Sözcü Şevket Tezel 26 Mart 2009

Aralık 1967 doğumlu, 1987?de SSK sigortalılığına başladığım SSK sigortalılığında sadece 1995-2009 arasında çeşitli işyerlerinden 4 bin 500 günlük primim vardır. 1990?da limitet şirket ortaklığım nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı yapılmışım. Sonradan Bağ-Kur borcunun bir kısmını ödedim. Şimdi beş yıldan fazla prim borçlarını iptal ettirme amacıyla başvurduğumda borcumun 30.04.2008 itibariyle yalnızca 35 ay olduğu gerekçesiyle başvurum reddedildi.

Oysa şirket 1999?dan bu yana faaliyette bile olmayan bir tabela şirketi durumunda olduğundan buradan bir gelirim bulunmuyordu. SSK sigortalılığıma geçerlilik kazandırmak, Bağ-Kur dönemimden kaynaklanan borçtan kurtulmak için ne yapabilirim? Eğer yapabilirsem Bağ-Kur?a ödediğim primleri değerlendirebilir miyim? Baybars KARA

Sayın Okurum,

30.04.2008 tarihi itibariyle beş yıldan az borcunuz olduğu için ?Borç ve süre sildirme? hakkından yararlanamamışsınız. Ama hemen belirteyim, çözümsüz değilsiniz.

Şirket ortağı ya da anonim şirketlerde kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu?na göre Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılıkları devam ederken bir iş sözleşmesine istinaden çalışmaya başlamaları halinde kural olarak Bağ-Kur sigortalılıklarında bir kesinti oluncaya kadar SSK kapsamında sigortalı yapılmazlar.

Zira önce başlayan ve kesintisiz devam eden geçerlidir. Dolayısıyla 1990 yılında başlayıp devam eden şirket ortaklığınız nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığınız geçerli olmaya devam etmektedir.

Baskın Çalışma

Bu ölçütü kıracak tek şey ?Baskın çalışma? olgusunun saptanmasıdır. Yani geçiminizin şirket ortaklığına değil, hizmet akdine dayalı çalıştığınız işyerlerinden elde ettiğiniz ücretlere dayandığının ispatlanmasıdır. Ancak bu tespiti SGK zaten yapmaz, siz de yapamazsınız. Bunun tespiti mahkemelere aittir. Dolayısıyla yargı yoluna gitmelisiniz.

Söz Yargının

Mahkeme şirket ortaklığınız nedeniyle düzenlenen Bağ-Kur şahsi dosyanızı ve ortak olunan şirkete ilişkin vergi ve maliye kayıtlarını, belirtilen dönemde beyan edildiği saptanmış gelirler ve faaliyetleri, SGK?ya bildirilen hizmetlerin eylemli olup olmadığını inceleyip tespit ederek, ekonomik yönden yaşamınıza etkin olan çalışmanın hangisi olduğunu belirleyerek karar verir.

Nitekim Yargıtay 10.HD?nin ?Limitet şirket ortağı, kendi işini yapan kimse konumunda bulunduğundan çalışması hizmet akdi yerine vekâlet sözleşmesine dayalıdır ve 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilemez ise de, bunun istisnasını, sigortalının, ortağı bulunduğu şirkete ait olmayan başka iş yerinde/iş yerlerinde hizmet akdine dayalı çalışması oluşturmaktadır? içeriğine sahip 2008/4013 E. ve 2008/10550 K. nolu kararı da bu görüşü desteklemektedir.

Mahsuplaşma yapılacak

Çakışan sürelerdeki tek kurumdan sigortalılık geçerli olacağından yok sayılan sigortalılık kapsamındaki ödemelerin olması gereken sigortalılık kapsamında değerlendirilmesi de mümkündür. 5458 sayılı Kanun ile Nisan 2006 ayından itibaren ?5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlardan birine tabi sigortalı iken, aynı sürede bir diğer sosyal güvenlik kurumuna, adına prim ödendiği anlaşılan sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asılları, sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi, T.C. Emekli Sandığı bakımından ayrıca kurumların da talebi halinde işsizlik sigortası primi hariç olmak üzere hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu aslına mahsup edilmek üzere en geç 6 ay içinde tabi olması gereken sosyal güvenlik kurumuna devredilir? hükmü doğrultusunda bu sürelerin kurumlar arası mahsuplaşma yoluyla sigortalının olması gereken sosyal güvenlik kurumuna aktarılması imkânı bulunuyor.