13.12.2008 Ziya PERVER z.perver@zaman.com.tr

Haber perşembe günü gazetemiz ZAMAN?da manşet idi, ?80 bin ölü, devletten emekli maaşı almış!?. Aslında haberin içindeki bilgiler tamamen gerçeği de yansıtmıyor. Haberi okuyunca elalem sahtekar olmuş, SGK?nın beceriksiz yöneticileri de SGK?yı sahtekar vatandaşlardan koruyan şövalyeler sanırsınız. İşin aslı hiç de öyle değil, haberde adı geçen SGK?nın üst düzey yöneticisi kendi beceriksizliği ile görevi ihmalini ilan ediyor haberi yok.
--------------------------------------------------------------------------------
SGK?nın beceriksiz yöneticisi kendine bakmadan 80 bin vatandaşı sahtekar ilan ediyor

Haber perşembe günü gazetemiz ZAMAN?da manşet idi, ?80 bin ölü, devletten emekli maaşı almış!?. Aslında haberin içindeki bilgiler tamamen gerçeği de yansıtmıyor. Haberi okuyunca elalem sahtekar olmuş, SGK?nın beceriksiz yöneticileri de SGK?yı sahtekar vatandaşlardan koruyan şövalyeler sanırsınız. İşin aslı hiç de öyle değil, haberde adı geçen SGK?nın üst düzey yöneticisi kendi beceriksizliği ile görevi ihmalini ilan ediyor haberi yok.

1-Vefat edenin yakınlarının ölümü SGK?ya bildirme yükümlülüğü yoktur, bildirse de bir işe yaramaz.

Haberde deniyor ki, ??Mevzuata göre ölen emeklilerin bir ay içinde SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı'na bildirilmesi gerekiyor??. Doğru değil ama bu muhabirin değil haberi veren SGK yöneticisinin aymazlığı. Haberi veren SGK yöneticisinin kim olduğunu da verdiği bilgilerden çıkarabiliyorum ama neyse?

Mevzuata göre, hiç kimsenin ölen yakınını SGK?ya bildirme diye bir yükümlülüğü yoktur, hatta ölümü bildirme yakınların değil resmi makamların görevidir.

Herhangi bir vatandaşın yakınım öldü diye beyanı hiçbir resmi makamda muteber değildir. İşleme de alınmaz, hadi isterseniz deneyin, SGK?dan aylık alan bir yakınınızın öldüğünü bir dilekçe ile SGK?ya bildirin bir işlem yapabilecekler mi görün.

2-Ölümü ancak resmi makamlar bildirir

Medeni Kanun gereğince ölümü tespit eden yetkililer durumu Nüfus ve Vatandaşlık İşleri (NVİ) Genel Müdürlüğü?ne (veya nüfus müdürlüğüne) bildirirler. 25.04.2006 günü TBMM?de kabul gören ve 29.04.2006 günü Resmi Gazetede yayınlanan NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU?nun 31 inci maddesine göre;

Ölüm olayını;

a) Şehir ve kasabalarda 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince defin ruhsatı vermeye yetkili olanlar,

b) Köylerde, varsa resmî tabip veya sağlık kuruluşu yetkilileri, yoksa köy muhtarları,

c) Hastane ve bakım evi gibi sağlık kurumlarında kurum amirlikleri,

ç) Askeri birliklerde tabipler veya iç hizmet mevzuatına göre kıta komutanlıklarınca görevlendirilmiş olanlar ve askerlik şubeleri,

d) Doğal afetlerde mülkî idare amirlerince görevlendirilecek memurlar,

e) Adlî olaylarda ve kazalarda ilgili Cumhuriyet savcılıkları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren, dış temsilcilikler ise olaydan haberdar oldukları tarihten itibaren on gün içerisinde Genel Müdürlüğe ya da nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdürler.

3-Nüfus Müdürlüğü?de SGK?ya bilgisayarda gösterir

Nüfus Müdürlüğü?ne gidin emeklinin karşısında emekli işareti vardır. Normal şartlarda NVİ?nin MERNİS sistemi gereğince, Nüfus bilgilerini SGK 2001 yılından beridir anında gördüğü gibi vefat edeni de anında bilgisayarlarında görmektedir. Ancak, o kadar beceriksizler ki her zaman görebildikleri Nüfus Kayıtlarından bu kişilerin öldüğünü görüp aylıkları kesmeyi düşünemezler. Ölenin yakınlarının kendilerine Nüfus Müdürlüklerinden vukuatlı nüfus kayıt örneği alıp, SGK?ya bildirmelerini beklerler. Yoksa aylıkları kesmezler, üstelik aylık alanlardan bazılarını da belli aralıklarla yoklama kağıdı gönderip, yaşayıp yaşamadıklarını sorarlar.

