20.12.2008 Şevket TEZEL sevtezel@hotmail.com

İnsanımız en temel bir ihtiyacı olan sosyal güvenlik konusunda ülkemizde bir danışacak merci boşluğu olduğu kesin. Başta hergün yer veren Sözcü olmak üzere gazeteler de bu konuda kısıtlı üç-beş uzmanı değerlendirerek takdire şayan bir hizmet görüyor.

Çalışanların sosyal güvenlik ve çalışma hayatına ilişkin yazı yazmak bu konularda komple bir bilgiye sahip olmayı gerektiriyor. Halkımızın çoğu SSK?lı olarak çalışıyor olsa da memurlara ve Bağ-Kur?lulara da değinmek gerekiyor. Maalesef bu konsepte uygun olmadığı halde çalışanlar konusunda yazı yazma fırsatı tanınanlar olunca yanlışın doğrusunu gösterme babında müdahale zorunluluğu da ister istemez toplumsal duyarlılığımızı tahrik ediyor. Zira aksi durum okurların yanlış yönlendirilmesine bile bile göz yummak demek oluyor.

Örneğin birkaç ay öncesinde ilgi çekmek güdüsüyle yaptığı ?Doğum borçlanmasıyla dört yıl erken emeklilik? gibi abartma kavramını ortasından çatlatacak bir genelleme başlığı atıp kadın memurlara ikramiyelerini kaybederek yüzde yüz zararlı çıkacakları bir yöntemi önermesiyle tanınan yazar bu defa da başka bir gafla okurunun karşısına çıkmış.

Zühal ÜSKÜP adlı okur 7.7.1969 doğumlu olduğunu, 1.5.1988 yılında sigortalı bir işe giriş yaptığını, hiç ara vermeden 11.10.1988 tarihinde de memur olarak çalışmaya başladığını ve halen devlet memurluğuna devam ettiğini, 1991 ve 2000 yıllarında üçer ay olmak üzere toplam altı ay ücretsiz doğum izni kullandığını, borçlanma için başvurusunda kendisine 2 bin 161 YTL borç çıkarılmasına rağmen henüz ödemediğini belirtip, aylıksız izin sürelerine ilişkin olarak borçlanma bedelini ödemesi ve ödememesi hallerinde emeklilik yaşının kaç olacağını soruyor.

Bu soru karşılığında yazarca, ?Verdiğiniz bilgilere göre siz "emeklilikte kademeli geçiş" gereği, 20 hizmet yılını doldurduktan sonra 44 yaşınızı tamamladığınız 7/7/2013 tarihinde emekli olacaksınız. Bu hesabın yapılmasında başlangıç olarak memuriyet başlangıcınız değil, SSK başlangıcınız esas alınacak. Öte yandan aylıksız izinde geçen süreyi borçlanmanızın emeklilik tarihinize bir faydası olmaz. Zira siz 20 yılı zaten doldurmuşsunuz ve yaşı bekliyorsunuz. Dolayısıyla 2 bin 161 YTL'yi ödemenizin emeklilik tarihinize bir etkisi olmayacak? gibi bilenler için akla zarar bir cevap veriliyor.

Görünen o ki yanlış, hesap hatasına değil yazarın bu konudaki en temel bir hususu bilmemesine dayanıyor. Çünkü yazar gerekçe olarak ?Memuriyet başlangıcının değil SSK başlangıcının esas alınacağını? gösteriyor. Oysa Emekli Sandığı?ndan emeklilikte tabi olunan yaşın tespitinde bunun bir önemi yoktur. Emekli Sandığı?ndan emeklilikte emeklilik yaşı (SSK ve Bağ-Kur primli süreleri ile borçlanma süreleri de dahil olmak üzere) 23.05.2002 tarihinde erkekler için 25 yılı, kadınlar için 20 yılı doldurmaya kalan süreye göre tespit edilir.

Aynı kişi son yedi yıldaki hizmetlerinin çoğunluğu SSK?da geçmiş olsaydı, yazarın da bileceği üzere ilk defa sigortalı olduğu tarihe göre 44 yaşında emekli olabilecekti. Ama kazın ayağı öyle değil ve okur SSK?dan değil, Emekli Sandığı?ndan emekli olacak.

Yani bu okur, 23.05.2002 tarihinde 20 yılı doldurmasına 6 yıl 4 ay 22 gün kaldığından ?6 yıldan fazla ? 7 yıl ve daha az ? kategorisinde bulunuyor ve sonuçta 45 yaşa tabi oluyor. Bu durumda da yazarımızın dediğinin tam aksine söz konusu tarihten önce kullanmış olduğu 6 aylık aylıksız izni borçlandığında 20 yılı doldurmasına kalan süre 5 yıl 8 ay 22 güne düşerek onu bir üst kategoriye yani 44 yaşa tabi kılacağı açık bulunuyor. -Devam edecek-