Ali Tezel

Kriz nedeniyle işçi ücretlerinden indirim teklif edilebilir, ama işçi kabul etmezse hiç kimse ücreti düşüremez. Ancak krizi işyerinizde sizlerde hissediyorsanız ücret indirimini belli bir süre ile kabul ediniz. Belli bir süre ile ücret indirimini kabul etmişseniz, indirim süresinde kıdem tazminatı ödenecekse, eski ücretin geçerli olduğunu da yazıp belgeyi öyle imzalayın

Özelleştirme neticesinde Erdemir, Oyak Grubu yönetimine geçmişti. Erdemir yakın zaman önce toplu iş sözleşmesi yaparak beyaz ve mavi yakalılara yaklaşık yüzde 4 zam vermişti. Oysa şimdi küresel krizi bahane ederek yüzde 35 oranında ücretleri düşürmek için tüm çalışanlara 2 gün içinde feragatname imzalatmak istiyor. İşveren 'ya imzalarsınız yada 1500 kişinin işine son veririm' demekte. Kesin olmamakla beraber bu uygulamanın küresel krizin biteceği 2010 yılının Eylül ayına kadar geçerli olacağı söylenmekte. Size yaklaşık 7000 Erdemir çalışanını ve dolaylı olarak tüm şehri ilgilendiren ve zorlama ile yapılmak istenen bu uygulama ile ilgili genel birkaç sorum olacak.

KİMSE BİLMİYOR

1) İmzaladığımız feragatnamenin yasal boyutu nedir? Feragatname imzaladığımız halde yine de işten atılırsak imzaladığımız feragatnameye göre mi tazminat haklarını alacağız?
2) Emekliliğimize hak kazandığımızda imzalamış olduğumuz feragatnameden dolayı ortaya çıkan kaybımızı yasal faiziyle mahkeme yoluyla geriye alabilir miyiz? Feragatnameyi imzalamaz isek kanuni haklarımız ne olur?
3) Oyak, Erdemir'i başka bir yabancı kuruluşa satarsa, şirketin yeni sahibi imzaladığımız feragatnameye göre mi yasal haklarımızı verecek?
4) Erdemir yabancı bir kuruluşa satılırsa kıdem ve ihbar tazminatı haklarımız ne olacak?
5) Zaman zaman zorunlu olarak bedelsiz mesai ye bırakıldık, bu haklarımızı işten atılırsak
belirtin. mahkeme kanalıyla alabilir miyiz?
6) İleride açmamız muhtemel olan davalarda zamanaşımı söz konusu mudur? Erdemir, 'çalışan sayısını yabancı bir kuruluşa satmak için kabul gören rakam olan 5500 sınırına ve maaşları da daha aşağıya çekmek istiyor olabilir' diye düşünüyoruz ve şimdi kriz de buna bahane oldu. Ancak, kriz var denilen fabrikada üretim olmaz, oysa hatlar su an full çalışmakta. Ulusal basında bunu dile getirebilirseniz 7000 çalışanın ve ailelerinin ve Erdemir'den nemalanan Ereğli'nin derdine çare olacaksınız.
Kimse ne yapacağını bilmiyor. Herkes çok zor durumda, sosyal bir patlamanın eşiğinde bekliyoruz. Tüm Erdemir çalışanlarına bildirebilmek adına sizden acele cevap bekliyoruz. İsmi saklı
Sadece Erdemir'den değil tüm ülkeden mesajlar yağıyor, ücretlerimizi indiriyorlar ve krizi de bahane edip ya ücret indirimini kabul edin ya da işten çıkaracağız diye tehdit alıyoruz ne yapalım, yasal haklarımız nelerdir diye soruyorlar.
Öncelikle belirtelim, 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi" başlıklı 22 inci maddesine göre;
"İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği, ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.
Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir."

30 GÜNLÜK DAVA SÜRESİ

Yani gerek bireysel iş sözleşmesi ve gerekse de toplu iş sözleşmesi gereğince belirlenen çalışma şartları karşılıklı olarak değiştirilebilir, bir tarafın değiştirdim demesi ile değişmez. Bu duruma göre, sizlere yazılı olarak teklif edilen (edilmesi gereken) ücret indirimini kabul etmek zorunda değilsiniz. Kabul etmezseniz, bu sizlerin işine son verilmesini de gerektirmez.
Şayet, işveren başka çaresi kalmadığını ve işçi azaltmak zorunda olduğunu düşünüyorsa, bu kere 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 inci maddesine göre bazılarının iş sözleşmesini sona erdirebilir yani işlerine son verebilir ama,
1-İşçilerin iş akitlerini sona erdirdiğini (erdireceğini) yazılı olarak bildirmek zorundadır.
2-Yazılı bildirimde bir neden (sebep) yazmalıdır.
3-Yazılan sebep doğru ve yasal olmalıdır.
Buna göre;
? İş akti yazılı olarak sona erdirilmezse,
? Yazılı olur ama içinde bir neden yazmıyorsa,
? Neden yazılı ama gerçeği (doğruyu) yansıtmıyorsa,
İş aktinin sona erdirileceğini bildiren yazıyı aldığınız andan itibaren 30 gün içinde yetkili ve görevli iş mahkemesinde işe iade davası açabilirsiniz.

