Şevket Tezel

Geçtiğimiz günlerde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kâr ettiği tespit edilen bir şirketin, iş daralması ve ekonomik gerekçelerle personel çıkaramayacağına hükmederek güncel kriz sorununa ışık tutacak bir karara imza attı.

İşçinin başvurusuna karşın önce yerel mahkeme, 'zincir imalatı yapan işverenin siparişlerinde azalma yaşandığı ve bundan dolayı işten çıkarmanın haklı sebebe dayandığına' karar vermiş olsa da dosyaya bakan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davaya ilişkin kararında, işverenin, işçi çıkarmaya gerekçe gösterilen 'istihdamı engelleyen zorlayıcı nedeni' kanıtlaması gerektiğini, 2006 yılına göre 2007'de satışlarda yüzde 12, maliyetlerde yüzde 16 azalma olmasına rağmen şirketin yüzde 17 kâr artışı gösterdiği, kâr ettiği, fesih dışında diğer bir önlem alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı' tespitinde bulunarak feshi iptal etti.

Feshin geçerli nedene dayanması

İş sözleşmesinin feshinin doğru ve sağlıklı olması için en başta feshin geçerli bir sebebe dayanması gerekiyor. Feshin geçerli sebebe dayandırılması ilkesi;

?İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler: İşyerinden kaynaklanan geçerli sebepler işyerinin dışından veya içinden kaynaklanan sebepler olarak iki yönde değerlendirilebiliyor.

a) İşyeri dışından kaynaklanan nedenler: Sürüm ve satış olanaklarının azalması; talep ve sipariş azalması; enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi sebeplerle işyerinde işin sürdürülmesinin olanaksız hale gelmesi,

b) İşyeri içi sebepler ise: Yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerlerinin bazı bölümlerinin kapatılması, bazı iş türlerinin kaldırılması,

Fesih uygulamasına giderken işverenden, fazla çalışmaları kaldırması, işçinin rızası ile çalışma süresinin kısaltılması ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerinin getirilmesi, işi zamana yayarak, işçileri başka işlerde çalıştırma yollarını arayarak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşması ve feshe en son çare olarak bakması bekleniyor.

Bu nedenle geçerli sebep kavramına uygun yorum yaparken sürekli olarak fesihten kaçınma olanağının olup olmadığının araştırılması gerekiyor ve buna Son Çare (Ultima Ratio) ilkesi deniyor.

Karar ne anlama geliyor?

Söz konusu karar işletmede satışlar, ciro ve buna bağlı olarak üretim düşse bile şayet kârlılık düşmemiş, aksine artmışsa artan bu karın işçiyi koruyucu şemsiye olarak kullanılabileceği biçiminde sosyal güvence ve yaşamı gözeten bir karar anlamına gelmekte, krizdeki çalışma yaşamımızda istihdama ışık tutucu bir yön taşımaktadır.

İşverenlere de ciroda ve üretimde düşüş olsa bile en azından kârlılık varsa işçi çıkaramayacağı anlamına geliyor.