Tevfik GÜNGÖR gungoruras@superonline.com

Hükümetin kriz döneminde 500 bin kişiye yeni iş imkanı sağlamak amacıyla bir çalışma başlattığı söyleniyor.

Söylentiye göre ileride 6 ay daha uzatılma imkanı da dikkate alınarak 500 bin kişi işe alınacak. Bunlar yörenin özelliğine göre ağaç dikme, çevre düzenleme ve temizleme, bakım ve onarım gibi ihtisas istemeyen işlerde çalıştırılacak.

Aylık maliyeti 300 milyon TL, yıllık maliyeti 3.6 milyar TL olarak hesaplanan bu proje, önemli projedir.

Sosyal bakımdan yararlı, ekonomik bakımdan yöresel piyasalara hareket getirecek bir projedir.

Çalıştırılacak 500 bin kişiye ödenecek 6 aylık veya 1 yıllık para bir yerlerden bulunabilir.

Ancak uygulaması güçtür.

1) Hangi illerde, kaç kişiye iş imkanı sağlanacağını belirlemek güçtür.

2) Başvurular arasından seçim yapmak güçtür.

3) İş imkanı sağlanacaklara yapacakları işleri bulmak, onları çalıştırmak zordur.

4) Geçici işçilerin sosyal güvenlik sistemi ile ilişkilendirmesi zordur.

5) En zor olan da süre sonunda bu kişilerin isteklerini karşılamak olacaktır.

Bizde geçici işçiler bir süre sonra kalıcı işçi olur. Unutmayalım TBMM'de geçirilen bir kanun ile yakınlarda 250 bine yakın geçici işçi kadroya alındı.

Özelleştirmenin bir amacı da kamudaki işçi sayısını azaltmak idi. Çok sayıda işçi hem de deneyimli işçi işini kaybetti.

Bizim bütçe giderlerimizde kamu çalışanlarına yapılan ödemelerin yükü ağır. Memurlar ve işçiler ücret yetersizliğinden yakınıyor ama, vergi gelirlerinin yaklaşık üçte biri kamu çalışanlarına gidiyor. Kamu çalışanlarına yapılan ödemeler bütçe harcamalarının dörtte biri.

Görülüyor ki, iyi niyetle geliştirilen ve ilk değerlemede alkış toplayan projelerin yararı yanında maliyeti hesaplanmaya kalkınca kafalar karışıyor.

İşte bu nedenle bir çok ülke geçici işe alma gibi dolaylı çareler aramadan doğrudan yardım çeki dağıtarak işin kolayına gidiyor.