4-Dul-yetim aylığı alacak olan varsa talep ederler

Vefat edenin geride, dul-yetim aylığı alacak eşi-çocukları varsa onlar, SGK?ya ölümü nüfus müdürlüklerinden alacakları vukuatlı nüfus kayıt örneği ile yaparlar, yani Onlar?da ölümü nüfus kayıtlarını delil göstererek SGK?ya bildirirler ve kendilerine dul veya yetim aylığı talep ederler. Burada da geride kalanların aylık talepleri yoksa SGK?ya ölümü bildirme yükümlülükleri yoktur.

Vefat edenin yakınlarının da bir ay için mirasçılarını belli etmek için Asliye Hukuk Mahkemelerine müracaat edip, veraset ilamı çıkartmaları gerekir, bunun dışında bir yükümlülükleri yoktur.

5-Ölenin yerine aylık alan sayısı 100 kişiyi geçmez

SGK?nın verdiği beyanata göre; ?2003 yılından beri sürdürülen incelemelerde 80 bin kişinin, ölen yakınlarının emekli maaşını almaya devam ettiği tespit edildi.? YALAN KÜLLİYEN YALAN.

Bu ülkeden ölenin yerine bir müddet aylık alan sayısı 100 kişiyi geçmez, nerde 80 bin kişinin ölenin yerine aylık aldığı gerçeği. Eğer öyle olsaydı şu an hapishanelerde 80 bin kişinin SGK?yı dolandırması nedeniyle cezaevinde yatıyor olması gerekirdi. Toplam mahkum sayısından bile haberi olmayan SGK?nın beceriksiz yöneticisi SAYIYI DA sallamış, 80 bin kişi sahtekarlık yapıp, ölenin yerine aylık alıyor diye beyanat vermiş.

Daha yeni Adalet Bakanı Mehmet Ali ŞAHİN?in beyanatına göre 20 Ekim 2008 itibariyle tutuklular dahil cezaevlerindekilerin toplam ( hükümlü ve tutuklu ) sayısının 100 bin 211'i bulduğunu açıklanmıştı.

6-Reformdaki beceriksizliklerini gizlemeye çalışıyorlar

Peki o zaman bu tür yalan-dolan beyanatlar niye verilmiş de ZAMAN Gazetesi gibi saygın bir gazeteye manşet olmuş derseniz, Sosyal Güvenlik Reformu?nun tam gündemde olması gerektiği şu günlerde kamuoyunu Reform haberlerinden uzaklaştırmak amacındalar. Çünkü, bu berbat reformdan milletin haberdar olmasını istemiyorlar en azından yerel seçimlerin yapılacağı zamana kadar reformu kamuoyunun gündeminden düşürmek istiyorlar. Öte yandan seçimleri düşündüklerinden bilerek mi yoksa gerçekten beceriksiz oldukları için mi bilinmez, sosyal güvenlik reformunu uygulamaya koyamadıklarını, nasıl altında kaldıklarını duyurmak istemiyorlar.

7-18 bin bebek olayı da yalan

Yine habere göre; ?Kötü niyetli kişilerin SGK'yı dolandırma girişimleri, sadece ölenlerin maaşını almaya devam etmekle kalmıyor. Kurumun kontrolör ve müfettişleri daha önce de 18 bin bebeğin erken yaşta emeklilikten yararlanmak için 'çalışıyormuş gibi' sigortalı gösterildiğini tespit etmişti. Söz konusu bebeklerin sigortası da iptal edilmiş..? YALAN haberin daniskası.

Bu tür haberleri SGK yöneticileri aylardan beri uçuruyorlar peki etrafta 18 bin çocuğunun sigortası iptal edilmiş aile olsa bir tanesi bile TV?lere, gazetelere çıkmaz mıydı? Ben aylardan beri bir tanesi olsa da haber konusu yapsam diye uğraşıyorum ama yoklar bir tane bile bulamadım. Hatta yılmadım SGK?ya bilgi edinme yoluyla sordum, özel hayatın gizliliği deyip isim veremediler. Mesela merak ediyorum, SGK?nın başkan yardımcısının 3 ve 7 yaşındaki çocuklarının sigortası iptal oldu mu? Sayın Cumhurbaşkanımızın oğlunun sigortası iptal oldu mu? 16 bakanın çocuklarının-torunlarının sigortası iptal oldu mu? Peki bu haberin aslı ne? 1,5 milyon kişi 30 Nisan 2008 günü öncesine SSK?ya akın edip sigortalandı ve 65 yaşında emekli olmaktan kurtuldu, öte yandan bir o kadar vatandaş ise çocuklarını sigortalı yapamadı. İşte çocuklarını sigortalı yapamayan aileler devamlı surette bize de bir hak tanıyın diye SGK?ya müracaat edip, siyasilere baskı yapıyorlar, bu ailelerin taleplerini azaltmak hatta yok etmek için merak etmeyin o çocukların sigortasını iptal ettik diyorlar.