Ali TEZEL alitezel@alitezel.com

Vahşi kapitalizm süresince günlük 15 saatlik çalışma süresine karşılık sadece bir ekmek parası kazanabilen işçiler, birlikte mücadele ede ede günlük çalışma saatlerini 8 saate düşürebilmişler bunun için 10'larca işçi can vermiştir...

Ülkemizde ise 1 Mayıs 1977 günü 500 bin işçinin kutlama yaptığı Bayram etraftaki binalardan açılan ateş sonrasında 37 işçi can vermiştir.

Taksim meydanı erkin (egemenliğin) göstergesidir kim mi Taksim'de bayram yapabilir işte onlar ülkenin gerçek sahipleridir bu nedenle 1 Mayıs ve Taksim birlikte anılmaktadır...

Benim ilk 1 Mayısım

Proleter, proleterya kelimelerini ilk duyduğumda irkildim, korktum daha 11 yaşındaydım. İlk defa duyuyordum ve başka bir dünyadan bahsediyorlardı, bu iki kelimeden epey irkilmiştim. Ödemiş 27 Mayıs ilkokulundan mezun olmuş rahmetli öğretmenim Muharrem Kutlu'nun yardımıyla Devlet Parasız Yatılı Bursluluk sınavlarına girip, Buca Lisesi orta kısmı pansiyonunda parasız yatılı (leyli meccani) olarak okuyacaktım. 1978 yılı eylül ayında anam elime bavulumu vermiş İzmir otobüsüne bindirmişti, sora sora buldum okulu koca bir kapısı vardı çift kanatlı içeri girerken, epey yaşlıca öğrenciler vardı. Ben sormak maksadıyla onlara yanaştığımda ilk soruyu sordular, "sağcı mısın, solcu musun" o güne kadar böyle bir soru ilk defa sorulmuştu. Zavallı ben hangi elimi kullandığımı merak ediyorlar herhalde diye anlayıp, soruya göre sağcıyım dedim. Demez olaydım, birkaç tekme tokat ve gariz küfürlerle bavulumla birlikte kapının önüne atıldım, salya sümük ağlamaya başladım. Ben daha o güne kadar sağcı, solcu, ülkücü, devrimci diye bir şey duymamıştım ki...

Birkaç dakika sonra birisi yanaşıp sen nerelisin deyince ağlayarak Ödemiş'liyim dedim, "gel içeri ve sorduklarında Dev-Genç'im, devrimciyim " diyeceksin tüyosunu verdi, Bademye'li İsmail abim...Şimdi Ziraat Mühendisiymiş...

İlk akşam yemeğini koca yemekhanede yedikten 1 saat sonra etüd var dediler ilk defa duyuyordum bu kelimeyi ama çabuk kavradım, ders çalışmanın adıymış. Etüd salonuna girdiğimde boş bir yere oturdum yanıma iri yarı 190 boylarında birisi geldi ve bana birkaç soru sorduktan sonra elindeki kitabı verdi bunu oku cahil kalma dedi. İçinde o kadar yabancı kelime vardı ki ilk aklımda kalanlar proleter ve proleterya idi. İşte o gün okudum ama anlamını ancak üniversitede kavrayabildim, işçi demekmiş, emeğiyle geçinenler, emeğinden başka gücü, parası, sermayesi olmayan demekmiş.

Okulda ilk 1 mayıs günü "boykota... boykota..." sesleri ile uyandım, pansiyondaki liseli ağabeyler, ellerimize bayraklar, kucaklarımıza taşlar verdiler ve bizleri sıraya sokup Buca Heykel meydanına doğru götürdüler...

Bu arada 1978 de sağcıyım dediğim için dayak yemiştim ya 1981 yılında da bu kere yine Devlet Parasız Yatılı sınavı sonrasında Konya Atatürk Sağlık Meslek Lisesi'nin kapısından yine elimde bavulla girdim ve bu kere kapının her iki yanında grup vardı. Biraz daha fazla olan kalabalıktan birisi yanaşıp, "sağcı mısın, solcu musun" diye sorunca artık akıllanmıştım, dayak yemeyecektim etrafa bakıp durumu görüp "sağcıyım" dedim. Gelen cevap, "hoş geldin gardaş" olmuştu.

Dünyada 1 Mayıs

1 Mayıs işçi sınıfının " birlik, mücadele, dayanışma günü". Chicago'da 1884'de toplanan Trade-Unıons kongresinde, " 1 Mayıs 1886 dan başlayarak normal iş günü 8 saat olarak saptanması ve tüm işçi örgütlerinin buna hazırlıklı olması" kararlaştırılmıştır. 1886 da yapılan grevlerde kanlı çatışmalar olmuş ve sonuçta 1889 da bu savaşımlar ve mücadeleleriyle 1 Mayıs işçilerin birlik, mücadele, dayanışma günü olarak kabul ettirilmiştir. 1890 da bu gün işçi bayramı olarak alanlarda kutlanmıştır. Bu süreç ise zor geçmiştir, 1886 1 Mayısında yapılan genel grev eyleme katılanlar üzerine ateş açılması sonucu 10 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu olayların sorumlusu olarak 8 işçi lideri tutuklanmış ve bunlardan 4 ü idama mahkum edilmiş- infazları yapılmıştır. Amerikalı işçi lideri Albert PARSAN idama giderken " suçsuzum ben, tüm dünya biliyor suçsuz olduğumu. Cani olduğum için değil, işçi haklarını savunduğum için, sosyalist olduğum için asılıyorum" demiştir.

Ülkemizde 1 Mayıs

Ülkemizde 1 Mayıs ilk kez 1906 da kutlanır. 1908 de Üsküp'te, 1910 da Rumeli'nin bazı şehirlerinde ve 1912 de ilk kez İstanbul'da kutlanmıştır. 1920 ye kadar savaş nedeniyle kutlanamamış 1921 de işgal kuvvetlerinin yasaklamalarına karşın kitlesel 1 Mayıs gösterileri yapılır. 1922 İstanbul ve Ankara'da iş bırakma ve mitinglerle kutlanır. 1923 yılında İzmir'de toplanan İktisat Kongresinde 1 Mayıs Türkiye işçilerinin bayramı olması benimsenir. Bu yılın 1 Mayısı İstanbul- Ankara- İzmir- Adapazarı'nda kutlanır. 1924 de hükümet 1 Mayısı yasaklar. 1935 de 1 Mayıs bahar bayramı olarak tatil günleri arasında yerini alır. Yarım yüzyıl sonra 1975 de İstanbul Tepebaşı' nda bir düğün salonunda kutlanır. İlk kez 1976 da görkemli bir şekilde DİSK'in organizasyonu altında Taksim'de kitlesel olarak kutlamalar yapılır. 1977 1 Mayıs'ı daha coşkulu, daha katılımcı bir şekilde iki koldan Taksim alanına yürüyen emekçiler ve yandaşları tarafından kutlandı. DİSK genel başkanı ( rahmetle andığımız) sayın Kemal Türkler kürsüde konuşmasını bitirmek üzereyken atılan silah sesleri ile beraber panik halinde kaçışan işçiler üstüne ateş açılmış, bu olaylar sonucu 37 işçi- emekçi insanımız hayatını kaybetmiş ve olayların sorumlusu olarak sendikacılar gözaltına alınıp sorgulanmışlardır. 1978 1 Mayıs'ı da Taksim alanında daha coşkulu bir şekilde mitingle kutlanmış ve 1977 olaylarının katillerinin bulunması istenmiştir. 1979 ve1980 Taksim alanı işçilere emekçilere yasaklanmıştır.