Hukuk Genel Kurulu 2008/12-595 E.N , 2008/558 K.N.

İlgili Kavramlar
o HACZEDİLMEZLİK
o SSK MAAŞI
o ŞİKAYET

Özet

SSK EMEKLİ MAAŞININ HACZİ MÜMKÜN DEĞİLSE İSE DE, İCRA MÜDÜRLÜĞÜ BUNU KENDİLİĞİNDEN DİKKATE ALAMAZ. ANCAK, BORÇLU SÜRESİZ VE GERİYE ETKİLİ OLARAK ŞİKAYET YOLUNA BAŞVURABİLİR.


İçtihat Metni

Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (İstanbul Dokuzuncu İcra Hukuk Mahkemesi) nce şikayetin reddine dair verilen 06.03.2008 gün ve 2008/336 E. 2008/141 K. sayılı kararın incelenmesi davacı/şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onikinci Hukuk Dairesinin 02.05.2008 gün ve 2008/6528 E. 2008/9339 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilince borçlunun SSK'dan aldığı emekli maaşının 1/4'ünün haczi istenilmektedir. İcra Dairesi, talebin 506 sayılı Yasa'nın 121. maddesine aykırılığından bahisle reddetmiştir.

İcra müdürüne alacaklının haciz isteminin yerine getirilmesi konusunda, takdir yetkisi tanındığından söz edilemeyeceği gibi, başka alanlarda tanınmış takdir yetkisinin yorum yolu ile kapsamının genişletilmesi de hatalıdır. Gerek İİK'mn 79. maddesi, gerekse İİK'nın 85. maddesinin ifadesinden ortaya çıkan sonuç, İcra Müdürlüğüne, haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. Borçlu, haczi caiz olmayan bir malın haczine, malın haczi sırasında muvafakat verebileceği gibi, şikayet yoluna gitmeyerek, zımnen de rıza gösterebilir. 506 sayılı Yasa'nın 121. maddesi uyarınca, bağlanan emekli maaşlarının haczi mümkün değil ise de, bu husus haciz işleminden sonra, süresiz ve geriye etkili olarak, borçlu tarafından şikayet konusu yapılabileceğinden ve haczedilmedik iddiası ancak borçluya tanınan bir hak olduğundan, İcra Müdürlüğünün alacaklının haciz talebinin reddine dair kararının iptali gerekmektedir (HGK 31.03.2004 tarih 2004/12-202 E., 2004/196 K. -HGK 17.01.2007 tarih 2007/12-12 E.).

Açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacı/şikayetçi vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 gün ve E: 2004/12-202 K: 2004/196; 17.01.2007 gün ve E: 2007/12-12 K: 2007/3 sayılı kararlarında da aynı ilkenin kabul edilmiş olmasına göre. Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Davacı/şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.09.2008 gününde oybirliği İle karar verildi.