Kriz bitene kadar şerhi koyun

Dava açabilmek için işten çıkarılan işçinin işyerinde en az 6 aydan beri çalışan olması gerekir. İşe iade davası kazanıldığında işçiye mahkeme süresince açıkta geçen 4 aylık sürenin ücretini alacağı gibi işveren mahkeme kararı varolduğu halde işe iade etmezse en az 4 en fazla da 8 aylık ücret tutarında tazminata da mahkum olur.Bu arada, işten atılıp, işe iade davası açtınız diye evde beklemek zorunda değilsiniz, bulabilirsiniz dilediğiniz işlerde de çalışıp, geçiminizi sağlayabilirsiniz. Davayı kazanınca eski işinize dönmek için başvurmanız ise şart. Ücret indirimini kabul etmek size bağlı. İşverenin samimiyetine inanıyorsanız, ücret indirim teklifini de kabul edebilirsiniz.
Teklifi kabul ederseniz mutlaka süreli olsun, yani kriz bitinceye kadar gibi belirsiz bir tarih olmasın, mesela 1 yıl, 6 ay gibi bir süre yazarak kabul edebilirsiniz. Öte yandan, indirim tüm
haklarınızı kapsamasın mesela, "bu ücret indirimi kıdem, ihbar tazminatlarını kapsamaz" gibi bir ibareyi de mutlaka ekleyin. Daha önce muvafakatname verenlerin kriz bitinceye kadar geçerli olduğuna dair şerhlerini noterden işverene göndermeleri yerinde olacaktır.

Ne zaman emekli olacaklar?

Hülya YILDIR
29.05.1986 ile 12.12.1988 arasındaki 2 yıl, 6 ay, 13 günlük Pamukbank'daki çalışmanız, ardından, 01.12.1998 ile 31.12.2005 arasındaki 2552 günlük SSK'lı çalışmanız ve sonrasındaki 03.01.2006 gününden bugüne kadar (17.04.2009 gününe) devam eden Bağ-Kur çalışma süreleriniz ile emekli olabilmeniz için en geç, 31.05.2009 gününe kadar vergi mükellefiyetinizi sona erdirip Bağ-Kur'dan çıkıp, SSK'lı olarak bir işe girmek ve 1 yıl, 5 ay daha prim ödeyerek toplamda 5150 günü tamamladığınız anda SSK'dan emekli olacaksınız.
Bu arada 31.05.2009 gününe
kadar Bağ-Kur'dan çıkmazsanız yani vergi mükellefiyetinizi sona erdirip SSK'lı olmazsanız bu kere Bağ-Kur'dan 52 yaşından (20.12.2016 gününden) sonra olmak kaydıyla en az 7200 gün sayısı ile emekli olacaksınız. SSK'dan emekli olursanız, bugünkü rakamlara göre 1000 lira (+ /- 75 lira) civarında emekli aylığınız olacak, Bağ-Kur'dan olursanız 520 lira (+/ -50 lira) emekli aylığınız olacak.

Ali ÖZDUMAN
Özür oranınız en son %36 olarak verilmiş, bu durumda vergi indirim belgesiyle özürlü emekliliğinden faydalanamazsınız, işe giriş tarihiniz ile doğum tarihinizi aynı yazmışsınız, 15.03.1986 ilk işe girişiniz ile 49 yaşınızda toplamda 5300 gün ile SSK'dan normal emekli olabilirsiniz. Bu arada siz vergi indirim belgesi olmadan da SGK'ya özürlü emekliliği için müracaat ediniz SGK Merkez Sağlık Kurulu yüzde 40 ve üzerinde görürse özürlü olarak vergi indirim belgesi olmadan da erken emekli olabilirsiniz.

Bayram ŞENER
İşveren kıdem tazminatını, fesihten itibaren derhal ve nakden ödemek zorundadır.
İlk olarak noterden yazı ile ihtarname gönderip ödemesi için 3 veya 5 gün süre veriniz. Süre için ödemez ise Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikayet edebileceğiniz gibi İş Mahkemesinde dava da edebilirsiniz.