları dediğimiz yaşlılık-malullük ve ölüm sigorta kolları için işverenlerinizden yüzde 25 oranında prim almaktaydı. Orada iş kazası geçirip vefat etseniz veya sakat kalsanız bile herhangi bir sosyal sigorta yardımı yapılmadığı gibi ne sizlere ne de ailelerinize sağlık hizmeti verilmiyordu. Örneğin Rusya'da yüzlerce Türk işçi inşaatlardan düşerek ölmüş ama geride kalanlarına ölüm geliri bağlanmadığı gibi sakat kalanlara da sürekli işgöremezlik geliri verilmedi.

2006 yılı Haziran ayında Resmî Gazete'de yayınlanan ve hazırlıklarının bitirilmesiyle, 2007 yılı Ocak ayında yürürlüğe girecekken ertelenen, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSS)'nun 2007 versiyonunda, yurtdışında Türk işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin sanki Türkiye'de sigortalı da, yurtdışına geçici görevle gönderilmiş gibi yüzde 35 oranında prim ödenerek tüm sigorta kollarına tabi sigortalı olarak çalıştırılması öngörülmüştü. Mağduriyetleri bitirecek bu düzenleme müteahhit şirketlerin Çalışma Bakanlığı ve TBMM'de yaptığı lobi sonrasında iptal edildi. 2008 yılı Nisan ayında 5510 sayılı SSGSS Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamayan ülkelerde Türk işverenlerin yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında emeklilik primi olan uzun vadeli sigorta kolu primleri alınmayacağı, sadece yüzde 1 ile 6,5 arasında değişen oranlarda kısa vadeli sigorta kolları primi ve yüzde 12,5 oranında genel sağlık sigortası primi alınarak kısa vadeli sigorta hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırıldı. İsteyen işçilerin ise uzun vadeli primlerini isteğe bağlı sigorta ile ödeyebilmeleri öngörüldü.

Bu düzenlemeyle 01.10.2008 gününden itibaren işverenlerin sizler için ödeyeceği primler indirildi. İşveren bundan böyle sizler için yüzde 25 yerine, yüzde 13,5 ile yüzde 19 arasında kısa vadeli sigorta primlerini ödeyecek. Uzun vadeli sigorta kolları olan yaşlılık-malullük-ölüm sigortaları (emeklilik) primlerini işverenleriniz artık ödemeyecek. Fakat, sizler emekli olmak istiyorsanız, kendi emeklilik primlerinizi isteğe bağlı sigortalı olarak ödeyeceksiniz.

Sağlık yardımlarınız başladı

Bu arada 1 Ekim'den itibaren adınıza Genel Sağlık Sigortası yatırıldığından SGK'da sağlık konusunda aktive edilmek (sanal sağlık karnesi almak) şartıyla sağlık yardımlarını sizler ve eşleriniz alabilir. Sizler de orada sağlık hizmetlerini fatura karşılığı alabilir ve fatura tutarını SGK'dan tahsil edebilirsiniz. Bu faturaları bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluğu'na tasdik ettirin. Şirket, aktivasyon işlemini sizler adına burada yaptırabilir.

İsteğe bağlı prim Bağ-Kur'a sayılır

Yurtdışında çalışanların emeklilik için isteğe bağlı ödeyeceği yüzde 20 prim eski adıyla Bağ-Kur, yeni adıyla 4/b sigortalılığı olarak sayılacak. Bu sebeple Bağ-Kur'lu gibi emekli edilmeniz mevzubahis. Yani SSK'lı gibi 5 bin günle değil, Bağ-Kur'lu gibi 9 bin günle emekli edileceksiniz. Aylığınız da SSK'ya göre daha düşük olacak. Bundan sonra isteğe bağlı sigortaya ödedikleriniz Bağ-Kur'a sayılacağından, 1 Ekim 2008 gününden sonra isteğe bağlı sigortalı olup emeklilik primi ödememenizi tavsiye ederim.

Emeklilerden yurtdışında işe girenlerin aylığı da kesilecek

Ülkemiz, emeklilerine çalışma hakkı veren ve onlardan Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) tahsil eden tek ülke. SGDP uygulamasının mantığı şudur: SGK emekli olana der ki: 'Hem emekli oldun hem de işinden ayrılmadın, yani bir başka birisinin senin yerine işe girip bana prim ödemesine engel oldun, o halde sen de bana prim öde'. Fakat, bu mantık yurtdışında işe girenler için geçerli değil. Yurtdışında işe giren emeklilerin kimseye zararı olmadığı gibi ülkeye de döviz kazandırıyorlar. Ama yeni düzenleme ile emeklilerin yurtdışında işe girmeleri halinde aylıkları kesilecek.

Öte yandan yurtdışı borçlanması yapma hakkını da getiren 5754 sayılı Kanun 17.04.2008 günü TBMM'de kabul edildi. Aynı kanun ile 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesine şu ibare eklendi: "...31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz..." Madde metninden de anlaşılacağı üzere yurtdışı borçlanması yapanlar ile yapacak olanlar Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek çalışamaz. Çalışırlarsa emekli aylıklarını kaybederler.