Ali Tezel

Çalışanların ücretleri en geç takip eden ayın 20'sine kadar ödenmek zorundadır. Şayet süresi içinde ödenmezse işçi işi haklı sebeple bırakıp tüm tazminat ve alacaklarını isteyebileceği gibi isterse her gün işe gidip, mesai saatleri süresince çalışmayıp işyerinde hak grevi de yapabilir. Ancak burada işe mesai saatleri içerisinde gidilmesi şart

Soru 1 :Ben yaklaşık iki yıl önce bir şirkette işe başladım Girdiğim günden beri düzenli paramı alamadım, tabii ki bugün yarın düzelir diye düşüne düşüne içeride bir dünya param birikti ve bunu bilerek yapıyorlar ki kimse işten çıkmasın. Benim gibi işyerinin bütün çalışanlarını aynı duruma getirdiler. Şimdi içerden 5000 lira alacağım var. Paramızı istemeye gittiğimizde ise kriz olayına sığınıyorlar. Tabii ki kriz çıkmadan da bu şirket aynıydı ben girdikten sonra iki tane isim değiştirdi şimdi ben hangi çatı altında çalıştığımı bile bilmiyorum. Çıkmak istesem çıkanlara para vermiyorlar avukata verenler bile bir sonuç alamıyorlar. Tabii ki en önemlisi kendileri sosyal yasayı biliyorlar. Bu şirkette yaklaşık 35-40 kişi çalışıyoruz Bana bugüne kadar aldığım para için de herhangi bir bordroya bile imza attırmadılar. Benim bu şirkette görevim yöneticilik. Her yıl bu şirket yer değiştiriyor. Şu anda kurdukları şirket bile dışardan bir vatandasın üzerine yapıldı aslında benim size sormak istediğim soru şudur ben bır şekılde buradan çıkmanın yolunu ararken tabi ki içerdeki tüm haklarımı almayı da düşünüyorum hangi haklarım var ve nasıl alabilirim? Tahsin YİĞİDER

ÜCRETİN ÖDENMEMESİ İÇİN NE YAPILABİLİR?

Soru 2: Kardeşim özel bir hastanede laborant olarak çalışıyor. Ancak maaşını günü gününe alamıyor.
İmzaladığı sözleşmede "Maaşlar gecikmeli olarak ödenebilir" ibaresi var. Her ayın 13'ünde maaş alması gerekirken mesela nisan ayının 25'i itibariyle hala maaşını alamadı. Ücretinin geç ödenmesi sebebiyle ne yapabiliriz.? Mevlüde ESCAN

4857 sayılı İş Kanunu gereğince bir önceki aya ait ücretler en geç takip eden ayın 20'sine kadar işçiye ödenmek zorundadır. İşveren bu süre içinde işçiye ücretini ödemezse işçinin yapabileceği iki yol vardır.
Birincisi, 34'üncü madde gereğince çalışmadan bekleme hakkıdır ve ilgili maddeye göre;
"Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz." İşte uygulamada buna 'hak grevi' denilmektedir, yani hakları verilinceye kadar işe gidip çalışmadan beklemek. Burada işe mesai saatleri içinde gitmek şarttır.

İSTERSE İŞİ BIRAKMA HAKKINI DA KULLANIR

Ücreti yasal süresi içinde ödenmeyen işçi hak grevinden başka isterse başka bir seçenek olan haklı sebeple işi bırakma hakkını da tercih edebilir.
Yani, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24'üncü maddesinin II'nci bendinin (e) fıkrası gereğince;
"e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse" iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshetmek yani haklı sebeple işini bırakmaktır. Haklı sebeple işini bırakan çalışanların da, 1475 sayılı Kanun'un 14'üncü maddesine göre kıdem tazminatı isteme hakları vardır ama ihbar tazminatı isteme hakları yoktur.


İşi bırakma hakkında süre 6 gündür

Şayet, çalışanlar 24'üncü madde gereğince işi bırakma seçeneğini tercih edeceklerse bunu (4857 md 26) 6 iş günü içinde yerine getirmek zorundadırlar. İlgili maddeye göre;
"24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz.
Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.

TAZMİNAT HAKKI

Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır." denilmektedir.
Yani bir ayın ücreti ayın 20'sine kadar ödenmemişse işçi 20'sinden sonra 6 iş günü içinde işi bıraktığını işverene uygun yöntemlerle (en uygunu noterden ihtarname ile) bildirmek ve işi bırakmak zorundadır. Bir veya birkaç ayın geç ödenmesinden dolayı işi bırakmayan işçi daha sonraki her ödenmeyen aydan birinde bu hakkını 6 iş günü içinde kullanabilir.

Aylığınız problemli değil

Yeni emekli oldum ve ilk aldığım aylık 1.626 lira, ikinci ay 648 lira ama SGK'nın gönderdiği aylık bağlama kağıdında aylığımın 617 lira olduğu yazıyordu. Kafam karıştı. Bu dengesizliğin çözümü için bana yardımcı olur musunuz? Lütfi AYDIN
-Kuru Emeklilik sıfatınız, emeklilik için SGK'ya dilekçe verdiğiniz ayı takip eden aybaşından başlatılır. SGK'dan size bağlanan aylık 617 lira ama buna bir de yüzde 4 oranında ek ödeme eklenir ki bu kağıtta yazma ama bankadan para alırken size ödenir bu nedenle gerçek aylığınız 642 liradır. Siz her ay ayın 16'sında aylık alıyor olmalısınız. Zira, 16 günlük kıst aylığınız ile birlikte 2'de tam aylığın toplamı 1626 lira eder.

İşçi babalara doğum izni hakkı yok

Özel bir bankada çalışıyorum. Eşim ikinci çocuğumuzu doğuracak; bir hafta içinde. Doğum için iş yerimden izin istediğimde insan kaynakları tarafından; 'babalar için doğum izni olmadığını' söylendi. Ben babalar için iki üç gün izin olduğunu sanıyordum. Halil YILDIZ
-Memur olsaydınız 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince eşiniz doğum yaptığında 3 gün doğum izniniz vardı ama siz 4857 sayılı İş Kanunu gereğince işçisiniz ve işçilerin eşleri doğum yaptı diye izinleri yok.

Malulen emeklilerin hepsi çalışmaz

Sayın Ali Tezel, malulen emekli oldum, şimdi ise belediye şirketinde çalışmam isteniyor. Ne yapmam gerek, nasıl olsa iyi olur? 1971 doğumluyum ve 01.12.1986'da işe girdim 3270 günüm var. Doğan AKAR
-SSK'dan malülen emekli olduğunuzu anlıyorum (Tahsis-aylık numaranız 1 ile başlıyor olmalı) buna göre SSK'dan malülen emekli olanlar SSK'lı gibi işe girerler malüllük aylıklarını kaybederler. Bazı maluller ise çalışabiliyor ve bu detaylı konuyu önümüzdeki günlerde uzun uzun açıklayan bir yazım olacak. Bu arada şayet işkazası-meslek hastalığından sürekli işgöremezlik geliri alıyorsanız (Tahsis-gelir numaranız 8 ile başlıyorsa) hem geliri alıp hem çalışma hakkına sahipsiniz ve ilerde emekli olunca bazı değişikliklerle her iki aylık ve geliri de alabileceksiniz.