20.12.2008 Ali Tezel ali.tezel@aksam.com.tr

Gazeteniz AKŞAM?da 16.12.2008 günü bu köşede, ?SGK?nın yöneticisi sonrasını düşünmeden 80 bin vatandaşı sahtekâr ilan etmiş olabilir mi? demiştik. SGK Sigorta İşleri Genel Müdürü İbrahim Ulaş, durumu hemen düzeltti ve 80 bin ölüyü bu kere diriltti.

Ulaş, bakın ne diyor? ?SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tarafından 2003 yılından itibaren yapılan çalışmalarda emekli aylığı alanlara ilişkin kimlik bilgilerin güncellendiğini, SSK?da 45 bin 290, Bağ-Kur?da 21 bin 96 ve Emekli Sandığı?ndan 13 bin 47 kişi olmak üzere toplam 79 bin 433 kişinin haksız gelir veya aylık aldığı tespit edilerek, bu aylıkların kesildiğini ve yıllık 480 milyon YTL tasarruf sağlandı...?

Bakın ölüler birden canlanmış, haksız yere gelir aylık alan kişi yaşamaya başlamışlar ama peki bu bilgi doğru mu? Yani birileri gitmiş SSK?nın, Bağ-Kur?un, Emekli Sandığı?nın kasasından kendi eliyle para mı almış? Yoksa bu kurumların basiretsiz yöneticileri emanete iyi sahip çıkamayıp hakkı olmayan kişilere aylık mı vermişler?

Bakın aşağıdaki yazım 22.11.2007 günü yani hemen hemen bir yıl önce yayınlanmış. Durumu çok da güzel özetliyor. Ayrıca, İbrahim Ulaş?ın geçen seneki beyanatını tekrarlamaktan başka bir iş yapmadan aynı yerde oturduğu gerçeğini de ne güzel gözüne sokuyor.

?SGK çuvaldızı vatandaşa batırırken iğneyi de kendine batırmalı

Haber hemen hemen bütün gazetelerde yer aldı, Sosyal Güvenlik Kurumu 79 bin dul ve yetimin aylıklarını kesmiş ve bunu da kendisi için başarı gibi sunarken, vatandaşları da sahtekâr olarak gösteriyor ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Aylıkları kesilenler esasen dullar ile yetimlerden oluşuyor ve Bağ-Kur?da 21 bin 96, Emekli Sandığı?nda 13 bin 47, SSK?da ise 45 bin 290 kişi olmak üzere toplam 79 bin 433 kişiden ibaret.

1- Kayıtlar SGK?da ama kullanan yok

79 BİN kişiden aylığı kesilenlerin büyük bir kısmı hem SGK?dan yetim aylığı alıp üstüne bir de işe girdiği halde, ?Ben işe girdim, yetim aylığımı kesin? demeyenlerden oluşuyor. Şimdi burada el insaf demekten başka çare yok, çünkü yetim aylığını ödeyen yer SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu), yetimin işe girip çalıştığı işverenin hem de bilgisayar sistemi üzerinden bildirdiği yer de SGK değil mi? Aynı bilgisayar sistemi üzerinden işe girdiğini gördüğü yetimin aylığını keseceği yerde ödeyen SGK değil mi?

2- Yetimler arası adaletsizlik


Bu arada hatırlatmakta yarar var. Ana veya babası T.C. Emekli Sandığı?na tabi iken ölen yetimler hem yetim aylığı alıp hem de SSK?lı ve Bağ-Kur?lu olarak çalışabilirler hem de ana-babaları üzerinden yetim aylığı alabilirler. Onların aylıklarını çalıştıkları için de kimse kesemez, emekli de olsalar kimse kesemez.


SSK ve Bağ-Kur?lu ana-babası vefat ettiği için yetim aylığı alanlar ise SSK?lı, Bağ-Kur?lu veya T.C. Emekli Sandığı kapsamında bir işe girdikleri anda yetim aylığı alamazlar. Gariban SSK ve Bağ-Kur?luların yetimlerinin ise aylıklarını keserler. Çalıştıkları zaman da keserler, emekli oldukları zaman da keserler.

3- Sosyal güvenlik eğitimi var mı?

