Sosyal güvenlik reformunu düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine bir hüküm konuldu. Buna göre, işyerini veya çalıştırdığı kişileri SGK'ya zamanında bildirmemekle birlikte, teftişe veya mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendi isteğiyle bildiren işverenlere, idari para cezaları 1/3 oranında indirilerek uygulanacak.

Diyelim ki işyerinize ilave 10 personel aldınız. Bu 10 kişiyi normalde, çalışmaya başladıkları günden bir gün önce SGK'ya işe giriş bildirgesiyle bildirmeniz gerekiyor.

Bu süre içerisinde bildiriminizi yapmazsanız, bu 10 kişi için 2009 rakamlarıyla 6.660 TL para cezası ödeyeceksiniz. Ancak bu bildirgeleri SGK müfettişleri tespit etmeden ya da mahkeme kararına gerek kalmadan, geç de olsa kendi elinizle verirseniz, uygulanacak para cezasında 1/3 oranında indirim yapılacak. Peşin ödemede de indirim var!

Diğer taraftan iyi niyet indirimine ilaveten bir de, eski SSK mevzuatında da bulunan ve yeni kanunda da yer verilen peşin ödeme indirimi söz konusu. Buna göre SGK tarafından tebliğ edilen idari para cezasını, itiraz etmeden ve mahkeme yoluna gitmeden 15 gün içerisinde öderseniz, cezanın º'ü indirilecek. Burada en önemli nokta, iyi niyet indirimi ile erken ödeme indiriminin bir arada uygulanması gerektiğidir.

Oysa pek çok işverenin bu imkandan haberi olmadığı gibi, kimi SGK birimlerinde de bu indirimlerden sadece birisinin uygulandığı yönünde duyumlar alıyoruz. Şimdi yukarıdaki örneğimizden hareketle iki ayrı indirimin nasıl uygulanacağına bir bakalım. 10 çalışanınızı SGK'ya yasal süresinde bildirmediğiniz için SGK size 6.660 TL para cezası kesmişti.

Siz bu çalışanları müfettiş incelemesine ya da mahkeme kararına gerek kalmadan bildirdiğiniz için bu cezadan 2.220 TL (6.660/3) indirim yapılacak ve ceza tutarınız 4.440 TL'ye düşecek. Eğer bu 4.440 TL'lik cezayı SGK'ya itiraz etmeden ve mahkemeye gitmeden 15 gün içerisinde öderseniz, bir de 1.110 TL'lik erken ödeme indirimi uygulanacak.

Yani nihai olarak ödeyeceğiniz ceza 3.330 TL olacak. Görüldüğü üzere şartları taşıyan işverenlere, her iki indirimin bir arada uygulanmasına yasal olarak engel bir durum yok. Fakat işverenin de bu imkandan haberdar olması ve hakkının takipçisi olması gerekiyor. Bu arada yazımızda kullandığımız "işveren" değimi özel sektörü olduğu kadar bütün kamu kurumlarını da kapsıyor. Yani aynı imkandan memur-işçi istihdam eden kamu kurumları da yararlanabilir.