Bumin Doğrusöz

22 Nisan 2009 günü TBMM'de kabul edilen "Ulusal Bayram Ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair" 5892 sayılı Kanunla 1 Mayıs günü tatil ilan edildi. Bu Kanun halen yürürlüğe girmek için Sayın Cumhurbaşkanının imzasını ve Resmi Gazete'de yayınlanmayı beklemekte. Sanırım bu işlemlerde 1 Mayıs'a kadar yetişecek ve dolayısıyla 1 Mayıs 2009 günü, bu yıl resmi tatil olarak geçecek.
5892 sayılı Kanunla 2429 sayılı Kanunla Ulusal Bayram Ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. Maddesinde yapılan değişikliğe göre 1 Mayıs tatilinin adı, "Emek ve Dayanışma Günü Tatili".
1 Mayıs tatil ilan edildi ama, bu yıla mahsus olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarınca o gün yapılması daha önceden kararlaştırılmış iş ve işlemler yürütülecek. Kamu kurum ve kuruluşları bu konuda gerekli tedbirleri alacaklar.
Örneğin 1 Mayıs'a durulma günü verilen davalar, bize göre, o gün görülecek. Ancak 1 Mayıs'da duruşması olanlar, önceden sorsunlar, "kalem taliki" de yapılabilir. Yani duruşma açılmadan mahkemenin yazı işleri müdürlüğünce erteleme de yapılabilir.
Ancak ödeme vadesinin son günü 1 Mayıs'a gelen kamusal borçların ifa süresi veya o güne gelen dava açma süreleri, 4 Mayıs pazartesi günü mesai saati bitimine kadar uzamış olacak.
1 Mayıs'ın tatil ilanının asıl sonuçları, kendisini İş Hukukunda gösterecek. Ancak konuya iş hukuku açısından yaklaşmadan önce, yapılan bu değişikliği de dikkate alarak ulusal bayram, bayram ve genel tatilleri aktaralım.

Yılbaşı Günü (1 Ocak Yıl Başı Tatili) (1 gün)
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (1 gün)
Ulusal Bayram
- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı (1.5 gün)
Genel Tatil Günleri
Resmi Bayramlar
- 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı (1 gün)
- 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı (1 gün)
- 30 Ağustos Zafer Bayramı (1 gün)
Dini Bayramlar
- Ramazan Bayramı (3.5 gün)
- Kurban Bayramı (4.5 gün)

Ulusal Bayram olan 29 Ekim'de özel işyerlerinin kapanması gerekmekle birlikte diğer genel tatil günlerinde çalışılıp çalışılmayacağı konusu hizmet akitlerinde veya toplu iş sözleşmelerinde düzenlenebilir. Taraflar eğer bu metinlerde bu konuda bir düzenleme yapmamışlarsa veya yazılı bir sözleşme yoksa, işveren işçinin muvafakati ile çalışma yaptırabilirler. Ancak bu gibi hallerde ücretin zamlı ödenmesi gerekmektedir.
İş Kanununun bu konuyu düzenleyen 44. Maddesine göre, "Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. Bu günlere ait ücretler 47. maddeye göre ödenir." hükmü yer almıştır. Bu madde de yer alan düzenleme 45. Maddede yer alan "Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, hükümler konulamaz." hükmü ile güçlendirilmiştir.
Kanunun 47. maddesine göre, işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir.
Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerde tatil gününe isabet eden ücret, ödeme döneminde kazanılan ücretin bu süre içinde çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan ücret ulusal bayram veya genel tatil günlerinde çalışan işçiye ödenecektir.
Bu arada hesaplama yaparken, 2429 sayılı Ulusal Bayram Ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. Maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "ulusal bayram ve genel tatil günleri Cuma günü sona erdiğinde izleyen cumartesi gününün tamamının tatil olacağı" hükmünü de dikkate almak gerekmektedir. Öte yandan İş Kanununa göre, işçinin yıllık izin hakkını kullanırken, yıllık izine rastlayan hafta tatili ve genel tatil günlerine ait ücretin de ayrıca ödenmesi gerekmektedir.