BAKIN yukarıda iki tür yetim hakkında bilgi verdim, sizin de kafanız karıştı. Zira, eğitim sistemimizin herhangi bir aşamasında sosyal güvenlikle ilgili bir ders yok, bilgilendirme yok. Biz daha doğmadan başlayan, ne doğması ?Tüp bebek? uygulaması da sosyal güvenliğe dahil olduğuna göre anne karnına düşmeden başlayan ve tüm hayatımız boyunca devam ettiği gibi biz vefat ettikten sonra da devam eden bu sistem konusunda vatandaşımız cahil. Yani, ilköğretimden üniversite eğitimine kadar hiç mi hiç eğitimi verilmeyen ama hayatımızın en büyük kısmını geçirdiğimiz çalışma hayatımız ile biz doğmadan başlayıp, biz vefat ettikten sonra bile devam eden sosyal güvenlik haklarımız konusunda insanlarımız sadece kulaktan dolan bilgilerler el yordamıyla bir yerlere ulaşabiliyorlar. Sonradan bu kişilerden sosyal güvenlik kanunlarını tam olarak bilmelerini bekliyorlar. El insaf...

4- Ya dullara ne demeli

79 BİN kişinin içindeki diğer önemli grup ise evlenen dullar. İnsanlar evlendiklerinde yani nikâh memurunun önüne geçip imza attıklarının ertesi günü nüfus kayıtlarına evli diye kayıt düşülüyor. Bu kayıt kimin elinde devletin, peki bu dullara dul aylığı veren kim devletin diğer kurumu olan SGK. Üstelik tüm nüfus kayıtlarına girme, tüm nüfus kayıtları ile kendi emekli, dul-yetim aylıkları ile entegre edebilme yetkisi olan SGK bunu yıllardır yapmamış da dul kadın veya erkeklerden, ?ben evlendim dul aylığı kesin? diye yazı beklemesi biraz insaf SGK dedirtecek cinsten değil mi?

5- Velhasıla

SONUÇ olarak, elinde her türlü bilgi-yetki olduğu halde bunu kullanamayanlar, hiç öğretmedikleri, eğitmedikleri, uyarmadıkları dul ve yetimlerin aylıklarını kesip bir de onları sahtekâr yerine koyarken biraz biz işimizi tam yaptık mı diye sormaları gerekmez mi? Öte yandan diğer saf ve temiz vatandaşımız bu ülkede 79 bin sahtekâr varmış deyip doğruluk-dürüstlüğe olan inancını yitirmez mi? Bu tür bilgiler verilirken daha dikkatli olunamaz mı? Çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize batıramaz mıyız?



--------------------------------------------------------------------------------



SGK?nın sigorta iptal etme yetkisi yok

Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir, Anayasa Mahkemesi?nin 12 Kasım 1991 tarih ve K.1991/43 sayılı Kararı?nda hukuk devleti ilkesini, ?yönetilenlere en güçlü, en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuksal güvencenin sağlanması, tüm devlet organlarının eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olması? olarak tanımlamıştır.

1- Kanunlarımız sigortalılık iptalini düzenlememiştir

GEREK 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu?nun hiçbir yerinde işverenler tarafından sigortalı olarak bildirilenlerin, iptali ile ilgili bir düzenleme olmadığı gibi iptal ile ilgili tek bir cümle de yoktur. Yani SGK hiç kimsenin ama hiç kimsenin sigortasını idari işlem ile iptal edemez.

2-Sigortalı hale getirmenin yasada yeri vardır

SGK?ya (veya SSK?ya) sigortalı olarak bildirilenlerin iptali ile ilgili bir hüküm yok iken sigortasız olarak çalıştığı tespit edilenlerin nasıl sigortalı hale getirileceği 506 sayılı Kanun?un 130?uncu maddesinde, 5510?da ise 59?uncu madde de ayrıntılı yazılıdır.

3-SGK bebeklerin sigortasını iptal edemez

YASADA olmayan bir yetkisi hiçbir kamu görevlisi de kullanamaz. Bu nedenle İbrahim ULAŞ?ın beyan ettiği doğru olamaz, SGK hiç kimsenin sigortasını idari işlem ile iptal edemez. Sadece, bu konuda tespitleri varsa tıpkı rücu olaylarında olduğu gibi ilgililer hakkında tek tek dava açabilir. Şayet, bunu yapmamış da yetkisi olmadığı halde bazı kişilerin sigortasını iptal etmişlerse, altında kimin imzası varsa suç işlemiş ve anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkından vatandaşları mahrum bırakmış demektir.

4-Bilgi Edinme?ye soru sorun

01.05.2008 gününden önce SSK?lı olan herkes (veya ana babalar) şimdi SGK?nın Bilgi Edinme Birimleri?ne başvurup, sigortalarının iptal edilip, edilmediğini sormalıdır. Şayet, Bilgi Edinme Kanunu gereğince evet iptal ettik diye bilgi gelirse ne yapacağınızı önümüzdeki günlerde bu köşeden açıklayacağım. SGK?nın Bilgi Edinme Birimi cevap vermezse (ki bugüne kadar bana doğru bilgi vermediler) yine ne yapacağınızı bu köşeden sizlere duyuracağım.